Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!..

Hiç kimsenin şüphesi olmasın “cin şişeden” çıkmış ve 1400 yıllık mezhep savaşı olanca öfkesiyle bütün Müslüman coğrafyayı kasıp-kavuracaktır.

23.09.2019, Pts - 15:15

Sırdaki Hedef Kutsal Topraklar!..
Haberi Paylaş

Ister taraf tutun ister tutmayın, ister barışçıl davranın ister davranmayın farketmez bu “kıyamet” herkesi içine çekecek bir “kara delik” gibi önümüzdeki yılların temel sorunu olacaktır.

Persler savaşmayı da sever sevişmeyi de...

Barışı da sever savaşı da...

Tasavvufu da sever diplomasiyi de sever...

Işgali de sever işgal edilmeyi de sever...

Tehditi de sever hoşgörüyü de sever...

Ali’yi de sever Muhammed’i de sever...

Kuran’ı da sever Avesta’yı da sever...

Kerbela’yı da sever Mekke’yi de sever...

Şah’ı da sever Humeyni’yi de sever...

Mehdi’yi de sever 12.İmamı da sever...

Çünkü kadim kültürleri “aydınlık ve karanlığın” birleşiminden oluşmaktadır.Ortadoğu’nun “Ying-Yang” dengesini bünyesinde barındıran bir gelenekten bahsetmekteyiz.

Araplar ise; hep tek taraflı düşünüp ona göre davranırlar...Denge diye bir kavramdan haberleri bile yoktur.

Hz. Muhammed’i ve Kuran’ı alın onlardan geriye hiç bir şeyleri kalmaz...

Hele hele “petrol” olmasa tamamen bitikler...

Bakın Arap devletlerine hepsi krallar,prensler,kabileler tarafından yönetiliyorlar.

Suriye’de Esat ailesi, Ürdün’de Hüseyin ailesi aynı mantıkla iktidarlarını sürdürüyorlar.Lübnan’da nüfusun önemli bir kısmı Hıristiyan olduğu için değişik bir yönetim tarzı vardır.

Mısır ise Arap değildir.

Afrikalıların Araplarla hiç bir alakası yoktur.Mısır’ın Araplaştırılmasının 100 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır.

Ne Mısır ne Libya ne Tunus ne Cezayir ne de Fas’ın Araplıkla zerre alakası yoktur.

Gelelim kıyamete...

Son günlerde en çok duyduğunuz iki kelime bulunmaktadır. “yaptırım ve ambargo”... İran denilince hemen arkasından mutlaka bu iki kelime kullanılmaktadır.

Ekonomik yaptırımlar daha çok petrol ve hala pek akıllarına gelmemesine rağmen doğalgaz eksenli yapılmaktadır.

Iran petrolünü satamaz duruma gelince ne yaptı...O zaman Araplarda petrol satamayacaklar dedi ve Aramco rafinelerini tam kalbinden vurdu...

Bir kaç dron ve küçük çaplı füze ile Suudilerin kan damarını kökünden kesti...

Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alarak dünya petrol ticaretinin yüzde 60’ını tehdit etmeye başladı...

Amerikan yaptırımlarına karşılık olarak Çin’le 400 milyar dolarlık enerji antlaşmaları yaptı...Rusya,Fransa,İngiltere ve Türkiye ile kurduğu ilişkiler ve yaptığı antlaşmalar da çabası...

Almanya hem Birinci hem de İkinci Cihan harplerinde yenilmemek için sürekli olarak cepheyi genişletme çabalarının içerisine girdi...Her iki savaşta da eğer işin içerisine Amerika girmeseydi ortalığı kasıp-kavuracaktı...

Fakat Amerika işin içine girince her iki savaşta da gidişat değişti ve Almanya yenildi...

Iran bütün diplomatik ve savaş geleneğine rağmen ne yazık ki Almanya kadar bile stratejik davranmayı bir türlü becerememektedir.

Kendisini kesin yenilgiye uğratacak olan dünyadaki tek güç olan Amerika’yı en başta karşışına almakta ve savaş başlamadan kaybetmeyi göze almaktadır.

Diyeceksiniz ki Amerika rahat durmuyor ki? İran ne yapsın...

Bende derim ki Amerika henüz savaşa girmek istememektedir ve İran onu kışkırtmaktadır.

Önce şu “petrol” meselesini çözelim...

Petrol günümüzde sanıldığı kadar da artık çok önemli bir enerji kaynağı durumunda değildir.Ve yapılan bütün araştırmalar var olan rezervlerin en fazla 30-40 sene içerisinde tükeneceğini göstermektedir.

Petrol bir dönem “kömürün” başına ne geldiyse aynı yolda ilerlemektedir.

