Mehmet Kobal: Savaş siyaseti yönetemez!

Savaş siyaseti yönetemez!

AKP Tek dil, tek bayrak, tek devlet ideolojisiyle ırkçı, dinci tek parti rejimini kurmuştur. Bu özelliğiyle yüzde elliyi devlet imkânlarıyla, din tüccarliğiyla yanına almış olabilir. Dışında kalan Türklerin tavrın ne olur bilemeyiz. Fakat her şeye rağmen Kürd çoğunluğu AKP'nin savaş politikasına direnecektir. AKP'nin akıntısına kapılan kürdler, seçilen vekiller yanlış yapıyolar. Kürd çocukların öldürülmesine karşı çıkmalılar.

Mehmet Kobal

08.11.2015, Paz | 17:31

Savaş siyaseti yönetemez!
Makaleyi Paylaş

Türk savaş hükümetin başı Recep Tayyip Erdoğan, paslı bir testere gibi sağını solunu yaralayarak, Kürdlere sefer düzenleyerek yönetemez. Bu savaş dili, bu cinnetlik ruh halı yüzde altmış ta alsa sorunları çözemez. Çünkü suçludur. Suçluluk psikolojisi korkudur, saldırganlıktır. Son beş ayda yüzlerce sivil Kürd öldürüldü. Bombalanmadık bir karış toprak bırakılmadı. AKP bir parti olarak değil, devlet olmanın bütün imkânlarını, ağır baskı politikasini fütürsüzca kullanarak ve beş aylık süre zarfında savaş lobiside dahil türlü hillelerle bir seçilme oynu oynamıştır.

AKP Tek dil, tek bayrak, tek devlet ideolojisiyle ırkçı, dinci tek parti rejimini kurmuştur. Bu özelliğiyle yüzde elliyi devlet imkânlarıyla, din tüccarliğiyla yanına almış olabilir. Dışında kalan Türklerin tavrın ne olur bilemeyiz. Fakat her şeye rağmen Kürd çoğunluğu AKP'nin savaş politikasına direnecektir. AKP'nin akıntısına kapılan kürdler, seçilen vekiller yanlış yapıyolar. Kürd çocukların öldürülmesine karşı çıkmalılar.

Yalnız başına yönetmek için kitlesel katliamlar yaptıran, Kürd sokağını kana bulayan bir hükümetin meşruiyeti sorgulanır. Kürdlerin dağlarını bombalayan, Kürd çocuklarını öldüren AKP hükümetı son Ankara katliamiyla yüzde elinin düşmanı olduğunu çok net göstermiştir. Türkler Kürdlerin öldürülmesine sessiz kalmamalıdır. Diktatör tek parti rejimiyle karanliğa yol alan Türkler, Kürdlerin devlet kurma hakkıda dahil bütün ulusal, siyasal haklarını savundukları ölçüde özgürleşecekler.

Kürdleri, Alevileri, etnisiteleri korkutarak, eriteceğini, teslim alacağini zaneden AKP yönetimi, özllikle Kuzey Kürdistan'ı zorla yönetme takıntısı felakatle sonuçlanacak bir pişmanlıktır. Artık Türk, Arap ve Acem sömürgeci rejimler Kürdleri yönetemez. Tekçi ve şiddetle yöneten rejimlerin uzun yaşama şansları bulunmuyor, bir bir devriliyorlar. Eğer AKP hükümeti tek dil, tek devlet, tek bayrak ırkçılığıyla sonuç almayı hayal ediyorsa kendisinden önceki hükümetlere baksın.

Sünni dünyanın halifesi olacağına inanan Türk cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ustalık aşamasını sultanlığın temel taşlarının son döşemesı ve aleni baslangıcı olarak ilan etti. Benzerleriyle yoğun bir ilişki ağı geliştirdi. Müslüman kardeşlerin örgütlü olduğu devlet ve alanlarla sıkı bir ilişki geliştirmesinin nedenı buydu. Mısır'da müslüman kardeşlerin iktidariyla Suriye seksiyonuna gaz veren, örgütleyen AKP hükümeti ne kadar terörist islamcı örgüt varsa hepsiyle farklı roller karşılığında siyasi, askeri ve ekonomik olarak her türlü eğitim, barınma, alış verış ağını kurdu ve geliştirdi.

