Yahya Munis: Kürt sorunu çözüm projesi için ilk adım; 'Kürt toplum sorunları araştırma merkezi…!' –9

Kürt sorunu çözüm projesi için ilk adım; 'Kürt toplum sorunları araştırma merkezi…!' –9

Türkiye’de gün geçtikçe girift hale gelen ve çözümsüz gibi görünüp Türkiye’deki tüm halkı, özellikle Kürt milletini umutsuzluğa sevk eden, Kürt meselesinin çözümü için, yıllardır üzerinde çalışıp hazırladığımız, realiteye uygun, hayalcilikten uzak, rasyonel bir çözüm projesinin ilk adımını bu gün sizlerle paylaşmak istiyorum. Ve daha bir iki makaleyle bu anlatımın devamı da gelecek İnşallah.

Yahya Munis

09.12.2019, Pts | 22:42

Kürt sorunu çözüm projesi için ilk adım; 'Kürt toplum sorunları araştırma merkezi…!' –9
Makaleyi Paylaş

Tüm Kürtlerin bilmesi gerekir ki, “kurucu liderinin rakip devletin hapishanesinde tutuklu bulunduğu, onu temsilen örgütü yönetmeye çalışan ve örgütün tepesinde bulunan ilk üç şahsın da  (bir nevi) dünya sahibi ve lideri olan Amerikan Birleşik Devletleri (ABD) tarafından başlarına  ödül konulduğu, hemen hemen dünyanın beli başlı devletleri tarafından ”terörist" olarak kabul gördüğü ve üstelik son derece yanlış, dünyanın ve özellikle Kürt halkının toplumsal gerçeklerine aykırı davranış ve uygulamaları nedeniyle, bir nevi Kürdün imhasına ve onun ülkesi olan Kürdistan’ın yıkımına rağmen, 40 yıldır verdiği mücadele ile şu ana kadar Kürt halkına zerre kadar bir kazanım da elde etmediği / sunmadığı PKK gibi bir örgütten, onun siyasetinden bundan sonra da Kürt milletine nasıl bir fayda sağlanabilir acaba?”

Türkiye’de gün geçtikçe girift hale gelen ve çözümsüz gibi görünüp Türkiye’deki tüm halkı, özellikle Kürt milletini umutsuzluğa sevk eden, Kürt meselesinin çözümü için, yıllardır üzerinde çalışıp hazırladığımız, realiteye uygun, hayalcilikten uzak, rasyonel bir çözüm projesinin ilk adımını bu gün sizlerle paylaşmak istiyorum. Ve daha bir iki makaleyle bu anlatımın devamı da gelecek İnşallah.

Yazılarımızı takip eden arkadaşlar, 4–5 aydır "Kürt meselesinin çözümü için yeni bir proje" hazırlığı içerisinde olduğumuzu  biliyorlar. Bu projeyi bir yazı dizisi olarak köşemde yayınlıyorum. Artık bu "proje dizi yazı"nın finaline yaklaşmış bulunmaktayız. Bu finali son 2–3 makaleyle sonlandırıp tüm Türkiye halklarına ve özellikle Kürt milletinin önüne, hiç bir te'vile mahal bırakmayacak derecede somut bir proje olarak önlerine koyacağız İnşallah.

Tıkanıp iflas etmiş, uygulamadaki Kürt siyasetinin önünü açmak, ulusal ve uluslararası medeni dünyanın kabulünü sağlamak için, Kürtler adına acilen yapılması gereken, yeni bir planlamayla, yeni bir Kürt siyasetinin ve temsiliyetinin oluşturmasına gidilmesi gerekir.

Bu proje ile, sözde "Türk–Kürt kardeşliği" ve onun fantezilermiş edebiyatını bir kenara koyarak, gerçeklere dayalı, bir birinden bağımsız iki milletin dostluğunun istendiğini ortaya koyarak;  "Malazgirt savaşıyla Kürtler–Alpaslan, Çaldıran savaşıyla Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ve Türkiye Kurtuluş savaşına ilaveten, yeni bir 4. Türk ve Kürt ittifakının sağlanması” için, alternatifsiz olarak bildiğimiz bir çözüm projesi ile oluşturacağımız yeni temsiyetle Türk–Kürt milletlerinin önüne çıkmak istiyoruz.

