Heybet Akdoğan: Kürtler ve Etnik Kimlik

Demokratik toplumun oluşabilmesi için kilit rolü oynayan Kürt toplumu özgürleşmeden, Türkiye'de Türk ulusunun gerçek bağımsızlığından söz edilemeyeceği gibi; bunun yanı sıra Türk halkınında 'doğal kimliğinden' söz edilemez.

11.07.2020, Cts - 12:58

Heybet Akdoğan: Kürtler ve Etnik Kimlik
Haberi Paylaş

 Toplumsallaşmış bireyin ciddi bir arayışı olan kimlik sorunu, doğa ve eşya karşısında bireyin kendisini tanımlaması için olmazsa olmaz bir niteliktir. Tarihten günümüze insanlığın bitmemiş arayışı olan kimlik problemi, bireyin nasıl bir toplumsal yapı oluşturacağını belirleyen ve toplumsal gelişimin neticelerini belirginleştiren önemli bir faktördür. 

Toplumsal yaşamın ve kültürün gelişiminde vazgeçilmez bir olgu olan kimlik kavramı, aynı zamanda toplumsal hayatın ahlaki ve politik içeriğini şekillendiren bir bilinç yapılanmasıdır. Bu nedenle toplumların hayatın her alanında 'doğal bir toplum' yapısını kazanabilmesi için; kimlik özgürlüğünün ve aidiyetinin bağımsızca yaşanması, toplum ahlakının ve politikasının, adaletli ve eşit olabilmesi için bir ön koşuldur.

 İnsanlık hayatını tarihten günümüze kadar incelediğimizde toplumsal kimliğin her zaman insan hayatında etkin bir rolü olduğunu görmekteyiz. Toplumsal kimliğin yani etnik kimliğin özgür ve bağımsız kılınabilmesi; insanlık hayatında biçimlenen ahlak ve politikanın da yine insan ve halklar yararına oluşacak olumlu gelişmelerini doğurur.

Uygarlık tarihini araştırdığımızda, hâkim devlet ve iktidar erkinin kendi gücünü koruyabilmesi için; her zaman bağlı olduğu etnik toplumu güçlendirerek başka halkların ve ulusların sömürülmesine neden olduğunu görmekteyiz. Feodal ve kapitalist devlet modelinin yönetim tarzı olan bu durum; özellikle Türkiye devleti tarafından, Kürt topraklarının işgal edilmesine ve Kürtleri kimlik ve emek bakımından sömürülen bir toplum durumuna düşmesine zorunlu kıldırmıştır. Zora ve inkâra dayalı yasalarıyla Kürt ulusunu bağımsız ve özgür olma konusunda gerileten Türk ulus devlet sistemi, Kürtlerin politik alanda etnik kimliğini siyasal güvence altına almasını mümkün kılınmaz hâle getirmiştir.

Demokratik toplumun oluşabilmesi için kilit rolü oynayan Kürt toplumu özgürleşmeden, Türkiye'de Türk ulusunun gerçek bağımsızlığından söz edilemeyeceği gibi; bunun yanı sıra Türk halkınında 'doğal kimliğinden' söz edilemez.

 Modern sömürge dünya düzeninde etnik kimlik sorunun her ne kadar, sosyo-ekonomik ve kültürel boyutları olduğu tartışılsa da bu tartışmaların sosyolojik ve psikolojik içerikten yoksun olduğu, mevcut verili açıklamalardan anlaşılmaktadır. Dikkat edersek gün geçtikçe etnik kimlik sorunun sosyolojinin ve psikolojisinin temel konularından biri olması; bireyin ve toplumun yaşam içerisinde var olan bütün imkânlar karşısında benliklerinde bir eksiklik hissettiklerini göstermektedir. Özellikle yakın çağımızda toplumsal ve siyasal alanda birey ve toplumun etnik kimliğiyle sosyolojik ve politik olarak aidiyetini belirleyip temsil etmeye çalışması; az önce yukarda değinmiş olduğum ahlak ve politika konusuna somut bir örnek teşkil etmektedir. Bu nedenle halkların ve ulusların kimlik özgürlüğü konusunda mücadelesi bütün birey ve toplumu ilgilendiren ortak bir konudur. Ki, Kürt ulusu mevcut emperyalist dünya sisteminde, emperyalist güçlerin işgali altında olan bir ulus olduğu için bu konuda Kürtler hemen hemen ilk belirleyici konumu teşkil etmektedir.

  Bugün Türkiye'de ve Avrupa'da Kürtlerin küresel siyasetin pençesinde çırpınması, Kürt ulusunun modern dünya içinde çözüme kavuşturulmamış bağımsızlık ve aidiyet sorununun kanamakta olan evrensel bir yara olduğunu göstermektedir. Toplumsal konumlanışı niteleyen etnik kimlik problemi, bireyin ve toplumun ciddi bir benlik arayışı olduğu için, yaşadığımız modern yüzyılda etnik kimliklerin baskılanması, birey ve toplum psikolojisinin sorunlarının artmasına neden olmaktadır.

Nerinaazad
Bu haber toplam: 5103 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:59:44
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x