Mesut Baştürk: Çözüm süreci Kürt sorununu çözüyor mu?

Çözüm süreci Kürt sorununu çözüyor mu?

Çözüm süreci boyunca taraflardaki algıya bakılırsa,

Kürt tarafında hükümetin çözüm sürecinde samimi olmadığı, Kürtlerin oyalandıkları,

hükümetin seçimleri kazasız belasız atlatması için süreci kullandığı algısı var.

Bu algı doğru mu? Doğru.

Mesut Baştürk

12.03.2014, Çar | 06:36

Çözüm süreci Kürt sorununu çözüyor mu?
Makaleyi Paylaş
Çözüm süreci boyunca taraflardaki algıya bakılırsa,

Kürt tarafında hükümetin çözüm sürecinde samimi olmadığı, Kürtlerin oyalandıkları,

hükümetin seçimleri kazasız belasız atlatması için süreci kullandığı algısı var.

Bu algı doğru mu? Doğru.

Hükümet tarafı ise çözüm süreci boyunca Kürt tarafının temel istekleri olan Kürt sorununa

anayasal güvence, anadilde eğitim, seçim barajının indirilmesi, hakikatlerin araştırılması için hükümet adım attı mı? Hayır.

Çözüm sürecinden tarafların anladıkları şu oldu.

Kürtler, soruna ulusal, demokratik hakların çözümü olarak baktı.

Hükümet ise, soruna çatışmasızlık sorunu olarak baktı.

Çatışmasızlık hem Kürtler hem de Türkler açısından kazanım mı? Evet.

İnsan ölümlerinin önüne geçilmesi, her iki taraf için olumlu mu? Evet.

Peki çatışmasızlık Kürt sorununu çözmeye yetiyor mu? Hayır.

Çözüm sürecinde taraflar eşit mi? Hayır.

Hapishane koşullarında yani özgür olmayan bir ortamda yapılan görüşmelerin sağlıklı olduğu

söylenebilir mi? Tabi ki hayır.

Hükümet tarafı görüşmelere istihbarat örgütü düzeyinde katılıyor.

İstihbarat örgütlerinin siyasi sorunlarda karar merci olduğu ya da dünyanın herhangi bir ülkesinde

bu tip siyasi sorunları çözdüğü görülmüş müdür? Hayır.

Yapılan görüşmelerin yasal müzakerelere dönüşmesi için hükümetin bir çalışması var mı? Yok.

İmralı süreci ile Oslo sürecini mukayese edersek,

Oslo sürecindeki tarafların pozisyonu açısından Kürt tarafı İmralı sürecine göre daha

avantajlı mıydı? Evet.

Avantajı neydi?

PKK tarafı en az üç yönetici tarafından temsil ediliyordu.

Oslo sürecinde tarafların dışında tarafsız gözlemci var mıydı? Vardı.

İmralı sürecinde tarafsız gözlemci var mı? Yok.

Çözüm sürecinde PKK savaşçılarının önemli bir kısmı güneye çekildi mi? Evet.

Peki, hükümet çözüm süreci boyunca demokratikleşme konusunda TBMM’de yasal adımlar attı mı? Hayır.

Hükümet, bırakın demokratikleşmeyi daha otoriter bir yapıya dönüştü.

HSYK yasasıyla yargıyı kendisine bağladı.

İnternet yasasıyla toplumun bilgi edinme hakkını engellemeye çalıştı.

MİT yasasıyla toplumun bütün kesimlerini denetim altına almaya çalıştı.

Kürt tarafı, çözüm sürecinde bir dönem “Hükümet adım at kampanyaları” düzenledi.

Hükümetin çözüm süreci boyunca en çok attığı adımlar ise hırsızlıklar, yolsuzluklar ve kaçırılan milyon dolarlar oldu.

Hükümet kendisini yasal güvenceye alacak tüm yasaları çıkarttı.

Hatta daha ileri giderek Facebook, Youtube gibi sosyal medyayı yasaklamayı düşünüyor.

Peki çözüm sürecinde hangi taraf daha başarılı oldu?

Hükümet seçim sürecini kullanmada çok daha başarılı oldu.

O kadar başarılı oldu ki yaptığı talan ve yağmaya karşı çıkanları bile çözüm sürecini bozmaya çalışmakla suçladı.

Kürtleri, metropollerde yapılan hükümeti protesto eylemlerinden uzak tutmayı başardı.

Çözüm süreci boyunca karakollarını onardı, güçlendirdi.

Rojava sınırına duvarlar ördü. Kürtlerin Cenevre’de yapılacak görüşmelerde temsil edilmemesi konusunda başarılı oldu.

KCK operasyonlarını, tutuklamaları kendisinin değil Cemaatin yaptığı algısını oluşturdu.
Seçim sürecinde, HDP batı illerinde lince tabi tutuldu.
AKP, Kürdistan’da rahatlıkla seçim çalışmalarını sürdürdü.

Ergenekoncuları, darbecileri, Jitemcileri, katilleri ve hırsızları serbest bırakmak için yargıya müdahale etti. Gittikçe yalnızlaşan hükümet askerlerle ittifak yapmaya başladı.

Yıllardır cezaevindeki binlerce KCK’li tutukluyu bırakmak için çaba sarf etmedi.

Hükümet, uluslararası arenada yayılmacı politikaları nedeniyle Suriye’de Kürtlerin önünü kesmek için El Kaide ve El Nusra gibi çağdışı örgütlere, tırlarla silah, para ve militan sevkiyatı yaptı.

Kürt tarafı ise hükümete sürekli olarak zaman verdi. “Adım atılmazsa süreç bozulur” denildi.

Verilen sürelerde adım atılmayınca süreler sürekli uzatıldı.

Hükümet tarafı ise bu talepleri hiç ciddiye almadı. Yapılan eleştirileri İmralı üzerinden kontrol etmeye çalıştı.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen Kürt tarafının bu süreçten başarılı çıkma şansı var mı? Var

AK Parti şu an hem Türkiye’de hem dünyada önemli destekçilerini kaybetti.

Dış politikası çöktü. İtibarını yitirdi.

İçeride, Cemaatle olan savaşı tüm şiddetiyle sürüyor. Tv’lerde, basında çıkan kasetler, tapeler nedeniyle hırsızlık algısı üzerine çöktü. Hükümete yönelik protestolar hemen hemen her gün büyüyerek yayılıyor. Yani hükümet çok zor durumda.

Örgütlü, politize olmuş, deneyimli, enerjik, büyük bir kitlenin hükümete yönelik protestolara destek vermesi halinde hükümetin dayanması ayakta kalması çok zor.

Artık hükümetlerin, iktidarların devrilmesi için silahlı savaşlara gerek yok.

Kararlı kitleler yasal direnişlerle bile iktidarları değiştirebiliyor.

Örnek mi? İşte en son Ukrayna’da yaşananlar.

Kürtlerin de bunu başarabilme şansı var mı? Var.

Uluslararası konjonktür Kürtlerin lehine mi? Evet.

Kürt tarafının, hükümetin yalnızlığı karşısında taleplerini kolayca kabul ettirme şansı var mı? Var.

Hükümet, Kürt tarafının sahaya inmesiyle dengelerin anında bozulacağını biliyor.

Yani hükümetin geleceği Kürtlerin izleyeceği politikaya bağlı.

Başka şansı var mı? Bence yok.

Peki Kürt tarafında bu hamleyi yapabilecek özgür bir irade var mı?

Bence asıl tartışılması gereken nokta bu.

Bu makale toplam: 9121 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:19:22:12
1 Yorum
Nerina Azad
x