İrfan Burulday: IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı?

IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı?

IŞİD neden Türk-Kürd birliğini zorunlu kılsın?

Bu sorunun başka bir anlamı var, o da Kürdleri Batılı koalisyon güçlerinden koparmak ve ortak stratejinin önünü kesmektir. Türk-Kürd birliğine ihtiyaç var, bu doğrudur ama aynı zaman.

İrfan Burulday

29.09.2014, Pts | 17:50

IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı?
Makaleyi Paylaş
IŞİD neden Türk-Kürd birliğini zorunlu kılsın?

Bu sorunun başka bir anlamı var, o da Kürdleri Batılı koalisyon güçlerinden koparmak ve ortak stratejinin önünü kesmektir. Türk-Kürd birliğine ihtiyaç var, bu doğrudur ama aynı zamanda Kürdlerin koalisyon güçlerine ve onların sağlayacağı askeri, lojistik ve insani her türlü desteğe de ihtiyaçları var. Elbette Kürdlerin Batı koalisyonuna ihtiyacı olduğu kadar, Batı koalisyonunun da Kürdlere ihtiyacı vardır. Zira bölgede Kürdlerin dışında IŞİD ile savaşan bir başka unsur yok. Batı'nın Kürdleri silahlandırmasının bir nedeni de budur. ABD başta olmak üzere koalisyon güçleri IŞİD'dan rahatsız. Bunu her konumda dile getiriyorlar. Bu ihtiyaç karşılıklı hâsıl olunca, taraflar birbirini memnun etmek zorunda.
Peki, Kürd siyaseti bu süreci kendi lehine dönüştürerek olası bir bağımsızlık ilanı yaptıklarında Batılı devletlerden gereken desteği de görecekler mi? Yoksa Güney Kürdistan gibi Güneybatı Kürdistan’da muhtemel olası federal Suriye içinde bölgesel federasyona dayalı bir statüye mi kavuşacak? Bu konuya şimdilik bir açıklık getirmek zor gibi.

IŞİD'ın Türkiye, İran gibi diğer bölge devletleriyle savaşı olanaksız görünüyor. Hem askeri ve hem de silahlı gücü bunu karşılayamayacak kadar kifayetsiz. IŞİD’ı besleyen unsurlardan bazıları görüldüğü kadar Irak yönetimince baskıya maruz kalan sunni aşiretler ve eski Baas taraftarları. Dolayısıyla Batı, IŞİD’ın kaygan bir sosyolojik, siyasal örgütlenme yapısının olduğunun farkında. Bu, IŞİD’ın belki de en zayıf noktası. Bir diğer zayıf noktası ise gerek askeri ve gerekse de ekonomik anlamda beslendiği ülkelerin bu desteği kısıtlamaya gitmeleridir. Buna rağmen IŞİD varlığını uzun bir süre sürdürme gücünü gösterebilir. Irak hükümetinden rahatsız bazı Sünni grupların iktidara ilişkin sorunlarının çözülmesi durumunda IŞİD’ın çözülüşü de hızlanabilir.

IŞID neden sürece zarar versin?

Bazı Kürd-Türk aydınları, IŞİD’ın Kobané’ye saldırmasıyla sürecin zarar göreceği ve Kürd-Türk birlikteliği açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söylemektedir. Aslını düşünmek gerekirse bu, öncelikle Türk devletinin Güneybatı Kürdistan’da tampon bölge kurması yönünde bir girişimdir. Daha doğrusu egemen zihniyetin oluşturduğu bir algıdır ve Kürdleri 21. yüzyılda olası devlet gibi kazanımlardan vazgeçirmektir.

Türk siyasal düşüncesinin domino taşlarını oluşturan güçlerin; İslamcı, liberal ve sol kesim gibi, ABD ve Koalisyon güçlerinin IŞİD müdahalesinden rahatsız olduğunu görüyoruz. Bu rahatsızlığı aşikar kılan “IŞİD, Kürd-Türk birliğine zarar veriyor” söylemdir. Oysa Batı, Kürdistan coğrafyasını yeniden şekillendiriyor ve İslamcı, solcu Türkler bu nedenle ABD'ye öfke kusuyor.

