Alaine Tuoraine’e Eleştiri

Büyük Kürdistan’dan söz etmek, Kürdistan’ın, bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış olduğunu çağrıştırıyor. Ama Prof. Alaine Touraine buna ilişkin bir şey söylemiyor.

İsmail Beşikci

13.09.2015 | 20:02

Alaine Tuoraine’e Eleştiri
Makaleyi Paylaş

Habertürk’e konuşan Fransız sosyolog Alaine Touraine (d. 1925) IŞİD krizi sonunda Büyük Kürdistan’ın oluşacağına, inanmadığını belirtti.

Prof. Alaine Touraine’in Kürdler hakkındaki düşüncesi şöyle: “IŞİD krizi sonunda, Büyük Kürdistan’ın oluşacağına inanmıyorum. Çünkü Türkiye’de Kürtlerin belirleyici bir ağrırlığı var. Suriye’deki Kürtler de Türkiye’deki Kürtleri takip ediyor. İran Kürtleri tamamen İran’ın kontrolünde. Ulus olma kapasitelerini kestirmek zordur. Bağımsızlık ve güçlü bir Kürt hareketi yok orada. Ayrıca, Kürtlerin birliği konusunda çok şey ummamak lazım. Kürtler ayrı ayrı kabilelerdir.

Alaine Touraine, Türkiye’nin Büyük Kürdistan’dan korktuğunu da dile getiriyor. (www.nerinaazad.com 18.08.2015)

Büyük Kürdistan’dan söz eden Alaine Touraine’nin, Güney Kürdistan’dan (Irak’ın kuzeyi) söz etmemesi dikkat çekmektedir.

Büyük Kürdistan’dan söz etmek, Kürdistan’ın, bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış olduğunu çağrıştırıyor. Ama Prof. Alaine Touraine buna ilişkin bir şey söylemiyor.

“Kürtlerin birliği konusunda çok şey ummamak gerekir” diyor, fakat Kürdlerin, Kürdistan’ın, bölünmesinden, parçalanmasından, paylaşılmasından söz etmiyor. Halbuki, bugün, Kürd/Kürdistan sorununun temel noktası budur.

Kürd/Kürdistan sorunun nedir? Kürd/Kürdistan sorunu, 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde,, Kürdlerin/Kürdistan’ın bölünmesi, parçalanması, paylaşılması ve Kürdlerin bağımsız devlet kurma haklarının gasbedilmesidir.

Ama Prof. Alaine Touraine bu konulara hiç değinmemektedir. Prof. Alaine Touraine Türk üniversitesi gibi, Türk profesörleri gibi konuşmaktadır.

Kürdlerin, Kürdistan’ın, bölünmesinde, parçalanmasında ve paylaşılmasında, dönemin önde gelen, iki emperyal gücü, Büyük Britanya’nın ve Fransa’nın ve Yakındoğu’nun, Ortadoğu’nun, iki köklü devletinin, yani Türk, Arap ve Fars yönetimlerinin rolü şüphesiz çok büyüktür. Kürdlerin zaafları da elbette dikkatlerden uzak değildir.

Bu sürecin, Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı’nın en çok konuşulduğu bir dönemde gerçekleştiği de açıktır.

Son 10-15 yıl öncesine kadar, Türk profesörlerinin çok büyük bir kısmı, özellikle, tarih, sosyoloji, siyaset bilimleri, antropoloji, ekonomi gibi alanlarda, Türkoloji gibi alanlarda çalışan profesörlerin büyük bir kısmı, Kürdlerin varlığını inkar ederlerdi. Kürdçe’nin, Türkçe’den, Arapça’dan, Farsça’dan ayrı bir dil olduğunu reddederlerdi. Kürdlerin, 11. Yüzyıldan itibaren, Orta Asya’dan göç eden Oğuzların bir boyu olduğunu, Kürdçe’nin, Türk dilinin ilkel bir ağzı olduğunun söylerlerdi. Bu konularda, Türk profesörleri, ordu, polis, istihbarat kurumlarının görüşleri doğrultusunda düşünürlerdi.

