Oktay Yıldız: Sözün bittiği yerde miyiz?

Sözün bittiği yerde miyiz?

Bundan sonraki tüm yayınlar ve açıklamalar bu göz altıları meşrulaştırma yönünde olacaktır.

Oktay Yıldız

05.11.2016, Cts | 16:50

Sözün bittiği yerde miyiz?
Makaleyi Paylaş

     Sonunda Demirtaş’ın isminin önündeki kutucuğu neden yeşil renkle boyadıklarını, onun evinin kapısına devlet dayandığı an anlamış oldum. Biraz geç olmuştu ama, varsın olsun anlamıştım ya ona bakmak gerekir.

       Ta 8. Yüzyıldan bu yana Türkler “akıl” kavramıyla “kurnazlık” kavramının berrak tanımlamaları üstünde hemen hiç düşünmemişlerdir. Zaten buna gerek yoktur. Tarihte Kan, sürgün, vahşet ve katliam dışında hiçbir şey icat etmemiş olmalarının bir nedeni de budur sanırım.

    Akıl, hem doğadaki tutarlığı gözler, hemde doğa verilerini kendi yaşamını daha kolaylaştırıp, daha güzelleştirmede kullanır.Ama bunlar yıkıp yakmada kullanır hep bunu.

    Kurnazlık ise, öz gerçeği saklayıp, kendi işine geleni en temel gerçekmiş gibi sunmaktır karşısındakine. Bir çeşit dolandırıcılıktır yani. İşte bu yaptıkları…

Türkler, özellikle toplum yönetimlerinde aklın tutarlığı yerine, kaba kuvvete dayalı kurnazlıkları yeğlemişlerdir genellikle. Ve bundandır ki çok şeyler yitirmişlerdir, hala da yitirmekteler.  Ayrıca akıl, “açıklayıcı” olduğu için özgürlükçüdür.

       Kurnazlık ise “saklayıcı” olduğu için baskıcıdır.

      Bu tutuklama kararları çok önceleri verilmiştir. Sadece ortamı ve zamanı beklenmiştir.  Artık çok açık ve net olan bir şey var: Erdoğan, uluslararsı kurallara göre değil, çok daha kanlı ve soykırımcı bir zihniyetle savaşı tırmandırmanın fitilini ateşledi. Bu tutuklamalarla deklaresini yaptığı bu savaşta her şey mübahtır artık.

    Nereden inceyse oradan kopsun mantığı ile Kürt halkına karşı imha savaşını dayatmış bulunuyor.  

Bizim coğrafyamızdaki devletler zorba oldukları kadar, kural tanımazdırlar. Bildikleri tek dil ölüm ve sürgündür. Bu coğrafyada gücün kadar varsın kan içtiğin kadar konuşursun kuralı geçerlidir. Ok yaydan çıkmasın bir kere…

Tüm diğer partiler Kürt halkına karşı ittifak yapmışlardır. Bu savaşın fitilini yalnızca Erdoğan ateşlememiştir. CHP, MHP ve Vatan Partisi birlikte benzini döküp kipriti ateşlemişlerdir. Erdoğan sadece hepsinin açık yüzüdür. Bu partilerin tümü, Kürtlerin eşit statüye sahip olmasını istemiyorlar. Tek millet,tek devlet ve tek bayrak da aynı defi çalmaktalar.

   CHP’nin muhalefet yapmasını beklemek, abdestsiz hoca önderliğinde yağmur duasına çıkan mürit topluluğun yaptığı dualardan medet umup yağmurun yağacanğına inanmakla eş değerdedir. CHP’nin resmi görüşü, demokratik ittifak çağrısı yapan Demirtaş’a Selin Böke’nin verdiği cevaptır. CHP için Kürtler ve HDP, en az AKP için olduğu kadar, CHP içinde bir büyük tehlikedir. 

    Bu realite üzerinde bakıldığında, AKP, CHP, MHP ile Vatan Partisi’nin Kürtlerin inkarında uzlaşmış, bu uğurda şiddet dahil her yola başvurmayı mübah gören bir ittifak ile karşı karşıyayız uzun zamandan beri. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan ve Bahçeli’nin ezop diliyle konuşan versiyonudur. HDP ile demokratik ittifakı ısrarla red eden CHP, devletin bekası uğruna, Erdoğanla derin bir işbirliğine girmiştir. İşte o meşhur Yenikapı ruhu tam da budur. Unutmayalım ki Yenikapı’ya Kılıçdaroğlu koşarak gitmişti.  

      Erdoğan Suriye ve Irak’ın içinde bulunduğu durumun elinde büyük bir koz olduğunu ve DAİŞ’in ve diğer kendisine yakın gruplarında Kürtler karşısında elini güçlendirdiğine inanıyor. Bu ara Kuzey Kürdistan ve Rojevayı ayıran sınırı kürtlerden arındırmak için talimatlar vermiştir. Yakıp yıktığı şehirlere, Arapları yerleştirerek nufusu değiştirmek istiyor. Bunun içinde TOKİ önümüzdeki aylarda Araplara verilmek üzere bina dikmeye başlıyacak. 

