Muazzez (Heja) Baktaş: Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır!

Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır!

Biz nasıl 'çıplak' gözle piramitleri keşfettiğimizi iddia ettiysek, yöneticiler de tamamen bizim yolumuzdan gidip aynı şekilde tamamen piramitlerin 'piramit' olmadığını ve 'doğal tepeler' olduklarını yine 'çıplak gözle' tespit ettiler. Batmanlı yöneticiler böylelikle dünya arkeoloji tarihine oldukça yararlı ve hızlı bir 'bilimsel yöntem' hediye etmiş oldular. Ne gerek var 'toprak tahlillerine', 'Karbon testlerine', veya bir 'ören yerinin' tarihi geçmişinin detaylı incelemesine!..

Muazzez (Heja) Baktaş

Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır!
Makaleyi Paylaş

Batman’da piramit bulunduğu haberi ne kadar heyecan uyandırdıysa, bu piramitlerin “doğal tepeler” olduğu açıklaması da bir o kadar “hayal kırıklığı” yaratmış durumdadır.

Şimdi “piramitleri bulan köylüler”olarak son günlerde, başımıza gelenlerden ötürü neredeyse keşke piramitleri bulmaz olsaydık dedirtecek gelişmeleri aktarmak istiyoruz.

Haber çok geniş bir yankı uyandırdı.

Özellikle deyim yerindeyse sosyal medya yıkıldı…

Sadece sosyal medya mı yıkıldı? Hayır…

Bir de Batman mülki ve yerel yöneticileri de yıkıldı…

Çünkü herkes hazırlıksız yakalandı ve hiç kimse ne yapacağını bilemez hale geldi.

Peki bu piramit “enkazının” altında kalanlar ne tür bir tepki gösterdiler?..

Bir kısım yerel basın  “suskunluğu” seçti, yöneticiler ise en kolayına kaçıp “haberi yalanlamayı” tercih ettiler.

Hadi biz sıradan birer köylüler olarak hiçte “bilimsel” olmayan bir yöntemle “piramitleri”  tesadüfen keşfettik. Bu arada hangi bilimsel ve özellikle arkeolojik keşif “tesadüfen” keşfedilmediyse?..)

Peki yöneticilerin “apar-topar” hemen “yalanlama” yoluna gitmelerinin “bilimsel gerekçeleri” nelerdir?..

Biz nasıl “çıplak gözle” piramitleri keşfettiğimizi iddia ettiysek, yöneticiler de tamamen bizim yolumuzdan gidip aynı şekilde tamamen piramitlerin “piramit” olmadığını ve “doğal tepeler” olduklarını yine “çıplak gözle” tespit ettiler.

Batmanlı yöneticiler böylelikle dünya arkeoloji tarihine oldukça yararlı ve hızlı bir “bilimsel yöntem” hediye etmiş oldular.

Ne gerek var “toprak tahlillerine”, “Karbon testlerine”, veya bir “ören yerinin” tarihi geçmişinin detaylı incelemesine!..

Hadi diyelim ki bunlar piramit değil de “doğal tepelerdir”.

Niye bu kadar acele ettiniz?

Batman bütün dünya gündemindeyken, müthiş bir ilgi oluşmuşken bunun önüne neden geçtiniz?

Sizler şimdiye kadar dünya gündemine ancak Hasankeyfi sular altına bırakarak gündem oldunuz biz tarihi bir mirasa yeniden kavuşurken derdiniz nedir?..

Hadi biz “köylü” halimizle çıplak gözle o tepelere bakarak bunların “piramit” olduğunu iddia ettik

Siz hangi “bilimsel” araştırma sonucu olarak bunların piramit olmadıkları sonucuna vardınız?

Madem “trene bakar” gibi tepeye bakıp, bu tepelerin “piramit” olmadığı sonucuna hemen vardınız, bu günden tezi yok bünyenizde yer alan ne kadar arkeolog veya araştırma görevlisi varsa bunları bir an önce görevlerinden uzaklaştırın. Ne gerek var ki o kadar maaşa sigortaya , onlardaki “göz” herkeste var nasıl olsa…

Bu tepelerin doğal tepeler olduğunu ileri sürdünüz, peki bu durumda bu tepeler piramit çıkarsa dünyanın ilk “organik piramitini mi” keşfetmiş olacağız?

Yani yapanlar hiç “gübre” kullanmamış” veya hiç “kimyasal” kullanmamış mı oluyorlar?...

Bizce bu açıklamayı yapanlar “piramit” ile “primatı” karıştırmışlardır. Ortalıkta “primat” görmeyince de piramit olmadığı sonucuna varmışlardır.