Türk üniversitesi, Kürd/Kürdistan sorunu konusunda, kurumsal olarak, ordu, polis, jandarma gibi kamu yöneticiler gibi, istihbarat kurumları gibi, yargı kurumları gibi düşünmekte ve tavır sergilemektedir. Prof. Alaine Touuraine’nin, Kürdlerle ilgili düşünceleri, bu profesörlerin düşüncelerine, düşünce yapılarına benzemektedir. Bu, resmi ideolojiye uygun bir düşüncedir. Bu, Türklerin, Türk devletinin hassasiyetini dikkate alan, koruyan bir düşüncedir. Resmi ideolojinin herhangi bir ideoloji olmadığını, devletin idari ve siyasi yaptırımlarıyla korunan ve kollanan bir ideoloji olduğunu vurgulamak gerekir. Resmi ideolojiyi benimsemediğiniz, eleştirdiğiniz zaman, devletin, idari ve siyasi yaptırımlarıyla karşılaşmanız büyük bir olasılıktır. Türkiye’de, düşün hayatını, bilimi, sanatı, basını, yargı süreçlerini, resmi ideolojinin denetlediğini de belirtmek gerekir.

Türk üniversitesinde, Kürd/Kürdistan sorunları konusunda, bilim yöntemine göre, bilim ahlakına göre düşünen profesörler, şüphesiz vardır, fakat onların sayıları çok azdır. 200’e yakın üniversite içinde, gerçek anlamda, üniversite gibi duran birkaç üniversitenin olduğu da söylenebilir.

Resmi ideolojinin, bilimin kavramlarıyla eleştirisi ve bu eleştirinin ısrarla yapılması sürecinde, gerilla mücadelesinin getirdiği fiili haklar sürecinde, batılı insan hakları örgütlerinin, yazar ve basın örgütlerinin, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü konularında, Türkiye’yi ısrarla eleştirmeleri sürecinde, devlet, Kürd, Kürdistan, Kürdçe konularındaki bu inkarcı tutumunu artık sürdüremiyor. Bazı küçük adımlar attığı da söylenebilir.

Kürdlerin, Kürdçe’nin varlığı fiili olarak kabul edilmiş durumdadır. Bu değişim doğrultusunda, bazı profesörlerin, düşüncelerinde ve tutumlarında değişiklikler olduğu da söylenebilir. Ama bu değişiklikler, çoğu zaman Kürd haklarını ve özgürlüklerini kapsamamaktadır. Prof. Alaine Touraine’nin görüşleri de bu görüşlerden farklı değildir.

Kürdleri, Türklerin, Arapların, Farsların, Türk, Arap ve Fars devletlerinin hassasiyetleriyle, bu hassasiyetleri dikkate alarak, koruyarak eleştirmek etik değildir, bilim ahlakına zıt bir tutumdur. Kürdler, esas olarak şu açıdan eleştirilmelidir Dünyada, Birleşmiş Miletler Teşkilatı’ında, Avrupa Birliği’nde, Avrupa Konseyi’nde, İslam Konferansı’nda, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nda vs. nüfusları binlerle ifade edilen devletler bile varken, sen, neden, Yakındoğu’da, Ortadoğu’ da 50 milyonu aşkın nüfusunla bir kimlik, bir statü, bir devlet sahibi olamadın?

Kendi kendini yönetmek, kendi geleceğini tayin hakkına sahip olmak, dünya uluslar ailesinin eşit bir ferdi olmaya çalışmak elbette önemlidir.

Kürdler, Yakındoğu’da, Ortadoğu’da 50 milyonu aşkın nüfuslarıyla, değil dünya uluslar ailesinin eşit bir üyesi olmak, bu ailenin bir üyesi bile değildir. Bu konuların düşünülmesi, bu konularla ilgili olarak yoğun bir bilincin gelişmesi önemli olmalıdır.

Fransız Sosyolog: Büyük Kürdistan\'a İhtimal vermiyorum Şermin Bulut: Fransız Sosyolog: Büyük Kürdistan'a İhtimal vermiyorum
Bu makale toplam: 6834 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:42:11
Etiketler: İsmail Beşikçi, Alaine Tuoraine, Bütük Kürdistan
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İsmail Beşikci

