İrfan Burulday: Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız

Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız

Her ulusal-milli hareketin kendi siyasal perspektifine özgü bir varlık sebebi ve siyasal amacı vardır.

İrfan Burulday

13.08.2014, Çar | 12:48

Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız
Makaleyi Paylaş
Her ulusal-milli hareketin kendi siyasal perspektifine özgü bir varlık sebebi ve siyasal amacı vardır. Siyasi hareketler bu amaçlarını gerçekleştirmek için politika üretirler. Tüm hareketlerin değişmez kabul ettiği sabit dominantları olduğu gibi, zaman ve mekânın ruhuna uygun değişebilir bir politikası da vardır. Dün değişmez denilen birçok şeyin bugün değiştiğini ve değişmek zorunda olduğunu görüyoruz. Çoğulcu politikalar belirli bir amaca hizmet ederken bu amacın alanını da geniş bir yelpazede tutmaya çalışır.
Ulusal mücadelede milletin değerlerine yaslanan politik hareketler, bazen bir blog halinde bazen de kendi kulvarlarında bir mücadele pratiği sergilerler. Bu, entegre bir durum değil, siyasal alanın geniş tutulması ve kitlelerin doğrudan bu alanda etkin olmasını sağlayarak daha geniş bir manevra alanı yaratmak amaçlıdır. Yeni bir Kürdistani düşünce yaratmak bunun için gerekli ve zorunludur. Bazı sorunların çözülmesi için siyasi varlığınızı yasladığınız dinamikleri daha esnek tutmak zorundasınız. Bu, dinamiklerden ve siyasi amaçlarınızdan vazgeçtiğiniz anlamına gelmez. Bizim kuşaklar için yeni ve daha özgün bir politik düşünce kaçınılmazdır.

Dün ütopik ve hayal görülen şeylerin bugün gerçekleşebilecek bir norma dönüşmesi önemlidir. Genç kuşaklar için hiçbir şey ütopik ve gerçekleşmez değildir. Bazıları için kaygıların en temel nedeni de buradan kaynaklanmaktadır. 1970-1990’lı yıllardan beri çekilen sıkıntılar, yaşanan acılar ve ödenen bedeller genç kuşaklarda derin bir sarsıntı yaratmış ve istemeden de olsa dönemin aktif siyasi hareketlerine karşı bir güven kaybına neden olmuştur.

Bugün genç kuşakları tedirgin eden bu durum henüz aşılmasa da, aşılabilir bir özgüven duygusu da yok değil. Yeni kuşakların belirleyici olduğu günümüzde, AZADİ önemli bir mesafe kaydetmiş ve geçmişin soğuk ve ürkütücü atmosferini bir nebzede olsa aşmaya çalışmaktadır.
Kuşkusuz bu durum hem AZADİ ve hem de diğer siyasal hareketler için tarihi bir fırsattır. Her siyasal hareket kendi kulvarlarında kaldığı sürece mutlak bir öznedir. Ancak blog örgütlenmelerde bu özne çoğulcu bir niteliğe ve niceliğe evrilir. Bura da özne çoğulcu ve toplumcu bir hâl almış olur ve siyasal, sosyal sorunlara da bu pencereden bir çözüm arayışına yönelir. Hayatımızın her alanını işgal etmiş ve dış bükey oluşumlardan beslenerek katı ideolojik bir tutum içinde çırpınan bazı siyasi hareketlerin, günümüzde millileşmenin dışında tutunacakları başka bir dalı yoktur.

Siyasi amacın gerçekleşmesi için bu tip örgütlenmelerden mümkün olduğunca uzak duran AZADİ, sadece kendi toplumsal dinamiklerinden beslenen bir hareket olarak siyaset sahnesine adımını atmıştır. AZADİ sadece ve sadece bir hizmet hareketi değil, aynı zamanda bu hizmeti siyasal hareketliliğe dönüştüren bir rol üstlenmiş bir amaca odaklanmıştır.
Bu, bizi zafere ulaştırabilecek en önemli dinamiktir. AZADİ olası bir blog girişiminde edilgen değil, aktif ve etkin bir siyasal perspektif üretecek bir pozisyon hükmünde hareket edebilir. Hiç kuşkusuz geçmişin çelişkilerini, yanılgılarını ve çatışma nedenleri hakkında yeteri malumata ve siyasal deneyime ihtiyacı vardır elbette ve bu konuda Kürdistani duruşu net ve siyasal mücadelede aktif rol üstlenebilecek saygın entelektüellere de…

Negatif bu dönemin aşılması gerekir. Bunu da aşacak olan genç ve yeni kuşaktır. Yeni kuşağın maruz kaldığı örgütsel, ideolojik ve zihinsel baskılar, AZADİ üyeleri tarafından sıkça dile getirilmiş ve bundan mülhem sorunların önüne geçilmediği takdirde çok daha büyük sıkıntıların yaşanacağına önemli vurgular yapılmıştır. AZADİ yeni ve eski sorunlara yönelik yeni amaç ve hedeflerin belirlenmesi açısından önem taşıyor. Daha demokrat, daha hoşgörülü, daha entelektüel bir hatta yürüyen AZADİ’ye teveccühün bir nedeni de budur. Zira AZADİ, statükoya, tekçiliğe karşı yeni özgür ve bağımsız Kürdistan’ın inşasında ve demokratizasyonunda vizyon sahibi yapıtaşlarından biridir.

Yeni ve bağımsız bir Kürdistan için tüm siyasal hareketlere ve genç kadrolarına önemli sorumluluklar düşmektedir. Kürdistan’da yaşanan bu değişimi görerek geliştirebilecekleri yeni bir vizyon algısı, sorunlu bir eşiğin aşılmasına yol açabilir önemliliktedir. Eski dönem ve yeni dönem kavramsallaştırmaları yapılarak değişim ve bu eksende demokratikleşmeye yeni bir açılım yapılabilir.

Geniş katılımlı ve çoğulculuğa dayalı bir zihinsel altyapının oluşumu yine bu kuşakların, hareketlerin sorumluluğundadır. Örneğin tüm siyasi hareketlerin üzerinde mutabakat kurabileceği “vizyon belgesi” niteliğinde bir çalışma yapılarak basına deklarasyonu yapılabilir. Bunun yolu değişim ve demokrasiyi öne çıkaran bir siyasi üsluba ihtiyaç olduğu aşikârdır. AZADİ olarak kullandığımız dilin daha demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü olduğuna inanıyoruz. Bu bizi diğerlerinden ayıran önemli bir noktadır.
Geçmişiyle bir tutarsızlık, bir çelişki veya sırıtan bir durumu olmayan AZADİ’nin değişimci ve dönüşümcü paradigması, Kürdistan’da yeni bir siyasi dalga yaratma şansına sahiptir. Eski tip klasik ideolojik düşüncelerin işlevsizleştiği günümüzde, siyasi aktörlerin daha çok demokrasi içerikli yeni bir Kürdistan tablosu çizmeleri AZADİ hareketinin temel vizyonudur.
Kürdistan’ın genç kuşakları iyi şeyler düşünmeye başladı.
13.08.2014
Bu makale toplam: 8371 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:05:10:40
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x