İsmail Beşikci: Zini Gediği Katliamı

Zini Gediği Katliamı

Şark Islahat Planı’ndan beri, Kürdleri, Kürdçe’yi inkar, imha süreçleri, asimilasyon, sürgün süreçleri Kürdistan’ın her tarafında, yaşama geçirildi. En son, Dersim kalmıştı.

İsmail Beşikci

20.07.2020, Pts | 10:27 [ Güncellenme: 20.07.2020, Pts | 16:12 ]

Zini Gediği Katliamı
Makaleyi Paylaş

HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, 16 Haziran 2020 günü, TBMM’nde, yaptığı bir konuşmada, Zini Gediği Katliamı’yla  ilgili bilgi verdi.

HDP İstanbul Milletvekili,  Ali Kenanoğlu, bu konuşmada, 8 Ağustos 1938’de, ,   yüz dolayında masum, suçsuz insanın yürütülerek Erzincan-Ovacık-Dersim sınırında, 2700 rakımlı Zini Gediği’ne getirildiğini ve burada kurşuna dizildiğini vurguluyor. Bu insanların ortak özelliği Alevi olmalarıydı, diyor. Yani Alevi oldukları için katledildiler, diyor. Kürdlüğü ortak özellik olarak dile getirmemektedir.

‘… Alevi oldukları için katledildiler…’ sözünde önemli bir sorun var. Bunu belirtmeye çalışacağım.

Şark Islahat Planı’ndan beri, Kürdleri, Kürdçe’yi inkar, imha süreçleri, asimilasyon, sürgün süreçleri Kürdistan’ın her tarafında, yaşama geçirildi. En son, Dersim kalmıştı. İnkar, imha, asimilasyon, sürgün süreçleri, özel bir yasa yapılarak Dersim’de de yaşama geçirildi.

Bu operasyonların temel amacının Kürdlüğü yok etmek, Kürdleri Türklüğe asimile etmek olduğu açıktır. Türkiye’nin her tarafında  Aleviler yaşıyor. Sivas’ta, Çorum’da, Kastamonu’da, Manisa’da, Adana’da, Trakya’da vs. her yerde Alevi yaşıyor. Cumhuriyet’den sonra, her Alevi köyüne Cami yapmak, devletin temel politikası olmuştur. Bunu dışında Alevilere karşı, baskı-zulüm imha yaşanmadığı söylenebilir.

Devlet, Cami’nin yapıldığı ilk yıllarda Camiye giren çıkan olmasa bile zamanla Müslümanlaşmanın yaşanacağını düşünmüştür. Birçok yerde de devletin bu beklentisi gerçekleşmiştir. Kürdleri Türklüğe, Alevileri Müslümanlığa asimile etmek devletin kararlı bir şekilde yaşama geçirdiği  çok önemli bir politikadır. Alevi-Sünni diye bir ikileme yanlıştır. Doğrusu, Alevi-Müslüman  şeklindeki bir ikilemedir.

1938 yaz aylarında, devlet terörü sınırsız bir şekilde yaşama geçmiştir. Munzur Vadisi’nde de, Peri Vadisi’nde de, Karasu Vadisi’nde de devlet terörü tırmandırılmıştır, yükseltilmiştir. Dersim’de, her taraf, toplu mezarlarla doludur.  Hozat’daki Sekesur Dağı’nda, Ağuçan Ocağı Pir ailesinden 22 kişi evlerinde yakılmıştır. Yine aynı yıl, aynı aylarda, Büyük Bertal Efendi’nin ailesinden 52 kişi Nazımiye-Cıvrak arasında, kurşuna dizilmiş, sonra yakılmıştır.

Sekesur Dağı’ndaki toplu mezar açılmış, kemikler ortaya çıkarılmış, bir mezar da yapılmıştır. Nazımiye-Cıvrak yolunun sol tarafında  yer alan toplu mezarın açılması ise, henüz gerçekleşmemiştir. Mazgirt’de de 60 kişinin  toplu mezarı vardır. Burada Dara Kırmızıtoprak bir anıtmezar yapmıştı. Dersim’in her tarafı toplu mezarlarla doludur. Toplu mezarların kok çok bir kısmı açılabilmiştir.

Aynı dönemde, aynı alanlarda gerçekleşen Zini Gediği Katliamı’nı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Bütün bunların Kürdlüğü yoketmek,  Kürdlüğü, Türklüğe asimile etmek için yapıldığı açıktır. Alevilik bu politikanın yaşama geçmesi yolunda güçlü bir etki yaratmış olabilir.  Bu bakımdan, Ali Kenanoğlu’nun,  bu soykırım sürecinin Alevilikle ilişkilendirmesi, Alevi oldukları için  kurşuna dizildiler, demesi,  doğru bir değerlendirme değildir.

Bir Askerin Günlüğünden Dersim 38 (Derleyen Mahsuni Gül Fam Yayınları, Aralık 2019) isimli bir kitap var.  Bu kitapta, hep Kürdlerden, Kürdlerin öldürülmesinden söz edilmektedir. Hiçbir yerde, Alevi, Alevilerin öldürülmesi gibi sözcükler geçmemektedir.

