İrfan Burulday: Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları

Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları

Siyasetin ve özellikle de Kürd siyasal aklın sermayesi farklı “doğmalardan ve temalardan” oluşmuştur.

İrfan Burulday

12.08.2014, Sal | 16:18

Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Kürd Siyasal Aklın Çıkmazları
Makaleyi Paylaş
Siyasetin ve özellikle de Kürd siyasal aklın sermayesi farklı “doğmalardan ve temalardan” oluşmuştur. Aslında modern siyaset farklı doğmalardan ve tematiklerden beslenir. Siyasetçiye düşen bu tematikler arasında anlamlı ve tutarlı bağı kurup, onları akılcı bir temelde yorumlamak ve pekiştirmektir. Zira “politika felsefesi, politik birliğin –kişinin ülkesi veya ulusu (milleti) - en kapsamlı veya en yetkili birlik olduğu öncülüne dayanır.” Hiç kuşkusuz Kürd siyasal düşüncesi yukarıda söylediğimiz gibi farklı toplumsal, dinsel ve seküler ideolojik temalardan beslenir. Bu doğmatikler ve temalar, bir nevi Kürd siyasal aklın mottosudur. Toplumsal, siyasal, mezhebi ve dinsel şekillenmeleri belirleyen bu temalar, zaman zaman siyasal ve ideolojik çatışmaları beraberinde getirmiştir. Kaçınılmaz olarak bunun sonucunda da bazı ideolojik ve dini kodlar sahadan dışlanmış, bazıları da teorik bir çatışma ortamına sürüklenmiştir.

Başlangıcı 1970’lere dayanan seküler ideolojik iç çatışmalar, 1990’lı yıllarda yerini İslamcı ve seküler milliyetçi hareketlerin çatışmasına bırakan bir yol izlemiştir. 1990’lı yıllar her ne kadar iktidar kapma, güç kazanma gibi görünse de aslında bu, seküler milliyetçiler ile dini milliyetçilerin antagonizmaya dönüşen radikal bir ideolojik çatışmasıydı. Varlığını ideolojik kodlar üzerinden işleyen bu siyasal hareketlerin birbirine karşı esnek, yumuşak ve demokratik olmayan bir siyaset izlemeleri, çatışmaları daha da derinleştirmiş ve önü alınamaz bir öfke-nefrete dönüşmüştür. Nereden bakılırsa bakılsın Kürdistan’da Kürdler arası iç çatışmaların neredeyse tümü “dış bükey” yapılara özgü olan ideolojik temelli bir zihnin totaliter bakışından kaynaklanmaktadır.

Bazı siyaset bilimciler siyasal tematikleri farklı yapıları birbirine yaklaşım tarzı olarak iki ana kategori çerçevesinde değerlendirir: “İç bükey yapılanmalar ve dış bükey yapılanmalar.” Bu kategorileri sosyolojik kavramlarla ifade edersek; toplumsal ve siyasal örgütlenmesinde salt ideolojik katı realpolitiği öne çıkaranlar ve realpolitik ile moral politik değerleri uzlaştıranlar… Günümüz dünyasında ve gerek Batı’da ve gerekse de Ortadoğu’da son on yılda ortaya çıkan birçok siyasal parti, hareket bu politik ve moral ideler üzerine kurulmuştur. Örneğin bu tip siyasal hareketlerin devlet ile toplum, toplum ile devlet arasında yaşanan gerilimi çözmeleri çok daha basittir. Yine bu hareketlerin ortak yönü milli-milliyetçi bir reelpolitik ve moral politiği vazgeçilmez olarak sunmalarıdır.
İdeolojik katılığı baz alarak tekçiliği öne çıkaran ve hatta toplumu bu kodlarla biçimlemeye çalışan yapılar daha çok “dış bükey” yapılanmalar olarak tanımlanır ve birbirine karşı son derece sert ve esnek olmayan dışlayıcı bir politika izlerler. “İç bükey yapılar” da ise durum tam tersidir ve izlenen politika tamamen yumuşak, esnek bir siyasal, kültürel ve demokratik miras taşımaktadır. Kürdistan coğrafyası ve bu bağlamda Kürd hareketleri bir dönem “dış bükey” yapılar dediğimiz ideolojik örgütlenmelerin tesiri altındaydı.

