Mehmet Kobal: Cihata açılan kapı!

Cihata açılan kapı!

'Kürdler Rojava'da gelişiyor, denize açılıyor' önlerini alalım, engelleyelim' dediler. Ne yaptılar? Cerablus işgali (Irak Şam İslam devleti,) IŞİD'ten Türkiye'ye sessizce el değiştirmişti.! Neden? çünkü Türkiye'de yerleşmelerine, maaşa bağlanmalarına açılan cihad kapısının gereği uygulanmıştı. Kürd direnişçileri Menbici 75 günde binlerce şehit vererek DAİS'ten temizlemişlerdi.

Mehmet Kobal

09.12.2016, Cum | 12:13

Cihata açılan kapı!
Makaleyi Paylaş

Eğer Ankara hükümetinin başarılarından söz edilecekse, Türkiye cihatçıların eğitim, sevk ve idare merkezi olmayı başardı. Bireysel hırs ve çıkarı için iç savaşla yönetmeyi göze aldı. Kürdlere karşı ise Elnusra, IŞİD gibi çetelerle iş birliği yapacak kadar gözü karardı. Kürdlerden fırsat bulurlarsa Aleviler, gayri Müslümlere yönelecekler. Türkiye’nin yabancı basında cihata açılan kapı olarak adlandırılması haksız bir tespit değildir. Erdoğan'ın yardımcısı Numan Kurtulmuş, ''bize göre bağımsızlık gavura gavur demektir.'' diyor..! Şimdi gidin sorun sen ırkçımısın diye yok Türküm diyecek...!

Diplomat ve siyaset stratejistlerine göre Türkiye iki ateş arasında üç parçaya bölünmüş durumdadır. Özelikle son yıllarda kendi vatandaşlarına olan acımasızlığı ve Kürd katliamları Artel'de ve birçok dünya tv. Programlarında detaylı tartışılıyor. Türklerin psikolojisini çözmüşler. Türkiye’nin Kürdlerle savaşının bitmeyeceğini söylüyorlar...! Belli ki Kıbrıs’ta dahil bütün kirli hesaplar Kürdistan çözümsüzlüğü üzerinde yürütülüyor.

Saray yönetimin psikolojisine uygun kalın kafalı danışman ve yardımcıların analiz ve anlatımları, Bağdat kapılarına dayanan tehlikeyi normal gösteren Saddam sözcülerini anımsatıyor. Son on yılda basın, yayın, yargı, yürütme, yasama ve ordu'ya kadar temel kurumlar İslam cumhuriyetin işleyiş zihniyetine göre dizayn edildi. Kürdleri saymıyorum, onlar 'iç düşman' ! AKP bakanları defalarca ne dediler.? 'Kürdler Rojava'da gelişiyor, denize açılıyor' önlerini alalım, engelleyelim' dediler. Ne yaptılar? Cerablus işgali (Irak Şam İslam devleti,) IŞİD'ten Türkiye'ye sessizce el değiştirmişti.! Neden? çünkü Türkiye'de yerleşmelerine, maaşa bağlanmalarına açılan cihad kapısının gereği uygulanmıştı. Kürd direnişçileri Menbici 75 günde binlerce şehit vererek DAİS'ten temizlemişlerdi.

Ankara hükümeti değişik birimleriyle bütün Sünni, İslamist terör örgütleri ve cemaatleri yönetiyor. Fetullah cemaatinde boşalan yerlere AKP'ye secde edenler yerleştirildi. Adnan Oktar, Türk subaylarıda dahil, tanınan İslamcı, milliyetçi isimleri ve bir çok devlet yöneticilerini pazarına bağlamıştır. AKP'nin ihale repertuvarında Vatan Partisi, cemaatler, Sedat Peker, Mehmet Ağar'a bir çok kuruluş ve isim listesiyle uzanıyor. Gidişattan şikayetçi bazı AKP yöneticilerine göre milyonlarca Türk bayrağın satış ihalesi Vatan Partisine verilmiştir. !

Bütün bunlardan heberdar olan Devlet Bahçeli ve sınırlı sayıdaki yardımcıları yeni bir patlamaya gebe MHP'den kopan muhaliflerden dolayı şimdilik susmuş görünüyorlar. Ayrıca ordunun üst düzey subay ve değişik birimlerinde, Elnusra,(Ahrar ul Şam), Sultan Murad, Öso ve benzer dinci örgütlerin Türk ordusu bünyesinde sevk, idare edilmesinden rahatsızlar. Nato eğitimli subaylara göre bu gidişatın önü alınmazsa çok başlılık ordunun bütün kademelerine yayılacaktır. Ordunun uluslararası koalisyondan yalnızlaştırılması ve Suriye işgaline angaje edilmesinden de ciddi rahatsızlık duyuluyor. Bu sebepten ötürü Türk tipi paramiliter ordulaşma Başkanlık modeliyle öncelemiştir.  