Bu projenin olmazsa olmaz üçayağı olacak:

1. Ayak; Biz Kürtler, kendimizi bu iş için hazırlayacağız. Yani (tarihten gelen tecrübe ve uygulamaları ile, tolumdaki bağlılarının çokluğuna istinaden ve müthiş gönüllü niceliğe sahip olmaları nedeniyle, mevcut bu taban üstünde yapılacak bir yapılanmayla) Kürt tasavvufi kanaat önderlerinin (Meşayih /ulema sınıfının) öncülüğünde, Kürt aydınları, aşiret ağaları, soylu aileleri, “Rû–spi” aksakallı- aristokrat-eşraf-kanaat önderlerinden oluşacak, onların halkı motive etmesi ile güçlü ve hem ulusal hem de uluslararası sahada güven verecek bir kadro oluşturulacak.... Olması gereken bu olduğu için bunlarla geniş bir demokratik Kürdistan’i ortak mücadele cephesi oluşturulacak …

2. Ayak; Kürt milletine, hem güven ve umut vermesi için ve gerekli olduğuna da inandığımız için, Güney Kürdistan hükümetini ve özellikle başkan Mesut Barzani'yi bu konuda bilgilendirmek, bu konun gerçekleştirilebilir bir proje olduğuna, bundan başka da çare olmadığına, Kürtlerin bu konuda çaresizlik içerisinde bunaldığına dair ikna etmek, bu projeye güven ve desteklerini sağlamaktır.

3. Ayak; Türk halkını bu projeye ikna edip aktif olarak bu çalışmada yer edinmelerini sağlamaktır. Çünkü "Tilki ne kadar gezip dolanırsa yine son durağı kürkçü dükkanıdır" deyimi gereğince, Kürt meselesinin çözümü de en sonunda yine Türkleri ikna etmekten geçeceğine göre, o zaman en iyisi ilk adımı da onlarla başlamak en iyi yöntem olmalıdır diye düşünüyoruz.

Bu üç ayak sağlam oluşturulduktan sonra artık projenin hayata geçirilmesine çalışacağız.

Peki bu üç ayağı nasıl oluşturacağız?

Bu üç ayağı şöyle oluşturacağız:

İlk yapacağımız iş, Kürtlerden bu işe ehliyetli, Kürt toplumunun fıtrat ve sosyolojik yapısını gözeterek ve buna uygun pozisyonlarda çalışacak kadroyu oluşturmak olacak.

Bu işi, gönüllü niceliğe sahip nitelikli “Meşayih /ulema sınıfının” nezaretinde ve onların niceliğinden yararlanarak, adeta birer toplum mühendisleri olan aydınlarımızın denetim, yönlendirme ve işletmelerinde ki oluşturulacak tabandan başlamamız gerekiyor.

Şöyle bir düşünmeli; Kürt toplumunu bir insana benzetirsek, Kürt toplumunun nitelikli ve nicelikli kesimi olan “Meşayih /ulema sınıfı” ve “aydınları” toplumun başı, nicelik sahibi olan ve artı, tarihten gelen uygulamalarıyla “Kürt toplumun duğal koruma gücü olan Aşiret başkanları” da, “toplumun iş gören elleri” vazifesini görmektedir. Bu projenin yürütme kadroları bu kesimlerden olacak, taban bunlar üzerinde oluşturulacaktır.

Bu yürütmeyi oluşturacak kadronun Kürt milletiyle bütünleşip faaliyetlerini icra etmek, Kürt siyasal ve toplumsal birlikteliğini oluşturmak, bu birliktelik ile Kürt milletini ulusal ve uluslararası sahada / nezdinde temsilliyetini kazanmak ve özellikle Kürtleri kendi kendini idare edip yönetme alışkanlığını edinmek için "Kürt toplum sorunları araştırma merkezi" gibi bir merkez kurulacaktır. Bu merkez, tüm Kürt sosyal katmanlarını hedefleyecek, 14 dalda faaliyet görecektir.

