Muazzez (Heja) Baktaş: Good Bye İran

Good Bye İran

Amerika müttefikleriyle “uzlaşarak” operasyon yapmaz. Kendisi mutlaka “baş rol” oyuncusudur. Diğerlerine “rollerini” dağıtır. Senaryoyu kendisi yazar, filmi kendisi çeker ve kimin ne yapacağına kendisi karar verir.

Muazzez (Heja) Baktaş

26.05.2019, Paz | 20:05

Good Bye İran
Makaleyi Paylaş

Amerika herhangi bir rejimi devirmekte epey usta olmasına rağmen, devirdikten sonra da genellikle o ülkede “çuvalladıkları da” bir gerçektir.

Amerika “yıkıcı” bir güç olmasına rağmen asla “yapıcı” olamamaktadır.

Amerika’nın temel refleksi “saldırı” üzerinedir. Bu yüzden “yeniden yapılandırmada” dünyanın her yerinde genellikle başarısız olmaktadırlar.

Amerika bütün kurumlarıyla sürekli olarak “yıpratma” ve nihayetinde “devirme” planları yapmakta uzmanlaşmıştır. Bunun için “sivil toplumu”, “algı operasyonlarını”, “medyayı”, “paramiliter güçleri”, “diplomasiyi”, “ambargoyu”, “izolasyonu”, “rejim muhaliflerini desteklemeyi”, “içeriden siyasete müdahaleyi”, “suikastları”, “şeytanlaştırmayı” ve her türlü manevrayı yapmakta dünyanın en “başarılı” ülkesidir.

Bunlar sonuç vermese hemen direkt kendisi “silahlı güçleri” vasıtasıyla bedeli ne olursa olsun “askeri müdahaleyi” gündemine almaktadır.

Amerika hemen saldırmaz…

Ama saldırdığı zaman da “topyekun” saldırır.

Önce BM ve olası müttefiklerini ikna eder. Bu ikna faaliyetleri genellikle yine “saldırgandır.”

“Mecbur bırakır.”

Amerika müttefikleriyle “uzlaşarak” operasyon yapmaz. Kendisi mutlaka “baş rol” oyuncusudur. Diğerlerine “rollerini” dağıtır. Senaryoyu kendisi yazar, filmi kendisi çeker ve kimin ne yapacağına kendisi karar verir.

Filmde zorla veya gönüllü rol almak isteyen müttefikleri ise; kendilerine verilen rolleri oynamak zorundadırlar.

Kendilerince “gururlu” davranıp bu oyuna alet olmak istemeyenler de filmi herkes gibi ancak dışarıdan “seyretmekle” yetinirler.

Filmi beğenirler beğenmezler o kadar da Amerika için önemli değildir.

Filme dahil olmayanlar da filmi “paralarıyla” seyrederek yine de Amerika’nın dişlilerine “yağ” olarak katkıda bulunup “hasılatı” arttırırlar.

İran’da olan da tam olarak böyledir.

Amerika hemen “bombardımana” başlamaz.

Çünkü önce “beyinleri” elindeki bütün araçlarla “bombardıman” eder.

Ve bütün dünya öyle bir aşamaya gelir ki; her gün Amerika saldırdı mı veya ne zaman saldıracak algısını mükemmel bir şekilde organize eder.

Artık Amerika’nın saldırısı an meselesi olarak algılanır ve hiç kimse saldırının “meşruluğunu” tartışmaz hale gelir, herkes saldırı anına odaklanır.

Arada çıkan bazı tek tük “muhalif sesler” ise yine Amerika’nın müthiş “enformasyon savaşı” ile ya görmezlikten gelinir veya onlar da “şeytanlaştırılarak” dünyaya lanse edilirler.

Bütün bunlar yakın zamanlarda Irak/Afganistan/Libya ve Suriye’de yapıldı.

Son 100 yılda ise Latin Amerika’dan tutun da Afrika’ya kadar dünyanın her yerinde sayısız darbe/darbe girişimi yapıldı veya bizzat Amerika’nın saldırılarına şahit olundu.

Günümüzde olan da budur.

İran/Kuzey Kore ve Venezüella’da yapılanlar da bunlardır.

Trump Ortadoğu’dan Amerikan askerlerini çekeceğini ilan ettiğinde en çok kimler sevindi?..

İran/Suriye ve Türkiye zil takıp oynadılar. Rusya ise elini ovuşturarak gelişmelerini izlemeye başlamadı mı?.. 

Kimler üzüldü?..

Araplar/Kürtler ve İsrail…

Trump’ın doktrini neydi?..

“Para, para, para”…

Bir “emlakçıdan” başkan yaparsanız adamın aklına hemen “komisyonculuk” gelmesi gayet doğal bir sonuç olmalıdır.

Bu doktrini tuttu mu?..

