Yusuf Ziya Döger: Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih

Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih

Tarih, merkez gücünü elinde bulunduran egemenlerin kanlı otoritelerine meşruiyet arama sevdası ile yerelin atalarının duruşuna aykırı düşmeme derdinden kaynaklanan varoluş mücadelesini yansıtan ve zamanı güncelleştirerek günümüze aktaran bir seyirdir.

Yusuf Ziya Döger

23.05.2014, Cum | 00:10

Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih
Makaleyi Paylaş
Tarih, merkez gücünü elinde bulunduran egemenlerin kanlı otoritelerine meşruiyet arama sevdası ile yerelin atalarının duruşuna aykırı düşmeme derdinden kaynaklanan varoluş mücadelesini yansıtan ve zamanı güncelleştirerek günümüze aktaran bir seyirdir. Bu mücadele çoğu zaman trajedi ve katliamlar üretmiş olmasına rağmen, merkezi otorite ve yerelin karşılıklı olarak birbirlerine bakışını da yansıtan ayna görevi görmektedir. Hem yerelin hem de merkezi otoritenin hafızasında karşı tarafın taşıdığı anlamın biçimlenip netleşmesini sağlayan bir veri olarak toplumsal geleceğin nasıl şekilleneceğini de belirleyen temel veridir.

Kürdlerin yaşadığı topraklarda merkez gücünü elinde bulunduran egemenlerin Kürd toplumuna bakışı, resmi tarihin belirlediği ve kabul ettiği varlık çerçevesine dayanmaktadır. Kürdlerin varlıkları ve güçleri hakkındaki düşüncelerinin dayanağı ancak resmi tarih ile sınırlıdır. Oysa resmi tarihin dışında kalan ve onun arka planını açığa çıkartarak bizlere gösterebilen temel verilerden biriside toplum hafızasında yer edinmiş olan yerel tarihtir. Yereldeki belgeler aynı zamanda egemen resmi tarihin karanlık yüzünü ortaya çıkaran ve onun bizlerce tanınmasını sağlayarak geleceğin inşa edilmesinde önemlidir. Bu nedenle yerel tarihin bilinmesi toplum açısından gerekli olup zorunluluk arz etmektedir.

Egemen otorite ve düşünceler resmi tarihe dayalı olarak oluşturduğu tarih anlayışıyla kendisini toplum nezdinde zorla meşrulaştırma isteğindedirler. Ancak öte yandan halkın acılarını ve ezilmişliğini ortaya çıkaran, yerel tarihe ait veri ve düşüncelerin ortaya konulması da halkın kendisini anlatması, ifade etmesi bakımından önemli ve gereklidir. Abbas Vali’nin “tarihi, Kürt milliyetçiliğinin başlangıcını ortaya çıkarmak ve ötekinin yüzü olarak oluştuğunu göstererek egemen otoritenin maskesini düşürmek için kullanmaktayım.”(1) Belirlemesi resmi tarihe karşı yerel tarihin önem ve gerekliliğine bir vurgu olarak alınmalıdır.

Kürdistan sorunu aslında Selçukluların Anadolu’ya yerleşmesiyle başlayıp Osmanlı Devletinden Cumhuriyet rejimine devredilen(2) aynı zamanda da İslam ümmetinin kalbi kabul edilen Ortadoğu tarihinin temel problemlerinden biri olarak günümüze kadar varlığını sürdüre gelen bir sorundur. Sorunun merkezi noktasını teşkil eden öğe, Kürdlerin kendi geleneksel egemenlik yapısından vazgeçme taraftarı olmamalarına karşın, egemen güçlerin onlar üzerinde kendi egemenliklerini oluşturma isteğinin farklı yansımalarına dayanmaktadır.

Kürdistan’ın egemenlik sorunu tarihsel süreçte bazen devletlerarası güç(3) dengesinden kaynaklanırken, bazen de egemen devletlerin merkezileşme(4) politikalarından kaynaklanmıştır. Bazen bu sorun Yerel Kürd egemenlerinin kendi otoritelerinden vaz geçmek istememelerinden; bazen de yereldeki farklı egemen ve diğer unsurları arasında vuku bulan güç çatışmalarından kaynaklanmıştır. Söz gelimi belli bir yerde Kürd beyleri ile merkezi güç arasında çatışma yaşanırken, başka bir alanda ise inanç olgusundan kaynaklanan Kürdler arası çatışmaların(5) yaşandığı gözlenebilmiştir.

Dolayısıyla tarihsel süreç açısından sınırları tamamıyla belirlenmiş bir Kürdistan sorunundan söz etmek imkân dâhilinde değildir. Ancak sorunun merkezinde her zaman bağımsız davranma isteğini ön plana alan Kürdi duygu yer almaktadır. Kürdlerin bir başkasının egemenliğini kabul ederek bunu içselleştirmeye yanaşmamaları sorunun asıl nedenini oluşturmaktadır. Buna karşı Merkezi egemen güçlerinde kendi otoritelerini onlara dayatma düşüncesinden dolayı soruna günümüze kadar çözüm üretilebilmiş değildir.

