Oktay Yıldız: Silvan da bizim Guernica’mız

Silvan da bizim Guernica’mız

Katıldığı bir sergide Alman bir general Picasso’ya yaklaşır ve sorar, ''Bu tabloyu siz mi yaptınız'' Picasso’da, ''Hayır, siz yaptınız'' der. Yıl: 1937,Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş...Yıl: 2015, Yer: Kürdistan AKP hükumeti başta ve kanlı bir iç savaş…

Oktay Yıldız

16.11.2015, Pts | 00:15

Silvan da bizim Guernica’mız
Makaleyi Paylaş

Guernica İspanya’da küçük bir kasabadır. Silvan Kürdistan’da küçük bir ilçe ve ikisinin kaderleri de aynı. Franco, Bask ülkesinde direniş kalesi haline gelen bu küçük kasabayı yok ederek karşıtlarına korkuyu ve ne denli gadar yöntemlere başvuracağını hissettirmek için, Nazi ve faşist İtalyan kuvvetlerinin yeni uçaklarını Guernica üzerinde test etmesi için izin vermiş ve bombardıman başlamıştı... Bombardıman sonrası kasabada büyük bir katliam yaşanmış, o güne kadar görülmemiş şiddette olan bombalamalar Guernica'yı yerle bir etmişti.

AKP hükümeti ise, 7 haziran başarısızlığını ve 1 kasımda alamadığı 400 vekilinin faturasını genelde Kürdistan’ın diğer il ve ilçelerine, özelde ise Silvan’a faturayı kesti. Her ne kadar Silvanda Hitler ve Musuloni’nin uçakları olmasada, yerli ve milli helikopterler, tanklar, özel timler, IŞİD devşirmeleri ve itirafçılarının epeydir dinlemeye aldıkları güçlerini deniyorlar.

O dönemde Bask Hükümeti'nden yapılan açıklamaya göre ölü sayısı en az 1654, yaralı sayısı ise 889'du. 7 Haziran ve 1 Kasım arasındaki süreçte Kürdistandaki bilanço ise, 652 olarak İHD açıkladı.

Guernica bombalanması'nın çoğunluğunu Alman hava kuvvetleri üstlenirken, İtalyan hava kuvvetlerinin de yardımı olmuş ve kasaba üç gün boyunca atılan bombalar sonucu yanmıştır. Beş bin nüfusa sahip Guernica'da 1654 kişinin öldüğü ve çok sayıda sivilin yaralandığı kayıtlara geçmiştir.

26 Nisan 1937'de gerçekleşen Guernica bombalaması'nın haberi kısa sürede Paris'e ulaşmış ve Paris'te yaşayan Picasso da ülkesindeki bu olayı gazeteden öğrenmiştir.

Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı. Bizde ise hem bazı Kürt ‘aydınları’ hemde Türk ‘aydınları’ Picasso ‘nun bu tavrından hayli uzak oldukları görülüyor ne yazık ki.

Picasso kendi memleketi Malaga’dan yüzlerce kilometre uzaktaki Guernica’da yaşananları bir şekilde ifadeye etmenin hazırlığına girişti. Bu vahşeti bir şekilde anlatmalıydı. Savaşın yıkıcılığını, yaşanan katliamı, bombaların yaktığı ateşte yanan insanlığı. Bizde ise bırakın bir şekilde anlatmayı, devletin meşru müdafa hakkı olarak algılayanların sayısı hayli kabarıktır. Ve Picasso bunun için Balzac’ın öyküsünün de geçtiği Rue de Grands Augustins’de kiraladığı atölyede mayıs ayında kolları sıvayarak, Guernica’yı beyaz yerine siyah ve gri tonlarla çizmeye koyuldu. Çünkü, Guernica artık solgunlasmış ve öldürulmüştü. Geriye savaşın siyahlığı ve küllerin rengi kalmıştı.

Silvan’da sokağa çıkma yasağı günlerce sürerken; tank, helikopter gibi savaşa özgü araçlar eşliğinde kent teslim alınmaya çalışılıyor.

Bu uygulama, bizzat Türk hukuk sisteminde bile yeri olmadığı bir yana, Anayasanın 90. Maddesi ile bağlı oldukları uluslararası hukukun alenen çiğnenmesi anlamına geliyor.