Alternatif enerji kaynakları, rüzgar santralleri, nükleer enerji, hidrolik enerji ve elektrik enerjisi petrole olan bağımlılığı epey azaltmış ve sonlandıracaktır.

Geriye sadece bu 30-40 yılda geleneksel yöntemlerle üretim yapan otomotiv sektörünün ve dev petrol şirketlerinin dönüşmesi süreci kalmaktadır.

Bu dev şirketlerde merak etmeyin Hibrit araçlarla ve diğer enerji kaynaklarıyla kendilerini şimdiden dönüştürmeye başlamışlardır.

Bakın Dünya’nın petrol üreticileri ne haldedirler.

Venezüella dünyanın en iyi rezervlerine sahip olmasına rağmen halkı açlıkla boğuşmaktadır.

Libya hakeza öyle...

İran zaten zor durumda...

Listeye Suudi Arabistan da dahil edildi...

Bütün bunlara rağmen Dünya enerji sektöründe herhangi bir “panik” havası var mı?...Cevap kocaman bir yok...

Ne diyor Trump “bizim Ortadoğu petrolüne ihtiyacımız yok”...

Yani petrol savaşı üzerinden olaya yaklaşan herkes kocaman bir yanılgı içerisinde olacaktır.

Kıyamet petrol için kopmayacaktır.

Kıyamet tamamen 1400 yıllık “Şia-Sünni” mezhepleri arasında kopacaktır.

Her iki tarafta da petrol var ve savaş içerisinde birbirlerini hırpalamak için bu silahı da kullanacaklardır.

İran neyle tehdit ediyor?...

Amerika bize saldırırsa “bölgesel bir savaş çıkacaktır” demektedir.

Daha önce yazmıştım...Savaş zaten bölgesel bir periyotda yapılmaktadır.

Yemen, Suriye, Irak, Filistin, Lübnan, Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan, Katar, BAE, Ürdün, İsrail, Mısır, Libya zaten şu anda savaş halindedirler.

Pakistan,Afganistan aynı şekilde...

Amerika ve bütün Batı koalisyonu savaştadır.

Rusya savaştadır.

Bütün Kürdistan savaş alanıdır.

Daha neyin bölgeseli ve neyin yayılması olacak!..

Ha savaşın şiddeti artacak o ayrı mesele...

İran her tarafta “vekalet savaşları” yürütmektedir.

Amerika da neredeyse bu şekilde savaşmaktadır.

Piyonlar savaşın seyrini belki şimdiye kadar fazla değiştirememiş olabilirler.

Asıl aktörler savaşa girince olay değişecektir eyvallah...

Peki kıyametin asıl nedeni neden “Şia-Sünni” savaşı olacaktır.

Başta da dedim “cin şişeden çıkmıştır” artık...

Sıradaki hedef kesinlikle ve kesinlikle “Kutsal Topraklar”olacaktır...

“Kutsal Topraklara” yapılacak bir saldırı sonrası hiç kimse savaşmak için ne BM’lerin kararlarını ne de diplomatik girişimleri dinlemeyecek ve beklemeyecektir.

Ilk işaret fişeği atıldı bile...

Geçtiğimiz günlerde “Kerbela’da” İŞİD’in üstlendiği ve 30’a yakın insanın öldüğü bir saldırı gerçekleşti...

Bu saldırılar artık “kabak tadı” verdiği için gözlerden kaçmış olabilir ama Ortadoğu denince ve “Kutsal Topraklar “denince hemen aklınıza sadece ve sadece Mekke ve Medine gelmesin...

“Kerbela’da” kutsal topraklardır...

İran nasıl petrol misillemesinde bulunduysa kutsal topraklarına yapılan saldırının da misillemesinde bulunacaktır.

İran iki tane kutsal toprağa saldıracaktır.

Hem “Mekke ve Medine’ye” hem de “Kudüs’e”...

Bakın tarih boyunca Mekke’ye saldırılar hep Yemen’den gelmiştir.

Ta “Fil Olayı’ndan” beri Mekke hep Yemenlilerin hedefi olmuştur.

Hz. Muhammed döneminde ve 4 halife döneminde Mekke hep Yemenlilerin tehditleri ile sarsılmıştır.

Kutsal topraklara saldırı yine Güney’den yani Yemen’den gelecektir.

Elbette ki başrolde İran yer almasına rağmen Yemenliler kıyamet savaşını başlatacaklardır.

Yüzyıllardır “düşük yoğunluklu” yapılan mezhep savaşı birdenbire iki tarafın birbirlerini “boğazlamasına” yol açacak denli “vahşi” ve “şiddetli” cereyan edecektir.

Peki diyeceksiniz ki “aklı-selim” ağır basıp ta bu vahşet önlenemez mi?

