Yusuf Ziya Döger: Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri

Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri

• Günümüzde dünya konjonktürü herhangi bir coğrafyanın, halkın veya zenginliğin bir tek gücün tekelinde ve elinde kalmasına göz yummayacak bir anlayışa evirilmiştir.

Yusuf Ziya Döger

03.12.2014, Çar | 14:19

Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
Makaleyi Paylaş
• Günümüzde dünya konjonktürü herhangi bir coğrafyanın, halkın veya zenginliğin bir tek gücün tekelinde ve elinde kalmasına göz yummayacak bir anlayışa evirilmiştir. Ancak Kürdistan sorunu temelde tek bir gücün oluşturduğu hegemonyadan kaynaklanmadığı için, Kürdistan sorununa etki eden güçlerin “Dünya Konjonktürü” açısından farklı güç odaklarıyla ortaklaşmalara yönelmeleri sorunu daha da karmaşık hale getirmiştir. Dolayısıyla bugün TC Devleti ile PKK ( Abdullah Öcalan üzerinden) arasında yürütülen çözüm sürecini tek bir noktaya indirgeyerek okumak hatalı yaklaşımlara neden olabilir.

• Yüzyılları bulan Kürd ve Kürdistan sorununa bu çoklu etkiler üzerinden yaklaşmak ortaya çıkması muhtemel çıkmazları görmemizi kolaylaştırır. Dolayısıyla TC devleti ile PKK arasında yürütülen çözüm sürecine de, Kürdler ve Kürdistan üzerinde hegemonya oluşturmuş güçlerin birbiriyle rekabetlerine odaklanarak okumak gerekiyor. Bu anlamda şu başlıklar öne çıkar.

a) İran - Türkiye rekabeti;
b) Arap - Türk Sünni İşbirliği
c) Türklerin Neo Osmanlıcı tutumu
d) Batının enerji kaynaklarına daha ucuz ulaşma heyecanı.

Çözüm süreci sonucunda ortaya sağlıklı sonuçların çıkması için;
• PKK ile TC Devleti arasında yürütülen çözüm sürecine bu etkiler çerçevesinde günümüzde ulaşılan nokta üzerinden bakıldığında bunun kaçınılmaz bir sonuç olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalırız. Ancak bu durum hem PKK hem de devletin yaşanan süreç içerisinde geçirmiş oldukları zihinsel revizyonlarla da doğrudan doğruya orantılıdır. Ancak çözüm sürecinin geldiği bu aşamanın henüz Kürdistan davasının tamamını ve özünü çözme becerisine sahip olduğu ileri sürülemez. Dolayısıyla çözümün sürecinin Kürdistan sorunun tamamına şamil olamamasında PKK dışındaki Kürd yapılarının etkisine bakmamız gerekir.

a) Kürdistan davası esas itibarıyla ulusal bir davadır. Ulusal davaların ise halkla birlikte sürdürülmesi gerekir. Ancak halkın bunun tezahürlerini pratik alanda görmesi zorunludur. Kürd halkının son otuz yıl içerisinde bunun pratiğini PKK’ üzerinden gördüğünü ileri sürebiliriz. Oysa Muhalif Kürd yapıları hangi neden ileri sürülürse sürülsün pratik alanda bunu sergilemekten yoksun kalmaları çözümün parçası olmalarını engellemiştir.

b) Muhalif Kürd yapılarının PKK’ye karşı tümüyle haklı söylem ve taleplerine rağmen halk tabanında karşılık bulamamalarının sebebi de halkın diline uygun söylem ve eylem geliştirme becerisi gösterememeleridir. Oysa PKK’nin bu baskıcı, ötekileştirici ve tekçi yapısını Kürdistanın diğer parçalarında da sergilemekten kaçınmadığını biliyoruz. Buna rağmen diğer parçalardaki muhalif Kürd yapıları kendi varlıklarını PKK’ye kabul ettirebilecek yol ve yöntem belirleyerek halk tabanında karşılık bulabilmişlerdir. Rojhelat Kürtlerinin PJAK’a rağmen halk içinde örgütlü yapılara sahip olmaları buna örnek verilebilir. Dolayısıyla temsiliyet sorunu nedeniyle çözüm sürecine dâhil olmadılar.