Türkiye ve Öcalan Kürdistan meselesinin Türk devletinin bir iç meselesi olduğu konusunda hemfikirdir. Bununla birlikte Batılı güçlerin soruna yönelik çözüme dayalı yaklaşımını ülkeyi bölmekle eşdeğer olarak görüyor. Yani gerek Öcalan ve gerekse de Türk siyasal akıl, Batılı güçlerin soruna müdahalesinden razı görünüyor. Bu sebeple Öcalan, IŞİD’ın İsrail tarafından desteklediğini öne sürüyor. Elbette aynı zamanda ABD’yi de zımnen bu kategoride konumlandırılıyor. Buna benzer açıklamalar daha önceden de Öcalan tarafından zikredilmişti. Örneğin “ABD ve İsrail Türkiye’yi bölüyor” söylemi gibi. Bilindiği gibi aynı strateji Lozan’da da denendi ve Kürdler Türklerle statüsüz bir şekilde yaşanmaya zorlandı. Bugün Türk devleti bazı Kürd gruplarını yanına alarak Batılı devletlere böyle bir görüntü vermeye çalışıyor. Kürdleri devletin yedeğine almayı planlayan bu strateji IŞİD’ın Kobaniye saldırmasıyla askıya alınmış gibi görünse de henüz bitmiş gibi durmuyor.

Yine bazıları diyor ki, buna bir kısım Kürd aydınları da dâhil IŞİD, PKK lideri ile devletin yürüttüğü süreci baltalamaya çalışıyor. Doğrusu bu tespit zorlamadır. ABD ve Batılı müttefiklerinin ajandasında muhtemel bir Kürdistan devlet var. En azından gelişmeler bunu gösteriyor. Bana kalırsa IŞİD Kürd-Türk birliğine ve sürece zarar vermiyor, aksine Kürdlerin güçlenmesine ve düzenli bir orduya geçmesine ve daha da önemlisi coğrafyanın bütünleşmesine önemli bazı fırsatlar sunuyor. Bu da sözkonusu aydınları ve Türkiye hükümetini rahatsız ediyor. Buna mukabil Kürdler savaşırken sağlam bir iç siyaset ve uluslararası diplomasiyi kendi ulusal amaçları doğrultusunda yönetebilirlerse sözkonusu bu paradokslardan kurtulabilirler.

ABD hükümeti hava desteğinin yanı sıra istihbarat, malzeme ve lojisitik dışında Amerikan kara güçlerinin muharip bir görevi olmayacağını ve Irak’ta yeni bir kara savaşına girmeyeceğini vurgulamıştı. Kısa dönemde Kürdler için bir avantaj, ancak hava saldırılarıyla IŞİD'ın bitmeyeceğini Batı koalisyonu da biliyor. Gerisi Kürdlere kalıyor.
Güney Kürdistan ne yapar? Güney Kürdistan, Bağdat hükümetinin bir parçası olarak yoluna devam edebilir. Ancak bu devamlılık savaş süresince denetimine aldığı bölgelerde etkinliğini artırmak suretiyle mümkün görünüyor. Muhtemelen savaşa karşılık Batı'dan doğrudan bağımsız Kürdistan konusunda da destek isteyebilir. Türkiye bu konuda Batı'dan güvence istiyor olabilir. Nitekim bu güvence verilmiş gibi. Zira Türkiye dâhil Kürdler dışında hiçbir güç IŞID ile çatışmaya yanaşmıyor. Bu sebeple Suriye'de olası bir federal anayasa Güneybatı açısından bir nebzede olsa çözüm olabilir. O halde Türkiye buna tek bir şartla rıza gösterir; o da PKK'nin silahlarıyla birlikte sınır dışına çekilmesi yani Güneybatı Kürdistan'da yoğunlaşması… Yaşar Yakış aslında “Türkiye PKK'yi silahlandırmalı” derken aynen bunu kastediyor.

Kurulacak bir federal Güneybatı Kürdistan Türkiye ile ekonomik ilişkiler geliştirebilir. Türkiye böylelikle petrol sorununu gidermiş olur. Bununla da kalmaz Güney ile ekonomik ilişkilerini daha da güçlendirme yoluna gider. Yine de sormak lazım peki, Kürdler bağımsızlık elde edecekleri mi? Şimdilik Güneybatı için bunu dillendirmek zor ama Güney için bu mümkün. Peki, Güney Kürdistan sahibi olduğu petrolü hangi ülke üzerinden dünya piyasalarına aktaracak? Ya Türkiye üzerinden ya da yeni Suriye üzerinden yani Lazkiye koridorundan. ABD’nin bu konuda rahatsızlığını biliyoruz. O halde üçüncü bir yol olarak ABD’nin buna bir çözüm bulması gerekiyor.
ABD ve koalisyon güçlerinin Güney Kürdistan’da askeri üs kurması Kürdlerin devletleşmesi açısından önemli bir gelişme olarak görülebilir. Diğer taraftan bu gelişme sadece Güney ile sınırlı kalmayacak elbette. En azından şimdilik Kürdistan’ın, ABD’nin kırmızı çizgisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bu makale toplam: 8744 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:13:58
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x