Çünkü eğer daha önce piramit görmüş olsalardı bu kadar acele edip yalanlama yoluna gitmezlerdi.

Ha bir konuda haklı olabilirler.

Bu piramitler taş bloklardan yapılmamıştır.

Biz Kürtlerin “milli inşaat” malzemesi olan “topraktan” inşa edilmiştir.

Bu yüzden “detaylı” bir inceleme yapmak gerekmektedir.

Bu piramitlerin dünyada uzmanı yoktur.Arkeologlar olsa olsa bizim “kerpiç” ev yapmasını bilen köylülere danışıp piramitlerin yapım tekniğini öğrenebilirler.

Mısır piramitlerin “inşa” edilmeleri hala “esrarını” korurken , Batman Bilim Heyetinin bu denli “hızlı” davranarak bu piramitlerin sırrını hemen çözmeleri gerçekten takdire şayandır.

***

Hele hele “kazı” yapmaya hiç gerek yok…

Bizim Batmanlı yöneticileri herhangi bir tarihi mekana götürün, hemen bir bakışla o mekanın ne olduğunu veya ne olmadığını size hemen “çıplak gözle bakarak” söylesinler olay aydınlansın…

Bundan sonra arkeologlara ve tarihçilere gerek kalmayacaktır.

Bir diğer “komedi” ise, sadece cep telefonuyla amatörce çekilen piramit fotoğraflarına bakıp bunların piramit olup-olmadığını hemen “analiz” edenlerin tavrı…

Keşif heyecanı” giderek yerini “keşif kabusuna” bırakmaktadır.

Ve son 10 gündür değişik çevrelerden “yemediğimiz” fırça kalmadı.

İddia ediyoruz eğer “Arşimet” bu dönemde Batman’da yaşasaydı ve “Evreka” diye bağırarak sokağa çıksaydı bizimkiler onu hemen “tımarhaneye” kapatacaklardı…

Köylü halimizle neler keşfettik

Batmanlı yönetici ve “bilim adamlarının” ilk gözlemlerine (Bu gözlemler hep “çıplak gözle” yapılmaktadır.) göre neler “keşfettik?..”

  1. En az iki belki de üç tane “höyük”…
  2. Bir tanesi tamamen ortaya çıkarılmış olmak üzere “yüzlerce kaya mezarı”…Belki de “Sanduka mezarlar”.
  3. Bir adet “kilise” belki de “yer altı kilisesi”…
  4. Ve muhtemelen yine Batmanlı bilim adamlarının yeni buldukları “bilimsel metot” olan “çıplak gözle” araştırma yöntemi sonucu bu bölgenin “antik kent” olma ihtimalinin yüksek olması…

Ya millet sabah-akşam “höyük”, “kaya mezarı” veya “antik kent” mi keşfediyor da bizim bu çabamız bu kadar “görmezlikten” geliniyor?..

Veya nasıl bir “suç” işledik de her taraftan ve özellikle “Batman'ın bilim adamlarından” sürekli olarak “fırça” yemekteyiz.

***

Hazine avcılarına davetiye meselesi

Batman Bilim heyetinin en çok dikkatimizi çeken konu “hazine avcıları” meselesidir.

Bakın bu köy yani “Emso Köyü” bizim köyümüzdür.

Ve yıllardır hazine avcıları her tarafını “delik-deşik” etmiş durumdadır.

Kaya mezarlarını ve kiliseyi de bu hazine avcıları ortaya çıkartmışlardır.

Yıllardır gözünüzün önünde ortalığı soyup-soğana çeviren bu hazine avcılarına karşı siz neler yaptınız?..

Ve bizler bu keşiften sonra kendi köyümüzü “kendimiz” kimsenin “ruhu” bile duymadan “kazmayı” bir an olsun bile düşünmeyip yetkililere hemen haber vermemiz mi canınızı sıktı bu kadar?..

Kültür Bakanlığına ve arkeologlara bölgeyi araştırmaları için çağrıda bulunmamızın neresi yanlıştır?..

Biz “hazine avcılarına mı” davetiye çıkarttık? Yoksa yetkilileri mi davet ettik?..

Dertleri başka!..

Çünkü “piramit enkazının” altında kaldılar…

Haberin dünya çapında yankılanmasının altında kaldılar…

Ve en önemlisi de kendi “yetersizliklerinin” ve “yeteneksizliklerinin” altında kaldılar.

Kolayına kaçıp alelacele “yalanlama” yolunu seçtiler.

Peki bu onları kurtarır mı? Kocaman bir HAYIR!..

Pandora’nın kutusu açıldı

Bu kutudan neler çıktı?..

