Ağrı Direnişinin Efsane Komutanı Reşoye Sılo

1926 yılından beri bir şekilde dağlarda olan Reşo. Şeyh Said direnişinden sonra ailesi ile birlikte sürülmek istenmiş, kendisi sürgüne gitmek yerine dağa çıkıp mücadele etmeyi tercih etmiştir. O günden beri de bir ayağı hep dağda olmuştur. Ağrı direnişinin öncüleri çoğunlukla, katledilmeyi ve sürülmeyi kabul etmeyip dağa çıkanların öncülük ettiği bir direniş idi.

04.02.2020, Sal - 23:42

Haberi Paylaş

Ağrı direnişinin ardından Türk devleti bölgede büyük katliamlar yapar. Bunların en büyüğü, çoğunluğu kadın ve çocuklarda oluşan 15 bin sivilin Zilan vadisinde (Van- Erciş) vahşice katledilmesi olayıdır. Kürdistan’ın Serhat bölgesi, 1925 Şeyh Said direnişinden sonra katliamlar neredeyse hiç durulmamıştı.

1931’i yılının ağır kışında Serhat’in yüksek yaylaları ve yalçın dağları amansız kara yine teslim olmuşken, Reşoyê Silo’yu da koynunda barındırmaktadır. Reşo, Ağrı direnişinin birlik(deste) komutanlarındandır. Ağrı direnişi boyunca Reşo halk arasında bir efsaneye dönüşmüştür.

Direniş bastırılmış, büyük katliamlar yapılmıştır. Direniş öncülerinin bir kısmı öldürülmüş, bir kısmı da İran (Rojhelat) ve Suriye (Binxet-Rojava) Kürdistanı’na geçmiştir.

Fakat Reşoyê Siloyı, kalmayı tercih etmiş, akrabası Memoyê Bedır’ın Binxet’e (Suriye Kurdistanı) geçme teklifini red etmiş; “Ülkemizdeki açlık yabancıların ülkesindeki tokluktan daha tatlıdır. Kim istiyorsa gitsin. Ben tek başıma kalsam da Rom’a karşı savaşacağım” diyerek cevap verir. Akrabası da “bizim başımız senin başından değerli değildir. Ölüme kadar yanında olacağız.” Cevabını vermiştir.

Reşo ile birlikte kalan ve hareket eden 80 savaşçı ağır kış koşulları nedeniyle 5 ve 6 gruplara ayrılırlar.

Reşo’nun yanında eşi Zeyno ile birlikte 4 kişi Tendürek dağında bir mağaraya çekilmiştir.

1926 yılından beri bir şekilde dağlarda olan Reşo. Şeyh Said direnişinden sonra ailesi ile birlikte sürülmek istenmiş, kendisi sürgüne gitmek yerine dağa çıkıp mücadele etmeyi tercih etmiştir. O günden beri de bir ayağı hep dağda olmuştur. Ağrı direnişinin öncüleri çoğunlukla, katledilmeyi ve sürülmeyi kabul etmeyip dağa çıkanların öncülük ettiği bir direniş idi.

Bunlardan biri de Reşoyê Silo dır.

Reşo’nun, çekildiği mağaraya yakın köyü basan 200 kişilik bir asker grubu, Reşo’nun köye ineceğini bilerek pusu kurar. Durumdan habersiz olan Reşo, yanındaki iki kişiyi yiyecek temini için köye gönderir, köye giden bu iki kardeş pusuda katledilir.

Bunlar gecikince kamuflajını (çarşaf) giyip köye inen Reşo da yine pusuya düşer. Bir müddet çatışır. Bir süre sonra ateş etmemeye başlar. Askeri komutan, Reşo’nun bir tanıdığı olan bir köylüyü Reşo’nun yanına gönderip teslim olması için ikna etmeye çalışır. Fakat Reşo ona “Benim tüfeğim sıkıştı, ateş edemiyorum bana tüfeği ver dese de tüfeği alamaz.

"Tüm mücadelesine rağmen Reşo teslim alınır. Komutan:

‘Söz Reşo, gidelim eşin Zeyno da teslim olsun, size dokunmayacağım." Reşo önde biz arkada, Zeyno’nun saklandığı Tendurek dağındaki Devetaş mağarasına giderler. Mağarayı sardıkların da Zeyno onları fark eder. Bir anda onların üzerine kurşun yağdırmaya başlar. Reşo dayanmaz

‘Zeyno beni yakaladılar, bundan sonrası fayda etmez, silahını bırak’ diye bağırır.

“Reşo, sen diyordun benim üzerime daha yiğit çıkmış değil, Tut tüfeğinin ortasından ve silkin yiğitçe.”

Reşo da: ‘Zeyno ben teslim olmadım, tüfeğim bana hainlik etti. Yoksa teslim olmazdım, bensiz mi savaşacaksın?’

Bu sözler üzerine Zeyno mağaradan çıkıp, tüfeğini yere atar.

Komutan sorar:

‘Zeyno bak işte seni de, kocanı da yakaladım. Şimdi söyle bakalım ben mi yiğidim yoksa kocan Reşit Bey mi?’

Zeyno gülerek: ‘Sen Reşit beyin köpeği bile olamazsın. Bizi öldüreceksin biliyorum. Reşit beyin tüfeğini geri ver, 20 metre uzaklaşalım öyle vur.’ der ve devam eder: ‘Emrinde yüzlerce asker ve milis var ve arkanda da bir devlet var. Benim kocamın da sadece bir tüfeği var. O tüfek de hainlik etti. Yoksa sen kocamı yakalayabilir miydin?’

Bu cevap üzerine komutanın emriyle infaz edilirler. Sonra askerler ikisini de yere yatırıp kurbanlık koyun gibi kafalarını keserler."

Kesik başlar köylerde gezdirilip teşhir edilir ve korku havası yaydırılır.

Sonrasında Reşo ve Zeyno’nun kesik başları Ağrı şehir merkezine getirilip 20 gün boyunca askeriye tel örgülerinin kazıklarında asili kalır

Kürtlerin direniş ruhunun idolü haline gelen Reşoyo Sılo destanını dengbejler o korkudan dolayı 30 yıl aradan sonra dile getirmişlerdir.

Ayrıca sözleri Yılmaz Odabaşı’na ait olan ve grup yorumun da seslendirdiği Reşo türküsü de Reşoye Sıloya ithafen yazılmış ve seslendirilmiştir.

Derleyen: Hogir Modan

Nerina Azad
Bu haber toplam: 20986 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:00:52:39
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x