Büyük ölçüde başarılı oldu. Meksika ve Kanada’yı “ticaret savaşlarıyla” dize getirdi ve istediği antlaşmaları onlarla yaptı.

Çin ile süren ticaret savaşı ivme kazanarak devam etmesine rağmen şimdiye kadar kazançlı çıkan Amerika oldu.

Avrupa Birliği’ni bile dize getirmeyi başardı.

Rusya deseniz zaten siz bakmayın hala “süper güç” iddialarına, Amerika tarafından her türlü manevrayla “kuşatılmış” durumda.

İsrail’e ne istediyse verdi.

Başta Suudiler olmak üzere bütün Araplarla “milyarlarca dolarlık” silah antlaşmaları yaptı.

Amerika ekonomisi son yarım yüzyılın en başarılı dönemini işte Trump’ın bu doktrini sayesinde yaşamaktadır.

Peki ne oldu da savaş gemilerini yine Ortadoğu’ya göndermeye ve ardından asker sayısını arttırmaya karar verdi.

Bu kendi kendisiyle “çelişkiye” düşmesi anlamına gelmiyor mu?..

Hani hep “derin devletten” bahsederiz ya…

İşte Amerika derin devleti özellikle konu Ortadoğu ve “petrol” olunca devreye girdi.

Petrol hep “silahlı güçlerin” devrede olması ile Batı’ya ve Amerika’ya peşkeş çekildi. Zamanında bunu İngiltere/Fransa yaptı. SSCB yarışta her zaman vardı.

Son yarım yüzyılda ise petrolün silahla korunması/sevkiyatı Amerika tarafından organize edildi.

Bunu anlamak için Ortadoğu’da bulunan Amerikan askeri üslerine bakmak yeterlidir sanırım.

“Oyun büyük” ve oyuncular ise aynı oranda büyüktür.

Amerika/İran gerilimi bütün Ortadoğu’yu ve dünyayı etkilemektedir ve olası bir savaş ise iki ülkeyle sınırlı kalmayacaktır.

Amerika’nın olası bir savaşta başarılı olamayacağını iddia edenlerin eski referansları “Vietnam” yeni referansları ise Afganistan/Irak ve Suriye’dir.

Venezüella Başkanı Maduro geçen hafta Amerika’nın müdahalesi durumunda ülkesinin yeni bir “Vietnam” olacağını belirterek ülkesinin uzun süreli bir savaşa hazır olduğunu ve savaş konseptinin Vietnam Savaşı olacağını herkese duyurdu.

İran için de aynı şeyler söylenmektedir.

Ve daha da kötüsü İran’la çıkacak bir savaşın bütün Ortadoğu’ya yayılacağı hesaplanarak Amerika’nın işinin daha da zorlaşacağı sık sık belirtilmektedir.

Bu analizlerde yapılan çok temel bir hata söz konusudur.

Savaş zaten var ve zaten bütün Ortadoğu savaş halindedir.

Afganistan’dan başlayın Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Kürdistan’da ve Filistin’de zaten savaş var…

Ve buraların tümünde zaten Amerika ve İran savaş halindedir.

Türkiye savaşın içerisindedir.Hem Suriye’de/hem Irak’ta hem de Kuzey Kürdistan’da…

Suudi Arabistan savaştadır. Hem Yemen’de/hem Suriye’de/ hem de Irak’ta…

İsrail savaştadır. Hem Filistin’de/hem Suriye’de /hem de Lübnan’da…

Mısır savaştadır. Hem Sina yarımadasında/ hem de Filistin’de…

Katar savaştadır. Hem Irak’ta/hem Suriye’de/ hem de bütün Ortadoğu’da…

Yemen savaştadır. Hem iç-savaş yaşanmaktadır/ hem de Suudi Arabistan’la/ hem de İran’la…

Suriye savaştadır. Hem iç-savaşla/ hem Amerika’yla/ hem Türkiye’yle/ hem de İsrail’le…

Irak savaştadır. Hem iç-savaşla/hem de herkesle.

Rusya savaştadır. Hem Suriye’de/ hem de Ortadoğu’nun her tarafında…

İran savaştadır. Hem Suriye’de/ hem Lübnan’da/hem Yemen’de/hem Irak’ta/hem Filistin’de/hem de her yerde…

Amerika savaştadır. Hem de Ortadoğu’nun tümünde…

Yanında geniş bir Batılı ve Arap ittifakı yer almaktadır. (İngiltere/Fransa/İtalya/Almanya başta olmak üzere neredeyse bütün Batı ülkeleri Amerika’nın yanında yer almaktadır.)

Lübnan/Ürdün/BAE/Kuveyt koalisyon güçleri olarak fiili olarak savaştadırlar.

Epey uzattım ama bu tablonun bilinmesi lazım.

