İrfan Burulday: Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1

Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1

Siyasetin temel dinamikleri

Siyasetin iki temel dinamizmi vardır ve siyasal hareketler bu iki ana dinamikten beslenirler: Ethons (kimlik) ve demos (toplum-halk). Bu belirleme aynı zamanda bize siyasal bir hareketin varlığını day.

İrfan Burulday

24.09.2014, Çar | 13:35

Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1
Makaleyi Paylaş
Siyasetin temel dinamikleri

Siyasetin iki temel dinamizmi vardır ve siyasal hareketler bu iki ana dinamikten beslenirler: Ethons (kimlik) ve demos (toplum-halk). Bu belirleme aynı zamanda bize siyasal bir hareketin varlığını dayandırdığı iki temel etkenin ne olduğuna da işaret eder. Açıktır ki siyasal hareketleri varkılan ana dinamik unsur toplum ve toplumsal kimliklerdir.

Siyasal hareketlerin amacı çeperi yani toplumu merkeze taşıyarak siyasetin toplumsallaşmasını sağlamaktır. Bu da haliyle siyasal hareketlerin beslendiği kaynağın toplum ve toplumsal talepler olduğunu gösterir. Siyasal hareketlerin kronik, değişmez bir siyaset algısından kurtulup daha yenilikçi, değişimci olabilmesi için esnek, dinamik ve toplum tarafından yeniden kurgulanabilir olması gerekir. Zira toplum, siyasal bir hareketin hem tabanı hem de yapısal omurgasını oluşturur.
Bazı siyaset bilimciler toplumu siyasal bir hareketi dönüştüren sosyal transformasyon niteliğinde görmektedir. Zira burada özne olan siyasal hareketler değil, toplumdur. Dolayısıyla toplumu bütün karmaşık ve ideolojik yapısına rağmen merkeze alan bir siyasal hareket tüm kesimleri temsil edebilme kabiliyeti taşır. Bu imkânı üretebilmenin, ayakta tutabilmenin ve süreklilik kazandırabilmenin yegâne şartı yukarıda söylediğimiz gibi siyasetin yeniden kurgulanıyor olabilmesidir. Bunun da yolu toplum üzerinde siyasal vesayet kurmak değil, siyasal çoğulculuğun hazmedilmesi, korunması, istenmesi ve normalleşmesidir. Diğer bir deyişle toplum; siyasal düzenin, düşüncenin ve teşkilatlanmanın başat öznesi olmakla beraber onun ruhudur. Toplumun ve taşıdığı değer yargılarının ıskalandığı bir siyasal hareket ruhsuz kabul edilir.

Kürd siyasetinin toplum ile siyasal düşünce arasında kendisini konumlandırabileceği kısa dönem tarihi bir tecrübeye sahip olmadığını söylemek abartılı olmaz. Öte taraftan siyasal deneyim denilen şeyin bir devlet geleneği olduğunu belirtelim. Maalesef Kürd siyasal hareketleri bu konuda esaslı ve heyecan verici deneyim sahibi değiller. Haliyle otoriter ve ideolojik zemine oturtulmuş anti demokratik bir siyasal dalganın toplumun, demokratikleştirici ve siyasetin belirli aralıklarla yeniden kurgulanabileceği gerçeğine sahip olduğu konusunda sağlam bir paradigma sunmaz. Bu anlamda Kürdistan’da siyasal düşünce ve bu düşünce perspektifiyle kurulan siyasal hareketler üstenci ve tepeden hükmetme işaretleri taşır.

Kürdistan’da gerek siyasal ve gerekse de toplumsal dönüşüm iki ana dinamik tarafından gerçekleşir: Birincisi siyasal hareketler, diğeri ise toplumun çeşitli katmanlarından oluşan ve tamamen toplumla varolan siyaset dışı sivil cemaatlerdir. Siyasetteki ve toplumsal alandaki bu iki aktörün uyumlu davranışı, çalışması, dönüşüm dinamiğini sağlam temeller üzerine oturtur. Bilindiği gibi sivil cemaatler dini, ideolojik, manevi ve geleneksel argümanlara sahip temel saikler üzerinden kurulur. Ancak bütün çalışmaları bu eksende tekerrür etmez. Öte taraftan cemaatler ile toplum arasındaki ilişkinin diğer bir boyutu sosyokültüreldir. Zira cemaatler, toplumdan edindikleri sosyokültürel ilişkiler vasıtasıyla iletişim, etkileşim kurabilirler. Ne yazık ki, Kürd siyasal hareketleri Kürdistan’da yaygın ve toplum nazarında geniş kitlelere sahip dini, mezhebi tarikatlar konusunda aktif bir ilişki, hatta diyalog kuramamıştır. Bunun öne çıkan nedeni, siyasi partilerin ideolojik, üstenci, güvensiz ve kayıtsız davranmasıdır. Kürdistan’da siyasal hereketler ile sivil toplumsal cemaatler arasında sağlıklı bir diyalog neredeyse yok gibidir. Haliyle siyasal hareketlerin toplum ve onu oluşturan bileşkeler ile ilişkisi kırılgan ve kaygan bir yapıya sahiptir. Seksenli, doksanlı yıllar bazı kesimlerde yaşanan gerilim, çatışma ve kırılmanın ne denli tahrip edici ve hastalıklı sonuçlar yaratabileceğini görmüş olduk. Siyasal hareketler ile sivil cemaatler arasındaki gerilim, çatışmalar ayrıca sonuçları çirkin birer örnektir. Bu sebeple bu eğilim hastalıklı bir yapı üretmeye devam ediyor.