Son otuz yılda orduda ihraç edilmiş SADAT'ın emekli binlerce subayları kısa bir eğitimden sonra ordunun merkezi birimlerine atandı. Orduda alt üst ilişkisi bir gösterişten ibaret olmuştur. Kimi Kemalist subaylara göre Herkes adamına bağlı çalışıyor. Hata bir birim diğer birimin yapacağı operasyonu boşa çıkarmaya çalışıyor. O nedenle Türk Genelkurmay başkanı Hulusi Akar kendini dinletemediğinden yakınıyor. Bazı subaylara göre asıl genelkurmay başkanı, Recep Tayyip Erdoğan'ın güvendiği emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve benzerleri oluyor..!

Orduda kimse kimseye güvenmiyor. Kişilerin birbirleriyle paylaşımları çok dikkatli ve sınırlıdır. Medya'da pek görünmeyen bazı üst düzey subaylara göre15 Temmuz darbe iddiası orduyu köklü değiştirme operasyonudur. Orduya yerleştirilen SADAT geleneklilerin dışındaki askerler gözden çıkarılmıştır. Orduyu bütün yönetim birimlerinde köklü değiştirme planı uzun yılların gecikmiş yoklamasıdır. Sadece 15 Temmuz mizanseni için aylar önce olacaklara ilişkin hazırlık yapıldı. Çünkü yeni hükümete göre güvenilir, yeni bir ordu oluşturulmalıdır. Amerika, AB, Rusya istihbaratları bütün bu olup bitenlerden bilgi sahibidir.

Bir batılı diplomata göre Ankara hükümeti Ortadoğu, Suriye işgali ve 'muhalifler' politikasında İslamcı eksene oynama şantajının maliyeti ağır olacağı doğrultusunda. Guardian Editorina göre Erdoğan dönüşü mümkün olmayan suçlar işledi. AKP hükümetin IŞİD’i tek başına terörist olarak belirtmemesi ve devamlı yanında Kürd örgütlerini sayarak kalabalık içinde gizleme çabası devletin değişmeyen Kürd düşmanlık politikasının yansımasıdır. ''Çözüm'' süreci adı altında aynı riyakârlık tekrar edildi. Kürdler'den söz edince Abaza, Boşnak, Arnavut, vs. Saymadan edemiyordu. Oysa Kürdlerin yanında saydığı Abaza, Boşnak, Arnavut ve benzerleri kendilerini öz Türk kabul ediyorlar. Dost düşman herkes kabul eder ki Türkiye uluslararası cihatçı örgütlerin organize sahası olmuş. Para karşılığında binlerce insan kandırıldı, servis edildi. Cihatçı yetiştiren kamplar kuruldu. Bu kamplarda eğitildiler, silahlandırıldılar. Katılanların ailelerine maaş bağlandı en güvenlikli yerlere yerleştirildiler. Yer yer polis ve asker üniformasıyla kullanıldılar. İçerde ve dışarda özellikle Kürdlere karşı değişik isimlerle savaştırıldılar. Rojava yaşananların en görünen yüzü oldu.

Türkiye Cumhuriyetin cihatçılarla kronolojik ilişkisi ve belgeleri.. !

AKP hükümetin çetelerle ilişkisi İç ve dış basında çarşaf çarşaf yazıldı, anlatıldı ve belgelendi. Yaralananları tedavi eden hastaneler, taşıma birimleri olduğu iç ve dış basında çok yoğun işlendi. IŞİD petrolü Ankara yönetimin denetiminde pazarlandı. Rusya devlet başkanı Putin, Antalya’da “IŞİD, 40 ülkeden finansal destek alıyor. Bu ülkeler arasında G20 üyeleri de var” demişti Rusya lideri. Ayrıca G20 ülkeleri liderlerine, IŞİD’in finansman kaynaklarıyla ilgili bilgiler verdiğini, “teröristlerin yasadışı petrol ticaretinin boyutlarını ortaya koyan, uzaydan çekilen fotoğrafları” gösterdiğini söylemişti. IŞİD'in Türkiye'ye petrol satışını belgeleriyle saptandığı ve Antalya zirvesinde Erdoğan'a sunulduğu Rus basınında açıklanmıştı. BM Güvenlik Konseyi raporunda “IŞİD’e Türkiye üzerinden silah gittiği” tespit edildi ve Rus basınında belgeleri yayınlandı.

