İsmail Beşikci: Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı

Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı

Ogünlerde, Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanlığı, Ankara ve Tahran temsilciliklerine gönderdiği bir talimatta, Kürd meselesinin uluslararası bir mesele olarak görmediğini açıklar. Kürdistan’a otonomi verilmesini reddettiğini bildirir.

İsmail Beşikci

17.08.2020, Pts | 08:05

Harf Devrimi’nin Kürdler İçin Anlamı
Makaleyi Paylaş

M. Malmîsanij’in,  ‘1925’ten Önce Ayrılma Taraftarı Kürt Örgütleri’ (Vate, İstanbul 2020) kitabı yayımlandı.

Bu çalışma, sanılanın aksine, belgelere dayanarak, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1920’lerde, Kürdlerde, yoğun bir siyasal hayatın yaşandığını göstermektedir. Sözü edilen örgütler şunlardır:

  1. Cemiyet-i İstihlas-ı Kürdistan (Kürdistan Kurtuluş Derneği)

Cemiyet-i İstihlas-ı Kürdistan (Kürdistan Kurtuluş Derneği)  1917’de kurulmuştur.  Derneğin yöneticileri arasında, Simko, Seyid Taha, Seyid Abdülkadir’in oğlu, Seyid Abdullah gibi kişiler bulunmaktadır. (s.37-39)

Kamil Bedirxan, Abdurrezzak Bedirxan gibi yurtseverler Kürdistan’ın bağımsızlığı için Rusya’ya görüşmeler yapmaktadırlar. Nuri Dersimi, Koçgirili Alişêr bu çerçevede yoğun çalışmalar içindedirler. Dersim Kürdlerinin bir kısmı, Kürdistan’ın muhtariyeti için Çar’a telgraf göndermişlerdir.

2. Kürd İstiklal Komitesi (Kürt Bağımsızlık Komitesi)

Kürt İstiklal Komitesi,  1918’a Kahire’de kurulmuştur. Süreyya Bedirxan, bu örgüt içinde  çok yoğun bir çaba içindedir. Komitenin başkanı,  Şam eski valisi ve Şura-yı Devlet üyelerinden Mardinizade Muhammed Arif Paşa (1852-1920) sektereri ise, Süreyya Bedirxan’dır. Mevlanzade Rifat’ın özel belgeleri arasında, komitenin kurucularının isimleri de vardır. Süreyya Bedirxan 1917-1918 yıllarında, Kahire’de Kürdistan isimli bir gazete yayımlar.  Gazete Kürdlerin menfaatını savunur, 15 günde bir yayımlanır.  (s.43) Gazete Avrupai güçlere, sık sık Kürdlerin haklarını ve özgürlüklerini hatırlatmaktadır.

3. Kürdistan Teali Cemiyeti

Kürdistan Teali Cemiyeti 17 Aralık 1918’de, İstanbul’da 1918’de kurulmuştur. Cemiyetin, Diyarbakır, Harput, Hınıs, Derik, Koçgiri, Hozat, Bitlis,  Erzurum, Van, Siirt, Muş, Bayezid, Arapgir, Garzan gibi alanlarda 19 subesi vardır.

Birçok Kürd örgütünde yöneticilik yapmış Memduh Selim süreci, Kürdlerin isteklerini  şöyle ortaya koymaktadır: Kürdler, bir millet olarak yaşamak, benliklerini muhafaza ederek yaşamak, mesud yaşamak ve ancak kendi ruhlarından doğan bir idare altında yaşamak gayesini  çok uzun zamanlardan beri  takip edegelmişlerdir. Açıkça bilinmelidir ki, Kürd ruhundan doğmamış hiçbir idare, Kürdistan’da payidar olamayacaktır. Kürd mukadderatına ancak, Kürd arzuları  hakim olacaktır.   Kürdler yaşayacak ve yükselecektir.’ (s. 25-26)

Koçgiri ayaklanması sırasında, Kürdler tarafından, bölgede bazı bildiriler dağıtılmıştı. Bu bildirilerden en önemlisi, ‘Kürt Hükümeti Muvakkatisi’ (Geçici Kürt Hükümeti) imzalı bildiridir. (s.77)  Bu bildiri Kürd hükümetinin kuruluşunu bildirmekte, Wilson Prensipleri çerçevesinde, Osmanlı saltanatına bağlı muhtar bir Kürdistan için çalışacaklarını dile getirmektedir. Bu, Kürdistan Teali Cemiyeti’nin önemli bildirilerinden biridir.