Kürdistan sorununu bu çerçeve içerisinde ele aldığımızda egemen otorite ve düşüncenin resmi tarih kayıtlarında herhangi bir nedenle gizleme ihtiyacını hissettiği olaylar dizisi6) ancak yerel tarih verileriyle açığa çıkarılabilir. Kürdlere yönelik yaşatılan toplumsal nitelikteki bu travmatik acıların paylaşılması ve bilinmesini sağlayacak yerel tarih, aynı zamanda onlara yaşatılan acıların toplumsal bilinçaltından kısmen boşalmasına da katkı sunacağına inanmaktayım.

Şimdi konuyu yerel tarihin bir parçası olan ve resmi tarih kaynaklarında anlatılmayan/en azından gerçek oluşum biçimiyle bize gösterilmek istenmeyen 1914 Bitlis ayaklanması ve Mele Selim olayı ile Şeyx Seid Kıyamını ele almaya çalışacağız. Ancak bu konulara yoğunlaşmadan önce olayların biraz tarihsel arka planına bakmak gerekir.

Kürd tarihi konusunda önemli şahsiyetlerden biri olan Wadei Jwdieh 1808 yılından itibaren Osmanlının merkezileşme çabaları karşısında yarı otonom Kürd Beyliklerinin engel oluşturduğunu ve bu engelleri ortadan kaldırılmak amacıyla Osmanlının kararlı adımlar atmaya başladığını ileri sürer. “…itaatsizliği ve serkeşliği cezalandırmayı ve sonunda Osmanlı otoritesini bölgede yeniden kabul ettirmekten ziyade, bu toprakları yeniden ele geçirmek bölgeyi doğrudan Osmanlı hâkimiyeti altına almayı amaçlayan bir girişim.”(7) olarak tanımlamaktadır. Bu belirleme şunu açıkça göstermektedir ki, Osmanlı Kürdistan topraklarında hiçbir dönemde tamamıyla bir egemenlik oluşturamamıştır.

Tarihin bu döneminde Osmanlı Devleti Batı da yaşadığı yenilgi ve kayıpları telafi etmenin bir yolu olarak yönünü Kürd beylerine çevirmiştir. Bu karşı olarak Bedirxan beyliği, Revandizli Muhammed Paşa ve Yezdanşir gibi direnmeler Osmanlı için hem yıpratıcı hem de uğraştırıcı olmuştur. Yine belirtmek gerekir ki bu direnişlerin/ayaklanmaların bastırılmasında Osmanlı gücünden ziyade Kürd beylerince yapılan strateji hataları güç kaybına ve yenilgilerin temel sebebi olarak görülmelidir.(8)

Kürd beylerinin 19. yüzyılda güç kullanılarak tasfiye edilmiş olmalarına rağmen Osmanlının Kürdler üzerinde tam anlamıyla hâkimiyet kurduğu da söylenemez. Bu dönemde Kürdistan da oluşan yönetimsel boşluk dinsel temalara dayalı otoritelerinden dolayı Şeyx ve Mollalar tarafından doldurulmuştur. Merkezi otoriteler “Birinci hedefleri olan beylikleri tasfiye etmede başarılı olsalar da, dinsel nitelikli olan bu ikinci gücün üstesinden gelemediler ve onlar karşısında bütünüyle başarısız oldular. Dolayısıyla Kürdistan’ın ulaşılmaz yerlerine nüfuz edemeyip kürdler üzerinde kontrol sağlamayı başaramayınca Osmanlının oluşturduğu yeni idari sistem işlevsiz kaldı.(9)

İşte bu yönetimsel başıboşluk Kürdistan coğrafyasında talan vb. sosyal nitelikli sorunlara yol açınca halkın ihtiyaç duyduğu adaletin sağlanması amacıyla başvurulacak temel merci ancak dini kurumlar olmuştur. Bu durum yaşamsal ihtiyacın Kürdistan da yeni bir gücün filizlenmesine etki ettiğini göstermesine rağmen, aslında bu güç daha önce de Kürdistan beyliklerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar sırasında başvurulan bir adalet şemsiyesiydi.

Kürdistanın taksim edilmesi sonrasında da Ulus devletlerin tüm uğraşlarına rağmen toplumsal hayat içerisinde meydana gelen sorunların çözüm mercii her zaman dini otoriteler olmuştur. Seküler anlamda modernleşmenin henüz etkili olamadığı Bakur’da bile 1980 öncesine kadar köylüler arasındaki her türlü anlaşmazlıklarda hakem görevini yerel otoriteler olan Şeyx ve Mollalar görmekteydi.