Bunlar;

1– Diyanet ve din işleri merkezi. (Burada tüm Kürt tarikat ve medreselerin birleştirmelerini sağlamak. Kürt alimler ve Meşayihler birliğini oluşturmak.)

2– Siyaset ve strateji planlama merkezi. (Burada Kürt meselesinde, bilimsel ve gelenekselliğin harmanlamasından yeni stratejiler belirlenecek. Konum ve ideolojilerine bakılmaksızın nitelikli, nicelikli ve özellikle liyakatli Kürt aydın ve siyasi şahsiyet ve kurumların azami derecede bu merkezde buluşmaları sağlanacak.)

3– Aşiretler birliği merkezi. (Kürt milletinin niceliğini ve doğal koruma gücü olarak kabul edilen Kürt aşiretlerin ortak bir güce dönüşümleri sağlanacak. Bu tek çatı altında tüm Kürt aşiretlerin bir nevi Federasyonu, belki de konfederasyonu oluşturulacak).

4– Kalkınma ve ekonomiyi geliştirme merkezi. (Merkez, tüm Kürtleri temsilen ulusal ve uluslararası devlet ve finans kurumların yardımıyla geri kalmış, işsizlik nedeniyle bunalım içerisinde kıvranan Kürt bölgelerine finans ve yatırım sağlayacak.)

5– Eğitim ve Kültürel faaliyetler merkezi. (Fakir öğrencilere sahip çıkmak, onlara burs sağlamak, Kürt dili ve edebiyatı üzerinde çalışmak. Kürtçenin eskide olduğu gibi Kürt halkı arasında konuşur hale getirmek.)

6– Sosyal yardımlaşma ve halkla ilişkiler merkezi. (Zenginlerden yoksul ve kimsesizlere yardım sağlamak. Hz. Muhammed (sav) zamanında olduğu gibi, kurulacak bir mekanizmayla Zekatın bir merkezde toplanıp buradan dağıtımını sağlamak. Herkesin sorunlarına çare bulmaya çalışmak. Yani kimsesizlerin kimsesi olmak.

7– Basın-Yayın ve propaganda merkezi. (40 yıldır, müthiş propaganda bombardımanı altında olan, en kıymetli varlığı olan iradesini bile elinden alınan, aptallaştırılıp sorgulama ve itiraz kabiliyetini yitiren Kürt halkının köreltilmiş zihnine adeta format atmak, yeniden sorgulayan ve gördüğü yanlışlara itiraz edebilen medeni bir kişiliğe sahip olmasını sağlamak.)

8– İşveren ve İş adamları merkezi. ( Merkez, konum ve ilişki gücünü kullanarak, Ulusal ve uluslararası destek sağlayıp, Kürt bölgelerine yatırım yapmalarını ve İş bulma imkanlarını sağlamak. Esnaf ve iş dünyasını bu merkeze kanalize etmekle, Kürt burjuvazisinin oluşması sağlanacak ve var olanı güçlendirecek.)

9– İş ve İşçi merkezi. (Mevcut çalışanların haklarını savunmak, işsizler için iş bulmak.)

10– Gençlik ve spor merkezi. (Her konuda gençlere sahip çıkmak, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, gelişmelerine imkan sağlamak, önlerini açmak, milli şuuru aşılayıp birlikteliklerini sağlamak.)

11– Kadın ve aile merkezi. (En önemli konuların başında gelen Kürt aile geleneklerini korumayı sağlamak. Kürt tarihinden gelen örf ve adetleri üzerinde Kürt milletinin baş tacı olan kadınlarımızı ahlaken eğitmek). 

12– Sağlık merkezi. (Sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir nesil oluşturmak için doktorlarımız vasıtasıyla insanlarımızı eğitmek, bu konuda yardım etmek.)

13– Hukuk merkezi. (Ulusal ve uluslararası bazda Kürt ve Kürtlük davasında sınırsız yardım etmek, yoksul sanık ve mağdurlara ücretsiz avukat hizmeti vermek ve haklarını savunmak.)