‘Kürdlerden başka kervan geçmeyen patika yollardan  ayıla bayıla…’( s.26)

‘Kürdler ablukadadır.’ (s.27)

’38. Alay Kürtlerle çok çarpıştı’ (s.27)

‘Bugün dağları tararken 10 Kürt çıktı.’ (s.27)

‘… Kürtler ablukada şaşırmış bir vaziyetteler.’ (s.28)

‘Bugün bizim alay, bir derede, yirmibeşbin (25 bin) ve 50 Kürt yakaladı’ (s. 28)

‘Sıçan Gediğine 400 silahlı Kürt kaçmış.’ (s.28)

‘Boğazdan Ziyaret tepesi’ne gelir-gelmez Kürtlerin kurşununa tutulduk’ (s. 29)

‘Kürtlerin bıraktığı undan  bezdirme (ekmek) yaparak yedik’ (s.29)

‘…bir Kürt kadın kendini iple asmış.’ (s.30)

‘Ah bugün İzmir’de olsaydım. Halbuki dağ başında Kürlerle uğraşıyoruz.’ (36)

Görüldüğü gibi, ‘Bir Askerin Günlüğünden Dersim 1938’ kitabında en az on yerde, Kürd  adı geçmektedir. Ama kitabın hiçbir yerinde, Alevi gibi bir sözcük geçmemektedir.

Bir Askerin Günlüğünden Dersim 38, kitabında dikkate değer bazı cümleler var. ‘Ve sabaha kadar yol yürüdük. Nihayet, saat 7’de bir su kenarında konakladık. Fakat, derenin içi insan leşleriyle dolu olduğu için susuzluktan öldük.’ (s. 34) 3 Eylül

‘Bugün dağları tarıyoruz. İnsan leşlerinden derelere girilmiyor.’ (s.36) 11 Eylül

Mermi harcanmasın diye, insanları, yüksek kayalıklardan,  Munzur’a ve Munzur’un çaylarına atmışlar. Bu bakımdan dereler cesetlerle dolmuş.

Temel Sorunun Karartılması

1930’ların sonlarına  kadar, Kürdlere karşı soykırıma varan operasyonlar yapılmıştır. Bu yaygın ve yoğun operasyonlar, Kürdler üzerinde çok ağır bir baskı oluşturmuştur. Bu ağır baskılar nedeniyle  Kürdler kendi içine kapanmış, 1950’lerin sonlarına kadar  Kürdistan’da sessizlik egemen olmuştur.

14 Mart 1958’de, Irak’ta meydana gelen askeri darbe, Irak’ta birçok değişikliğin önünü açmıştır. Mele Mustafa Barzani’nin Sovyetler Birliği’nden Irak’a dönmesinden sonra gerek Irak’ta gerek Kürdistan’da önemli siyasal ve toplumsal değişim yaşanmıştır. Kürdlerde yaşanan bu moral güç,  Kuzey Kürdistan’daki Kürdleri de etkilemiştir. Kürdlerde, kültürel, toplumsal kıpırdanmalar başlamıştır.

Esas sorun elbette, başta Kürd dili olmak üzere temel hakların ve özgürlüklerin gaspıdır. Cumhuriyet böyle bir inkar ve imha anlayışı üzerine kurulmuştur. İşte, bu yıllardan itibaren, temeldeki esas sorunu karartmaya çalışan bir sürecin de yaşama geçtiği, örgütlenmeye başladığı görülmektedir.1960’lardan sonra  örgütlenmeye başlayan sol akımlar, ‘esas sorun sınıf mücadelesidir’ diyerek, temel sorun üzerinde, karartıcı bir etken olmaya başlamıştır. Sağ akımlar da ‘esas sorun İslam kardeşliğidir, ümmet kardeşliğidir’ diyerek esas sorun üzerindeki karartıcı işlevini sürdürmüştür.

Ali Kenanoğlu’nun tutumunu da karartma çabası çerçevesinde değerlendirmek gerekir.1937-38’de, Dersim’de gerçekleştirilen ve soykırıma varan operasyonlar, Kürdlüğü yok etme, Kürdleri Türklüğe asimile etme operasyonlarıdır. Bunları Alevilikle bağlantılı kılmak, temel sorunu karartma girişiminden başka bir şey değildir.

 


 

Bu makale toplam: 5287 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:00:05:19
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Bir AİHM Başkanı Halepçe arşivlerinin yakılması ve KDP’ye saldırı Devran İskan Tolun Woodrow Wilson Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı Mehmet Elbistan Kürtler, Şehir Şehirlileşme ‘Kürt Çalışmaları…’ Kürd Tarihini Kürdlerin Yazması… ‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II ’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ Değinmeler-2 Irkçılık Üzerine Seyid Ahmed Cebari Şengal, Afrin Mustafa Selîmî Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu Orhan Kotan’ın Şiiri Leylan - II Kürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı? Leylan Xwebûn Orta Karadeniz’de Etnisite İlişkileri Alevilik Üzerine… Güvenli Bölge Duvarımızı Yapamadık… Doktor Said Alevilik ve Tarihi Bitlis ve Ahalisi 1916 Kürd Tehciri Bir Diplomatın Anıları Xızır Nasıl Ali Oldu? Kürd Tarihi Üzerine Gözlemler Adıyla Çağırmak Kürdistan’ın Güneyinde Soykırım Kürdlerin Tarihi Milliyetçilik Üzerine Hong Kong, Kürdistan ‘Kürtlerle Türkler’ Ortadoğu’da Devletlerin Kurulması Abdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. Yıldönümü Üniversitenin Bilim Anlayışında Temel Sorunlar Cumhuriyet, 19 Mayıs 2019 'Özgürlük İçin Sanat' Helsinki’de Sosyal Forum Teknoloji, Bilim, Eğitim Milletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/Kürdistan Hewler - Duhok - Zaho Bir Tartışma Üzerine… Dönemin Romanları Eleştirilerin İzinde Rêya Heqîyê (Alevilik) ABD Ziyareti - IV ABD Ziyareti - III ABD Ziyareti - II ABD Ziyareti - I Berlin’de Dersim 37-38 Paneli Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x