c) Bakur Kürd Muhaliflerinin hem devlet hem de PKK’nin tutumunu öne sürerek saha dışına (Diasporaya) çekilmeleri sorunun çözümünde aktör olmalarını engellemiştir. Ki sahada olmayanın halk içerinde karşılık bulması mümkün değildir. Örneğin Barzani diğer parçalardaki PKK muhaliflerine açık destek sunmasına rağmen, Bakur’da bu tür bir girişimleri açıktan yapmaktan kaçınması sahada etkili ve halk desteğine sahip alternatif bir yapı bulamamasından kaynaklanıyor. Bu sebeple Bakur ile alakalı konularda PKK’yi direk muhatap olarak alabiliyor. Ama Rojava’da PYD’ye karşı muhalifleri kolaylıkla masaya getirerek dayatabiliyor.

d) Bakur Kürd muhalifleri diasporada kala kala halkın reel gündemini göremez duruma düşme sorunuyla karşı karşıya kaldılar. Çözüm süreciyle birlikte oluşan yumuşamadan yararlanarak kurdukları yapılar üzerinden bu durumu okumak mümkündür. Şöyle ki; bu yapılarda yer alan aktör ve gönüldaşlarının yaş ortalaması bile, onların halkın nabzını tutmaktan ne kadar uzak olduklarını açıkça gösteriyor. Bunun sebeplerine baktığımızda ise;

1) Kürdlerin büyük bir kesiminde Asimilasyonun etkili olmaya başladığı ve bunların devletle olan entegrasyonlarının giderek güçlenmesine rağmen bu kesime ulaşılamaması.
2) Kürdlerin toplumsal reeli olan Aşiret gerçekliğine ve onların dinsel inanışa uygun bir siyaset dilinin ve eyleminin ortaya konulamaması.
3) PKK dışında kalan örgütlenmiş dini yapıların (Cemaat ve STK) bu kesimler tarafından göz ardı edilerek bunlarla temasın sağlanamaması.
4) İdeolojik bakışlarının ve belli inançsal yapıların etkisiyle çoğunluk Sünni-Şafiî olan kesimin dikkate alınmaması ve bu inanç gruplarıyla kurulan bağlantılar üzerinden Müslümanların göz ardı edilmesi.
e) Kürd siyasi çevreleri her ne kadar günümüzde katı ideolojik kamplaşmalardan uzaklaşarak millileşen bir çizgi üzerinden yaklaşımlarda bulunsalar da, aslında bu millileşmeyi halkın değerleri üzerine bina etmeyerek belli sembol, şahıs ve şablonlar üzerine bina etmeye yönelme eğilimine girmişlerdir. Dolayısıyla Halkı öne alan bir millileşme anlayışı yerine kişilere endeksli katı ulusalcı bir mantığın esiri haline geldiler.

• Bakur Muhalif Kürd yapılarının hemen hemen tümü Barzani çizgisini benimseyen teoriler sunmalarına rağmen Pratikte Barzani Milli çizgisini sergilemekten ya kaçındılar ya da gerçekten benimsemediler. Çünkü bu çizgi onların toplumun sosyo - kültürel kodları olarak ortaya koydukları ideolojik ve düşünsel bakışlarıyla örtüşmüyordu.
Sonuç Olarak;

• PKK yaklaşımı günümüzde muhalif Kürdler tarafından daha çok aktüel gelişmeler üzerinden yapılan okumalara dayanmaktadır. Ancak daha temelli ve esaslı dayanak ve anlayış üzerinden gerçekleştirilmesi gerekir. Şunu açıkça söylemek gerekir, bugün PKK ne yaparsa yapsın kendisini Kürdistan gerçekliğinden soyutlayacak bir adım dahi atamaz. Örneğin inşa edeceği ne olursa olsun bunu Kürdistan olgusu üzerinden kurgulamak zorundadır. Dolayısıyla değerlendirmelerde bununda göz önünde bulundurulması gerekir.