4. Kürd Millet Fırkası

Kürd Millet Fırkası ile ilgili olarak, 19 Temmuz 1919 tarihli Osmanlı basınında bazı haberler var.  Memduh Selim, Hizanizade Kemal Fevzi, Babanzade Aziz, Necmeddin Hüseyin  gibi bazı yurtseverlerin yer aldığı bu fırkanın temsilciliğini Memduh Selim yapmaktadır. (s.87)

5. Kürd Demokrad Fırkası

Kürd Demokrat Fırkası hakkında,  Ağustos 1919’dan itibaren Osmanlı basınında ve Jin Gazetesi’inde bazı haberler yer almıştır.  Kürd Demokrat Fırkası yöneticilerinden Abdülaziz  Yamulki, Wilson Prensipleri çerçevesinde, Kürlerin haklarımın, özgürlüklerinin garanti altına alınmasını istemektedir. (s.89 vd.)

6. Kürd Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti (1920)

Kürd Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti’nin kurucuları şunlardı: Bedirxanı Emin Ali, Bedirxani Ferid,  Şükrü Baban, Fuad Baban, Dr. Abdullah Cevdet, Dr. Şükrü Mehmet,  Bitlisli Kemal Fevzi, Ekrem Cemil Paşa,  Kerküklü Necmettin Hüseyin,  Mevlanzade Rifat,  Memduh Selim. Cemiyetin başkanı Emin Ali Bedirxan, sekreteri, Memduh Selim’dir.  Wilson Prensipleri uyarınca Kürdistan’ın bağımsızlığı planlanmaktadır. Bu ilişkiler ağında , özellikle Büyük  Britanya’nın yardımı talep edilmektedir. Kırmızı, beyaz, yeşil, beyaz ortasında güneş Kürd bayrağı Kürd Teşkilat-ı İçtimaiye Cemiyeti tarafından tasarlanmıştır.

7. Kürdistan  İstiklal ve İstihlas Komitesi (Kürdistan Bağımsızlık ve Kurtuluş Komitesi)

Kürdistan  İstiklal ve İstihlas Komitesi’ni, Şeyh Said önderliğindeki, 1925 direnişinden sonra yazıldığı anlaşılan bir bildiriden öğreniyoruz.  Bu bildiride, Kürdistan  İstiklal ve İstihlas Komitesi Merkez-i Umumisi’ şeklinde bir imza var. (s.101-102)

Kürdistan  İstiklal ve İstihlas Komitesi, Sovyetler Birliği yetkilileriyle ilişki kurmaya çalışıyordu. Bu ilişkilerle ilgili önemli bir belge, Cibranlı Halid Bey’in, Sovyetler Birliği’nin Erzurum Konsolosu,  Pavloski’ye ilettiği,  örgütün 10 maddeden ibaret karar ve koşullarını içermektedir. Sözü edilen 10 maddede, Kürdistan hakkında bilgi verilmekte, Kürdlerin/Kürdistan’ın bağımsızlığına vurgu yapılmaktadır.

Kürdistan  İstiklal ve İstihlas Komitesi’nin, İstanbul, Kars, Beyazıt, Malazgirt Varto, Hınıs,  Muş, Bitlis, Van, Siirt, Şırnak, Cizre, Diyarbakır, Mardin, Harput, Erzincan, Dersim gibi alanlarda  şubeleri vardır.

Örgütün merkez komitesi üyelerinden Bitlisli Kemal Fevzi, 23 Kasım 1923’de,  Sovyetler Birliği’nin Urmiye’deki konsolosuna, Simko’nun bir mektubunu iletir. Bu görüşmede Kemal Fevzi, Sovyetler Birliği’nin, Kürdlere yardım etmesinin talep eder. Yardım edip etmeyeceklerinin öğrenmeye çalışır.

Ogünlerde,  Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanlığı, Ankara ve Tahran temsilciliklerine gönderdiği bir talimatta, Kürd meselerinin uluslararası bir mesele olarak görmediğini açıklar. Kürdistan’a otonomi verilmesini reddettiğini bildirir. ‘Türkiye, Kürdistan’a otonomi verirse, bizim çıkarlarımıza  aykırı bir gelişme olur’ der. (s. 109-112)

Araştırmacı yazar Malmîsanij, bu bilgileri, Dr. Afrasyab Hawramanî’nin,  Piranlı Şeyh Said Devrimi  incelemesini kaynak göstererek vermektedir.