Hele ki Erdoğan’ın, 2011 yılında Suriye’den söz ederken, “kendi halkına karşı namlu doğrultanlar meşru değildir” her ne kadar Kürt halkı Erdoğan’ın halkı olmasada hala Milli Misak sınırları içinde kaldığı düşünürülse, bu ifadesi de anımsanırsa, son aylarda yaşananlar, vahim bir dönüşüme işaret ediyor.

Son iki seçimdir % 88 oy tercihiyle siyasal taleplerini açıkça dillendiren Silvan’ı, Guernica’den farksız bir konuma sokanların başka ülkelerdeki iç savaşlarda taraf olduklarını da göz önünde bulundurursak ve şehirleri bombalayan Esat diktatörlüğünden rahatsızlığı da dile getirmeleri oldukça trajik komik bir durum karşısında olduğumuzu görüyoruz.

Guernica nasıl haritada silinmek istendiyse, Silvan’ın özellikle 3 mahallesinin haritadan silineceğini söyleyen devlet yetkililerinin temsil ettiği bir devlet anlayışını, ne yazık ki Franco’nun iç savaşta İspanya halkının karşısındaki duruşuna denk düşüyor.

Picasso'nun tablosu ve Silvan’ın görünümü aynı kareyi yansıtıyor.

Paris'te sürgünde bulunan İspanyol Cumhuriyetçi Hükümeti, Paris Dünya Fuarı'nda sergilenmek üzere Picasso'ya bir tablo sipariş etmişti. Bu daveti kabul eden ressam, bombardıman gerçekleşene kadar, çizeceği resme ilişkin ilham bulamamıştı. Tablo 1937 Dünya Fuarı'ndaki Cumhuriyetçi İspanya pavyonunda sergilendi. İspanya'nın demokrasiye yeniden dönüşü sırasında bu tablo, Bask milliyetçiliğinin sembollerinden biri haline geldi. Bugün Madrid'deki Reina Sofía Müzesi'nde sergilenen tablonun bir kopyası, New York'taki Birleşmiş Milletler binasının bir duvarında, Güvenlik Konseyi salonunun girişinde asılıdır. Tablonun kopyası buraya, savaşın korkunçluğunu anımsatması için asılmıştır.

Guernica taplosu, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.

Yağlı boyayla yapılmasına rağmen siyah, beyaz ve gri renkleri barındıran Guernica, gazete fotoğraflarına benzer bir hava yakalamış ve savaşın sebep olduğu cansızlığı vermiştir.

Guernica Bombardımanı (26 Nisan 1937), İspanya İç Savaşı sırasında Bask şehri Guernica'ya yapılan, geniş çaplı yıkıma ve pek çok sivilin ölümüne sebep olan hava saldırısıdır. Alman Luftwaffe kuvvetlerine bağlı "Condor Legion'a (Kondor Lejyonu)" ve faşist İtalyan yönetimine ait "Aviazione Legionaria'ya (Lejyoner Hava Kuvvetleri)" ait uçakların gerçekleştirdiği saldırının askeri adı Operation Rügen'dir.

Peki bizde de bir Picasso çıkıp ikinci bir Guernica olan Silvan’ı tuala resmederse dünya Picasso’nun ki kadar ilgi duyarmı acaba diye merak içindeyim. Ve biz Kürtlerin sorununu devlet bu ülizyon çizgisi üzerinden çözmesi mümkün mü?

Peki mümkün olmadığının bu politikayı sürdürenlerce bilinmediği düşünülebilir mi?

Unutulmamalıdır ki Kürtler, içeride de dışarıda da artık eski Kürtler değil.

Yıllardır ortaya koydukları direnç coğrafyamızda karşı durulamaz tek halk olduklarını gerek Güneyde ve Kuzeydeki direnişle, gereksede Rojava’da sağladıkları başarı alanında ortaya koydukları modelle, artık Ortadoğu’nun İslamcı ve BAAS’çı olmayan, çoğulcu, laik, demokratik ve sosyal hukuk koşullarında çok dilliliğin, çok dinliliğin, laik ve demokratik bir toplumun pekâlâ mümkün olduğunu gösteren bir düzeyi temsil ediyorlar. Bu sayede hem uluslararası bir saygınlığa hem de Güney Kürdistan ile birlikte devlet düzeyine yükselebilmenin özgüvenine sahipler.