• Muhalif Kürdler PKK ile yüzleşmek yerine PKK temsilcilerinin ortaya söyledikleri söylemlerini ve düşüncelerini esas alarak değerlendirmelere yönelmektedirler. Oysa daha esaslı değerlendirmeler yapmaları gerekiyor. Örneğin Başur Kürdlerinin bir dönemdeki buna benzer tutumları çeşitli niyet okuma yöntemleriyle rahatlıkla tevil edilmektedir. Hatta buna benzer durumlarda Mam Celal’in açıklamaları düşmana karşı kurnazlık olarak değerlendirilirken, Öcalan’ın açıklamaları ve söylemleri ihanet olarak değerlendirilmektedir.

• Her dava da olduğu gibi Kürd milli davası için de sağlam bir inanç gerekmektedir. Oysa Diaspora Kürdleri yaşadıkları modern hayatın etkisiyle dava açısından gittikçe çözülen eylem ve düşünceler sergilediler. Artık bu dava için bedel verme cesaret ve gücünü kendilerinde bulamamaktadırlar.

• HEREKETA AZADİ yukarıda sıralanan bakışla gördüğü eksik ve yanlış değerlendirmelere düşmemek üzere kendisini konumlandırmaktadır. Azadi Hareketi bağımsız bir yapı olmasına rağmen yaşadığı Kürdistan ve diğer koşullar açısından tek başına olmadığının farkındadır. Dolayısıyla reel koşulları dikkate alan bir perspektif çizerek yoluna devam etmeye çalışmaktadır. Öneri olarak ta Kürdlerin birliğini değil birlikteliğini savunmaktadır. Ki reel olarak yaşadığımız yer Avrupa değildir. Bizler alanda yerel anlamda PKK, AKP, HUDA PAR ve diğer Kürd gruplarıyla, genelde ise Türkler, Araplar, Farslarla yaşamaktayız. Elbette çözüm önerilerimiz içerisinde bunların yer alması da bir zorunluluk taşımaktadır.

• Bizler açısından çözüm süreci (her ne ise) amacına ulaşırsa direk ya da dolaylı olarak Kürdistan Özgürlük davası daha doğal ve daha tabii olan bir seyre oturacaktır. Bunun sonucu olarak ta Kürdistan’ın tüm dinamikleri daha aktif hele gelecek ve konuya dair söz söyleme kabiliyetleri daha da gelişecektir.

• Bizler her durumda olumsuzlanan PKK’yi tamamıyla değiştirip dönüştüremeyeceğimizin farkındayız. Ancak Dünya Konjonktürünün ve güçlerinin bu değişim ve dönüşümü gerçekleştireceğine inanıyoruz. Ancak bunu da Kürdleri özel bir yere oturttukları için değil Ortadoğu’da gerçekleştirmeyi hedefledikleri yapının bunu zorunlu kılmasından kaynaklandığının da farkındayız.
Doğal olarak ta bu süreçte PKK Kürd sorunu açısından Dünya Konjonktürünün belirlediği temsilcilerden biri olacak ve güçlendirilecektir. Ancak tek başına bir aktör olarak yer almasına da müsaade edilmeyeceği aşikârdır. Örneğin Başur Kürdistan’ında da KDP ve YNK güçlerinin yanına artı olarak GORAN Hareketinin güçlendirilmesi buna yönelik bir veri olarak okunmalıdır.
Bu makale toplam: 5088 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:19:00:52
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yusuf Ziya Döger

