İsmail Beşikci: Değinmeler-2

Değinmeler-2

Mustafa Balbal, Ahlat Meydanlık Mezarlığı’nın Selçuklularla hiçbir ilgisinin olmadığını ayrıntılı bir şekilde dile getiriyor. Selçukluların başkentinin Konya olduğunu, Selçukluların Konya’daki mezarlarıyla Ahlat Meydanlık Mezarlığı’nın, mezar taşlarının hiçbir benzerliğinin olmadığını vurguluyor

İsmail Beşikci

22.06.2020, Pts | 09:34 [ Güncellenme: 22.06.2020, Pts | 23:09 ]

Değinmeler-2
Makaleyi Paylaş

Bu yazıda, iki yazıdan bir kitaptan söz edeceğim. Birinci yazı Mustafa Balbal’ın, ‘Ahlat Selçuklu Mezarlığı Söylemi Ütopik Bir Söylemdir’ başlıklı yazısı.

İkinci yazı Ahmet Nesin’in, ‘Orta Asya’dan Gelen Siyahilere Düşkün Türk Milleti!...’ başlıklı yazısı

Kitap ise, ‘Bir Askerin Günlüğü, Dersim 1938 Derleyen Mahsuni Gül (Fam yayınları, Aralık 2019) adını taşıyor.

 

‘Ahlat Selçuklu Mezarlığı Söylemi Ütopik Bir Söylemdir’  (nerinaazad, 1 Haziran 2020)

Mustafa Balbal’ın bu yazısı çok değerli bir yazıdır. Bu, Kürd Tarihi araştırmalarında yöntem dile getiren bir yazıdır hem de bilgi yüklü bir yazıdır. Aynı zamanda ufuk açıcı bir yazıdır. Ahlat Meydanlık Mezarlığı hakkında 1963’den beri bilgim var.

Nisan 1963’den itibaren, Bitlis’teki 34. Piyade Alayı’nda, Yedek Subay olarak askerlik yaptım. Alayın, Ahlat’ta bir deposu vardı. O depoda bir manga kadar asker bulunurdu. Bu askerler için he hafta, Bitlis’den Ahlat’a yiyecek götürülürdü. Birkaç defa bu çerçevede ben de Ahlat’a gitmiştim.  Ahlat Meydanlık Mezarlığı’nı o günlerden beri biliyorum. O günlerde de, o mezarlık alanı için Ahlat Selçuklu Mezarlığı denirdi.

Daha sonra, 1965, 1966 yıllarında, Alikanlar’ı araştırırken Ahlat’a sık sık giderdim. Göçebe Alikanlar, yaz ayları, Ahlat ve Adilcevaz’ın kuzeyinde, Ahlat, Adilcevaz, Malazgirt üçgeninde yer alan Süte Yaylası’nda konaklarlardı.

Mustafa Balbal, Ahlat Meydanlık Mezarlığı’nın Selçuklularla hiçbir ilgisinin olmadığını ayrıntılı bir şekilde dile getiriyor. Selçukluların başkentinin Konya olduğunu, Selçukluların Konya’daki mezarlarıyla Ahlat Meydanlık Mezarlığı’nın, mezar taşlarının hiçbir benzerliğinin olmadığını vurguluyor. Bu mezar taşlarında daha çok Rojkanlar’a bağlı Kürdlerin adının yazıldığı dile getiriliyor.  

Bu mezarlıkla ilgili olarak Prof. Dr. Beyhan Karamağralı’nın, 1960’ların sonlarında bir çalışma yaptığını ben de hatırlıyorum. Bu çalışma, Ahlat Mezar Taşları adıyla, 1992’de Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanmıştır. Mustafa Balbal, ‘Bu çalışmanın hiçbir yerinde, bu mezarlığın Selçuklu mezarlığı olduğunun belirtildiğini söylememektedir. Bu vurgulama önemlidir.

Mustafa Balbal, Ahlat Meydanlık Mezarlığı’na 27 Mayıs 1960’dan itibaren Selçuklu mezarlığı denmeye başlandığını belirtiyor. Bunun, resmî ideolojinin önemli bir kabulü olduğunu da vurguluyor. Selçuklu dönemiyle ilgili tarihsel belgelerde, Ahlat ve çevresiyle ilgili olarak, “Sekman El Kurdi El Kutbi” adı geçiyor. Resmi ideoloji bunu ‘sökmen’ diye okuyor ve Sökmenoğullarının Türk olduğunu vurguluyor. Bir Arap tarihçi ise, Sökmenoğullarını Kürd olduğunu esas adlarının da “Sekman El Kurdi El Kutbi” olduğunu anlatıyor. Bir ABDli tarihçi de bu bilgiyi destekliyor.

