İrfan Burulday: Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III

Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III

Zira Azadi Hareketi Kürdistan coğrafyasında olan biteni doğru analiz edecek birikime ve kendisiyle birlikte Kürd siyasetine yeni bir yön çizme iradesine sahiptir. Genç kuşak siyasetçilerin bunun farkında ve bilinciyle hareket ettiğini görüyoruz.

İrfan Burulday

17.02.2015, Sal | 18:10

Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III
Makaleyi Paylaş
Bir siyasi hareket sahip olduğu felsefi dünya görüşüyle ve siyasal mücadele yöntemiyle diğer siyasi hareketlerden ayrılır. Her siyasi hareketin dünya görüşü kendisine aittir. Bir siyasi hareket diğer bir siyasi hareketle aynı veya farklı nedenlerden dolayı ortak bir mücadele alanı oluşturabilir ve birçok konuda ortak bir çizgide buluşabilir.

Bu durum bazen yatay, bazen dikey ve bazen de yan yana geçişlerle sağlanabilir. Siyaset felsefesinde bu tarz ilişkilere siyasal ortaklık, stratejik ortaklık veya zorunlu birliktelik denir. Burada bir özdeşlikten değil, tekil, özne unsurların yan yanalığından veya koalisyonundan bahsediyoruz. Siyasal mücadelede güç dengesi, düşünsel farklılıklar ve sosyal ilişkiler zaman zaman söz konusu hareketleri birbirinden ayırır veya birbirine bağlar.
Bu nedenle siyasi hareketlerde koalisyon, ittifak ve stratejik ortaklık belirli amaçlar ve ilkeler çerçevesinde yapılır. Bu ilkelerin en başında “siyasi olan”ın doğası gereği nasıl bir politik ve stratejik birliğe karşılık geldiğidir. Kuşkusuz siyasi hareketleri bir araya getiren birden çok farklı nedenler olabilir. Bu nedenler ister istemez politik birliğin yanı sıra politik ayrışmaları da sağlar.

Öncelikle söz konusu politik-siyasal birliktelikleri veya siyasal ortaklıkları zorunlu kılan neden ve sonuçları tespit etmek, lehte ve aleyhte olası risk ve faydaları mevcut siyasal dokusuyla birlikte hesaplamaktır. Çünkü ittifaklar stratejik, konjonktürel ve karşılıklı bir siyasal faydacılığı ölçüt aldığı gibi, kaçınılmaz bazı zorunluluklara dayalı birer eylem de olabilirler. Siyasal özneleşmenin veya siyasi özne olmanın mantığı da budur.

İlk olarak seçime yakın siyasal-politik birliktelikler belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olup, muayyen nedenler üzerinden gösterir kendini. Bu gereklilikler siyaset sahnesinde öne çıkar ve kendine uygun bir çerçeve dahilinde yer bulmaya çalışır. Nitekim siyasal özneyi düşünülebilir kılan en önemli şey siyaseti şekillendiren öteki unsurlarla kurduğu politik ilişkilerdir.

Kuşkusuz monolitikleştirerek sonu gelmeyen bir çatışmanın yeteri düzeyde bir kutuplaştırma yarattığını söyleyebiliriz. Burada ihtiyaç duyulan şey ideolojik, epistemik ve hatta siyasi farklılığın reddi değil, gerektiğinde ortaklık çerçevesinde kollektif bir düzen ve hukuk algısıyla Kürdistan’da özgül bir ağırlık oluşturmaktır. O halde birincil koşul siyaset kurumunun ta kendisi olan ve Kürdler arası kurumsal ve toplumsal düzeni sağlayan diyaloğun, demokrasinin ve bu bağlamda demosun inşasıdır. Nitekim siyasi hareketlerde mutabakatın özü, çatışmaya ve şiddete karşı barışçıl ve akılcı bir ortam oluşturmak ve verili olan üzerinden siyasi sorunların giderilmeye çalışılmasıdır. Kürdistan’da örgütlü politik aklın gerçekten bugün buna ihtiyacı var.