İngilizler, Fransızlar, Amerikalılar, Almanlar, bu konularda defalarca konuştular ve yazdılar. IŞİD’in Paris katliamları Konya, Gaziantep, İstanbul, Adıyaman gibi bir çok yer ve mahallelerde kutlandı, fetvalar verildi. Ellerinde kara bayraklarla araba turları atanların görüntüleri dünya basınında yayımlandı. Kürd, Alevi ve gayri Müslümlere gözdağı verildi. 2015 G20 Antalya zirvesin ’de Ankara katliamı‘da dahil, IŞİD üzerinde Ankara yönetimine gönderme yapıldı ! Erdoğan'ın, “Suçlu, teröristler kokteylidir. IŞİD’le birlikte PKK, PYD, YPG, Paralel yapı ve hatta Suriye istihbaratıdır.’ Retoriklerine kendisi de dahil kimse inanmıyor artık.

Columbia Üniversitesi’nin İnsan Hakları Enstitüsü’nün Barış İnşası programının direktörü David L. Phillips, Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğine ilişkin, belgeler niteliğinde bir derleme yayımlamıştı. «IŞİD komutanı 12 Ağustos 2013’de Washington Post’a, ”Bize savaşın başında katılan savaşçıların çoğunun yanı sıra teçhizatımız ve tedarikimiz Türkiye üzerinden geldi” diyordu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Ekim 2014’te, Türkiye’nin terör örgütlerine silah tedarik ettiğine dair Adana Başavcılığı’ndan edindiği bir belgeyi ve silahları örgütlere taşıyan TIR şoförlerinin ifadelerini açıklamıştı.

''19 Ocak 2014 günü Adana’da üç TIR durduruldu. TIR’lar, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda silahla yüklenmişti. Şoförler TIR’ları sınıra götürüyordu; burada devreye bir MİT ajanı girecek ve IŞİD’le Suriye’deki başka gruplara teçhizat ulaştırmak üzere TIR’ları Suriye’ye götürecekti. Bu daha önceden birçok kez yaşanan bir olaydı. TIR’lar durdurulduğunda, MİT ajanları kasaların içinin incelenmesini engellemeye çalıştı. Kasalarda roket, silah ve savaş mühimmatları görüntülenmişti.

''Cumhuriyet gazetesi, 12 Ekim’de, ses kayıtlarının Türkiye’nin El Kaide, IŞİD bağlantılı terör örgütlerine mali ve askeri yardımını teyit ettiğini ve Kayıtlarda Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Suriye’yle savaşa girme baskısı yapıyordu. Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Suriye’ye saldırmak için bir gerekçe üretmesini istemişti. Hakan Fidan, dönemin dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’e, ''Gerekirse Suriye’ye dört adam göndererek Türkiye’ye sekiz füze attırıp savaşa gerekçe üreteceğini belirtmişti. TC’nin işgal bahanesi Ağustos 2016 da gerçekleşti. Türk ordusu fiilen Suriye'de, sadece Kürdlere karşı savaşa girmiştir.

Artık dün iftira, suç diye kabul etmedikleri ve hata basında yer aldı diye ceza sebebi saydıkları şeyi bugün resmi olarak yapıyorlar. IŞİD'den kopan Elnusra örgütü ve benzeriyle birlikte Kürdlere karşı savaşıyorlar. Elnusra'yı ABD'ye pazarlamaları kabul edilmedi diye sahte dolarla birlikte ABD bayrakları söz konusu çetelere yaktırılarak protesto ediyorlar.  Özcesi Suriye'nin Batı Kürdistan Bölgesinin bir kısmı Türk ordusu ve İslamist çetelerin iş birliğiyle işgal edilmiştir.

(Dönemin) İçişleri Bakanı bir genelge imzalamıştı:  ”Bölgesel çıkarlarımız temelinde Suriye’de bölücü örgüt PKK uzantısı PYD güçlerine karşı desteklediğimiz El Nusra mücahitlerine aşağıda belirlenen çerçevede desteğin sunulması… Mücahitlerin ülkemiz sınırlarından Suriye’ye geçişlerinde Hatay ilimiz stratejik bir konuma sahiptir. İslamcı gruplara lojistik desteğin aktarılması, eğitimleri ve yaralıların tedavisi ve mücahitlerin geçişleri ağırlıklı olarak buradan yapılacaktır. Milli İstihbarat Teşkilatımız ve ilgili merciler bu konuda görevlendirilmiştir.” der. 13 Haziran 2014 tarihli Radikal.

