Mesut Baştürk: Kürdistan 2221

Kürdistan 2221

Yıl 2221.

Mesut Baştürk

19.12.2013, Per | 17:17

Kürdistan 2221
Makaleyi Paylaş
Yıl 2221. Yeryüzünde Kürdistan ülkesi dışında hiçbir yerde petrol üretimi yok.

2212 yılında Arabistan’da ki son petrol yatakları da kurudu. Kürdistan’daki petrol yataklarının da en iyimser düşüncelere göre yirmi yıllık bir ömrü var.

Dünyadaki nüfus artışı, iklim değişiklikleri, kuzey ve güney kutuplarındaki buzulların erimesi sonucu yükselen sular, ekim alanlarının daralması, tüm bilim dallarında gelişen teknoloji insanları uzayda yaşanabilir yerler bulmaya zorluyordu.

Uzay çalışmaları dünyadaki gelişmiş tüm ülkeler arasında tüm hızıyla sürüyordu. ABD’li uzay adamları Mars’a giderek koloniler kurmuştular. Ama ne yazık ki Mars’ta hayat yoktu. Amerikalılar burayı diğer galaksilere gitmek için ara istasyon olarak kullanıyorlardı.

Amerikalıların dışında Çinliler, Japonlar, Ruslar ve İngilizler uzayda yaşam alanları arıyorlardı. Bu ülkeler arasına 2200 yılının başlarında Kürdistan da katılmıştı.

Kürdistan’ın başkenti Amed’de Karacadağ’ın zirvelerinde Kürdistan Uzay Bilimleri Akademisi uzay çalışmalarında dünya da önemli bir yere sahipti. Akademiye bağlı olarak Ağrı Dağı’nın 5000 metre yüksekliklerinde uzay gözetleme enstitüsü kurulmuştu.

Akademinin başında Prof. Azad vardı. Kürdistan ve ABD uzay konusunda ortak komiteler kurarak çalışmalar yürütüyorlardı. Prof. Azad, Amed’de ve Houston’da ki üniversitelerde uzay bilimleri konusunda dersler veriyordu.

Prof. Azad kendi alanında, uzayda yaşanabilir galaksilerin olduğu tezini savunan bilim adamlarının en önemli şahsiyetlerinden biriydi. Prof. Azad zaman zaman dünyanın en güçlü teleskoplarının yerleştirildiği Ağrı Dağı’nın zirvelerindeki gözetleme evine giderek saatlerce uzayı gözetler, yaşanabilecek bir galaksiyi bulmanın hayallerini kurardı.

Kürdistan Uzay Bilimleri Akademisi, uzayda yeni yaşam alanları bulabilmek için 2221 yılının 21 Mart’ında Prof. Azad, astronot Hewal, iki bayan astronot ve iki robottan oluşan bir ekiple yaklaşık bir yıl sürecek bir uzay yolculuğuna başlıyordu.

Kürdistan uzay ekibi, üç aylık süren bir yolculuktan sonra Mars’a ulaştı. Mars’ta on günlük bir konaklama yapan ekip. Altı aylık bir süre içinde uzayın derinliklerine gitmek için tüm hazırlıklarını tamamladı. Mars’ta bulunan Amerikalı uzay adamlarıyla bilgi alışverişinde bulunduktan sonra belirledikleri yol haritasına göre yola koyuldular. Günlerce uzayın uçsuz bucaksız boşluğunda yol aldılar. Uzay aracının pilot kabininde iki bayan astronot vardı. Pilot kabininin hemen arkasında Prof. Azad ve astronot Hewal’ın çalışma bölümü vardı. Arka bölümde ise robotların çalışma odası vardı.





Prof. Azad’ın düşüncesine göre aradığı galaksi Mars’la Güneş arasında bir yerde olmalıydı. Profesör, uzay aracında bilgisayarın başında çalışıyor, Hewal ile sürekli bilgi alışverişinde bulunuyordu. Profesör sık sık uzay aracının penceresinden binlerce yıldızı seyrederek hayallere dalıyordu.

Mars’tan ayrılalı tam 54 gün olmuştu. Profesör pencereden dışarıyı dikkatle seyrediyordu. Uzaklarda gittikçe parlayan büyükçe bir cisim vardı. Heyecanı gittikçe artıyordu. Uzay aracı büyük bir hızla galaksiye yaklaşıyordu. Birden:

- Tamam, işte bu! Diye bağırdı.

Derin bir nefes aldı. Oldukça rahatlamıştı. Ne de olsa yıllardır hayalini kurduğu düşlerinin gerçekleşeceğini, hiç kimsenin bilmediği galaksiyi bulmuştu. Bilgisayarın başında çalışan Hewal ve pilot kabinindeki bayan astronotlar, Prof. Azad’ın sevinç naralarını duyunca ne olduğunu anlamadan profesöre sarılarak onun sevincine ortak oldular. Uzay aracının başka bir köşesinde çalışmalarını yürüten robotlar bağrışmalar üzerine Profesör bulunduğu bölüme geldiler. Profesör, birden arkadaşlarına:

- Gelin gelin bakın işte yıllardır aradığım galaksiyi sizde görün, dedi.

Uzay aracında bulunanlar aracın pencerelerinden galaksiyi gözetlemeye başladılar. Evet, her gün gözetledikleri uzayın uçsuz bucaksız derinliklerinde durmadan yanıp sönen yeni bir galaksi kendini gösteriyordu. Uzay aracı hızla yeni galaksiye yaklaşıyordu. Yaklaştıkça her şey daha da belirginleşiyordu. Uzay aracı yeni galaksinin yörüngesinde bir tur attıktan sonra galaksinin yüzeyine inişe geçmeye başladı.

Evet, işte deniz, yani su, yani hayat, yani yaşam.

Uzay aracı hızla yeni galaksinin atmosferine girmişti. Uzay aracında bulunanların aklında yüzlerce soru vardı. Evet burda hayat var. Öyleyse burda büyük olasalıkla canlılar da var. Acaba bunlar nasıldı?

Kürdistan uzay aracının yeni galaksiyi buluşu anında tüm dünyaya duyuruldu. Dünyanın dört bir tarafında tüm halklar arasında sevinç yarattı. Kürdistanın tüm şehirlerinde herkes bu anı canlı olarak seyrediyordu. Bütün Kürtler yeni bir galaksinin keşfini sabahlara kadar eğlenerek kutladılar.

Uzay aracında ise heyecan gittikçe dozunu artırıyordu. Yenidünyadaki canlılar, kendilerine benziyor muydu, ne konuşurlar, nasıl yaşarlar, nasıl bir medeniyetti? Kendilerinden daha mı geri, yoksa daha ileri bir düzeydeydiler?

Bütün bu bilinmeyenlerin cevabını az sonra öğrenebileceklerdi.


Mesut BAŞTÜRK




Bu makale toplam: 8015 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:34:13
2 Yorum
Nerina Azad
x