TBMM

Kürdler, TBMM’de değil, Kürdistan’da güç olmalıdır. Yüz belediyeyi, yüzelliye, daha yükseklere çıkarmanın çabası içinde olmalıdır. Türkiyelileşme sağlıklı bir anlayış değildir, Kürdlere bir kazanım sağlamaz, devlete elbette çok kazandırır.

İsmail Beşikci

20.11.2015 | 14:03

TBMM
Makaleyi Paylaş

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türklerin meclisidir, Türkler için meclisdir. Türkiye Cumhuriyeti 1923 de bu esas üzerine kurulmuştur. Cumhuriyet, 1923 de Kürdlerin yokluğu üzerine kurulmuştur. Sadece Kürdlerin değil, Rumların, Pontusların, Ermenilerin, Asurilerin, Ezidi Kürdlerin vs. yokluğu üzerine kurulmuştur. 1924 Anayasası, bu esaslar üzerine yapılan bir anayasadır.

Rumların, Rum-Pontusların, Ermenilerin, Ezidi Kürdlerin, Asurilerin vs. yokluğu, Birinci Dünya Savaşı sürecinde, 1915 de, gerçekleştirilen soykırımlarla, sürgünlerle sağlanmıştır. Kürdler, Türklüğe asimile edilerek yok edilecektir. Türklüğün en önemli dayanağı Müslümanlıktır. Şüphesiz dünyada, her Müslüman Türk değildir. Ama her Türk Müslüman olacaktır. Bu bakımdan, Alevilerin de Müslümanlığa asimilasyonu, Türklüğün önemli bir politikasıdır. İttihat ve Terakki ile başlayan bu politika Cumhuriyet döneminde sistematik olarak sürdürülmüştür.

Buradaki Türk, dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün 1925 de 1930’da, dönemin Adalet Bakanı, Ord. Prof. Dr. Mahmud Esad Bozkurt’un 1930’lardaki söyleminde dile getirilen Türktür. Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri ile ilgili olarak kurulan “Türk İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi Başkanlığı” tanımlamasında dile getirilen Türk’tür.

Türkiye, Türklerin yaşadığı yer anlamına gelmektedir. Türk yerine Türkiye dediğiniz zaman bir değişiklik yapmış olmuyorsunuz. Kürd’ü bir sığıntı gibi Türk’ün yanına vermiş oluyorsunuz. Mahmud Esad Bozkurt’un 1930’larda bu sığıntı Kürdlere ne tür haklar verdiğini Kürdler çok iyi bilmektedir. 1925’ de, 1930’da İsmet İnönü’nün böyle bir Türkiye yaratmak için kendini Türk hissetmeyenlere, ne tür bir muamele yapılacağı konusunda yaptığı açıklamalar da çok iyi bilinmektedir. Özel harekatçıların Silvan’daki duvar yazıları, (Kasım 2015) bu anlayışın aynen devam ettiğini göstermektedir. “Türkiye milleti’, yapma, suni bir oluşturmadır. Türkler artı Kürdler artı diğerleri bir millet yapmaz. Türk yine Türk, Kürd yine Kürd olarak kalır.

Türklerden söz etmek istiyorsan Türk dersin, Türkiye’den söz edersin, Kürdlerden söz etmek istiyorsan, Kürd dersin, Kürdistan’dan söz edersin.

Irak halkı, Araplardan ve Kürdlerden ve Asurilerden, Türkmenlerden oluşu denebilir. Ama, Araplar, Kürdler, Asuriler, Türkmenler Irak, milletini oluşturur, demek yanlıştır. Kaldı ki, Irak, Türkiye gibi bir etniye izateten verilmiş bir isim değildir, belli bir coğrafyaya işaret eden bir isimdir. Öte yandan, Kürd/Kürdistan sorunlarını alt kimlik-üst kimlik kavramaları çerçevesinde değerlendirmek doğru değildir. Kürd/Kürdistan sorunlarının, bölünmüş parçalanmış, paylaşılmış ülke, bölünmüş parçalanmış, paylaşılmış ulus kavramları çerçevesinde konuşmak gerekir.