14– Dış ilişkiler ve diplomasi merkezi. (Hem yurt içinde hem yurt dışında Kürt davasını anlatmak, bu konuda dünyanın beli başlı güç sahibi notalarda lubi oluşturmak, Kürtlere müttefik ve dostların sayısını artırmak, haklı davasına dünyaca kabulünü sağlamak.)

Kürt toplumunun her türlü sorunların araştırmak, çözüm için çare bulmak, kendi kendini yönetip idare etmek tecrübesini kazandırmak, her konuda, her yönüyle Kürt toplumunun başvurabileceği ve ihtiyaçlarının karşılanacağından emin olacak bu merkezlerin her biri, kendi örgütlemesini kendi aralarında demokratik usullerine göre yapar. Bu örgütleme ve toplumsal birliği oluştururken, kesinlikle, hiç bir surette, hiç bir kimseye ve topluma Kürt milli şuur ve birliğinin dışında başta ön yargı olmak üzere, her hangi bir ideolojiyi empoze etmez, dayatmada bulunmaz, bu çalışmalar esnasında bu konuda faaliyetlerde de bulunmaz.

Yukarıdaki 14 birim başkanları kendi merkezlerinden sorumlu oldukları gibi, ayni zamanda genel merkezin yönetim kurulunun doğal üyeleri de sayılacak ve genel merkezde de yer alacaklardır.

Türk halkıyla diyalog sağlamak ayağına gelince, bu ayak projemizin başarıya ulaşmasının en önemli ayaklardan biridir.

Peki bunu nasıl sağlamayı düşünüyoruz?

Her şeyden önce, bu çalışmamızda sağlıklı bir neticenin alınması için, Türk halkının Kürt halkına nasıl baktığına, ne gibi önyargılara sahip olduklarına ve buna mukabil, Kürt halkının da Türk halkına nasıl baktığına bakmamız gerekir.

Türklerle Kürtler arasında iki temel güvensizlik konusu–endişe noktası bulunmaktadır.

1– Türklerde ülke bölünür endişesi sorunu vardır.

2– Kürtlerde ise, Türklere güvenmeme sorunu ile beraber onları “vefasızlıkla suçlamaktadırlar.” Hatta bu konuda Kürt halkı arasında birçok "Derb-ı Mesel" (atasözü) bile oluşmuş. Örneğin; "Bextê Rumê tine." (Ruma – yani Türke güven olmaz.)

"Nanê Tirka ser çoka wane." (Türkün ekmeği dizin üstündedir.) Yani, Türk’e verdiğin ekmek dizinin üstünde olduğu müddetçe sana dosttur. Ekmek bitti mi dostluğu da biter. Kürdün, halk olarak Türk'e bakış açısı net olarak budur.   

Türkler ülkemiz bölünecek diye korkuyorlar" konusuna gelince, Türkler kendilerini ülkenin sahibi olarak görüyorlar. Bırakın Kürtlerin kendilerini bu ülkenin sahibi veya ortağı olarak görmeleri, Türkler, kendilerini "ülkelerini bölecek düşman" olarak gördükleri kanaati ezici çoğunlukla hakimdir. Çünkü “ülke bölünür” kaygısının Türklerde olduğu kadar Kürtlerin çoğunda gözlemlenemiyor. Onlarda “Türkiye Türklerindir” algısı hâkim. Eğer A den Z'ye kadar her şey Türk ve Türkün ise, bırakın Kürdün bu devlete asli unsur olup ortak olmasını, bir insan olarak doğuştan sahip olduğu en insani ve İslami haklardan bile mahrum bırakılıyorsa, bu ülkede Kürdün esamesi bile okunmuyorsa, Kürt o ülkeye nasıl sahip çıkacak, veya sahip çıkması kendisinden nasıl istenecek? Bunu istemek akıl karı mıdır?

Eğer ülke benim değilse, neden bekçiliğini yapayım veya bölünmesinden endişeleneyim” zihniyetine sahip Kürt kitlenin oranı tahmin edilenden çok daha fazladır. 