Bütün amaç Kürdlerin Kürdistan'ın her hangi bir parçasında bir statü sahibi olmasını engellemktı. Suriye politikasını bu denklem üzerine kuran Türk hükümeti amacına ulaşsaydı, Kuzey Kürdistan ile Güney Batı Kürdistan bağlantılarını islamcı terör örgütlerin kontrolüyle Kürd Milli hareketin ulusal, siyasal statü ve devletleşme hedefini engelleyerek ortadoğu'da söz sahibi olacaktı. Davutoğlu, «ortadoğu bizden sorulur» söylemı başarılamayan bu politikanın planıydı.

Rusya'nın Suriye Çıkarması ve Tc'nin çıkmazı

Ankara markajlı islamcı terör örgütlerin Rus jetlerı ve güdümlü füzelerle vurulması AKP hükümetini şaşkın ördek misali ne yapacağını bilmez hale getirmiştir. 'Ortadoğu bizden sorulur' söylemı bir Recep Tayyip Erdoğan atmasyonu olduğu anlaşılmıştır. ABD ve AB şantajı işe yaramamıştır. Ankara'nın NATO' şemsiyesine sığınmaktan başka yapacak bir şeyı kalmamıştır. Çünkü karşısında devletsiz, savunmasız Kürdler yok.! 20 kilometre güneyinde demirlemiş Rus donanması, ordusu bekliyor. Türk hükümeti Esad'lı çözüme razı olma yenilgisinin rövanşını Kürdlerden almaya çalışıyor.

Türkiyenin antı Kürd politikası bölge devletlerin çağ dışı yönetimleriyle sürüklenmesı, emperyalistleri ortadoğu da istenir hale getirmiştir.Türk devletin El nusra, IŞİD türü islamist örgütlerı Rojava'ya hakim kılma çabası, Kürdlerle savaş içinde olma halı miadını doldurmuş ve gidici olan Şam, İran yönetimi gibi diktatör rejimlerin ömrünü uzatmıştır. Bu nedenle Rusya kalıcıdır. Rusya'nın İran, Suriye, Irak ve Hizbullah'ında dahil edildiği Bağdat'ta ortak operasyon merkezı kurması kapsamlı bir stratejinin hazırlığıdır.

Suçlu, diktatör bölge devlet rejimleri ayakta kalma pahasına bağlı bulundukları emperyalist merkezlerin isteklerini kabul etmekten başka çarelerı bulunmuyor. Çünkü Kürdistan topraklarında işgalcı pozusyonda bulunma ve şiddetle yönetme nitelikleri en zayıf halkları oluyor. Türkiye'nın Amerikan atına, İran ve Suriye'nın Rusya atına oynaması Kürd toprakları üzerindeki işgallerın sonlanmasını engellemeyecektir. Kürd halkının harikulade direnişi, uzun yıllara yayılmış milli bağımsızlık mücadelesı, keza dünya kamuoyun emperyalist devletleri değişime zorlayan antı Kürdistan politikaları sömürgeci devlet rejimlerin köklü değişimini kaçınılmaz kılmıştır.

Elbette bu iki sömürgeci devletin Kürd düşmanlığı, Kürdistan bağımsızlık aleyhtarliği üzerine şekillenmış politikaları günümüz koşullarında Rusya ile Amerika'nın ortadoğu çıkarlarıyla çok örtüşmezsede, bazı Kürd siyasi hareketler arası ideolojik ayrılıkları olabildiğince kullanmakta örtüşüyorlar. Moskova'nın dünya kamuoyun sempatisini alma ve getirisi olan bir propagandayla islamist terör ögütlerin üslerini ilk elde etkili bombalayarak işe başlaması söz konusu stratejiyle planlı bir bütünlük oluşturmuştur. Libya'da devre dışı kalan Rusya, Suriye'deki üslerini Baas rejimini koruma karşılığında kalıcılaştıracaktır.

Sonuçta Türk cumhurbaşkanı, Erdoğan ve gölge adam Davutoğlu, 'ortadoğu bizden sorulur' palavrası blöften başka bir şey olmadiği yaşanan Rus jetlerin sınır ihlali ile görülmüştür. Kürdleri F 16 larla bombalayan her fırsatta öldürmekle tehdit eden, Suriye'ye işkal salvosunda bulunan Erdoğan hükümeti, karşısında Rusya'yı bulunca NATO'ya çağrı yapmaktan başka bir çaresı kalmamış görünüyor. Suriye hükümetin davetiyle gerçekleşen Ruslar'ın ortadoğu çıkarması ve Suriye üzerı çıkarlarını korumak için TC ve denetimindeki bütün islamist terör örgütlerine karşı bir gövde gösterisi işlevini görümüştür. Beş yıldan beri Kürdistan'ın dört tarafında Kürdlerle savaş içinde olan bu katiller sürüsüne karşı yürütülecek savaş Kürdlerle Rusya'yı bir biçimde ortaklaştirabilir.