Türkiye’de Kürdlerin nüfusu 20 milyondan fazladır. Sorunları, alt kimlik, üst kimlik kavramları çerçevesinde değerlendirmek yanlıştır. 28 üyeli Avrupa Birliği’nde, sadece altı devletin nüfusu 20 milyondan fazladır. Estonya, Letonya, Litvanya, Slovakya, Slovenya’nın nüfusları iki milyon, iki buçuk milyon arasında değişmektedir. Kürdlerin, 200 yıldır, özgürlük ve vatan için verdikleri mücadelede şehit olanların sayısı bu devletlerin her birinin nüfusundan fazladır.

Kürdler, TBMM’de değil, Kürdistan’da güç olmalıdır. Yüz belediyeyi, yüzelliye, daha yükseklere çıkarmanın çabası içinde olmalıdır. Türkiyelileşme sağlıklı bir anlayış değildir, Kürdlere bir kazanım sağlamaz, devlete elbette çok kazandırır.

7 Haziran 2015 seçimlerini hatırlayalım. Kürdler, HDP’den aday adayı olmak için çok büyük bir çaba içindeydi, Adaya adayları, aday olabilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. İşte yemin bu noktada gündeme gelmektedir. Bu yemin, kendini Türk hissetmeyenleri sıfırlayıcı, hiçleştirirci, ezici bir içeriği sahiptir. Bu bilinmektedir. Buna rağmen, Kürdler, böyle bir yemini yapabilmek için, neden birbirleriyle yarışa giriyor? Bu bir zaaftır. TBMM’de kimlik aranmaya, statü aramaya çalışmak bir zaaftır. Kürdler, Kürdistan’da güç olmalıdır. 7 Haziran 2015’den, 1 Kasım 2015’e, HDP’nin, Kürdistan’daki oyunun azalması hayra işaret değildir.

7 Haziran’dan sonra, Varto, Silvan, Hizan, Cizre, Yüksekova, Nusaybin gibi Kürd şehirlerinde özyönetim ilanları ı oldu. Bu çerçevede, Halkların Demokratik Partisi’nden, Demokratik Bölgeler Partisi’nden, Halkların Demokratik Kurultayı’ndan, Demokratik Toplum Kongresi’nden,  KCK’den, gözaltılar, tutuklamalar oldu. Eş başkanlar tutuklandı.

Gözaltına alınanların, tutuklananların tutumların, davranışlarını, birer birer incelemek gerekir. Polisdeki, savcılıktaki, mahkemedeki, cezaevindeki tutumlarının incelenmesi ufuk açıcı olabilir.Bu arkadaşlar, özyönetim anlayışını, nasıl savundular, savunmaların hangi dille yaptılar? Eğer bu dil Kürdçe değilse, özyönetim anlayışında çok büyük sorunlar var demektir. Çocuklar, Diyarbakır’da, Sur, Kayapınar, Bağlar, gibi alanlarda, Batman’da, Van’da, Bitlis’de, Ağrı’da, Muş’da, Şırnak’da vs. sokak aralarında, evlerinin önlerinde, birbirleriyle ilişkilerinde, oyunlarında, nizahlarında vs. kullanadıkları dil Kürdçe değilse, Kürdler/Kürdistan çok büyük tehlikeyle kar şı karşıyadır.

Bütün bunlar, Kürdistanileşerek, Kürdistan’da güç olarak aşılabilir. Çalışmalar, elbette siyaset kurumunu geliştirerek yürütülür. Sivil itaatsizliği geliştirmek önemlidir. Kürdçe konuşmak, çocukları Kürd diliyle eğitmek, ‘milli bayram’lara katılmamak, çocukları göndermemek, vergi vermemek, askere gitmemek… sivil itaatsizlik çerçevesinde düşünülebilir. Devlet, Kürdler için okul açmayabilir, her evi okul yapmak Kürdlerin elindedir.

Bu makale toplam: 13245 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:42:22
Etiketler: İsmail Beşikci, TBMM
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x