İngiliz kanalı Sky News, ''Türkiye hükümetinin Suriye sınırını geçip IŞİD’e katılmak isteyen yabancı militanların pasaportlarına damga vurduğuna dair belgeler ele geçirmişti.' BBC'nin konuştuğu köylüler, gece seyahat eden otobüslerin Suriye ordusuyla değil, Suriye ve Irak’taki Kürt güçleriyle savaşmaları için cihatçılar taşıdığını anlatmıştı. '9 Ekim’de, üst düzey bir Mısırlı yetkili, Türkiye IŞİD savaşçılarını eğitti ve Türkiye istihbaratının IŞİD’e uydu görüntülerini ve başka bilgileri verdiğini açıkladı.'

CNN Türk 29 Temmuz 2015 tarihli haberinde, İstanbul, Düzce ve Adapazarı gibi yerlerin teröristlerin toplanma noktaları haline geldiği haberini yapmıştı. IŞİD militanlarının camilerde eğitildiği, tarikatların sokağa taştığı bu eğitimler sırasında çekilen bazı videolar Türkçe olarak IŞİD propagandası yapan takvahaber.net sitesinde yayınlamıştı. Ürdün istihbaratı, Türkiye IŞİD militanlarını özel operasyonlar için eğitti ve tıbbi yardım sağlıyor' diye belgelere sahip olduğunu belirtmişti.

AKP’nin kurucularından ve 25. dönem HDP Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Taraf gazetesine 12 Ekim’de verdiği söyleşide, Türkiye’nin terör örgütlerini hala desteklediğini ve hastanelerde tedavi ettiğini' söylemişti. Keza  ”Hükümet Rojava’daki oluşumun önünü kesebilmek için aşırı dinci gruplara tavizler vererek, silahlandırıp maddi destek sağladı'' AKP hükümetin sağlık bakanı kendisi ifade etti. ‘IŞİD ve diğer mücahit yaralıları tedavi etmeye devam edeceğiz, bu Hükümetimizin kararıdır,' diye açıklama yaptı. 

Taraf gazetesi, 'IŞİD’in en üst düzey komutanlarından ve El Bağdadi’nin sağ kolu olan Ahmet El H, Şanlıurfa’da bir hastanede tedavi gördüğünü ve tedavi masraflarını Türkiye devleti karşıladığını ve Türkiye’nin güneydoğusunda her yerde IŞİD militanların bu şekilde korunduğunu, Örnek vermek gerekirse, sekiz IŞİD'linin isimleri şöyleydi: “Mustafa A., Yusuf El R., Mustafa H., Halil El M., Muhammet El H., Ahmet El S., Hasan H., Salim El D.” belgeleyerek yazmıştı.

New York Times 13 Eylül’ 2015 de, ''Türkiye petrol alarak IŞİD’e mali destek veriyor. Obama yönetiminin, IŞİD’in geniş kapsamlı petrol satış ağını ortadan kaldırması için Türkiye’ye baskı çabalarını haberleştirdi. Heritage Vakfı’nın üst düzey üyelerinden James Phillips, Türkiye’nin IŞİD’in satış ağını halen devam ettirdiğini çünkü düşük petrol fiyatlarının işine geldiğini, hatta bu ticaretten imtiyazlı Türkler ve hükümet yetkililerinin de yararlandığını savunuyor'.

Amerikan Adalet Bakanlığı yetkililerinden David Cohen, ''IŞİD’in petrolünün Türkiye üzerinden satılmasına aracılık eden görevliler var'. Açıklaması yaptı.  'Alman Yeşiller Partisi’nden bir milletvekili, 14 Ekim’de Türkiye’yi kendi toprakları üzerinden IŞİD’e silah gönderilmesine ve örgütün petrolünü satmasına yardım etmekle suç işlediğini söyledi.' 10 Ekim’de, Konya müftüsü dört gün önce kentten 100 kişinin IŞİD’e katıldığını söyledi. Oda TV, 'Türkiye ve IŞİD aynı dünya görüşünü paylaşıyor.' Türk subayların IŞİD militanlarıyla samimi bir fotoğrafını yayımladı. Oda TV’ye göre, 'IŞİD komutanlarının “Türkiye’nin meselenin içinde olduğunu ve 10 bin IŞİD militanının Türkiye’de konumlandığını, BBP, MHP'nin hükümetle birlikte IŞİD’e kucak açtığını, Türkiye’nin İslami devrime sahne olacağı ve Türklerin cihada hazırlandığı' savunulmuştu.

