Kaçın Kürtler Geliyor!..

Nusaybin uçaklarla havadan bombalandığı ve HDP’liler meclisten atıldığı an itibariyle artık savaşın seyri değişmiştir..

23.05.2016, Pts - 20:11

Kaçın Kürtler Geliyor!..
Haberi Paylaş

Kaçın Kürtler Geliyor!..

Bölge ülkelerinin ve dünya küresel güçlerinin hepsinin Ortadoğu ve Mezopotamya üzerinde hesapları, çıkarları var ve bunlar üzerinden savaşa dahil oluyorlar veya işbirlikleri geliştiriyorlar. Fakat bu sefer hiçbirisinin hesabı tutmayacaktır çünkü unuttukları çok çok önemli bir halk veya hesaba katmadıkları bir güç var artık bu coğrafyada o da Kürtlerdir…

Kimse kusura bakmasın eskiden bölgesel ve küresel güçlerden onay almayan hiçbir proje bu topraklarda uygulanamıyordu şimdi ise devran tersine dönmüş durumda Kürtleri hesaba katmayan daha sert bir ifadeyle Kürtlerden “onay” almayan hiçbir plan, proje, strateji ve taktik tutmayacaktır…

Dört egemen devletin bütün politikaları Kürtlerin onay vermesi ile ancak hayat bulabilir…

Bölge devletleri ve küresel güçler Kürtleri tatmin etmeyen hiçbir planı devreye sokamazlar…

Nitekim küresel güçler birkaç yıldır bu durumun farkında ama dört egemen devlet “Kürt Fobisi” konusunda geçmişi hala yaşadıkları için kafalarını kuma sokmaya devam etmektedirler…

Kürtler bu topraklarda kimsenin tahmin etmeyeceği bir şekilde her alanda “geliyorlar”…

Kürtler parti ve örgütlerine rağmen,

Yanlış politikalara rağmen,

Katliamlara, baskılara rağmen,

Kendi içerisindeki çatışmalara rağmen her alanda önümüzdeki bir iki yıla damgasını vuracaklardır…

Herkes hesabını buna göre yapsın…

Irak’ta iç-savaşın en önemli tarafı Kürtlerdir…

Geçin IŞİD’miş, Daeş’miş bildiğimiz Kürt-Arap savaşı yaşanmaktadır…

Allah’tan yüzyılların mezhep çelişkileri sayesinde Araplar ikiye ayrılmış durumdadır…

Yoksa hiç kuşkunuz olmasın şimdi Sünni Araplarla olan savaşımız Şii Arapların işine geldiği için henüz onlarla hesaplaşmıyoruz…

Irak ve Suriye rejimleri Şii olduğu için bizimle savaşmaya şimdilik güçleri yetmemektedir.

Yoksa konu Kürt ve Kürdistan olunca Arapların hepsi Şii-Sünni fark etmez bizim hakkımızda klasik “ırkçı” mantıklarıyla hareket ederler.

Irak ve Suriye’de Şii Araplarla aramızda Sünni Araplar olduğu için onlarla savaşmaktayız…

Tersini düşünün eğer rejimler Sünni Arapların elinde olsaydı ve bizimle Şii Araplar komşu olsaydı bizim çatışacağımız Araplar bu sefer Şii Araplar olurdu…

Dikkat ederseniz Araplar mezhep temelinde birbirlerini boğazlarken bile Kürtlerle savaşmayı ihmal etmiyorlar…

Peki “Kaçın Kürtler Geliyor” derken neyi kastediyoruz…

Tabloya bakın iç-savaşın yaşandığı iki ülkenin hali ortada…

Irak fiilen üçe bölünmüş durumda ve Kürdistan her şeye rağmen Arap coğrafyasına göre “güllük-gülistanlık” bir durumdadır…

Suriye fiilen yine üçe bölünmüş durumdadır..