Kısa veya uzun erimli siyasal, stratejik ve seçim ittifaklarının bir benzeşme ve özdeşlik olmadığını yukarıda ifade etmiştik. Bu tür durumlar siyasi hareketlerin kendilerini topluma tanıtma, anlatma fırsatı sunmakla beraber, kronikleşmiş örgütçü ve monolitik siyaseti değiştirme imkânı da sunar. Kürdistan’da siyasetin zemini gerilim ve çatışmalı bir düzen içerisinde maalesef. 1970 ve 80’lerden kalan baskıcı-değişmez bir zihniyetin Kürd siyasetini vesayet altına aldığını görüyoruz. Dönemin baskın ideolojisiyle hareket eden bu politik akıl, Kürd siyasetinin genç aktörleriyle barışık değil. Öyle görünüyor ki kuşaklar arası bir çatışma sözkonusu. Genç kuşak siyasetçiler mevcut siyasetin bu şekliyle yürütülemeyeceği bilincinde. Siyasetin revize edilmesi ve daha yenilikçi bir siyasal aklın işlenmesi gerektiğini söylüyor.

Kürdistan’da siyasetin geleceğini belirleyecek bu tartışmalar bana, RP içerisinde genç kuşak siyasetçilerin yürüttüğü demokratik ve yenilikçi tartışmaları hatırlatıyor. Eski kuşak siyasetin ideolojik, kriminal sancıları büyüdükçe bu çatışmaların daha da derinleşeceğini söyleyebiliriz. Yeni kuşak siyasetçilerin, Kürd siyasetine demokratik bir dinamizm kazandıracağı bir gerçek. Bu nedenle öncelikle siyasetin normalleşmesi için adımlar atılmalıdır.
Haliyle siyasetin normalleşmesi için muhtemel koalisyon ve ittifakların gerçekleştirilmesi zarardan çok milli bir fayda sağlar. Bu anlamda oluşturucu ve yapıcı kriterlerin ve hatta siyasi atmosferin daha uygun bulunduğu bu dönemde normalleşme toplumdan siyasete oradan siyasi parti ve hareketlerin bizatihi kendilerine yansıyacak ve Kürd siyaseti doğal mecrasına akmış olacak.

Bu konuda Azadi Hareketi önemli bir rol üstlenmiş bulunmaktadır. Zira Azadi Hareketi Kürdistan coğrafyasında olan biteni doğru analiz edecek birikime ve kendisiyle birlikte Kürd siyasetine yeni bir yön çizme iradesine sahiptir. Genç kuşak siyasetçilerin bunun farkında ve bilinciyle hareket ettiğini görüyoruz. Diğer bir deyişle, genç kuşak siyasal aktörlerin daha liberal ve demokratik bir çizgide buluşması mümkün görünüyor.
Kuşkusuz Azadi Hareketi’nin Kürd siyasal düşüncesine ve siyaset sahnesine domino etkisi yapacak önemli katkıları olmuştur. Bu katkıları üç kategoride mütaala etmek mümkün.

Birincisi; siyaset sahnesinin genişlemesi, yerel olanın da içinde yer aldığı bir değerler sistematiğini merkeze alması ve bu değerleri inşa edici bir unsur haline gelmesidir.

İkincisi ise Azadi’nin ve mevcut siyasal zeminde diğer siyasi partilerde politika yürüten genç kuşak siyasetçilerle birlikte söz konusu dönüşüm dinamiğinin taşıyıcısı ve sürükleyici olmasıdır. Azadi’nin de içinde yer aldığı genç kuşak siyasetçilerin, toplumla samimi ve doğru bir ilişki oluşturması ve onları ikna etme gücünü yeniden üretebilmeleri son derece önemli bir değişimi gösterir.

Üçüncü kısım; Azadi Hareketi’nin kendi dışında siyaset yürüten diğer siyasi güçler ile kurduğu demokratik ilişkidir.

Üzerimize çullanmış bu eski usul siyasetin sancılı kriterlerinden kurtularak, Kürdistan’da milli bir politik birlik ve siyasal ortaklık sağlanabilir. Bu da ancak genç kuşak siyasetçilerin çabalarıyla mümkündür. Buna karşılık daha ziyade genç kuşak siyasetçilerin öne çıkardığı demokratik bir siyasal kurguya ihtiyacımız var. Yapılması gereken bu düşünceleri sistematize edip yeni bir siyasi ufuk yaratmaktır. Böylece hem topluma hem de siyasetçilere yürüyebilecekleri bir yol açılmış olacaktır. Değişim sürecini ve ona ait normları belirleyecek olan siyasal zihnin, Kürd siyasetinde uzun bir geleceği olacaktır.

Ne var ki değişim sürecinin içindeyken daha dar kapsamlı konularda yapılan yanlışları öne çıkararak hataları tekrar etmek siyaseti zor bir durum ile karşı karşıya bırakır. Dolayısıyla geleceğe yönelik bir ufuk yaratmak açısından siyasetin kendini yenilemesi gerekir.
Bu makale toplam: 4835 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:21:48:32
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x