Med Prensesinin, Babil Asma Bahçeleri Dünya Miras Listesi'nde

irleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Irak'taki Babil tarihi sit alanının Dünya Miras Listesi'ne eklendiğini duyurdu.

12.07.2019, Cum - 17:21

Med Prensesinin, Babil Asma Bahçeleri Dünya Miras Listesi'nde
Haberi Paylaş

Milattan önce 562-605 yılları arasında hüküm sürmüş Babil Kralı 2. Nebukadnezar’ın Medli Kraliçe Amytis, için inşa ettiği Babil Asma Baheçelerinin yer aldığı sit alanı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), tarafından Dünya Miras Listesi'ne alındı.

UNESCO'nun Twitter sayfasından yapılan yazılı açıklamada, Babil tarihi sit alanının Dünya Miras Listesi'ne eklendiği belirtildi. 

Irak merkezi hükümetinden yapılan yazılı açıklamada da UNESCO'nun aldığı karardan duyulan memnuniyet dile getirilerek, şehirdeki kitabeler ve antik kentin benzersizliğinin insanlık tarihi, Mezopotamya'daki medeniyet ve bu medeniyetin insanlığa sunduğu katkıları ifade ettiği kaydedildi.  

Başkent Bağdat'ın yaklaşık 100 kilometre güneyinde yer alan Babil, tarihi kaynaklara göre yaklaşık 4 bin yıl önce kadim Babil İmparatorluğu'nun merkeziydi.  

Bağdat yönetimi, 10 kilometrekare üzerinde sadece yüzde 18'inde kazıların yapıldığı Babil'deki tarihi sit alanın Dünya Miras Listesi'ne eklenmesi için 1983'ten bu yana girişimlerde bulunuyor. 

Babil’in Asma Bahçeleri MÖ.562-605 yılları arasında  43 sene Babil krallığı yapmış olan 2. tarafından inşa edilmiştir.

Med kralının kızı Prenses Amytis ile evlenerek Med krallığının gücünü de arkasına alan 2. Nebukadnezar rakiplerini dize getirerek Babil’i Mezopotamya’ya egemen kıldı.

Med kralının kızı prenses Amytis’in ülkesi yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya’nın bu dümdüz ve sıcak ortamı Amytis’i bunalıma sokunca Nabukadnezar, karısının sıla hasreti çekmemesi için Babil’in başkenti Ninova’da yapay dağlardan ve suların akacağı büyük teraslardan oluşan ve dünyanın yedi harikasından birisi olarak nitelenen Babil’in asma bahçelerini yaptırdı.

Yunan coğrafyacı Strabon’un tanımlamasına göre bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu.

Zincir pompa biri yukarıda, diğeriyse su kaynağında bulunan iki büyük volana gerili, üzerinde kovalar bulunan bir sistemdi. Nehirden dolan kova yukarıya çıkıyor içindeki suyu havuza boşaltıp tekrar nehre dönüyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu.

Nerina Azad
Bu haber toplam: 10823 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:39:46
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x