Bende diyeceğim ki; iki Dünya savaşında aklı selim muhafaza edilemez miydi?...

Bende diyeceğim ki Katolikler ve Protestanlar aynı dine inanıp birbirlerini yıllarca kesip-biçmediler mi?..

Yine diyeceğim ki; kan banyosuna dönüşen Suriye’de neden aklı selim bir türlü baskın olamamaktadır.

Bir de İran “Mollalarının” artık başka bir şansı kalmamıştır...

Hitler denizaltıları ile sabah-akşam Amerikan gemilerini vurmasaydı, efendim Japonlar Amerikalılara saldırmasaydı, belki de savaşın seyri değişirdi değil mi?

Ama ikisi de saldırmak zorundaydı...

Bakın o zaman da Amerika fiili olarak savaşta olmamasına rağmen Müttefiklere çok çok önemli bir katkıda bulunuyordu...

Ne yapıyordu...

Savaşta en çok ne lazım olursa onu veriyordu...

“Mühimmat” veriyordu hemde İngiltere’nin kasası “tamtakır” olmasına rağmen...

Borçla da olsa lazım olan herşeyi veriyordu...

Hem “mühimmat” veriyordu, hem de “gıda” veriyordu...

Şimdi ne yapıyor?...

Aynısını yapıyor...

İran Mollla rejimi ya kusura bakmayın bizden bu kadar deyip iktidardan çekilecek veya “vuruşarak” gidecektir.

Elbette ki birincisi “aklı selimin” yolu ve bu yol tercih edilmeyecektir.

“Vuruşarak” gidecek olan İran Mollaları bütün İslam coğrafyasını “kan gölüne” çevirmeden gitmeyeceklerdir ve ellerindeki en önemli silah olan “mezhep savaşını” mutlaka başlatacaklardır.

Petrol,ambargo,ekonomik yaptırımlar bütün bunlar adım adım yaklaşan mezhep savaşının sadece birer silahıdır.

Ama herkes bilsin ki İran Mollalarının en önemli silahı kesinlikle ve kesinlikle “Şia” silahı olacaktır.

Şimdi bu site genellikle Kürtlere hitap ettiği için Kürtlerle ilgili bir şeyler yazmadan yazıyı bitirsek olmaz..

Kürtler ne yapacak? Diye soracak olanlara başka bir yazımda değinmiştim ama tekrarın zararı olmaz...

PKK “tasfiye” olacak (çünkü hem İran’da, hem Irak’ta hem Suriye’de hem de Türkiye’de Şia tarafında yer almaktadır. Siz bakmayın Suriye’de şimdilik Sünni Araplarla savaşmalarına aslında her an Esat’la anlaşabilirler.)

Türkiye kısmı kafanızı mı karıştırdı?...

Açıklayalım öyleyse...

Kemalistler ve Aleviler Ortadoğu’da kime karşılık olurlar...

İran’da Mollalara karşılar ama Şia bunlara daha yakındır...

HDP son seçimlerde ne yaptı?...Bu kesimle ittifak kurdu...

Sözü fazla uzatmadan son noktayı da belirteceğim...

Kürtler Sünni tarafta yer alacaklar, PKK ve YNK Şia tarafında yer alacaktır.

Diyeceksiniz ki PKK ve YNK Kürt değil mi?..

Bende diyeceğim ki Kürtler Sünni cephede yer alınca karşı cepheyi destekleyecek olan PKK ve YNK bakalım ne kadar Kürt olarak kalacaklardır.

İkincisi ise; savaşın sonunda İran Mollaları gideceklerdir ama tek başlarına değil...

Yanlarına bütün Arap krallarını,prenslerini ve kabilelerini de alıp gideceklerdir.

Köhnemiş bu Ortaçağ yöneticilerinin hepsi birer birer gideceklerdir.

Suudiler bunu herkesten daha iyi bildikleri için bir türlü savaşı göze alamamaktadırlar...

Daha savaş çıkması için ne olsun!..

En önemli geliriniz olan petrol rafinerileriniz darma-dağın edilmiş hala “mırın-kırın” ederek olayı soruşturmaktadırlar.

Neyin soruşturması?...

Adamlar mahvetti sizleri!..

Şunu herkes iyice bilsin bir devlet soruşturma yok efendim BM kararı falan-filan diyorsa bilin ki “topu taça atmaktadır.”

Ama “Kutsal Topraklara” yani Mekke ve Medine’ye saldırı olduğunda Arapların savaşmaktan başka bir çaresi olmayacaktır.

Ve bu saldırıyı İran Mollaları mutlaka yapacaklardır.Herkes buna göre hazırlığını yapsın..

Bu haber toplam: 10397 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:15:05:38
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x