‘Konya Ereğli’li Osmanlının âlim, mutasavvıf ve tarihçisi müneccimbaşı Ahmed Bin Lütfüllah, Mekke’de Arapça olarak kaleme aldığı “Camiü’d Düvel” isimli eserinde, günümüz Türk tarihçilerinin tezini çürütecek şekilde “Sökmenoğullarının” Kürd olduğunu, isminin ise “Sekman El Kurdi El Kutbi” olduğunu bildirmektedir.’

Mustafa Balbal, bu ilişkilerin anlatımında resmi ideolojiye önemli bir vurgulama yapıyor. Şöyle diyor:

Şu önemli konuya değinmeden geçemeyeceğim; bu güne değin, herhangi bir akademisyenin yaptığı/yapacağı akademik çalışmalarda, Ahlât meydanlık mezarlığıyla ilgili, Türk tarih tezinin tersine bir görüş beyan etmesi durumunda, akademik hayatlarının yerle-yeksan olacağını bildiklerinden ötürü, olayın gerçek yönünü anlatmaya cesaret edememektedirler. Hal böyle olunca da, tarihi reel bilgiler istenmeden de olsa ne yazık ki hasıraltı edilmektedir.’

Kürdlerin Kendi Tarihlerini Yazmaları Ne Anlama Geliyor?

Kürdlerin Kendi tarihlerini, bizzat kendilerinin yazması ne demektir? Kürdlerin kendi tarihlerini yazması, Türk akademisyenler tarafından üretilen bilgilerin, hiç sorgulanmadan,  bir de Kürdler tarafından altalta yazılarak yeni bir metin hazırlanması değildir. Tarihsel belgelerin, bizzat Kürdler tarafından bulunması, bizzat Kürdler tarafından  değerlendirilmesidir. İşte, Ahlat Meydanlık Mezarlığı’ndaki mezar taşları… Mezar taşlarındaki bu yazıların bizzat Kürdler tarafından okunması, değerlendirilmesi önemlidir.

 

Ahmet Nesin,  Ortaasya’dan Gelen Siyahilere Düşkün Türk Milleti!... (artıgerçek, 3 Haziran 2020)

ABD’de, George Floyd’un polis tarafından keyfi bir şekilde katledilmesi ABD’de çok büyük protestoların gerçekleşmesinde neden oldu. Bu protestolar, dünyaya da yayıldı. Türkiye’de, radyoda, televizyonda, yazılı basında bu olayı protesto eden konuşmalar, yazılar oldu.

Ahmet Nesin, yazısında, bir televizyonda, yapılan konuşmaları irdeliyor. ABD’nin çok yoğun bir şekilde eleştirildiğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD’deki ırkçı politikaları, uygulamaları eleştirdiğini belirtiyor.

Ahmet Nesin, bütün bunları dile getirdikten sonra da şunları söylüyor. Adalet Ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde,  2015 yılına kadar,  büyük çoğunluğu Kürd olmak üzere, 18 yaşından küçük 204 çocuk katledilmiştir. Bu çocuklarla ilgili bir liste de veriyor. Listede, çocuğun yaşı ve nerede katledildiği belirtiliyor. Bu çocuklar arasında, 2004 de, babasıyla birlikte,  12 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz da var. 2009’da, parçalanmış cesedi, anası tarafından eteğinde toplanan 12 yaşındaki Ceylan Önkol da var. Ceylan Önkol’un, nişancılığını ölçmek isteyen bir subay tarafından hedef alındığı biliniyor.

Ahmet Nesin, George Floyd hakkında konuşanların, yazanların, katledilen bu çocuklarla ilgili hiçbir konuşmasının, yazısının olmadığını vurguluyor.

Ahmet Nesin, ABD için yapılan eleştirileri tekrar hatırlattıktan sonra, aydınlara, basın mensuplarına, üniversite çevrelerine şöyle diyor: Aydını, kastecisi, akatemisyencisi, bu çocuklar için de bir program yapıp 2 sözcük söyleyecek misiniz, yoksa siz Türkiye’nin içişlerine karışmıyor musunuz?’

Ahmet Nesin!in bu yazısı, ‘Ortaasya’dan Gelen Siyahilere Düşkün Türk Milleti!...’yazısı, Türk düşün hayatındaki, Türk basınındaki, Türk aydınlarının çoğundaki, Türk üniversitesindeki, Türk adaletindeki, Türk kamu yönetimindeki çifte standardı göstermesi bakımından çok değerli bir yazı.

 

Bir Askerin Günlüğünden  Dersim 1938 (Derleyen Mahsuni Gül) Fam Yayınları, Aralık 2019

1937-1938’de Dersim’de yaşananlar bir soykırımdır. Bir erin, o günlerde tuttuğu günlüğünde bunun bazı görüntülerini izlemek mümkündür. Günlükler, 1938, Ağustos, Eylül aylarına ait…

 


‘Ah bugün İzmir’de olsaydım

Halbuki dağ başında Kürdlerle uğraşıyoruz.

