Yusuf Ziya Döger: Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor?

Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor?

'Siz Hiç Onları Dinlediniz mi?'

Yusuf Ziya Döger

16.05.2016, Pts | 01:27

Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor?
Makaleyi Paylaş

Sosyal yaşam alanı, dinamiklerini kendisi içerisinde üreten bir işleyişe sahiptir. Bu işleyişteki dinamikler toplumsal canlılığı korur ve aynı zamanda ilerleme için motor işlevini görür. Sosyal yaşamın zenginliği ise yeni fikir, düşünce ve bakış açılarının toplumsal zeminde yer edinmesine bağlıdır. Toplumsal çeşitlilik yoluyla bunlara olanak yaratılarak birlikte yaşam olanaklarının nasıl olması gerektiği hakkında topluma fikir verir. Ancak yeni fikir, düşünce ve bakışların toplumda karşılık bulmaması üzerine hareket eden anlayışlar ise bu çeşitliliğin sesini kesmeyi temel öncelikleri haline getirme uğraşında olurlar.

Toplum içerisinde farklı kesimlerden ve bireylerden yükselen seslerin sosyal yaşam alanında duyulması, anlaşılması ve bilinmesi toplum için hayati önem taşımaktadır. Toplum bu seslere açık olursa sosyal yaşam alanının zenginleşerek yeni ufuk ve anlayışlar oluşturup bu çerçevede ilerlemesi olanaklı hale gelir. Ancak farklı seslerin ve bakışların kısıldığı ve duyulmalarının önüne engel konulduğu toplumların dar kalıplara sıkıştırılması söz konusu olur. Bu durumun ise günün birinde piston etkisiyle patlamaya yol açacağı muhakkaktır.

Elbette toplumsal yaşam alanında tek sesliliği ve tek renkliliği esas alan yaklaşımlar varlıklarını korumak amacıyla diğer seslerin duyulmasını engelleyecek veriler üretme derdinde olurlar.  Kendilerini korumak ve kendi ses ve bakışlarının doğruluğunu düşünce ve fikir zemininde ortaya koyma gücünden yoksun oldukları için sürekli bir telaş halinde olurlar. Bu nedenle farklı seslerin ve bakışların toplumsal zeminde yer edinmesini engellenmek için kuru kalabalık ve gürültüyü esas alarak eyleme geçerler.

Somutlaştıralım: 

Çok renkliliğin ve çok sesliliğin toplumsal dinamiklerin doğru biçimde kanalize edilmesinde ehemmiyet taşıdığını belirtmiştik. Bunların herhangi bir şekilde engellenmesi o dinamiklerin topluma katkı sunması yerine toplumsal yapının tahrip edilmesinde rol oynayacaklarını da unutmamak gerekir. Konuyu Türkiye İslamcılığının Kürd Müslümanlara karşı yürüttüğü anti propagandanın amaçladığı temel gayeler üzerinden ele alınmasının bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.

Mısır’da Firavun tarafından zihinsel ve fiziksel anlamda köleleştirilen Ben-i İsrail oğullarını Firavun ’un zulmünden kurtarmak için ortaya çıkan Musa’ya Firavunun gösterdiği ilk tepki nankörlükle itham etme olmuştu. Türkiye İslamcılığı da iki yüz yıldır yaşanan Kürd ve Kürdistan sorununa bigâne kaldığı gibi konunun hiçbir şekilde ne kendi gündemlerinde yer almasına müsaade etti ne de onların içerisinde yer alan Kürdlerin konuyu gündemleştirmelerine imkân verdi. Tıpkı Musa’nın karşısına dikilen Firavun ’un taşıdığı endişe gibi kendi saltanatlarının bu insanlar nezdinde yıkılmasından endişe ettiler.