Yazarın Önceki Yazıları

İsmail Beşikci’nin Sosyolojik Yanılgısı Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler Kürdler ve 24 Haziran Seçimi Neden Demirtaş ama HDP değil? Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 2 Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1 HDP Kongresinin Düşündürdükleri Şeytanın İşbirlikçilerine Ölüm… Kürdler Sosyolojilerine Yenildiler, Asla Düşmanlarına yenilmediler Batı Karşısında Çöküş, Öze Dönüş Çabaları ve Kudüs Meselesi Ruhumuzu Uyandıran Kerküklü Çocuk Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarlarıi Alansal Egemenlik ve Felaket Senaryolarının Yazarları Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları Zihinsel Birlikteliğin Yolu: Güney Kürdistan Referandum Umarız Tarih Tekerrür Etmez Kürdlerin Sömürgecileri Başarılı, Kürdler İse Başarısızdır Kürdler Nereye Koşuyor? Bingöl ve Seçimlerdeki Tututmu - II Bingöl ve Seçimlerdeki Tutumu Kuzey Kürd Siyasetinde 'Vicdan Testi' Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi Kürdler ve Referandum Devşirmelerin İşlevi/fonksiyonu Yakarak Öldürme (Katletme) Mantıksal Şaşılık Kürdler Birlik mi Olmalı, Yoksa Ortaklaşmalı mı? Yönetici Erdemli olmayınca… Kürd Gençliğinin Rol Modeli Dr Süleyman Ermeniler ve Kürdler Neden Kaybetiler? (III) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (II) Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (I) Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II- Kürdistan'da Türk Bayrağıyla Yapılan Yürüyüşler Kürd Toplumsal Dinamiklerinin Çökertilmesi İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi Kürdler Egemenlik Mi Vatandaşlık Mı İstemeli? Türkiye İslamcılığı Neyi Amaçlıyor? Kürd Orta Sınıfının Çökertilmesi Erdemlilik Olmadan Olmaz Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü Türkiye İslamcılığının Riyakârlığı Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır? İslam - İslamcılık İslamcıların Yanılgısı Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm! Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan” Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır - II Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır DAİŞ saldırılarında Şengal'de neler oldu? Şengal'in bilinmeyenleri... Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı 'Federal Sistem' Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi Arayıştaki Kent, Bingöl Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi 7 Haziran’ı Doğru Okumak Kürdistan'da Seçime Kan Sıçratıldı Kürdlerin Egemenlik Anlayışı Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söyler. Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2 Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1- Yokoluşu Engellemek!... İttihatçılığa Teslim Edilen Kürd Yapıları Kürdler Nasıl Eritildi Siyaset ve Düşüncede Etik Temsiliyet Sorunu ve Ortadoğu Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek - II Gedik Onarılmamalı, Bilakis Büyütülmeli Kürdleri Sessizce Sağdan Eritmek Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu Bariyere Dönüşen Öz Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti Kürdistan Hakikatini İnşa Et Harekei / AZADÎ Bakur / Türkiye Kürdistan'ından Peşmerge Geçti Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır. Akil Adamlar Tiyatrosu Yeniden Sahne Aldı Kürdler Saha Eğemenliğine Oynamamalı Kürtlerin ayak bağı / PKK ve Hizbullah gerginliği Eylem Düşünceyi Şekillendirir. Hareketa Azadinin Rotası Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II Hakkâri’de(Cölemerg) Ne Oldu Ki İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN Hatip Dicle Ne Dedi ki… Hamidiye Alayları / Devlet Aklının Zorunlu Yapıları Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı Kürdler “Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir. Birlikteliğe Evet, Ama Nasıl Olacak Evrensel değer mi, İdeolojik körlük mü? Tarihi nasıl okuyalım / Resmi ve yerel tarih Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle... Hamidiye Alayları ve Şeyx Seid Harekatı - II
x