Bir an önce ve acilen Türklerin yapmaları gereken, Kürtlerin de gönüllü olarak ve içinden gelerek kendilerini bu ülkenin sahibi olduklarını hissetmelerine yardımcı olmalarını sağlamaktır. Sağlamalı ki, "ülke bölünür mü diye onlarda kaygılansınlar." İşte Türk halkına bunu anlatıp ikna etmek bize düşüyor ve Allah'ın izniyle yapacağız.

Her iki halk arasında (adeta genlerine işletilerek) güvenin oluşması için, burada her iki kesimin dini ve tasavvufi önderleri olan “alimler ve Meşayihlerin” ittifakların sağlanması hayati derecede önemlidir. İlk adım bununla başlatılmalı. Bundan sonra her iki kesimin dini önderlerin katılım ve katkıları ile bu konuda yoğunlaştırılmış bir irşat çalışması başlatılmalı. Bunların kontrolünde Kürt ve Türk halkının psikolojisi ve Türk–Kürt halkının sokağının sosyolojisine hâkim, toplumun dini ve toplumsal değerlerine sadakat ve saygıyı içselleştirmiş kişilerin öncülüğünde yapılacak olan, bir yönü ile irşat, bir yönü ile de sosyal, siyasal ve manevi rehabilitasyonla bu toplumu birleştirip düzlüğe çıkarmak mümkündür. Ancak bu çalışmayla her iki toplum bu ittifaka hazırlanabilir…

Allah nasip ederse devam edeceğiz.


İrtibat ve yorumlar için: [email protected]

Bu makale toplam: 9722 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:29:07
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yahya Munis

Yazarın Önceki Yazıları

Şivan üzerinden yeni proje mi? Kürtlere karşı Tarih tekerrür mü ediyor? Kürt devleti kurulum sürecine girerken, Kürtler ne yapmalı? –10– Roboski ile Taksim arasındaki hat Gezi-Taksim olaylarına farklı bir bakış Dünya Kürtlere borçlarını ödemek istiyor, fakat…? - 8 ABD'nin Kürt-sel dönüşüm projesi Yeni bir Kürdistan bölgesi için ilk adım! Kürdistan'da yumuşak gücün oluşması – 7 Tarikat ve Medreselerin Kürt Toplumundaki Konumu - 6 PKK ile Nereye Kadar–5 PKK’nin devreye sokulması - 4 Kürt halkının sosyolojik yapısı ve PKK’nin Kürt halkı arasında taban bulması -3 Kürtler ile Türklerin tarihten gelen ilişkileri ve Kürt sorunun oluşması - (2) Kürt meselesinin çözümünde Tarikat, Medrese ve Ulamaların rolü! Faşist ruhlu Türklerle asla...!!! Erdoğan'ın hırsı Bahçeli'nin tuzağı Ziya Gökalp'ın büyük çilesi KÜRTLER ve Türklere kurmuş olduğu tuzak! -2 Türk milliyetçiliği, Türk'e kurulmuş bir tuzak mı? -1 Yenidünya düzeninde Kürtlerin rolü ve önemi ABD'nin Kürt politikası ve Kürtlerin geleceği ABD'nin PKK'nin Başına Ödül Koymasının Anlamı ? Ahmet Ağırakça hocanın tahrifat olayı! İsmen ve Cismen Kürtleri bitirmeye çalışmak! Erdoğan'ı tekrardan seçtiren faktörler SURUÇ olayı yeni bir ROBOSKİ'dir! Hizbullah'a açık mesajımdır - 2 PKK ve Kemalistlerin Kıskacında ki Kürt siyaseti Hizbullah, HUDA-PAR ve HDP Ak Parti'nin Kürdistan vedası! Filistin Kürtlerin nesi oluyor? HDP'ye Kemalistler tarafından kayyum atanırken! Kürdistan referandumuna karşı çıkarak, Aslında neye onay verdiğinizin farkındamısınız? (Allah katında) Sn. Erdoğan için geri sayım başlarken! (2) Ak Parti’nin kaderi ve Kürtlerin geleceği! (1) Kürtleri kurban olmaya zorlamak!
x