Ve yine herşeye rağmen Rojava Suriye’nin en “güvenli” ve istikrarlı bölgesidir…

Güney “bağımsızlığa”, Rojava ise şimdilik “federasyon” bile olsa evrilerek “bağımsızlığa” doğru yol almaktadır…

Kürtler korkmasın, ne savaştan, ne katliamlardan, ne baskılardan ne de diğer insanlık dışı bütün uygulamalardan korkmasınlar…

Evet çok ağır bedeller ödüyoruz ama her halükarda sonuçta kazançlı çıkan bizler oluyoruz ve olmaya devam edeceğiz…

Irak ve Suriye bir şekilde “tamamına ermek” üzere…

Gerisini Araplar düşünsün…

Kürtler bu iki topraklarda kendi egemenliklerini sağlamış durumdadırlar ve bu saatten sonra hiçbir güç onları bu aşamadan daha geriye götüremez…

Bütün işaretler artık Türkiye’nin de benzer bir sürece gireceğini göstermektedir…

Aslında Türkler birkaç aydır iç-savaşı çıkartmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar…

Burada “pasif” davranan PKK ve diğer alt birimleridir…

Şehirler yakılıp yıkılmakta, sokak savaşları yaşanmakta, her tarafta hendekler ve barikatlar kurulmakta, sokağa çıkma yasakları her tarafta uygulanmakta, şehirler tanklarla toplarla vurulmakta, sabah akşam uçaklar Kürt mevzilerini bombalamakta ve bütün bunlar yaşanırken bizimkiler hala komik bir şekilde “Türkiyelileşme” veya “Demokratik Cumhuriyet” veya iktidar değişikliği peşinde savrulup duruyorlar…

Ya arkadaşlar hiç mi Suriye’ye Irak’a bakmıyorsunuz…

Orada ne yapılıyorsa aynısını Türkler Kuzey’de Kürdistan’da yapıyorlar…

En son bu parlamento sadece Türklere aittir veya Türklere “biat eden” Kürtler burada yer alabilir diyerek size “yol vermediler mi?”…

Siz neyin kafasını yaşıyorsunuz? Adamlar “defolun gidin” diyorlar siz hala “halkların kardeşliği” falan mı diyeceksiniz? Güldürmeyin artık bizi…

Bu aşamadan sonra yaşananlar artık “gerilla savaşının” ötesine geçmiş durumdadır…

Kimse savaşa “hayırlı olsun” dilekleriyle başlamaz hele hele “iç-savaş” hiç kimsenin arzulayacağı bir savaş tarzı değildir ama şimdi olanlar da tam da budur…

Türk-Kürt Savaşı başlamıştır…

Nusaybin uçaklarla havadan bombalandığı ve HDP’liler meclisten atıldığı an itibariyle artık savaşın seyri değişmiştir…

Burada çok önemli bir tespitte bulunmadan geçemeyeceğim…

Türkler Kürtleri savaşa çekmek için herşeyi yapıyorlar henüz bu şekilde karşılık vermeyen Kürtlerdir…

Fakat bu durum uzun sürmeyecektir…

Çünkü eninde sonunda Kürtler savaşa dahil olacaklardır…

Peki ne olacak?

Yok Kürtlerle Türkler “bin yıllık kardeştirler”, yok “halkların kardeşliği”, yok “ümmet kardeşliği”, yok “birbirimizden kız-alıp vermişiz”, yok her tarafta “birlikte” yaşıyoruz…

Veya bazı “uyanık Kürtlerin” romantik talepleri olan “Kürtler enayi mi İstanbul’u, İzmir’i niye bırakacaklar” söylemi…

Ne olacak bu işin sonu diyenlere cevap vermekte zorlanmayacağım…

Aşağıya Irak’a ve Suriye’ye bakın!..

Oralarda ne olduysa, oralarda ne olmaya devam ediyorsa Burada da bunlar olacaktır…

Sadece Türk-Kürt Savaşı biraz daha “sert” ve sonuçları itibariyle fazlasıyla “tahrip edici” olacaktır…

Gerisi hikaye…

Merak etmeyin sizi meclislerinden nasıl atmayı biliyorlarsa sizi İstanbul’dan, İzmir’den ve diğer batının her yerinden “atmayı” biliyorlar…

Bu iş nasıl olacak diyenlere de çok istiyorlarsa biraz geçmişe bakmalarını “tavsiye” edeceğim”…

