Yusuf Ziya Döger: Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler

Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler

Kürd toplumunun tarihsel süreçte beslendiği sosyolojik gerçeklikler dikkate alındığında statükoya dönüşen olguların başında “alan koruma” anlayışının yer aldığını görmekteyiz.

Yusuf Ziya Döger

16.12.2017, Cts | 10:21

Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler
Makaleyi Paylaş

Toplumsal sorunların temelinde yer alan asıl unsur içinde bulunulan tarihsel dönemin ruhuna uygun biçimde dönüştürülemeyen “toplumsal olgulardır”. Zamana ve koşullara göre dönüştürülemeyen bu olgular, doğal olarak toplumsal genetikle kuşaktan kuşağa aktarılarak toplumsal biçimlenme üzerinde etkili olurlar. Sosyal Genetik yoluyla kuşaklar arası aktarılan ve yeni yapılanmaya dönüştürülemeyen bu olgular, toplumsal atılımın önünü tıkayan bir işlev üstlenirler. Sosyal genetiğe dönüşen bu olgular aynı zamanda toplumda statükoyu benimseyenlerce aşırı derecede önemsenir hale getirilirler. Toplumda statükoyu benimseyen kesimler, söz konusu olguların değişimi halinde toplumsal çöküntü oluşacağı algısını toplumsal belleğe kazırlar.

Yukarıdaki durum zamanla toplum sosyolojisi niteliğine bürünerek, toplumsal değişimin önünde engel oluşturan veriler üretir. Toplum bu tür bir çıkmazın içine girdiğinde ancak alttan gelen dip dalgaların etkisiyle değişim ve dönüşüme yelken açabilir. Fakat mevcut durumu ve statükoyu kendi lehlerine görenler alttan gelen dip dalgalara karşı direnç noktaları oluşturarak mevcut durumun korunmasını esas alırlar.

Tarih toplumların kendi toplumsal ruhlarına uygun biçimde geliştirdikleri benzer nitelikteki olayların zamanla oluşturan toplumsal olguların temelini olduğunu kaydetmektedir. Bu olguların aynı zamanda toplumsal varlığın devamına katkı sunduğuna da şahittir. Ancak bu katkılar dönemsel olduğundan zamanla olumlu yönlerinin yanında olumsuz yönlerinin daha fazla etki oluşturacağı unutulmamalıdır.  

Somutlaştırma.

Kürd toplumunun tarihsel süreçte beslendiği sosyolojik gerçeklikler dikkate alındığında statükoya dönüşen olguların başında “alan koruma” anlayışının yer aldığını görmekteyiz. Yani belli bir alansal mekân üzerinde oluşturulan hakimiyet unsurunun daha üst düzeydeki bir hakimiyet unsuruna tercih edildiği görülmektedir. Kürd toplumsal yapısına ait tarihsel veriler bunu açık-seçik biçimde önümüze koymaktadır.

Bu tarihsel verilere dönüp baktığımızda alan koruma anlayışının binlerce yıl toplumsal varlığı ve benliği koruyarak günümüze aktarmada etkili olduğu görülür. Tarihsel süreçte ilk kez söz konusu alan koruma anlayışının toplum bünyesinde zararlara yol açtığını Ehmed-î Xani görmüştür. Hepimizin malumu olan “Kürdler birleşirse Araplar, Acemler ve Türkler onlara hizmetçi olur[1]” anlamındaki serzenişiyle “alan koruma” anlayışının sıkıntısını dile getirmiştir.  O alan korumaya dayanan toplumsal olgunun zamanın ruhuna uygun olmadığının belirtiyordu. Yani bu toplumsal yapılanmanın zamanın ruhuna uygun dönüşüm ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu belirlemekteydi.

Kürd toplumunun sosyolojik tutumunu görerek, o tutuma yön veren olgunun (alan Koruma) toplumsal dönüşüm için yetersiz olduğunu belirlemiştir. Yani yerel düzeydeki hakimiyetle yetinmenin üst düzeydeki toplumsal hakimiyet alanının önünde engel oluşturduğunu görmüştür. Bunun için alt düzeydeki hakimiyet alanlarının birleşmeleri halinde Cihana hükmedebileceklerini görmüştür. Ve onlar üzerinde hakimiyet oluşturanların onların hakimiyetine gireceklerini vurguluyordu.

Son iki yüzyıllık Kürd mücadele tarihi titizlikle incelendiğinde her yenilginin baş müsebbibi olarak yerel hakimiyetin üst hakimiyet altında birleşmeye tercih edilmesi olduğu açıkça görülür. Bununla ilgili yüzlerce veri ortaya konulabilir. Bedirxan beyin yeğeninden tutun Güney Kürdistan’daki tartışmalı bölgelerin 16 Ekim 2017’de sömürgecilerin eline geçişine yol açan süreç gibi.