Bu kısa değerlendirmeden sonra şu soruyu sorabiliriz: İdeolojik katılığın ve ideolojik realpolitiğin etkisini yitirdiği günümüz dünyasında son gelişmeler nasıldır? Görüldüğü gibi günümüz dünyasında siyasette “doğmatik temalar” oluşturmak artık eskisi gibi kolay değildir. Klasik “sağ-sol ayrımının iflâs ettiği” günümüzde siyaset üretmenin zorluğu çok açık ve bu kavramlar üzerinden ulusal-milli bir kurtuluş paradigması yaratmanın tüm olasılıkları neredeyse ortadan kalkmış durumda. Diğer bir deyişle, bu kavramlar üzerinden siyaset üretmenin koşulları zaman aşımına uğrayarak toplumsal tematik olma özelliğini kaybetmiştir. Kürdistan’da gelinen nokta nazarı itibara alındığında bu daha da anlaşılır olmaktadır. Zira Kürd siyasal aklın, verili siyaseti sorgulamadan içselleştirmesi, ulusal mücadeleye perakendeci ve“dolmuşçu” yaklaşımı; siyasetten kayışı, kültür-siyaset, siyaset-toplum ilişkisinde yaşanan açmazlık onu travmatik bir patalojik siyasete dönüştürmektedir.
Gelinen süreçte Kürd siyaseti toplumu kendi denetimi altında tutmanın sıkıntısını yaşıyor ve dolayısıyla siyaseti sabitlemek zorunda olduğu millileşme paradigmasına yönelik yaşadığı eksen kayması, mevcut siyasal havzada öznelliğini yitirerek nesneleşmesine neden olmaktadır; haliyle egemen siyasal sistem tarafından “kolonize” edilmeye açık bir hale gelmiş oldu. Bu kadarla kalmadı; sergilediği siyaset denetim altında tutulabilir olmaktan çıktı ve bu durum siyasetin çoğulculuğu ile çoğulculuğun siyaseti farklılığı konusunda dezavantaj bir çelişki yaşanmasına yol açtı. Kendi halinde ve yine kendi potasının dışına taşamayan, hatta ulusal realpolitik ve moral değerleri dışlayan bir siyaset, elbette parçalanmış bir durumu gösterir.

Gelmekte Olan Ulusal Birlik ve Siyasetin Yeni Yüzü

Ulusal bir mücadeleyi anlaşılır kılan en önemli etken, o mücadelenin hangi politik felsefe ekseninde yürütüldüğüdür. Nitekim onu anlamlı, anlaşılır ve sürdürülebilir kılan şey, o ulusal mücadelenin teoride ve pratikte (realpolitik-moral politik) nasıl bir politik felsefeye yaslandığıdır. Bu nedenle öznel ve nesnel gerçeklik üzerinden kendimize özgü bir fikir yaratmak zorundayız. Zira kavramlar ve kavramsallaştırmaları biçimleyen ve onları toplumsallaştıran fikirlerdir. Her fikir neşet ettiği toplumun ürünüdür ve o topluma ait moral ve realpolitik değerler dizgesine sahiptir.

Dolayısıyla toplumları öne çıkaran ve onu anlaşılır kılan fikirlerdir. Olaylar, olgular bu fikrin merkezinde dönen politik yansımalarıdır. Fikrin ve hatta siyasetin biçimsel tanımı kendine has bir özne tarafından eyleme geçirilmesidir. Bu özneyi besleyen ve ona dinamizm katan ise realpolitik ve moral politik değerler ile kurduğu ilişkilerdir.

Devletsiz bir millet için bunun dışında bir politika üretilemez. Yani katıksız, saf bir siyasetin üretilmesi olanaksızdır. Zira katıksız bir siyaset olmadığı gibi, çıkar ilişkilerinden ve moral değerlerden bağımsız bir siyaset yaratmaya çalışmak anlamsızdır. Bu nedenle Kürd siyasal düşüncesinin ne tür bir politika felsefesi üzerinde yoğunlaştığını ve bu yoğunlaşmanın hangi dinamikler üzerinden yapılandırıldığını bilmek gerekiyor. Bu durumda siyasal özne ile “siyasal ilişki” arasındaki bağın yorumlanmasında görülen kısır ve döngüsel çıkmazı iyi hesap etmek lazım.