Ermenilere nasıl olduysa, Rumlara nasıl olduysa, Yahudilere nasıl olduysa, Pontuslulara, Lazlara nasıl olduysa aynısı olacaktır…

Veya yakın tarihe bakmak isteyenler HDP bürolarına yönelik saldırıları hatırlasınlar bir-iki günde ortalık nasıl da Kürtler için “cehenneme” döndü…

Bu işin bir tarafı…

Diğer tarafta ise Suriye’ye ve Irak’a bakanlar oralarda artık ortada “toprak bütünlüğünden” bahsedilemeyen, fiilen “bölünmüş” ve uzun vadede Kürtlerin “kazançlı” çıktıkları bir sonucu göreceklerdir…

Evet Kürtleri Batıdan sürecekler veya çok büyük “katliamlar” olabilir ama geride de şimdi Bağdat ne durumdaysa İstanbul’da öyle olacaktır…

Yine geride kalan Irak ve Suriye şimdi ne durumdaysa Türkiye de o durumda olacaktır…

Yani ortada Türklerin çok çok hassas oldukları “bölünmez bütünlük” diye bir kavramları ve toprakları kalmayacaktır…

Ve yine uzun vadede bu durumdan kazançlı çıkacak olan her şeye rağmen Kürtler olacaktır…

Belki yakılıp-yıkılan bir Kürdistan’la başbaşa kalacaklardır ama en azından adı Kürdistan olacak ve kendileri burayı yöneteceklerdir…

Yine kimse fazla karamsarlığa kapılmasın “özgürlük” ucuz bir şey değildir…

Bedeli oldukça ağırdır…

Hele hele Kürtler için daha da ağır geçecektir…

Zaten “rutin” bir şekilde öldürülüyoruz, hapse atılıyoruz, sürgün ediliyoruz, bombalanıyoruz, aşağılanıyoruz…

Sabah akşam bize “efeleniyorlar”…

Bari nereden inceyse oradan kopsun da başımıza ne geliyorsa hepsi bir anda gelsin, hiç olmasa bizde hergün ölmektense bir gün ölürüz ama sonunda “özgürlüğümüzü” elde etmiş oluruz…

İran ne olacak…

Hiç şüpheniz olmasın “Doğu Cephesi’de” aynı şekilde olacaktır…

Bu yazdıklarımı sizler de bir yere yazın…

Kürt-Arap Savaşı’nın bitmesine az kaldı…

Sırada Kürt-Türk Savaşı var…

Ve hemen ardında ise bizi Kürt-Acem Savaşı beklemektedir…

Bu dört devletten ikisi şu anda fiilen yoktur, bölünmüşlerdir ve Kürdistan’ın iki parçası fiilen “özgürdür”…

Geriye ikisi kalıyor..

Onun için kimse unutmasın yakın zamanda bütün dünya “Kaçın Kürtler Geliyor” diyecektir…

Fakat bir farkla, biz kimsenin toprağını işgal etmeyeceğiz…

Yine kimse tekrarlıyorum “karamsarlığa” kapılmasın…

Irak’ta ve Suriye’de mezhep çelişkileri nasıl Arapları birbirine düşürdüyse, Türkiye ve İran’ın da “yumuşak karnı” yine buralar olacaktır…

Belki de bu saçma “Türkiyelileşme” projesinin Kürtler için tek bir kazancı olabilir, özellikle şimdilik az bile olsa “Alevilerin” bir kısmını kendi safımıza çekmiş durumdayız…

İran’da aynı durumdadır…

Oradaki milyonlarca “Azeri’yi” ve “rejim karşıtlarını” kimse küçümsemesin…

Kürt-Acem Savaşı başladığında orada da yalnız kalmayacağız…

Elbette ki herkesin kendi çıkarları ve hesapları olacaktır…

Bizim çıkarımız ise bu savaşlarda nasıl Araplar karşımıza “Blok” olarak çıkamadıysa yani “Şii-Sünni” çatışması yaşadıylarsa kendi aralarında aynı şey Türkiye’de de ve İran’da da yaşanacaktır…

Nerina Azad
Bu haber toplam: 17677 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:19:36:53
2 Yorum
Nerina Azad
x