Bizim bölük, Şamuşaklarının başı olan Şeytan Ali’nin ve  çok daha fazla insan öldürerek onların kafasını getirdi. Şimdi bizim bölük çok gözde…’ (s. 36)

‘Bugün dağlar, ormanlar tarandı. Bizim bölük, azılılardan birisinin kellesini getirdi. Bizim bölükte Ruşen isimli bir er var. Bütün kafaları o kesiyor. Buralarda çok sefil kaldık…’ (s. 36)

‘Bu dağları tarıyoruz.  İnsan leşlerinden derelere girilmiyor. Burası o kadar soğuk ki adeta donuyoruz. Gece herkes, of anam diye inliyor. Dünyanın en büyük cefasını biz çektik…’ (s.36)

‘Gece, saat 21’de çadırlarımızı sökerek Pertek’ten hareket ettik.  Sabaha kadar yol yürüdük. Nihayet sabah saat 7’de bir su kenarında konakladık. Fakat derenin içi insan leşleriyle dolu olduğu için susuzluktan öldük. Ya rab, sen kurtar bizi buralardan…’ (s.34)

‘Dağ içinde bir kulübeye girdik. yüz keçi bulduk ve  meşum (kötü) bir vaziyet karşısında kaldık. Bir Kürt kadını kendini iple asmış. Bir sürü çökelek,  süt de bırakmış…’ (s.30)

‘Sabah erkenden toplar ve tayyare sesleri ortalığı sarsıyor. Kürdler ablukada şaşırmış bir vaziyetler.

Bugün orman içinde bir inek, üç koyun 15 keçi bulduk. Sırf bizim bölük kesip yedik…’ (s.28)

‘Bugün bizim alay, bir derede yirmibeşbin  (25 bin) koyun ve 50 Kürt yakaladı’  (s.28)

‘Sıçan Gediğine silahlı 400 Kürd kaçmış. Onları takip edeceğiz’ (s.28)

‘Bugün, dağları tararken 0n Kürt çıktı. İkisini bizim bölük vurdu. Bir kısmı yaralı kaçtı. Bir kısmı da yakalandı…’ (s.27)

Farkedilmiştir,  günlükte, ‘ya rab, kurtar bizi buralardan’  gibi ifadeler var. Soğuktan, susuzluktan, şikayet var… Bunlar katledenlerin duyguları.  Acaba, köyleri evleri yakılan yıkılanların, mallarına mülklerine, hayvanlarına el konulanların, kadın-erkek, çoluk-cocuk, genç-ihtiyar katledilenlerin  duyguları neydi? Bütün bu devlet terörü karşısında onlar, neler hissediyorlardı?

Şunun da vurgulanması gerekir. Asker, hiçbir yerde, ‘ben şöyle öldürdüm’, ‘ben bunu yaptım’ demiyor.  Her zaman çoğul ifadeler kullanıyor. Yapılan-edilenleri herkesin, bütün birliğin yaptığına işaret ediyor.


 

Bu makale toplam: 8413 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:00:45:17
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

‘Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ II ’Kürtlerin Kürt Olmama Hakkı’ Irkçılık Üzerine Seyid Ahmed Cebari Şengal, Afrin Mustafa Selîmî Kemalizm ve Kürd Ulusal Sorunu Orhan Kotan’ın Şiiri Leylan - II Kürt Meselesiyle İlgili Bir Projen Var mı? Leylan Xwebûn Orta Karadeniz’de Etnisite İlişkileri Alevilik Üzerine… Güvenli Bölge Duvarımızı Yapamadık… Doktor Said Alevilik ve Tarihi Bitlis ve Ahalisi 1916 Kürd Tehciri Bir Diplomatın Anıları Xızır Nasıl Ali Oldu? Kürd Tarihi Üzerine Gözlemler Adıyla Çağırmak Kürdistan’ın Güneyinde Soykırım Kürdlerin Tarihi Milliyetçilik Üzerine Hong Kong, Kürdistan ‘Kürtlerle Türkler’ Ortadoğu’da Devletlerin Kurulması Abdurrahman Qassemlu’nun Katledilmesinin 30. Yıldönümü Üniversitenin Bilim Anlayışında Temel Sorunlar Cumhuriyet, 19 Mayıs 2019 'Özgürlük İçin Sanat' Helsinki’de Sosyal Forum Teknoloji, Bilim, Eğitim Milletler Cemiyeti Döneminde Kürdler/Kürdistan Hewler - Duhok - Zaho Bir Tartışma Üzerine… Dönemin Romanları Eleştirilerin İzinde Rêya Heqîyê (Alevilik) ABD Ziyareti - IV ABD Ziyareti - III ABD Ziyareti - II ABD Ziyareti - I Berlin’de Dersim 37-38 Paneli Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Alaine Tuoraine’e Eleştiri Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x