Bu sebeple Kürd ve Kürdistan sorununu insani ve İslami bir hak olarak konuşma yerine ona fıkhî bir form bularak sorunu asabiyet ve milliyetçilik olarak lanse ettiler. Bununla amaçlanan içlerinde yer alan Kürdlerin herhangi bir şekilde konuya yönelmelerine set koymaktı. Yöntem olarak da asabiyet ve kavmiyet üzerinden konuyu ötekileştirme oldu. Bunun yeterli olmadığı durumlarda ise konuya 1960’lardan itibaren ilgi gösteren sol düşünce ortaya konularak bir Müslümanın solcularla aynı kulvar üzerinden yürümeyeceği algısını oluşturmak istediler. Dinsel bir içerik Kürdlerin Kürd ve Kürdistan sorununa imada bile bulunmalarını haram ve küfür olarak nitelediler.

Bu tutum Musa’nın Firavun tarafından nankörlükle ithamının yeni bir biçimiydi. Çünkü Musa Firavun karşısında hakikatin temsilcisi olarak orta yer gerçekleşen bir zulmü haykırıyordu. Firavun bu haykırışın hakikatini bildiği için ortaya kuru gürültü saçarak Musa’nın sesini kısma derdindeydi. (sihir olayına bakınız) Firavun Musa’nın çığlığının halka herhangi bir şekilde ulaşması halinde bunun kendi hâkimiyet kalelerini yıkacağını çok iyi biliyordu.

İşte Türkiye İslamcılığı kendi hâkimiyet kalelerinin Kürd Müslümanlar nezdinde yıkıma uğramaması için konuya dinsel (fıkhi) bir form kazandırarak konuyu sumen altı etmenin derdindeydiler. Bu sebeple konunun herhangi bir şekilde konuşulmasına dahi taraf olmadıkları gibi konunun insani ve İslami boyutunu bile gizlemek zorunda kaldılar. 

Türkiye İslamcılığı günümüzde ise Kürd ve Kürdistan sorunu karşısında Kürd İslami kesimin sesini kısmak amacıyla tıpkı Mekke müşriklerinin Hz Peygambere karşı takındığı tavrı sergilemektedir. O gün müşrikler kabe çevresinde Hz Peygamberin okuduğu kuran ayetlerinin sesinin diğer insanlara ulaşmaması için 8insanlar onu duymasınlar diye gerçekleştirdikleri) gürültü çıkarma eyleminin aynısını yapmaktadırlar. Bunun için de Kürd ve Kürdistan sorununu gündeme alan herkesi PKK üzerinden tanımlayarak öteki ilan etmektedirler. Böylece Müslüman Kürd halkınca o seslerin duyulmasını engelleme çabasını sergilemekte ve bakın sizi savunanlar Marksit ve Leninist dinsizlerdir. Böylece PKK üzerinden tanımlanan o saf ve hakikat içeren sesimizi kesmektedirler.

Buna rağmen bizler o seslerin Erkam’ın evinden yükselen mazlumların sesi olduğunu ilan etme çabası içerisinde bu sesi mazlum halkımıza duyurmak üzere yola çıktık. Ancak PKK yaftası ve dinsizlik yaftası ile onlar hakikati boğma derdinde olsalar da bizler bunu ilan etmeye devam edeceğiz. Konuyu bir örnekle bitirelim.

Çağrı filminde yer alan bir sahne vardı. Mekkeli Müslümanlar ilk kez kol kola girerek kendilerini açığa vuracak şekilde Kurandan ayetler okuyarak Kabe’ye yönelirler. Mekkeli Müşrikler buna karşı durmak ve set oluşturmak için onlara engel olma çabasındadırlar. Bu sebeple topladıkları ayak takımlarıyla Müslümanları taşlayarak Kabe’ye girişlerine engel olmaktadırlar. O sırada avcılığa çıkmış Hz Hamza çölde avcılığını tamamlayarak atı üzerinde gelirken görünür ve olaya şahit olur.

Mekkeli müşriklere olup biteni sorar ve müşrikler ona durumu açıklamaya çalışırlar. Hamza o anda tarihe mal olan o tarihi sözü söyler “peki siz hiç onları dinlediniz mi ne diyorlar ne istiyorlar?” der. Müşriklerin elbette bu soruya verecek cevapları yoktu.