Kürdler 'düşmanımın düşmanı dostumdur' itifaklar politikasını önemsemelidirler. Oluşacak bir itifak Kürdlerin devletleşme önceliği ekseninde karşılıklı ilişkilerle yürütülmesı doğru olacaktır. Sonuçta Kürdlerin emperyalistleri Kürdistan'ı dört parçaya bölen ve zorla yönetenlerdir. Rusya devletı Kürdlerin kendi kendilerini yönetmesi ve bağımsızlıık, devletleşme hakları meselesinde kendilerine yakın durursa Kürdler'in dostluğunu kazanacaktir.

Tabii bu yeni durum Kürdlerin batılı devlet başkentleriyle olan diplomatik, siyasi,ekonomik ilişkileri ve uluslar arası kualisyonla olan ittifakını sürdürmelerine engel olmamalıdır. Sonuçta Efrin gibi Kürdistan şehir ve toprakları TC'ye bağlı islamist terör çetelerin kuşatması altındadır. Çünkü Kürdlerle filli savaş içinde olan sömürgeci bölge devletleri, eğitip organize ettikleri islamist terör örgütleri özerindende bir vekalet savaşı yürütüyorlar. Hiç süphesiz Ruslar'ın yaptığı bombalamalar Kürdleri sevindirmiştir. Fakat Kürd ulusal kuvvetlerin emsalsız direnişi ve kendi toprakların hükümranlığına aday otoriteleriyle gerekli siyasi, askeri güçbirliğini merkezileştirememeleri kaygı vericidir.

Biliyoruzu ki, hiç bir emperyalist kuvvet IŞİD, El kayde, El nusra, vb. islamist terör örgütlerin gelişmesini önlemek amacıyla ortadoğu ya üs kurmamıştır. Son olarak birinci dünya savaşında Kürdistan'ı ekonomik, siyasi çıkarlar için dört bölge devletı arasında bölmelerinden anlıyoruz. Bu nedenle mperyalist devletlerin Kürdlerle sürdürdükleri gaz, petrol, silah ticaretine dayalı ekonomik, siyasi ilişkileri halen korku sebebi sayılması dikkate değerdir.

Şimdi Beşar Esad hükümetın davetiyle Suriye’ye yerleşen Rusya, resmi üssü Tartus limanı yerine,

Türkiye'nın işgalı altında bulunan Kuzey Kürdistan'a sınır 20 kilometre güneyindeki Lazkiye de yoğunlaştırması TC yöneticilerini tutuşturmuştur.Türk hükümetı, ordu ve istihbarat birimleriyle eğitip, donatıkları ve‘Fetih Ordusu’çatısında birleştirdiklerı islamist terör örgütleri İdlib’i ele geçirdikten sonra Esad’ın kalesi Lazkiye’ye doğru ilerlemeleri Rusların bombardımanıyla durdurulması Türk yönetimini çaresiz bırakmıştır.

Ankara'nın Nusra, Ahrar el Şam, Nureddin Zenki Tugayı ve Sultan Murat, Fetih ordusu gibi faşist islamist terör örgütlerine ev sahipliği yapmanın karşılığı elbette olacaktır. Patriotların çekileceği haberiyle korku krizine tutulması henüz başlangıçtır. Erdoğan hükümetı Suriye özgülünde

planladiği ve girdikleri kirli ilişkilerin ağır sonuçlarıyla baş başa kalmaktan korku nöbetı geçiriyor.

ABD, AB Başkentlerı Ankara yönetimin yüzbinlerce mülteciyi şantaj amacıyla ölüm yolculuğuna çıkardığını biliyorlar. Ankara organizeli beş bin'e yakın Türkmen bunların bir kaç katı Çeçen, Kafkas, Orta Asya ve Uygur Türkleri gibi binlerce yabancı islamcı terörist her türlü eğitim, donatımdan sonra Suriy'ye gönderildiği' bilmeyen kalmamıştır.