Krallar vadisi

Şimdilik kendimizce adını Krallar Vadisi koyduğumuz “ evet yanlış duymadınız…Burası basit bir “antik kent” değildir.Tarihi geçmişi Milattan önceye dayanan bir “başkenttir” burası.

Ve burada yine yazacağım 7 veya 8 piramit bulunmaktadır.(yedi mi sekiz mi diye dalga geçenlere veya bunlar sayı saymasını mı bilmiyorlar diyenlere inat tam sayıyı yazmayacağız Kendileri gelip saysınlar)

Birilerinin iddia ettiği gibi Tümülüs de olabilir bunun bilimsel açıklaması olursa elbetteki kabul edeceğiz 

Fotoğrafı yayınlanan piramitleri şimdiye kadar en çok inceleyen biziz

Çıplak gözle” yetinmeyip bir de tepelerin zirvesine kadar çıkma zahmetinde bulunduk

En azından “Batman Bilim Heyeti’nden” daha çok çaba harcadık

Bu piramitler klasik” Mısır piramitleri gibi “kayalardan” ve büyük "taş” bloklarından inşa edilmemiştir.

Tamamen “topraktan” ve bir kısım “kumdan” ve bir kısım” çakıl taşlarından” inşa edilmiştir.

Yan yana biri büyük olmak üzere 3 adet piramit bulunmaktadır.

Bunların araları yüzyıllardır biriken toprakla birleşmiştir.

Bu piramitleri inşa tekniği dünyada bir ilktir ve dünyanın “en eski piramitleri olma olasılığı yüksektir 

Pırpıra köprüsü

Krallar Vadisi’nin” hemen bir-kaç kilometre aşağısında bulunan “Pırpıra  Köprüsü”  dünyanın “en uzun antik köprüsüdür”.

Bu köprü geçtiğimiz yıllarda “suların çekilmesi” ile ortaya çıkmıştır.

Bu köprüyü gidip inceledik...

Muazzam ayakları bulunmaktadır. Görünen 9 tane ayağının yanı sıra tespit edilmiş 40 ayağı ile antik dönemde dünyada inşa edilen “en uzun köprüdür”…

Sadece uzunluk sizi yanıltmasın her bir ayağı muazzam bir büyüklüktedir…

Köprünün bir tarafında “Pılekan höyüğü” diğer tarafında ise “Gre Mıgro Höyüğü” bulunmaktadır.

Söyle söyleyelim Mimar Sinan’ın yaptığı köprüler bunun yanında olsa olsa “gecekondu köprü” gibi görünür…

Bu kadar “heybetli” bir köprüyü kimler yapmıştır?..

Ve bu köprüyü yapan uygarlığın “başkenti” neresidir?..

Hemen söyleyelim bu köprüyü yapanlar piramitleri yapanlarla aynı gelenekten gelmektedirler…

***

Ve bu nehir sularının “içinde” kalan bölgede nereye elinizi atarsanız atın mutlaka ya bir höyük, ya bir kaya mezarı ya da bir tarihi eserle karşılaşırsınız.

Burası muhtemelen insanlığın ilk yerleşim alanıdır…

Bırakın Sümer bakış açısını…

Bu ister adına “havza” deyin ister “Batman Ovası” deyin “insanlığın ilk yerleşim” alanı olabilir.

En azından ilk değilse bile Sümerlerden ve diğer antik uygarlıkların tümünden daha eskidir.

Burada “büyük bir uygarlık” hüküm sürmüştür.

Asurlardan ve Urartulardan daha da geriye gidin…

Bakın Kültür Bakanlığı’nın görevlendirdiği (nasıl olduysa) Amerikalı Prof. Dr. Michael Meir 10 yıl boyunca bu bölgede yüzlerce höyük ve ören yeri tespit etmiştir.

Üstelik geçtiğimiz yıllarda

 Bu ova acilen baştan-sona araştırılmalı ve gün yüzüne çıkarılmalıdır.

Sümer “Ur/Uruk” kentlerini yeterince araştırdınız ve Batman bilim heyeti gibi erken davranarak “Tarihi Sümerlerden” başlattınız.

Biz de bayağı “geç dönem” pardon “geç” davranarak tarihin bu ovada aranması gerektiğini iddia etmekteyiz.

***

Evet bizim hazine avcılarını” davet ettiğimiz doğrudur ve hala da davet ediyoruz. Biz bu ovadaki tarihi ve kültürel “hazinenin” ortaya çıkarılması için bütün dünya arkeologlarını ve araştırmacılarını buraya davet ediyoruz.

Bu “hazinenin” ortaya çıkarılması için elimizden geleni yapacağız.

Bu makale toplam: 6034 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:26:54
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Muazzez (Heja) Baktaş

Yazarın Önceki Yazıları

Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?
x