Yazarın Önceki Yazıları

Başur’da Siyaset Duhok-Hewlêr Gezisi Kürdçe Yasaklarının İşlevi ‘Aleviliğin Doğuşu’ II ‘Kimliksiz Çığlıklar’ Türkiye’de Adalet Arayışları 'Aleviliğin Doğuşu' Kürdlere Soykırım… Moskova’da Kürd Konferansı Cevat Geray’a Sevgi… Bilim Ahlakı Mahallenin Arkadaşları Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı Canip Yıldırım Kütüphanesi Devşirmeler ve Devletsizler Dağ Kavmi - II Adaylar… Dağ Kavmi -I Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler Farhad Daftary, Şiilik Alevilik Şiizm ‘Türklük Sözleşmesi’ Timure Halil Hakkında … Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk… Celal Talabani... Kürdler Zoru Başardı… Bağımsızlık... Güvenlik... Domino Etkisi Referandum-Bağımsızlık Tartışmaları Danimarka Seyahati Sekesûr’da Kürd-Alevi Soykırımı İnsanlık Araştırmaları Merkezi Fahriye Adsay’ın Eleştirileri Üzerine… Bir Kürd... İki Kürd... Üç Kürd Yezda... Ermeniler, Kürdler… Yeni Bir KDP Kurma Çalışmaları Hasta Adam Avustralya Gezisi Hayatımdan Kesitler Birey Toplum İlişkileri Peşmergelik Yüce Bir Değerdir Kaderine Küsmek Kürd Halkının, Kürdistan’ın Başı Sağolsun… Kürdistan’ın Hayırlı Evladı Doktor Said Suriyeli Mülteciler Parlamento Milli Düşünce Sempozyumu Desmond Fernandes Kürtlerin Bulunduğu Ülkeler Bölünemez!... Kürtler Ne İstiyor? Eşkiya 28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak... Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe Pencinarîler II Pencinarîler I Azim... 'Afrika Edebiyatı' Üzerine… Yaresan (Ehl-i Hak) Rêya Heqîyê, Ezdan Zağros’un Ötesine… Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı 'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz İttifaklar Mahmut Yeşil’e Sevgi… Tunceli Kanunu, Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları Yakındoğu’nun İmhası ve Pontus Sorunu Keşiş’in Torunları Dersimli Ermeniler Anlıyorum Ama Konuşamıyorum 1128 Akademisyen Yaşar Kaya Alevilik... Elveda Güzel Vatanım Alevilerin Kitabı Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan (I) Komkurd-An Nelson Mandela - Aziz Sancar Barış, Yüzleşme, Müzakere İBV Hewler Temsilciliği 558. Oturma Şengal’i Ziyaret Şengal TBMM Kürdlerde/Kürdistan’da Ana Sorun Özyönetim Üzerine... Norveç Seyahati Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde Yönetim Zaafları Güneşin Krallığı Keyakisar Barzani bir dönem daha görevde kalmalıdır Temel şart Kürdistan Ordusu! Girê Spî'nin Kurtarılması... Üniversitenin Ana Sorunu Mardin: Hüzünlü Kent Alevilik-Müslümanlık Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler İslam’ın barış, huzur, adalet ve eşitlik anlayışı Kerbela’da son buldu Kürd Kültürü Neden Yağmalanıyor? Kürd Êzidîlerin Azizesi 'Begê' İki Olay Üzerine Düşünceler Barış ve Çözüm Süreci - III Eleştiriler Ev Jin û Mêrê bi Maskê Barış ve Çözüm Süreci - II Murat Bozlak’a sevgiler... Barış ve Çözüm Süreci… Rejim, İslamileşme, Kürdler/Kürdistan Alman Şarkiyatçı Dr. Friç Soykırımlar ve Devletsiz Halklar IŞİD’in Zuhuru Şeyh Ahmet, IŞİD Saldırıları ve Osman Baliç'in Katili Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı ve Kürdler/Kürdistan Bitlis Anıları, 1960’lı Yıllarda Bitlis’de Yaşam Uluslararası Bitlis Sempozyumu Barzaniler Değinmeler İfade Özgürlüğü ve ABD Türk Siyasal Kültürü Üzerine… Birleşik Krallık, Fransa, Kürdler/Kürdistan Anti-Kürd Uluslar arası Nizam Kürd/Kürdistan incelemelerinde temel soru... Ulus İnşa Sürecinde Dilin Rolü Mustafa Barzani'yi sevgiyle anıyoruz Düşün Hayatında ve Edebiyatta Kurumlaşmalar Yakındoğu’nun İmhası,1915 Ermeni Soykırımı ve Hrant Dink’in Katledilmesi Resmi İdeolojinin Temel Özelliği Roboski – Goyiler Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu Kürdistan sorunu her şeyden önce duruş sorunudur Barış
x