İrfan Burulday: Kürd Siyasetinin Açmazları

Kürd Siyasetinin Açmazları

Kürd siyasetinin mevcut konumuyla ilgili yanlışlarına, doğrularına odaklanırken bazı evrensel normları ıskalıyoruz.

İrfan Burulday

24.04.2014, Per | 16:42

Kürd Siyasetinin Açmazları
Makaleyi Paylaş
Kürd siyasetinin mevcut konumuyla ilgili yanlışlarına, doğrularına odaklanırken bazı evrensel normları ıskalıyoruz. Kürdistan’da yaşanan toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümü kavramak için uluslararası bu normların da göz önünde bulundurulması gerekir. Kuşkusuz Kürdistan’da değişen sadece siyasetin doğası, ilişki biçimi değil, toplumun siyasi olan ile kurduğu bağ da bir şekilde yeni bir evrim süreci yaşıyor.

Toplumun en önemli talebi Kürdistan’da huzur, ekonomik kalkınma, kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan sağlık, istihdam, eğitim ve gelir düzeyi gibi sorunların uygun bir şekilde çözülebilmesidir. Bunun yanı sıra siyasal düzenin oluşumu, tesisi ve sürdürülmesi için de çoğulcu bir yapısal mekanizmanın teşekkülüdür. Aksi halde giderek yükselen sorunlar karşısında toplumun talepleri yerine getirilmemiş olunacaktır.

Görebildiğim kadarıyla Kürd siyaseti ve özellikle de yerel yönetimleri elinde bulunduran BDP, bu konuda yeterli bir donanıma ve kapasiteye sahip pozisyonda değildir. Siyasal düşüncenin amaçlarından biri de temsil ettiği toplumun siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarını çözmek, toplumun refahını sağlamak ve ekonomik projelerin hayata geçirilmesi noktasında çalışmalar yapmasıdır. Siyasala odaklanırken hizmeti ıskalamak bir partinin çöküşüyle sonuçlanır. Kürdistan’da iktidar partisi hepimizin bildiği BDP ve AKP’dir. Her iki siyasi partinin de Kürdistan’da ciddi bir tabanı var ve yerel seçimler de bunun ispatıdır.

Kürd siyasetinin iktidarda (yerel yönetimler) olduğu dönem göz önünde bulundurulduğunda, siyaset ve hizmet ilişkisinin sağlıklı yürütülmediğini söyleyebiliriz. AKP ise tam tersi bir siyaset izleyerek siyasetini hizmet ile pekiştirmiş, hatta kökleştirmiştir. Kürd siyasetinin bu boşluğu dolduramaması, AKP’nin elini güçlendirmiş ve AKP, Kürdlerin geleceği konusunda önemli düzeyde bir mevzi kazanma noktasına gelmiştir.

Öte taraftan AKP, Kürd siyasetinin kullanmaktan imtina ettiği milli, millilik gibi kavramlara yeni bir anlam katarak Kürdistan’da derin izler bırakmıştır. Üzülerek belirtmek gerekirse Kürd siyaseti Türkiyelileşme vurgusuyla AKP’nin yedeğine düşmüş ve milli paradigmasını çöpe atmıştır. Kürdistan devletini çöpe atmak gibi bir açıklama Kürd siyasetinin içine düştüğü vehameti göstermekle kalmaz, izlediği politikanın da AKP’ye yaradığını söyleyebiliriz.

Zira AKP iktidara geldiğinde iki önemli şeyi gerçekleştirmiştir. Devlet ve toplum arasındaki mesafeyi daraltarak toplumu çeperden merkeze taşımıştır. Kürd siyaseti ise toplumu merkezin dışında tutarak çeperinde kalmayı sağlamıştır. Kuşkusuz bu Kürdi siyasetinin en büyük paradokslarından biridir. Öte taraftan şunu çok açık bir dille ifade etmeye çalışırsak; Kürd siyaseti, Kürdlerin siyasal bir dinamizme doğru yol almasından korkmuş ve onları kendi çeperiyle sınırlandırmıştır.

Kürd siyaseti milliyetçiliği faşizm adına reddederken, AKP bunu kendi dinamikleriyle yeniden tanımlamış ve kendi dünya görüşü çerçevesine uygun bir zemine çekmeyi başarmıştır. Devlet, devlet’in tanımı ve işlevi konusunda da aynı durum söz konusudur. Tabiri caiz ise AKP yeni bir kimlik yaratmış ve bu kimliği siyasetinin merkezinde konumlandırmıştır. Dindar Kürdlerin içine düştüğü çelişkilerin aynısın da Kürd solcu laikler de yaşamıştır. Çünkü İslamcılar gibi solcu laikler de aynı kavramlara milli bir işlevsellik katamamış ve bu kavramları kendi toplumsal dinamikleriyle barışık bir konuma getirememiştir. Dolayısıyla kimliksiz, milliyetsiz bir Kürd algısı ortaya çıkmıştır. Zira her iki siyasi akım da milli-kimlik siyasetini reddetmiş ve geçmişin ideolojik kırıntılarıyla zaman harcamıştır.
BDP-HDP Paradoksu

Yukarıda Kürd siyasetinin ve özellikle de BDP’nin, toplumu siyasetin merkezinde değil, çeperinde konumlandırdığını söylemiştik. BDP gerek toplumdan ve gerekse de kendi örgüt içinde duyduğu rahatsızlığa rağmen, HDP’ye katılma kararı almıştır. Bu konuda tutarlı ve toplumun beklentilerini karşılayacak hatta toplumu memnun edecek mantıklı bir açıklama yapmamıştır. Tabiri caiz ise BDP toplumun beklentilerini göz ardı ederek böyle bir kararı tek başına almıştır. Dolayısıyla BDP deyim yerindeyse kendi tabanına karşılıksız bir gol atmış ve toplumsal dinamikleri hiçe saymıştır. Halbuki BDP bunu temsil ettiği toplum ile paylaşabilir ve bu katılımın tarihsel, siyasal sebeplerini geniş konferanslarla, hatta bunu plebisit bir referanduma bile götürebilirdi. Ne yazık ki BDP, geçmişte olduğu gibi toplumsal iradeyi muhatap almamış ve tamamen tekçi bir zihnin odağına kilitlenmiştir.
Bu makale toplam: 9788 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:08:16:47
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x