Resmi tarihin zihinlerde oluşturduğu kirliliği ortadan kaldırabilmenin temel şartı yerel tarihin yerel hafızadan beslenerek yeni değerlendirmelere tabi tutulup ortaya çıkarılan sonuçların paylaşılmasına bağlıdır.(10) Bu anlamda Kürdistan tarihinde önemli yer işgal eden iki olay üzerinden konuyu açıklamaya çalışacağız.

Devam Edecek……

1) Abbas Vali, “Milliyetçilik ve Köken Sorunu”,s. 31.
2) Rus Arşiv Belgelerinde 1914b Bitlis İsyanı. Tibet ABAK
3) Osmanlı-İran Arasında imzalanan Kasrı Şirin Antlaşması
4) 1808 II: Mahmut Islahatlarına bakınız.
5) Bedirxan Beyliği ile Nasturiler arsındaki çatışmalar gibi
6) 1927 Lice- Genç bölgesindeki katliamlar, Zilan Katliamı vb.
7) Wadie Jwaideh Kürd Milliyetçiliğinin tarihi Syf.118
8) Bedirxan Beyin Hristiyan unsurlara saldırması, Muhammed Paşa’nın Yezidilere saldırması gibi.
9) Wadie Jwaideh Kürd Milliyetçiliğinin tarihi Syf.157
10) Hamidiye Alayları ve Şeyx Seid hareketi – I - Yusuf ziya Döger

Bu makale toplam: 7754 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:56:51
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yusuf Ziya Döger

Yazarın Önceki Yazıları

İsmail Beşikci’nin Sosyolojik Yanılgısı Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler Kürdler ve 24 Haziran Seçimi Neden Demirtaş ama HDP değil? Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 2 Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1 HDP Kongresinin Düşündürdükleri Şeytanın İşbirlikçilerine Ölüm… Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler Batı Karşısında Çöküş, Öze Dönüş Çabaları ve Kudüs Meselesi Ruhumuzu Uyandıran Kerküklü Çocuk Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarlarıi Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarları Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları Zihinsel Birlikteliğin Yolu: Güney Kürdistan Referandum Umarız Tarih Tekerrür Etmez Kürdlerin Sömürgecileri Başarılı, Kürdler İse Başarısızdır Kürdler Nereye Koşuyor? Bingöl ve Seçimlerdeki Tututmu - II Bingöl ve Seçimlerdeki Tutumu Kuzey Kürd Siyasetinde 'Vicdan Testi' Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi Kürdler ve Referandum Devşirmelerin İşlevi/fonksiyonu Yakarak Öldürme (Katletme) Mantıksal Şaşılık Kürdler Birlik mi Olmalı, Yoksa Ortaklaşmalı mı? Yönetici Erdemli olmayınca… Kürd Gençliğinin Rol Modeli Dr Süleyman Ermeniler ve Kürdler Neden Kaybetiler? (III) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (II) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (I) Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II- Kürdistan'da Türk Bayrağıyla Yapılan Yürüyüşler Kürd Toplumsal Dinamiklerinin Çökertilmesi İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi Kürdler Egemenlik Mi Vatandaşlık Mı İstemeli? Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor? Kürd Orta Sınıfının Çökertilmesi Erdemlilik Olmadan Olmaz Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü Türkiye İslamcılığının Riyakârlığı Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır? İslam - İslamcılık İslamcıların Yanılgısı Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm! Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan” Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır - II Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır DAİŞ saldırılarında Şengal'de neler oldu? Şengal'in bilinmeyenleri... Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı 'Federal Sistem' Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi Arayıştaki Kent, Bingöl Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi 7 Haziran’ı Doğru Okumak Kürdistan'da Seçime Kan Sıçratıldı Kürdlerin Egemenlik Anlayışı Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söyler. Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2 Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1- Yokoluşu Engellemek!... İttihatçılığa Teslim Edilen Kürd Yapıları Kürdler Nasıl Eritildi Siyaset ve Düşüncede Etik Temsiliyet Sorunu ve Ortadoğu Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek - II Gedik Onarılmamalı, Bilakis Büyütülmeli Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu Bariyere Dönüşen Öz Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri Kürdistan Hakikatini İnşa Et Harekei / AZADÎ Bakur / Türkiye Kürdistan'ından Peşmerge Geçti Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır. Akil Adamlar Tiyatrosu Yeniden Sahne Aldı Kürdler Saha Eğemenliğine Oynamamalı Kürtlerin ayak bağı / PKK ve Hizbullah gerginliği Eylem Düşünceyi Şekillendirir. Hareketa Azadinin Rotası Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II Hakkâri’de(Cölemerg) Ne Oldu Ki İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN Hatip Dicle Ne Dedi ki… Hamidiye Alayları / Devlet Aklının Zorunlu Yapıları Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı Kürdler “Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir. Birlikteliğe Evet, Ama Nasıl Olacak Evrensel değer mi, İdeolojik körlük mü? Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle... Hamidiye Alayları ve Şeyx Seid Harekatı - II
x