Kürdlerin süreçte yaşadığı her yenilgi içerideki sosyolojik olgu olan alan korumaya takılıp kalmanın sonucudur. Kürdlerin bu olguya kutsallaştırma derecesinde önem atfetmeleri aynı zamanda düşmanı olan sömürgecilerinin elini güçlendiren bir veri üretmektedir. Kürdler karşısında her zor durumda kalışlarında içeriden birisine veya birilerine yerel hakimiyet vadeden alansal korumayı öne çıkaran ve ulusal korumayı önemsizleştiren atılımlar yapmaktadırlar. İçeriden olanlarda bu hakimiyet alanını bulunmaz Hint kumaşı zannederek dört elle buna sarılmaktadırlar.

Ancak tarihsel gerçek şudur. Bu atılımlarla zayıflatılan her ulusal hakimiyet adımı sonucunda yerel hakimiyet olan alan korumaya da yavaş yavaş sıra geldiğidir. Ne yazık ki bunu görebildikleri halde buna tav olanların hala Kürdler içerisinde revaç görmeleri üzüntü vericidir. Halkın bu tür Sosyolojik olayları tam anlamıyla çözememelerinin altında yatan gerçek ise tarihsel süreçte sosyal genetik yoluyla kutsallaştırılarak aktarılan olgulara takılıp kalmalarıdır.

Kürdlerin ulusallaşmaları ancak bu Sosyolojik[2] engelin zamanın ruhuna uygun biçimde formatlanmasına bağlıdır. Bunun için de tarihsel değerleri önemsizleştiren veriler üretmek yerine, bu değerleri genç dimaklara zamanın ruhuyla vermektir. 21. Yüzyılın eşiğinde alansal korumanın uluslaşmanın önündeki engel olduğu, uluslaşmayan bir toplumun varlığını er geç kaybedeceği vurgulanmalıdır. Bu nedenle alan koruma yerine ulusal korumayı öne çıkaran aktörlerin etrafında birliktelik oluşturulması önerilmelidir.

Yine de dikkatten kaçırılmaması gereken şu nokta olmalıdır. Tarihsel değerleri zamanın ruhuna uygun biçimde özümseyen aktörler olmalıdır. Bu aktörler ise özellikle ulusal kurtuluşu belli bir ideolojik mantığa hapsetmemelidirler. Çünkü ulusal kurtuluş mücadeleleri tarihin hiçbir döneminde ideolojik saiklerle gerçekleşmemiştir. Ulusal kurtuluş ancak ulusal pragmatik tutumla mümkün olabilmiştir. Kendi milletinin menfaatlerini pragmatik bir tutumla ele alan mücadeleler her zaman için toplumda karşılık bulmuştur.

Zamanın ruhu karşısında eskimiş Sosyolojik olgularla toplumun enerjisi tüketilmemelidir.  Yine ideolojik ve dinsel saiklerle oluşturulan dünyayı kurtarma sevdasından genç dimaklar korunmalıdır. Kendisini koruyamayan bir milletin dünyayı kurtardığı ise tarihsel süreçte hiçbir zaman görülmemiştir.

Kısaca Kürd gençlerine bir daha eskimiş Sosyolojilerine yenilmemenin yol ve yordamını öğretmek ulusal bir görevdir.


Ez mame di hîkmeta Xwedê da         Şaştım kaldım ne var Allah’ın hikmetinde

Kurmanc di dewleta dinê da              Ki Kürtler şu dünya devletinin içerisinde 

Aya bi çi wechî mane mehrûm?        Acaba neden böyle mahrum kalmışlar?

Bîlcumle ji bo çi bûne mehkûm?      Neden dolayı hep “yönetilen” olmuşlar?