Silvan’ın kaderini paylaşan Guernica öğle saatlerinde, Kondor Lejyonu'nun Junkers Ju 52 uçakları Guerriciaz (Gerrikaraiz) civarında bir göreve gitmişlerdi. Uçaklar bu görevden dönüp yeniden silahlandırıldılar ve Guernica saldırısını tamamlamak üzere yola çıktılar. Görevlerini kuzeyden güneye doğru, Biskay Körfezi'den Urdaibai Halici boyunca ilerleyerek gerçekleştireceklerdi. Birinci ve ikinci uçak grubu yaklaşık 16:30'da havalandı. Üçüncü grup ise birkaç dakika sonra Burgos'tan kalktı. Uçaklara, Vitoria'dan kalkan Fiat savaş uçakları ile Kutzow Bölüğü'ne ait Messerschmitt Bf 109B'ler eşlik ediyordu.

18:30 ile 18:45 arasında, aynı hizada uçarak 150 metrelik bir bombalama cephesi oluşturan üçer Ju 52 uçağıdan oluşan üç uçak grubu şehre saldırdı. Yaklaşık on beş dakika süren bu akın sırasında Bf 109B'ler ve Heinkel He 51, şehrin çıkış yollarını vurmaya devam etti ve bu yüzden sivil can kayıpları arttı.

Silvan da boğazımıza basıp nefesimizi kesmeye çalışan devlet, uygulana gelen tüm baskılara, inkâra ve asimilasyona rağmen biz her dönemde kendilerimizi yeniden yaratıp kurumlaştırarak, bölgeye ilişkin kimsenin görmezden gelemeyeceği bir güç haline geliyoruz.

Kürtlerin kendi küllerinden doğuşu bölge mitolojisi Anka Kuşu’nun çağdaş bir örneğini ortaya koyduklarını söylemek, gerçeği teslim etmek gerekir.

Peki ama bu gerçekliğe rağmen baskı politikasındaki ısrar niye?

Bunun için Kürt halkının büyük çoğunluğunun kendi legal alandaki partisini seçmekteki kararlılığı, en politik ilçesinin cezalandırılması yoluyla kırılmaya çalışılıyor. Sanki karşımızda kriminal bir sorun varmış gibi Kürtlerin siyasal taleplerinin üzerine çekiçle gidilmeye çalışılıyor. Franko diktatörlüğüne karşı Bask bölgesinin direnişi de Guernica faciasını yaratmıştı. Ancak bu facia İspanya’nın değil, Franco’nun sonunu getirmişti.

Bu noktada devletin kavrayamadığı bir şey de, bugünün Kürtlerinin kaybedecek bir şeylerinin olmadığı gerçeğidir. Dolayısıyla Kürtleri vurarak yola getirme politikasının bağımsızlıkçı arayışlarını bilemekten ve onları kendi içlerinde birleştirmekten başka işe yaramayacağı gün gibi ortada. Bir Kürt resamı Cizre’nin resmini yapsa ve bir sergide gösterime koysa ve Başbakan Davutoğlu da konuklar arasında olsa ve tam resimin karşısına gelip ressama dese ki ‘bu yıkılmış şehirde meydanın ortasında kalan büst niye’ Resam sayın Başbakan yıkılan şehiri tanklarınızın attığı toplarla bu hale getirildi, ortada duran büst ise ‘Ata’nızın büstü neden topun isabet etmediğini bizde uzun süredir düşünüyoruz dese...

Silvandaki görüntüler memleketinin her yerine ulaştıkça, bu şiddetin etkisi geçince, AKP’ye oy veren Kürtler, oy verdikleri AKP’nin, Kürt sorununu çözmek gibi bir niyeti olmadığını görecekler. Kısacası akıntıya karşı kürek çekiliyor ve bu işin sonu yok. Kürt halkının uyanışı ve sınır aşan örgütlülük ve meşruiyet düzeyi, Türklüğün üstüne İslamcılık ekleyerek onunla Kürtleri dizginleyebilmesi mümkün değil.  

