Kürtlerin Beldeye Girişi Yasak

"Kürtleri burada istemiyoruz" diye sokaklarda dolaşan grup, mevsimlik Kürt işçilere linç girişiminde bulundu.

22.12.2013, Paz - 14:54

Kürtlerin Beldeye Girişi Yasak
Haberi Paylaş
"Kürtleri burada istemiyoruz" diye sokaklarda dolaşan grup, mevsimlik Kürt işçilere linç girişiminde bulundu. Saldırı sonucu biri çocuk 3 kişi yaralanırken, Kürt işçilerin beldeye girişine izin verilmiyor.

Mersin Erdemli ilçesine bağlı Yukarı Tömük beldesinde narenciye işinde mevsimlik işçi olarak çalışan Kürt işçiler, 20 Aralık'ta trafik kazası nedeniyle çıkan kavganı ardından "Burada Kürtleri istemiyoruz" diyen 300 kişilik ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. İddialara göre olay şöyle gelişti: Narenciye işinde çalışan Diyarbakırlı işçiler, iş dönüşünde bindikleri aracın başka bir araçla çarpışması üzerine iki araçta bulunanlar arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Tartışmanın bir süre sonra kavgaya dönüşmesi üzerine 2'si mevsimli işçi 8 kişi yaralandı. Jandarmanın olay yerine gelmesiyle biten kavgada, çeşitli yerlerinden yaralanan 8 kişi karakola götürüldü. İfadeleri alınan kavgaya karışanlar serbest bırakıldı.

Çarşıda Kürt avı

Kavgada yaralanan ve Yukarı Tömük beldesinde oturdukları öğrenilen 6 kişinin yakınları olaydan bir saat sonra beldede mevsimlik işçi olarak çalışan Kürt işçilere saldırdı. Ellerinde sopa, zincir, kesici ve delici aletler bulunan yaklaşık 300 kişilik grup "Kürtleri burada istemiyoruz" diyerek, beldenin çarşısında, sokaklarında ve kahvelerinde gördükleri Kürt işçileri linç etmek istedi. Saldırılar sonucu 1'i çocuk 3 mevsimlik işçi yaralandı. Saldırıyı duran Kürt işçilerde çarşı merkezinde toplanmaya başladı. Burada çıkan arbede de çok sayıda kişi hafif şekilde yaralandı. Kürtlere yönelik saldırıların ardından 300 kişilik grubun Kürt işçilerin çalıştıran narenciye bahçesinin sahibine de saldırmaya çalışarak, "Kürtleri burada istemiyoruz", "Burası onlara yasak" diye bağırdı. Olayın ardından işçilerin beldeye girişi yasaklandı.

'Beldeye gitmeyi yasak etmişler'

Yaklaşık 300 kişilik grubun saldırısına uğrayan Kürt işçi Orhan Kılıçer olayı anlattı. Kılıçer, Diyarbakırlı mevsimlik işçilerin bindiği aracın başka bir araçla kaza yapması nedeniyle kavga çıktığını hatırlatarak, kavganın ardından Yukarı Tömük beldesinde oturan bazı kişilerin toplanarak cadde, sokak ve kahvelerde Kürt işçileri aradığını kaydetti. Kılıçer yaşadıkların şöyle anlattı; "Daha önce yaşanan kavgada hiçbir ilgimizin olmamasına rağmen yaklaşık 300-400 kişilik bir grubun saldırısına maruz kaldık. Ben kahvede çay içtiğim sırada koşarak yanıma gelen 5-6 genç 'bize saldırıyorlar' dedi. Ben kahvenin kapısına çıktığım sırada kahveyi bastılar. Ellerinde bıçak, sopa, şiş zincir vardı. Bize, 'Bu beldede Kürtler çalışamaz. Kürtleri burada istemiyoruz' diyerek saldırdılar. Bizde kendimizi savunduk. Olay yerine jandarma gelmeseydi bizleri öldüreceklerdi. Daha sonra karakola gidip şikayetçi olduk. Şimdi beldeye gitmeyi bize yasak etmişler. 'Kürtler buraya gelmesin yasak' diyorlar. Sürekli bizleri takip ediyorlar."

'Davacı olursanız burada hiçbirinizi bırakmam' tehdidi

Kendilerine saldıran bu grubun Kürt işçileri yanında çalıştıran kişilere de saldırarak darp ettiğini ifade eden Kılıçer, "Bunlar benim patronuma demiş ki 'burada Kürtler çalışamaz. Çarşıya gelmesinler. Geldikleri yere gitsinler' demiş. Olaydan sonra beni arayan Türkeş isminde bir kişi, 'davacı olma', 'Ben zaten Kürtleri sevmiyorum, davacı olursanız burada hiçbirinizi bırakmam' diyerek tehdit etti. Can güvenliğimizden endişeliyiz. Sürekli kardeşlikten bahsediyorlar. Eğer kardeşsek bu ülkede birbirimizin varlığından rahatsız olmaması lazım" dedi.

'Ben Bitlisli olduğumu söyleyince dövmeye başladılar'

Saldırıda sopa darbeleriyle başından ve bacaklarından yaralanan 13 yaşındaki A.T. ise saldırıyı şöyle anlattı "Ben arkadaşımla internet cafeden çıktığımız sırada yanıma gelen 10-15 kişilik bir grup, bana 'sen nerelisin' diye sordu. Bende 'Bitlisliyim' dedim. 'Burada Kürtler kalamaz" diyerek ellerindeki sopalarla başıma ve bacaklarıma vurarak beni dövmeye başladılar. Bende ellerindeki kaçarak beldedeki dört yolda bulunan kahveye sığındım" diye kaydetti.

'Bana zircirle, sopalarla saldırdılar'

Saldırıda burnu kırılan 17 yaşındaki U.K. de, "Kahvede çay içiyorduk. Hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Arkadaşlarımız kahveye doğru kaçtıklarını gördük. Bunun üzerini dışarı çıktık. Yanıma gelen biriyle bana saldırdı. Ben kendimi savunurken başka kişiler daha geldi. Bende bunun üzerine kaçtım. Etrafımı saran yaklaşık 10-15 kişilik grup beni yakalayıp zincirle sopalarla ve tekmelerle dövmeye başladı. Bana, 'Biz Kürtleri sevmiyoruz', 'Kürtler burada kalmamalı' diyorlardı. Jandarma olay yerine gelerek, bize saldıranları ayırdı. Ama bana saldıranlara müdahale etmedi" diye belirtti.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 642 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:19:23
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x