Kürd Siyaseti”nin Sığlığı

'Kürd siyaseti' kendi ulusal omurgasını oluşturan tarih ve entelektüalizme dayalı politik bir saha üzerinden sürdürülmesi gereken boşluğu Türk solu aydınlarıyla kapatmaya çalışıyor ve bunun neticesinde Kürd kimliği gerçeğinden olabildiğince uzaklaşıyor.

İrfan Burulday

07.11.2018 | 15:57

Kürd Siyaseti”nin Sığlığı
Makaleyi Paylaş

“Kürd siyaseti”nin önemli yanlarından birisi de entelektüel zemininin yanı sıra politik sığlığıdır. Bu siyasal anlayış “Çokluk-demokrasi-özgürlük” adı altında birtakım söylemler kullanmakta ancak bunlar da içi boş söylemin dışına çıkmamakta. Diğer bir ifade ile siyasetin bu tarz söylemi basmakalıp olmanın ötesine gitmez. 

Düşünsel bir çerçeve ve rasyonel bir arka plan oluşturulmadan gündeme getirilen, bir türlü karşılık bulamayan söz konusu ifadeler, toplumsal bir dinamizme ve felsefi derinliğe dönüştürülememektedir. Bunun iç ve dış konjonktürel nedenleri olduğu doğrudur, ancak bütünüyle bu nedenlere bağlamak gerçeği yansıtmaz. 

“Kürd siyaseti” marjinal Türk solunun ve aydın sınıfının muhasarası (istekli/gönüllü) altında ve onun radikal sol siyasal söylemlerini içselleştirmiş bir politika güdüyor. Politik varlığını bütünüyle Kürdlere borçlu olan “Kürd siyaseti”, seçim zamanlarında Kürd toplumunu çantada keklik biliyor ve toplumun genel temayülünü, sorunlarını ve ihtiyaçlarını dikkate almadan kendi bildiğini okuyor. Diğer taraftan, “Kürd siyaseti” temsil ettiğini iddia ettiği toplumun beklentileriyle uyumlu bir politika yürütmüyor. 

Kürd siyaseti yukarıda belirtiğimiz gibi entelektüel boyutunu yitirmiş bir özelliğe sahip ve şiddetin dayatmacı vesayetinde varlığını idame ettiriyor. Bunu “Hendek savaşı”nda çok açık biçimde gördük. 

“Kürd siyaseti” geçmişten devraldığı entelektüel miras ve söyleme karşı çıkarken bir yandan da zayıf marjinal solun “devrim” ve “evrenselcilik” nosyonunu dayatan bir yol izleyerek milliyetçi karşıt görüşleri sınırlandırmaya/durdurmaya çalışıyor. 

“Kürd siyaseti” kendi ulusal omurgasını oluşturan tarih ve entelektüalizme dayalı politik bir saha üzerinden sürdürülmesi gereken boşluğu Türk solu aydınlarıyla kapatmaya çalışıyor ve bunun neticesinde Kürd kimliği gerçeğinden olabildiğince uzaklaşıyor. 

Diğer bir ifade ile bu düşüncesini popülist bir söylem olarak öne çıkardığı “halkların kardeşliği” sloganıyla mutlaklaştırmaya çalışması ciddi bir tutarsızlık sergiliyor. Romantize edilerek siyasal bir hamasete dönüştürülmüş bu düşüncenin sonuçlarına bakıldığında mülahazaya değer olmadığıyla karşılaşırız. Bunun Kürdler açısından politik ve çözümleyici bir tarafı yok doğrusu. Zira Kürd siyaseti “sol” ve Kürdler açısından dilinden düşürmediği “lider kültü” dâhil pek çok kavramın hamaset ötesinde anlam taşımadığını ortaya koymaktadır. 

Toplumsal-ulusal kökenine ilişkin siyasal aidiyet ve moral değerler üretemediği, gelenekle çatışan bir kültür yaratması; ideolojik parti siyasetini dayatır noktaya gelmesi ciddi sorunlar yaratmıştır. Bunun neticesinde toplumsal talepleri dışlayan hatta hiçe sayan kaba bir söylem söz konusu. 

Bir diğer tuhaf ve anlaşılmayan konu, “Kürd siyaseti” toplumdan aldığı bunca siyasal desteğe rağmen kendini “çözüm, barış” ya da “müzakerenin muhatabı” olarak görmüyor. Açıkçası toplumsal desteğin manipüle edilerek araçsallaştırıldığı bu durum sorgulanmaya değer. Benzer bir konu ise çoğulculuk, demokrasi ve birlikte yaşam düşüncesi ekseninde politik çalışmalar yürüten siyasal gücün, demosu yok saymasıdır.

Bu makale toplam: 2754 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:56:25
Etiketler: İrfan Burulday
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x