Guernica'daki yıkıma ilişkin ilk İngilizce haberler, saldırıdan iki gün sonra çıktı. The Times için çalışan ve İspanyol İç Savaşı'na dair haberleri ülke içinden bildiren George Steer, Guernica'daki tüm olayları yazan ilk muhabir oldu. Steer'in haberi, olaydan sonra yapılmışbir röportaj havasındaydı ve olayda Almanlar'ın rolü olduğunu açıkça belirtiyordu. Bu gün George Steer ismi çok sayıda cadde ve sokağa verilmiş.

Kısacası İspanyolların bir Guernica’sı var bizde nice Silvanlar, Cizreler olacak ve tarih zamanı geldiğinde bunları Türk devletinin önüne utanç taploları olarak koyacaktır.

Bu makale toplam: 9493 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:10:37:53
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yazarın Önceki Yazıları

İyimser olunacak hiçbir şey kalmamış … Darbe gecesi pazarlığı... Şırnak’da bu fotoğraf karelerini çizenler… Sözün bittiği yerde miyiz? Büyük Amaçlar Uğruna Ölmek… Musul Operasyonu ve PKK Paşam: Kış tatbikatını Kandil'de yapalım HDP'li vekillerin renk kodları Devletin PKK ile Rafineri Pazarlığı II. Cezayir anlaşması ve Ergenekon'un dönüşü Ankara Kuzey Suriye söylemine hazırlanıyor Uluslararası Koalisyonda PKK’de var CHP ve Babayiğitlik… Bir Kulüp ve Bir Halk Nasıl Diktatör Olunur? Savaşlarda Önce Gerçekler Öldürülüyor Oslo'dan Paris'e - II - (Son terörist kim?) Oslo'dan Paris'e - 1 Kim bu Reza ‘BEY’ Sevgili Yaşar Abi Göçmenler Kürt illerine yerleştirilecek İşte TAK Gerçeği! Vietnam’da Savaşmayı Reddettiler… Amed Spor, FC Barcelona ve Bilbao ‘Vur Kurtul, Sür Kurtul’ uygarlığı… Kalemin Vicdanı, Kürdün ateşinde… Çöktürme Planı Gazetecilik… Gerçekten haberiniz varmı? Düşmanını hem ağlatan, hemde göbek attıran Komutan: Delil Doğan Uğurlar Olsun Yüreklerin Elçi'si Yürekler param parça… ‘Terbiye’ ederek masaya oturtmak Kaçıncı dünya savaşındayız… Nerede Hata Yapılıyor-2 PKK değişmek ve yeni kararlar almak zorundadır Savaş akıllarını, onlar kendilerini vuruyor… Bark (Yüklenmek) Suriye’de Türkiye masa dışı kaldı Dersim'de ne oldu? Beren Saat’in suçu ne…? Kefenli liderin kefenli askeri olmak Yalan ve Savaş Kırılan Umutlar ve Yıkılan Hayaller Örgütü zor günler bekliyor Ateşkesler bitti: FARC’tan Farkımız olmalı... Ve MIT TIR’ları duble yollara çıktı…. IŞİD Kobane’ye nerden sokuldu….. Biz aydınlar ve Barış MIT TIR’larının hikayesi HDP’ye Bombalı saldırılar….. Katırları da vurdular Ağrı Operasyonunun Planlayıcısı Efkan Ala Türk Liderleri neden Cahil oluyorlar... Bizde de Reha Muhtarlar olmalı mı? Dörtyüz dediysek dörtyüz …… Kendi yalanına inanmak Asker için çözüm süreci bitmiştir… Hükümet HDP’ye büyük bir tuzak kurma hazırlığında Bu Newroz Yalçın Akdoğan Mesaj verecek Barışı ip üzerinde cambazlık sanıyorlar... Fidan neden U dönüşü yaptı? Nutuk Provası Öcalan’ın Mektupları… Mihail Timofeyeviç 'Yoldaş'ın Yarım Kalmış Sevdası Aydınlık Yol ve PKK Meğer Ne Belalar Sarmışım Başımıza - II Hoca'nın Elleri de Elma Toplamıyor… Meğer Ne Belalar Sarmışım Başımıza - I Kobanê Hainlik Mucizeler hep devam ediyor..... Savaş iyidir, hem itibarımızı arttırır hem de tanıtımımızı yaptırır
x