Kürdistan’da sivil cemaatlerin siyasi partiler ile ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak yerine bütünüyle kopuşa götüren bir çaba içerisinde oldukları malum. Kopuş yerine, ilişkilerin belirli bir düzeyde tutulması her iki taraf açısından da olumlu olur kanaatindeyim. Bu durumda cemaatler hem toplumsal zemindeki yerlerini muhafaza etmiş olacaklar hem de siyasetin ezici baskısı karşısında varlıklarını korumuş olacaklar. Kürd siyasetinde etkin rol üstlenmiş siyasi hareketin son beş yıldır bu tip hareketleri alanına çekerek pasifleştirmek istediğini görüyoruz. Oysa siyasetin amacı bu bileşenleri içine almak ve üzerinde vasallık kurmak değil, onlara daha geniş ölçekli faaliyet yürütebilecekleri sosyokültürel alanlar açmaktır. Bu durumda hem toplumun hem de siyasetin yeniden kurgulanması mümkün olabilir. Cemaatlerin yenilikçi ve değişimci oldukları gözönünde bulundurulduğunda bunun daha doğru bir tespit olduğunu anlamış oluruz.

Kısa dönemde Azadi ve kendi yenisini oluşturmak

Her siyasal hareket makro ve mikro dengeleri sağlayarak yeniden inşa misyonuyla siyasetin imkânlarına sarılır. Bundan sonraki hedefi ayağındaki prangalardan kurtularak büyük adımlarla hedefine ulaşmak ve kendi iç dinamikleriyle ihtiyacı olan dönüşümü gerçekleştirmektir. Azadi Hareketi’nin başlangıçta yapmak istediği şey buydu. Zira siyasal bir hareketin, siyaset sahnesinde varlığını gerçekleştirmesi için öncelikle bir inşa süreci yaratması zorunluydu. Bu da ancak tüm siyaset kurumlarının ve toplumsal kesimlerin ortak olabileceği, katılımcı ve çoğulcu bir siyasal düşüncenin dolaşıma sokulmasıyla mümkündü. Haliyle 2012-2014 dönemi bu iki dinamiğin oluşturulmasına dönüktü. 2012’de İnisiyatif olarak ortaya çıkması aslında bir geçiş süreciydi.

Nitekim Kürdistan’da mevcut dindar kesim uzun bir zamandan sonra ilk defa Kürdistan’ın geleceğini merkeze alarak kalıcı bir siyasal düşünce üzerine kurabileceği bir yapılanmaya doğru adım atmış oldu. Bununla birlikte Azadi, kurulduğundan itibaren kendini bir sivil cemaat formuyla tanımlamadı. Çünkü Azadi bu haliyle (siyasal hareket) daha kuşatıcı bir siyaset yürütme imkânına sahipti. Siyasal hareket ve olası bir parti kavramını merkeze alarak yapılanmaya yönelik çalışmalar içine girerek 2014 tarihinde düzenlediği I. Olağanüstü kongre ile inşa sürecini böylelikle tamamlamış oldu. Dolayısıyla Azadi kendi yenisini oluşturarak Kürdistan siyasetinde aktif rol üstlenebileceği bir siyasal omurga yaratmış oldu. Azadi kısa vadede sadece kendi yenisini oluşturmakla kalmadı, aynı zamanda gerek dindar kesim ve gerekse de mevcut Kürdistan siyasetine daha demokratik, hoşgörü ve aklı selim bir anlayış getirmiş oldu.

Dikkat edilirse Azadi bu çalışmalarıyla siyaseti iki koldan sürdürme yoluna gitti: Birincisi toplumsal özdeşleşme-sözleşme, diğeri ise kollektif özneleşme. Yani toplumsal bir sözleşmenin kaçınılmaz olması ve sözleşmeyle birlikte kendisi de dâhil bu sözleşmenin özneleşmesi gerektiği vurgusunu yineledi. Kuşkusuz bu son derece önemli bir vurguydu. Zira siyaset ancak toplumsal katılımı sağlamakla yürütülebilir. Dolayısıyla siyasal hareketler hükmeden değil, toplumu özneleştiren ve siyasal zemine katılımını sağlayan bir akla sahip olmalıdır. Azadi açısından bu henüz pratiğe yansımamış olsa da, düşünce bazında zaman zaman yürüttüğü görüşmelerde dile getirildiği görülür.

Bu makale toplam: 8344 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:22:53:39
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x