Ger dê hebûwa me padîşahek          Eğer biz Kürtlerin de bir padişahı olsaydı

Laîq bidiya Xwedê kulahek               Ve Allah o padişaha bir taç layık bulsaydı 

Te’yîn bibûwa ji bo wî textek             O padişaha tayin edilmiş olsaydı bir taht

Zahir vedibû ji bo me bextek             O zaman açılacaktı bize yepyeni bir baht 

Hasil bibûwa ji bo wî tacek                Eğer olsaydı o padişahın giyeceği bir taç

Elbette dibû me jî rewacek                Elbette o zaman biz de görecektik revaç

Xalib nedibû li ser me ev Rûm          O zaman bize galip gelmezdi bu Romlar

Nedibûne xerabeyê di dest bûm       Olmazdık baykuşun konduğu yıkıntılar 

Mehkûmun ‘eleyh û se’alîk                Olmazdık başkasının yönettiği miskinler

Mexlûb û mutî’ê Tirk û Tacîk             Türk ve Farslara yenilip emrine girenler

 

[2] Toplumsal yaşamın iki önemli kavram üzerinden dizayn edildiği sosyologlarca kabul edilmektedir. Bunlar “Toplumsal olgu” ve “Toplumsal olaylardır.” Toplumsal yaşam içerisinde genel karakterdeki olaylar bütünü “toplusal olgu”yu oluşturmaktadır. Toplumsal olgular aslında bir nevi toplumun karakteristik yapısını yansıtan ve toplumsal yaşamın düzenlenmesinde kilit rol oynamaktadırlar. Tarihsel süreçte olayların seyrine müdahale ederek olguların yönü zaman içerisinde değiştirilebilir.

Bu makale toplam: 6382 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:22:18
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yusuf Ziya Döger

Yazarın Önceki Yazıları

İsmail Beşikci’nin Sosyolojik Yanılgısı Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler Kürdler ve 24 Haziran Seçimi Neden Demirtaş ama HDP değil? Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 2 Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1 HDP Kongresinin Düşündürdükleri Şeytanın İşbirlikçilerine Ölüm… Batı Karşısında Çöküş, Öze Dönüş Çabaları ve Kudüs Meselesi Ruhumuzu Uyandıran Kerküklü Çocuk Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarlarıi Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarları Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları Zihinsel Birlikteliğin Yolu: Güney Kürdistan Referandum Umarız Tarih Tekerrür Etmez Kürdlerin Sömürgecileri Başarılı, Kürdler İse Başarısızdır Kürdler Nereye Koşuyor? Bingöl ve Seçimlerdeki Tututmu - II Bingöl ve Seçimlerdeki Tutumu Kuzey Kürd Siyasetinde 'Vicdan Testi' Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi Kürdler ve Referandum Devşirmelerin İşlevi/fonksiyonu Yakarak Öldürme (Katletme) Mantıksal Şaşılık Kürdler Birlik mi Olmalı, Yoksa Ortaklaşmalı mı? Yönetici Erdemli olmayınca… Kürd Gençliğinin Rol Modeli Dr Süleyman Ermeniler ve Kürdler Neden Kaybetiler? (III) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (II) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (I) Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II- Kürdistan'da Türk Bayrağıyla Yapılan Yürüyüşler Kürd Toplumsal Dinamiklerinin Çökertilmesi İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi Kürdler Egemenlik Mi Vatandaşlık Mı İstemeli? Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor? Kürd Orta Sınıfının Çökertilmesi Erdemlilik Olmadan Olmaz Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü Türkiye İslamcılığının Riyakârlığı Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır? İslam - İslamcılık İslamcıların Yanılgısı Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm! Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan” Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır - II Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır DAİŞ saldırılarında Şengal'de neler oldu? Şengal'in bilinmeyenleri... Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı 'Federal Sistem' Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi Arayıştaki Kent, Bingöl Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi 7 Haziran’ı Doğru Okumak Kürdistan'da Seçime Kan Sıçratıldı Kürdlerin Egemenlik Anlayışı Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söyler. Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2 Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1- Yokoluşu Engellemek!... İttihatçılığa Teslim Edilen Kürd Yapıları Kürdler Nasıl Eritildi Siyaset ve Düşüncede Etik Temsiliyet Sorunu ve Ortadoğu Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek - II Gedik Onarılmamalı, Bilakis Büyütülmeli Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu Bariyere Dönüşen Öz Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri Kürdistan Hakikatini İnşa Et Harekei / AZADÎ Bakur / Türkiye Kürdistan'ından Peşmerge Geçti Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır. Akil Adamlar Tiyatrosu Yeniden Sahne Aldı Kürdler Saha Eğemenliğine Oynamamalı Kürtlerin ayak bağı / PKK ve Hizbullah gerginliği Eylem Düşünceyi Şekillendirir. Hareketa Azadinin Rotası Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II Hakkâri’de(Cölemerg) Ne Oldu Ki İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN Hatip Dicle Ne Dedi ki… Hamidiye Alayları / Devlet Aklının Zorunlu Yapıları Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı Kürdler “Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir. Birlikteliğe Evet, Ama Nasıl Olacak Evrensel değer mi, İdeolojik körlük mü? Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle... Hamidiye Alayları ve Şeyx Seid Harekatı - II
x