   Kürtlerin Türkiye’nin Batısı’nda yaşayanlardan bir tepki beklemesi ve kendilerine yapılan vahşetleri görmelerini ve vicdani refleksler göstermesini beklemesi bir hayalın ötesine geçmiyor ve geçmiyecek… 

    Erdoğan, Kürt halkını kimliksizleştirilmek, ehlileştirilmek istiyor. Alevi kimliğini asimile ettikleri gibi, Ermenileri bu topraklardan söküp attıkları gibi, 6-7 Eylülde Yunanların mal ve canlarına saldırarak hepsini toz duman içinde kaçırttığı gibi,Kürtlerede boyun eğdireceğine Erdoğan’in ne hikmetse inancı tam. Geçmişte atalarım yaptı başardı,bende yaparım havasında… 

    Erdoğan’ın Devlet Bahçeli ile görüştüğü günün bir önceki günü HDP ye yapılacak operasyonun detaylarını anlatıp olurunu almıştır. Ve en önemlisi, Başkanlık konusunda da hem fikirlilik sağlanmıştır. Şeytana avukatlık yapan gazeteciler Erdoğan’ın MHP liderine Başkanlık sistemine geçildiğinde, önemli bir makam teklifinde bulunduğunu ve Bahçelinin de hele o gün gelsin dediğini belirtiyorlar.

AKP'nin Kürtler ve demokrasi güçlerine yönelik bu saldırısı, öngördüğü sistemi kurma önündeki engelleri kaldırma saldırısıdır. Bu nedenle bu saldırıları arttırarak sürdürecektir.

    Bu saldırılar bir merkezden yürütülmektedir. Tüm basının bir ağızdan milletvekillerinin gözaltına alınmasını “HDP'ye yönelik terör operasyonu” olarak vermesi bunun sonucudur. Bu gözaltılar sonrası hangi manşetlerin atılacağı da, Kürtlere karşı pisikolojik savaşın nasıl yürütülecegi de çok önceden belirlenmiştir.

     Bundan sonraki tüm yayınlar ve açıklamalar bu göz altıları meşrulaştırma yönünde olacaktır. AKP, MHP,Vatan Partisi ve CHP nin kurduğu bu ittifakla Kürtlerin yanında sol,sosyalist  kesimleri de ezme politikasını daha da tırmandırarak sürdüreceklerdir. Artık sözün bittiği yerdeyiz.

Bu makale toplam: 13916 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:57:05
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yazarın Önceki Yazıları

İyimser olunacak hiçbir şey kalmamış … Darbe gecesi pazarlığı... Şırnak’da bu fotoğraf karelerini çizenler… Büyük Amaçlar Uğruna Ölmek… Musul Operasyonu ve PKK Paşam: Kış tatbikatını Kandil'de yapalım HDP'li vekillerin renk kodları Devletin PKK ile Rafineri Pazarlığı II. Cezayir anlaşması ve Ergenekon'un dönüşü Ankara Kuzey Suriye söylemine hazırlanıyor Uluslararası Koalisyonda PKK’de var CHP ve Babayiğitlik… Bir Kulüp ve Bir Halk Nasıl Diktatör Olunur? Savaşlarda Önce Gerçekler Öldürülüyor Oslo'dan Paris'e - II - (Son terörist kim?) Oslo'dan Paris'e - 1 Kim bu Reza ‘BEY’ Sevgili Yaşar Abi Göçmenler Kürt illerine yerleştirilecek İşte TAK Gerçeği! Vietnam’da Savaşmayı Reddettiler… Amed Spor, FC Barcelona ve Bilbao ‘Vur Kurtul, Sür Kurtul’ uygarlığı… Kalemin Vicdanı, Kürdün ateşinde… Çöktürme Planı Gazetecilik… Gerçekten haberiniz varmı? Düşmanını hem ağlatan, hemde göbek attıran Komutan: Delil Doğan Uğurlar Olsun Yüreklerin Elçi'si Yürekler param parça… ‘Terbiye’ ederek masaya oturtmak Silvan da bizim Guernica’mız Kaçıncı dünya savaşındayız… Nerede Hata Yapılıyor-2 PKK değişmek ve yeni kararlar almak zorundadır Savaş akıllarını, onlar kendilerini vuruyor… Bark (Yüklenmek) Suriye’de Türkiye masa dışı kaldı Dersim'de ne oldu? Beren Saat’in suçu ne…? Kefenli liderin kefenli askeri olmak Yalan ve Savaş Kırılan Umutlar ve Yıkılan Hayaller Örgütü zor günler bekliyor Ateşkesler bitti: FARC’tan Farkımız olmalı... Ve MIT TIR’ları duble yollara çıktı…. IŞİD Kobane’ye nerden sokuldu….. Biz aydınlar ve Barış MIT TIR’larının hikayesi HDP’ye Bombalı saldırılar….. Katırları da vurdular Ağrı Operasyonunun Planlayıcısı Efkan Ala Türk Liderleri neden Cahil oluyorlar... Bizde de Reha Muhtarlar olmalı mı? Dörtyüz dediysek dörtyüz …… Kendi yalanına inanmak Asker için çözüm süreci bitmiştir… Hükümet HDP’ye büyük bir tuzak kurma hazırlığında Bu Newroz Yalçın Akdoğan Mesaj verecek Barışı ip üzerinde cambazlık sanıyorlar... Fidan neden U dönüşü yaptı? Nutuk Provası Öcalan’ın Mektupları… Mihail Timofeyeviç 'Yoldaş'ın Yarım Kalmış Sevdası Aydınlık Yol ve PKK Meğer Ne Belalar Sarmışım Başımıza - II Hoca'nın Elleri de Elma Toplamıyor… Meğer Ne Belalar Sarmışım Başımıza - I Kobanê Hainlik Mucizeler hep devam ediyor..... Savaş iyidir, hem itibarımızı arttırır hem de tanıtımımızı yaptırır
x