Burada, Sovyetler Birliği yöneticilerinin anti-Kürd tutumu dikkati çekmektedir. Sovyetler  Birliği yöneticileri, 1910’larda, Ulusların Kendi Geleceklerini Belirleme   hakkından söz ediyorlardı. 1923’e gelindiğinde, Kürd/Kürdistan sorunun uluslararası bir sorun olduğunu bile kabul etmiyorlar. Halbuki, bölünmeden, parçalanmadan paylaşılmadan dolayı, Büyük Britanya’nın (Irak’ın), Fransa’nın (Suriye’nin), Türkiye’nin ve İran’ın  içinde olmasından dolayı, uluslararası bir sorun olması açık bir şekilde ortada durmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1920’lerde, Memduh Selim, Kemal Fevzi, Emin Ali Bedirxan, Süreyya Bedirxan, Kamuran Bedirxan, Celadet Bedirxan, Ekrem Cemil Paşa, Kadri Cemil Paşa, Mevlanzade Rifat, Liceli Ahmed Ramiz, Dr. Mehmet Şükrü, Alişêr,  Nuri Dersimi, Cibranlı Halid birçok  gibi Kürd aydınının, Kürdler ve Kürdistan için çok yoğun bir çaba içinde oldukları görülmektedir. Hernekadar İstanbul’da faaliyet yürütüyorlarsa da, Kürdistanla, halkla  ilişki kurmaya gayret ettikleri  de açıktır.

                                                   ***

Jin, Kürdistan, Serbesti, Seda gibi yayın organlarında dile getirilen bu Kürd/Kürdistan isteklerine rağmen, Lozan’da Kürdler/Kürdistan bölündü, parçalandı paylaşıldı. Ondan sonra, Kürdlerin/Kürdçe’in inkarı devletin temel bir politikası oldu.  Herkesin Yeni Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkesin Türk olduğu, Kürdçe diye bir dilin olmadığı savunuluyordu.

Harf Devrimi…

Halbuki,  Malmîsanij’in  ‘1925’ten Önce Ayrılma Taraftarı Kürt Örgütleri’ çalışmasında da görüldüğü gibi, Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde, Kürdler arasında  yoğun toplumsal, siyasal, kültürel çalışmalar var. Kürdistan, Kürd Teavün ve Terakki Gazetesi, Roji Kürd, Hetawe Kurd, Jin, Serbesti, Seda gibi yayın organlarında, Kürd Teavün ve Terakki Cemiyeti, Hewi Kürd gibi örgütlerde, yukarıda isimleri belirtilen yedi örgütte,   bu çalışmaları izlemek mümkündür.

İnkar ve imha sürecinde, yeni Kürd nesillerine bu çalışmaların ulaşmasını engellemenin önemli bir yolu kanımca Harf Devrimi olmuştur.

Harf Devrimi’nin çağdaş dünya ile bütünleşme anlayışıyla ilgili olduğunu düşünürdüm. Ama, yukarıda belirtilen ilişkiler söz konusu olduğu zaman, Harf Devrimi’nin,  ilk planda, Kürdlerle, Kürdlerin asimilasyonuyla  ilgili olduğu  daha rahat söylenebilir.

1 Kasım 1928 Harf Devrimi’nin, Türkler için ve Kürdler için anlamı çok farklıdır. Harf Devrimi’yle Türklerin çağdaş dünya ile daha kolay bir şekilde bütünleşme yoluna girdikleri söylenebilir.  Kürdler için ise, Kürd dilini ve kültürünün reddedilmesi, Kürdlerin Türk dili ve kültürü içinde  yaşamaya zorlanmalarında uygun bir zeminin yaratılması  anlamına gelir.

Harf Devrimi’yle geçmiş bıçakla kesilmektedir. 1928’den daha doğrusu, Cumhuriyetle birlikte doğan Kürdlerin,  Kürdlerin geçmişi hakkında hiçbir sağlıklı bilgiye sahip olamayacakları açıktır. 