Zaten savaş bütün Ortadoğu’ya yayılmış ve bütün ülkeler zaten savaş halindedir.

Yani Amerika’nın İran’a saldırması savaşın bütün Ortadoğu’ya “yayılması” anlamına gelmeyecektir. Sadece savaşın “şiddeti” artacaktır.

Başta İsrail ve Suudi Arabistan olmak üzere bütün Arap bloku İran’a karşı “sıcak savaşın” içerisine gireceklerdir.

Ve kazanan Amerika olacaktır.

Rusya ve Türkiye “köşelerine” çekilmek zorunda kalacaklardır.

Rusya bazı manevralar yapacak ama Amerika ile anlaşacaktır.

Türkiye müdahaleye karşı çıkacak ama “kuzu kuzu” Amerikan saflarında yer alacaktır. Belki İran’a saldırmaz ama İran’a da bir “hayrı” dokunmayacaktır.

Size savaşın sonucunu da açıklayabilirim.

İsrail Filistin’de direnişi, Lübnan’da Hizbullah’ı bitirecek/ Suudi Arabistan Yemen’de Husileri bitirecek/ Esad devrilecek/ Irak’ta Şiiler iktidarı kaybedecek ve ülke fiili olarak üçe bölünecektir.

Amerika ise; İran’ı “darmadağın” edecektir.

İran muhtemelen en az üç veya beş parçaya bölünecektir. (Azeriler/Kürtler ve Acemler olarak)

Burada sorulması gereken kritik soru şu olmalıdır.

Savaştan sonra ne olacak?...

İşte başta da belirttiğim gibi Amerika’nın uzmanlık alanı “yıkıcılıktır.”

“Yeniden yapılandırmada” ise Amerika’dan daha “beceriksiz” bir ülke arasanız bulamazsınız.

Afganistan/Irak/Suriye örnekleri yeter artar bile…

İki kritik soru daha…

Sıra Türkiye’ye gelecek mi?

Sırada Türkiye zaten var…

Türkiye bu savaştaki tutumu ve Kürtlerle ilişkisi anlamında ya Batılı “demokratik” bir ülke olarak “üniter yapısını” devam ettirecek veya İran’la benzer bir kader paylaşacaktır.

Kürtler ne yapacak sorusunu da cevaplandırarak yazıyı bitirelim.

Kürtler ne mi yapacak?..

Kürtler Amerika saflarında yer alacak ve her yerde “kazanacaklar”…

Ama Kürtler de çok değişecek…

PKK ve YNK artık olmayacak…

Öcalan ve Kandil bitirilecek/İran yanlısı politika yürüten YNK bitirilecek ve sahneye yeni “aktörler” çıkacaktır.

Bu savaş “barışı getiren” savaş olarak literatüre geçecek ve uzun sürecek bir “Ortadoğu Barışı” tesis edilecektir.

Bu barıştan elbette ki başta Amerika olmak üzere Batılılar her türlü “kazanç” sahibi olacaklardır.

Ortadoğu’daki bir çok “geleneksel yapı” çökecektir.

Silahlı direnişçiler dönemi bitecek/ Arap şeyhlikleri tarihin çöplüğüne atılacaktır.

 

Bu makale toplam: 10952 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:29:57
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Muazzez (Heja) Baktaş