IŞİD Suriye ve Irakt'a illegal yöntemlerle Türkiy'ye onbinlerce ton petrol pazarladiği ve savaşın finansmanini bu şekilde karşıladığı biliniyor. Irak parlamentosu araştırma komusyonun resmi raporlarına göre Musul işgalın planlanması Ankara'da organize edilmiş uygulanmıştır. Türk konsolusluk personellerin alikonulması IŞİD ile AKP hükümetin danışklı bir planı ve hedef şaşırtması olarak belirtiliyor. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu mevzu hakkında gerekli bilgilere sahip olduğunu belirtmişti.

Rojava'nın Kürd direnişçilerin eline geçmesinden sonra bir çok islamcı teröristin Türkiye'ye sığındığı ve barındırıldığı dünya medyasında çarşaf çarşaf yayınlanmıştı. Bu nedenle bütün bu olup bitenlerı yakınen takip eden Moskova'nın Suriye çıkarması ve Putin'ın islamist örgütlere destek ve ağır silah verenlerde hedef olacak beyanı Ankara için yeterince açıklayıcı bir mesaj olmuştur. Gaz ve petrol ticaretinde yüzde yetmişbeş civarinda Rusya'ya bağımlı olan Türk hükümeti Rusya'ya karşı kullanabileceği bir kartı bulunmuyor.

Bu makale toplam: 5202 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:12:18:20
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Mehmet Kobal

Yazarın Önceki Yazıları

Güvenli Bölge Basıncı ve Ankara zirvesi! Siyasetin Sefaleti ve Açlık Grevleri Ütopya Nedir? Türkiye düşmansız yönetemez! Siyaset Niçin Yapılır ? ABD ve Rusya Ne Yapmak İstiyor? Sessizlik Savaş Malzemesidir ! Dünya Devletlerinin Kürdistan Hesabı ! Acem Diplomasisi ve Kerkük İşgali! Acem Kılıcı ! İran ve Türkiye'nin Çıkmazı! Yüzyıllık Sykes-Pkot Esareti ve Bağımsızlık Referandumu ! Neden Güvenli Bölge ? Türkiye Demokratikleşir mi? Kürdistan Hava Kuvvetleri ! Koalisyon Güçlerinin Ankara Ayarı ! Kürdler olmazsa Türkiye Ne Yapacak ? Şengal, Kürdlerin Birlik Sembolü Olmalıdır Ateşkes ve çözüm arayışı ! Ateşkes Hazırlığı Türk Kolonyalizmi ! Despotizm ! Cihata açılan kapı! Said'lerin Bağımsızlık Çağrısı ! Musul Kimin Yurdu ? Ortadoğu Jeopolitiği ve Cepheler Savaşı 11 ayda yedi bin insan öldüren AKP çözüm istiyor! Tarih nasıl çarpıtılır? Otoriteryanizm ve Kürd Sorunu Erdoğan'ın Türkiye'si Nereye Gidiyor? İşgalin Kendisi Terörizmdir! Sabrımızı Taşırmayın! Türkler Kürdlerin katili olmayı redetmelidir Son Altı Ayda Kaç Yüz Kürd Öldürüldü? Kürd Halkının Sesi, Tahir Elçi Susturuldu! 'Nankör IŞİD' Operasyonu ve Kürdler Hdp'in Barış Mitingine Ankara'dan Bomba ! Kürtlere Karşı Etnik Bir Savaş Yürütülüyor 'Kürd Millet Mesajı' Doğru Okunmalıdır Kürd Milleti Bağımsızlığa Yürüyor İran Rejimi Her Saniye Suç İşliyor Kadına Bakış Nasıl Olmalı ? Dünyanın en güzel şeyi bağımsızlıktır. Tanrıları Nasıl Yarattık? Kuzey Kürdistan Kimin İşgali Altındadır? ''İslam'' Faşizmi Kuşatılmışlık Kürd Devletiyle Aşılacaktır ! Ulusal Kazanımlar Devletsız Korunamaz. Hamidiye Alayları (Bejikler) Rojava ve Ulusal Kimlik ! Siyasi Temsilin Anahtarı Ulusal Bağımsızlıktır. Cenevre 2 ye Kürd'ler Neden Çağrılmadı ? Kürdistan ve Önderlik Sorunu !
x