Bizde Türkiye İslamcılığına soruyoruz “sizler hiç bizi dinleme cesareti gösterdiniz mi”? Kürd ve Kürdistan sorununu hiçbir şekilde dinlemediniz ki onu mahkûm ediyorsunuz. Ve tıpkı müşrikler gibi dinleme, anlam ve kavrama yerine onun duyulmasını engellemek için onun PKK üzerinden tanımlayarak öteki ilan ediyorsunuz.

Bu makale toplam: 7005 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:01:04:48
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yusuf Ziya Döger

Yazarın Önceki Yazıları

İsmail Beşikci’nin Sosyolojik Yanılgısı Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler Kürdler ve 24 Haziran Seçimi Neden Demirtaş ama HDP değil? Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 2 Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1 HDP Kongresinin Düşündürdükleri Şeytanın İşbirlikçilerine Ölüm… Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler Batı Karşısında Çöküş, Öze Dönüş Çabaları ve Kudüs Meselesi Ruhumuzu Uyandıran Kerküklü Çocuk Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarlarıi Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarları Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları Zihinsel Birlikteliğin Yolu: Güney Kürdistan Referandum Umarız Tarih Tekerrür Etmez Kürdlerin Sömürgecileri Başarılı, Kürdler İse Başarısızdır Kürdler Nereye Koşuyor? Bingöl ve Seçimlerdeki Tututmu - II Bingöl ve Seçimlerdeki Tutumu Kuzey Kürd Siyasetinde 'Vicdan Testi' Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi Kürdler ve Referandum Devşirmelerin İşlevi/fonksiyonu Yakarak Öldürme (Katletme) Mantıksal Şaşılık Kürdler Birlik mi Olmalı, Yoksa Ortaklaşmalı mı? Yönetici Erdemli olmayınca… Kürd Gençliğinin Rol Modeli Dr Süleyman Ermeniler ve Kürdler Neden Kaybetiler? (III) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (II) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (I) Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II- Kürdistan'da Türk Bayrağıyla Yapılan Yürüyüşler Kürd Toplumsal Dinamiklerinin Çökertilmesi İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi Kürdler Egemenlik Mi Vatandaşlık Mı İstemeli? Kürd Orta Sınıfının Çökertilmesi Erdemlilik Olmadan Olmaz Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü Türkiye İslamcılığının Riyakârlığı Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır? İslam - İslamcılık İslamcıların Yanılgısı Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm! Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan” Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır - II Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır DAİŞ saldırılarında Şengal'de neler oldu? Şengal'in bilinmeyenleri... Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı 'Federal Sistem' Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi Arayıştaki Kent, Bingöl Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi 7 Haziran’ı Doğru Okumak Kürdistan'da Seçime Kan Sıçratıldı Kürdlerin Egemenlik Anlayışı Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söyler. Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2 Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1- Yokoluşu Engellemek!... İttihatçılığa Teslim Edilen Kürd Yapıları Kürdler Nasıl Eritildi Siyaset ve Düşüncede Etik Temsiliyet Sorunu ve Ortadoğu Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek - II Gedik Onarılmamalı, Bilakis Büyütülmeli Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu Bariyere Dönüşen Öz Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri Kürdistan Hakikatini İnşa Et Harekei / AZADÎ Bakur / Türkiye Kürdistan'ından Peşmerge Geçti Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır. Akil Adamlar Tiyatrosu Yeniden Sahne Aldı Kürdler Saha Eğemenliğine Oynamamalı Kürtlerin ayak bağı / PKK ve Hizbullah gerginliği Eylem Düşünceyi Şekillendirir. Hareketa Azadinin Rotası Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II Hakkâri’de(Cölemerg) Ne Oldu Ki İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN Hatip Dicle Ne Dedi ki… Hamidiye Alayları / Devlet Aklının Zorunlu Yapıları Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı Kürdler “Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir. Birlikteliğe Evet, Ama Nasıl Olacak Evrensel değer mi, İdeolojik körlük mü? Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle... Hamidiye Alayları ve Şeyx Seid Harekatı - II
x