1928’den sonra, daha doğrusu Cumhuriyet’ten sonra Kürd çocuklarına verilen bilgiler ise, Türk oldukları, Kürdçe diye bir dilin olmadığı şeklindedir.  Bu bilgiler kamu yönetimi tarafından, ordu ve polis tarafından, basın, okullar, üniversiteler tarafından, yargı tarafından organize bir şekilde verilmektedir. Harf Devrimi’yle Kürd çocuklarının zihinleri tam bir beyaz kağıt şeklindedir.  Okuldan ne söylenirse o kaydedilecektir.  Kürdlere sağlıklı bilgiler verecek Kürd aydınları ise, ya çatışmalarda öldürülmüştür, ya cezaevindedir ya da illegal yaşamaktadır veya mültecidir. Harf Devrimi sürecinde yetişen Kürd neslinin, Malmîsanij Hoca’nın,  sözünü ettiği, yukarıda kısaca belirtilen ilişkiler konusunda sağlıklı bir bilgiye ulaşamayacakları açıktır.şey sait

12 Mart Rejimi’nde, Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde yapılan duruşmalar  önemli bir eşiğin aşılmasını sağlamıştır. O günlerde, Kürdler, bu yazıda ifade edilen bilgilere sahip değildi. Örneğin İddianameye Cevap metinlerinde,  bu bilgiler görülmez. Ben o zamanlar 32-33 yaşlarındaydım. Dr.  Tarık Ziya Ekinci ve arkadaşları 40-46 yaşlarındaydı. Musa Anter, Şükrü Ramanlı,  Çeto Akgül, Halil Ağa, Hurşit Ağa gibi   bugün ( Ağustos 2020)  hepsi de rahmetli olan daha yaşlı  Kürd tutuklular da  vardı. Devrimci Doğu Kültür Ocakları mensupları ise, 18-22 yaş civarındaydılar. Yaşça daha küçük, Lise öğrencileri, ortaokul öğrencileri olan DDKO  üyesi iddiasıyle getirilen çocuklar da vardı.

Mehmet Emin Bozarslan, Malmîsanij gibi hocaların, Kürdlerin 20 yüzyılın ilk çeyreğindeki basın ve örgüt faaliyetleri ile ilgili çalışmalar yapmaları  1970’lerin ortalarında başlamış,  gittikçe yoğunlaşarak bugünlere kadar gelmiştir. Bugün, Said Veroj’un  da bu sürece katılan  bir araştırmacı-yazar  olduğu söylenebilir.

Bu makale toplam: 5217 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:23:28:48
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Bir AİHM Başkanı Halepçe arşivlerinin yakılması ve KDP’ye saldırı Devran İskan Tolun Woodrow Wilson Mehmet Elbistan Kürtler, Şehir Şehirlileşme ‘Kürt Çalışmaları…’ Zini Gediği Katliamı Kürd Tarihini Kürdlerin Yazması… ‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II ’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ Değinmeler-2 Irkçılık Üzerine Seyid Ahmed Cebari Şengal, Afrin Mustafa Selîmî Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu Orhan Kotan’ın Şiiri Leylan - II Kürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı? Leylan Xwebûn Orta Karadeniz’de Etnisite İlişkileri Alevilik Üzerine… Güvenli Bölge Duvarımızı Yapamadık… Doktor Said Alevilik ve Tarihi Bitlis ve Ahalisi 1916 Kürd Tehciri Bir Diplomatın Anıları Xızır Nasıl Ali Oldu? Kürd Tarihi Üzerine Gözlemler Adıyla Çağırmak Kürdistan’ın Güneyinde Soykırım Kürdlerin Tarihi Milliyetçilik Üzerine Hong Kong, Kürdistan ‘Kürtlerle Türkler’ Ortadoğu’da Devletlerin Kurulması Abdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. Yıldönümü Üniversitenin Bilim Anlayışında Temel Sorunlar Cumhuriyet, 19 Mayıs 2019 'Özgürlük İçin Sanat' Helsinki’de Sosyal Forum Teknoloji, Bilim, Eğitim Milletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/Kürdistan Hewler - Duhok - Zaho Bir Tartışma Üzerine… Dönemin Romanları Eleştirilerin İzinde Rêya Heqîyê (Alevilik) ABD Ziyareti - IV ABD Ziyareti - III ABD Ziyareti - II ABD Ziyareti - I Berlin’de Dersim 37-38 Paneli Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x