Yazarın Önceki Yazıları

Barzaniler: Dini liderlikten modern devlet inşasına Yer Sofrası Diplomasisi Kürdistan Sağ’a Kaymalı Siz hala Türkiyelileştiremediklerimizden misiniz? Kürt İmparatorlukları 4- Mitanniler Kürt İmparatorlukları... Urartular (Dağların Efendileri) 'Ekmek soğan' ( Nan-u Pivaz) ve Kürdistan Kürt imparatorlukları 2 : Asur İmparatorluğu (İmparatorlukları) Kürt İmparatorlukları 1- Hattilerin ülkesi (Hititler) Halep ordaysa Piramitler de Batman'dadır! Kürdistan Piramitleri, Mısır uygarlığının Kürdistan kökeni ve Kutsal Kase efsanesi Kerkük’ten Efrin’e Efrin’den İdlib’e.. Kimi kime şikayet edeceksin! Kerkük Feminizm Fırsatçıları Beyrut Irak Seçimlerinin 'Belirleyici' Unsuru Kürtler Olacaktır Aşk Bizi Tüketirken Arı kovanına çomak sokmak … Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! Yunan Medeniyetinin Kökeni Kürt Medeniyetidir Tarih Kürdistan’dan Başlar!. . Peşmerge Generali Şerefani 'Bağımsızlık Referandumunda Tarafız' Arapların Çöküşü Seyyah, filozof, entelektüel, hümanist Mardin’li peygamber Mani ve Manicilik dini Kürt peygamberi Zerdüşt ve Zerdüşlük Kürdistan’ın gizemleri ve Kutsal emanetler Bağımsızlık için referandum gerekli midir? Kürdün Ateşle İmtihanı (Referandumlarla) Kürdistan’a Sefer Olur Zafer Olmaz !... Soylu, Efsanevi bir Lider ve Oğlu Kürtlerin İmajı Ne Olmalıdır? Kehanetler ve Kürdistan Savaşları Kürdistan’ın Lanetleri !.. Başkomutan Barzani General Şerefani: Ortadoğu barışının anahtarı, Kurdistan’ın özgürleşmesidir Yıldızın Parladığı An ‘Kürdistan Genişlerken’ Sürgün!... Vurun Kürt Uşağı Namus Günüdür!.. Kürdistan için İftar (Bağımsızlık) Vakti Pax Kürdistan'a (Kürdistan Barışı) Ne Şam’ın Şekeri Ne de Arabın Yüzü!.. Kaçın Kürtler Geliyor!.. Özgür Kürdistan’da Bağımsızlık Savaşı Kürdistan Sendromu (2) Kürdistan Sendromu (1) Türkiyelileşmek mi Kürdistanlılaşmak mı? Bütün sorun burada Bağımsızlık Yolunda Başkan Barzani’nin Elini Güçlendirelim Dağ Dağa Kavuşmaz Ama Kürdistanlılar Her Dağda Newroz Ateşi Yakar Merhaba Kürdistan Kampanyası Kürdistan’a borç ödeme zamanı Birimiz Dördümüz, Dördümüz Birimiz Kampanyası Koruyucu Vatan Kürdistan De Facto Kürdistan Kürtlerle Türkler Arasındaki Aşılamaz Farklar (Duvarlar) Bağımsız Kürdistan’ın Yaşama Şansı Var mıdır? Kürdistan Bağımsızlık Bildirgesi İleri Karakol mu? Özgürlüklerin Toprağı mı? Dünyada 'Mülteciler' Kürdistan’da 'Mülksüzteciler' Kürdistan Peşcepheleri (Peşmergeleri) Kürd-Çar-Stan Diplomasi Dehası Başkan Barzani ArmeKürdistan Tarih Tekerrürden İbarettir! Doğu Cephesi'nde Değişen Bir Şey Yok! PeşKurdistan Savunma Gücünden Kürdistan’ı Kurma Gücüne Doğru 'PEŞMERGE' Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 3 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 2 Cepheler ve Cephe Gerisi Savaşları - 1 Mezra Kürdistan (MezoKurdiya) Kürdistan Emin Ellerde Vasiyet…Vasiyet…Vasiyet!.. Hayalden Gerçeğe Dönüşen KURDISTAN Kürt Sorunundan Kürdistan Davasına mı? Kürd Sorunu Sil Baştan Kardeşlik Yapay, Ölümler Gerçek Türkler Neden Çıldırdı? Kurd-1-stan Kürtleri Ölümcül Kardeşlik Masalı Haydi Hep Birlikte Haddimizi Aşalım! Çözüm Süreci Çökmüştür! Bağımsız Kürdistan Kapıdadır Kürdistan'ı hep birlikte inşa etmeliyiz Kardeşlik edebiyatını geçiniz KURD-BİR-STAN mümkün mü? Ortadoğu'nun 'Kürdistan' Doğum Sancısı Hewler, Yüreğimin Başkenti Ben ve Ülkem Bağımsız Kürdistan'a Doğru Birlik Olmanın Neresindeyiz Konuşamayan, Yalnızlığa İtilen Kadınlar Halklar; Habil ve Kabil'den bu yana ''Kardeş'' Olamadılar. Kalbimizdeki Kürdistan dilimize neden bu kadar uzak? Güney'in Yükselen Bağımsızlık Mücadelesi Engellenemez Kürd Kadınının Eşi Görülmemiş Kahramanlığı Durun Siz Kardeşsiniz Varlığımız Yüce Türk Varlığına Armağan Olamadı Kürdlerle Türkler Kardeş Olmak İstiyor mu? Hayır, Kardeş Falan Değiliz! Hani Kardeştik? Taklit Hayatlar UNESCO Kürdleri Koruma Altına Alsın.. Acilen! Kürdistan Devletleşecek! Ne Olacak Bu Halimiz? Kürtlerin Genetik Yapısını Bozuyorlar!... Her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü - Halepçe Kürdistan ve Birlik Sorunu Sahte Feministler Kürd Kadını Efsaneleşirken Dünyanın Koruyucu Tabakası Peşmergeler Peşmerge Onurumuz ve Özgürlüğümüzdür Halkımız Ulusal Kongre İstiyor Kürd Halkı Devletleşme Yolunda Kurnaz Türkler ve Aptal Kürtler Kürdler Devletleşmek Zorunda Neden Uluslaşamıyoruz?
x