ABD’de ''Üst düzey askeri liderler ve istihbarat kurumları Türkiye’nin iç savaştaki rolü konusunda aylardır ciddi endişe duyduklarını ve Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın başka İslamcı isyancıların yanı sıra El Nusra Cephesi’ni desteklediği biliniyordu.'' Mevcut istihbarata erişimi olan eski bir istihbarat yetkilisi, “Türkiye hükümetinde bazılarının, Suriye içinde bir sarin saldırısı düzenleyerek Esad’ı köşeye sıkıştıracaklarına ve Obama’yı da kırmızı çizgi tehdidini yerine getirmek zorunda bırakacaklarına inandığını biliyoruz” demişti.”' ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden IŞİD’e Türk desteğini ayrıntıyla anlatmıştı.

26 Eylül 2014 tarihli Hürriyet Daily News’da yayımlanan bir makalede şu ifadeler kullanılıyordu: “AKP’nin ağır toplarının hissiyatı Ankara’yla sınırlı değil. Şanlıurfa’da bile bazı üst düzey Hükümet memurların IŞİD’e hayranlık duyduğunu görünce şoka uğradım.' 'Onlar da bizim gibi, Kurtuluş Savaşı’nda yedi büyük güçle savaşıyorlar ve PKK’dan ziyade IŞİD’le komşu olmayı tercih ederiz'' diyorlardı.''

Ankara hükümeti, kısaca, Kronolojik olarak anlattıklarımı daha önce inkâr ediyordu. Son bir senedir yaşıyor ve uyguluyorlar.

Bu makale toplam: 5699 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:16:23:15
1 Yorum
Nerina Azad

Mehmet Kobal

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin Sefaleti ve Açlık Grevleri Ütopya Nedir? Türkiye düşmansız yönetemez! Siyaset Niçin Yapılır ? ABD ve Rusya Ne Yapmak İstiyor? Sessizlik Savaş Malzemesidir ! Dünya Devletlerinin Kürdistan Hesabı ! Acem Diplomasisi ve Kerkük İşgali! Acem Kılıcı ! İran ve Türkiye'nin Çıkmazı! Yüzyıllık Sykes-Pkot Esareti ve Bağımsızlık Referandumu ! Neden Güvenli Bölge ? Türkiye Demokratikleşir mi? Kürdistan Hava Kuvvetleri ! Koalisyon Güçlerinin Ankara Ayarı ! Kürdler olmazsa Türkiye Ne Yapacak ? Şengal, Kürdlerin Birlik Sembolü Olmalıdır Ateşkes ve çözüm arayışı ! Ateşkes Hazırlığı Türk Kolonyalizmi ! Despotizm ! Said'lerin Bağımsızlık Çağrısı ! Musul Kimin Yurdu ? Ortadoğu Jeopolitiği ve Cepheler Savaşı 11 ayda yedi bin insan öldüren AKP çözüm istiyor! Tarih nasıl çarpıtılır? Otoriteryanizm ve Kürd Sorunu Erdoğan'ın Türkiye'si Nereye Gidiyor? İşgalin Kendisi Terörizmdir! Sabrımızı Taşırmayın! Türkler Kürdlerin katili olmayı redetmelidir Son Altı Ayda Kaç Yüz Kürd Öldürüldü? Kürd Halkının Sesi, Tahir Elçi Susturuldu! Savaş siyaseti yönetemez! 'Nankör IŞİD' Operasyonu ve Kürdler Hdp'in Barış Mitingine Ankara'dan Bomba ! Kürtlere Karşı Etnik Bir Savaş Yürütülüyor 'Kürd Millet Mesajı' Doğru Okunmalıdır Kürd Milleti Bağımsızlığa Yürüyor İran Rejimi Her Saniye Suç İşliyor Kadına Bakış Nasıl Olmalı ? Dünyanın en güzel şeyi bağımsızlıktır. Tanrıları Nasıl Yarattık? Kuzey Kürdistan Kimin İşgali Altındadır? ''İslam'' Faşizmi Kuşatılmışlık Kürd Devletiyle Aşılacaktır ! Ulusal Kazanımlar Devletsız Korunamaz. Hamidiye Alayları (Bejikler) Rojava ve Ulusal Kimlik ! Siyasi Temsilin Anahtarı Ulusal Bağımsızlıktır. Cenevre 2 ye Kürd'ler Neden Çağrılmadı ? Kürdistan ve Önderlik Sorunu !
x