Yukarıda söylediğimiz gibi siyaset, kendine has bir özne tarafından eyleme geçirilmedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, siyaset bir özne değil, öznenin (siyasi hareketler) politik, kültürel ve toplumsal ilişkilerine yansıyan bir eylemin sonucudur. Zira bu ilişkiler sadece insan davranışlarıyla değil, insanın kuramlaştırdığı yönetim meselesiyle de ilişkilidir. Siyaseti üreten politik hareketlerdir ve her politik hareket siyasetin bir nevi mutlak öznesidir. Her politik düşüncenin kendine özgür bir yapısı olsa da bu yapıların toplumsal dinamiklerden beslenirken ideolojik reelpolitikten kaçınmaları gerekir. Kürd siyaseti siyasal alanın başat kavramsallaştırmasıdır ve kendini inşa edeceği kavram terminolojisi bundan başkası değildir. Zira temsil edilebilir her kimlikten yoksun bir varlık veya siyasal hareket önemini yitirir ve politik düşünce geliştiremez. Bu sebeple Kürd siyaseti, politik felsefesini toplum ve değerleri üzerinden kurma gerçekliğini gözardı edemez.

Ulusal bir birliğin inşası veya ittifakı için ortak bir politika felsefesi geliştirilmeli. Bunun ön koşulları nelerdir ve hangi dinamikler üzerinden böylesi bir ittifak gerçekleşebilir? Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, buna benzer onlarca ve hatta yüzlerce ittifak yolu denendi. Maalesef hiçbiri sonuca götürülemedi. Bunun başlıca nedeni, bu ittifakı sağlayıcı gücü motorize edecek olan ulusal-milli politikanın nasıllığı üzerinde henüz bir uzlaşı sağlanmadığı yönündedir. Kürdistan zaman zaman belirttiğimiz siyasal öngörü bakımından heterojendir. Bu farklılık doğal olarak ulusal hareketleri farklı kulvarlarda siyaset yapmaya ve hatta farklı çözüm yöntemleri kurmaya yöneltmiştir. Bu bir kez başlı başına üzerinde durulması gereken bir konudur. Güvensizliğin öne çıktığı günümüzde böyle bir çalışmanın sağlıklı yürütülmesi zor olsa da denenebilir. Öte taraftan bu çatışmasızlık ortamı daha demokratik bir algı oluşturmamız için bize güzel bir fırsat vermektedir.
Bu makale toplam: 7887 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:22:48:59
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

İrfan Burulday

Yazarın Önceki Yazıları

Siyasetin 'Yeni Öznesi' Olarak 'Çokluk' Kürd Siyaseti”nin Sığlığı Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürd Siyasal Aklı Siyasal ve İdari Özerklik Bağlamında Çözüm Tartışmaları İç Yapısal Sorunlar, “Tarihin Tekerrürü” ve İstenmeyen Sonuçlar Devlet ve Ulus-Toplum Olarak Kürdler Politik Kriz ve Özyönetim Praksisi Yeni Ortadoğu’da Varolmak Statü Arayışında Siyasal Modeller ve Tıkanıklığın Derinleşmesi (I) Kürd Siyaseti Üzerine: İdealistler ve Realistler - 1 Bağımsızlık Teorisine Dönüş Ulusal Mücadele Kavşağında Yeni Lozan ve Geleceğimiz İçimizdeki Osmanlı ve İçselleştirdiğimiz “Türkiyelileşme” Türkiyelileşme ve Kürdistan’da Ulusal Siyasetin Tasfiyesi Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –III Kürdistan’da Politik Birlik ve Çoğulcu İradenin Teşekkülü Siyaset Dışı Pirimitif Unsurlar ve Kürd Siyasetinin Geleceği Kısa-Orta-Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği –II Kürdistan’da Siyasetin Türbülansı Ulusal Mücadelede Kavramlar, Hukuk ve Çelişkiler “Çözüm Süreci” ve Kürdistan Realitesinin Depolitizasyonu IŞİD İle Savaş Kürdleri Bağımsızlığa Taşıyacak mı? Kısa- Orta - Uzun Vadede AZADİ Hareketi ve Kürdistan’ın Geleceği -1 Vesayetçi Zihniyetin Kürd Siyasetine Etkileri Azadi: İnsiyatiften Harekete AZADİ Siyasallaşmaya Hazırlanıyor! Statükocu Seküler Siyasetin Açmazı ve AZADİ Hareketi Varlık Nedenimiz, Yeni Kuşaklar ve Siyasi Amacımız Çarmıhtan Bağımsızlığa Kürdler Savrulma mı, Demokratikleşme mi? Kürd Aydını Üzerine Türk Politik Kültürde Kürdler Teb’a mıdır, Ulus-Toplum mudur? Bir Siyasal Prototip Olarak “Türkiyelileşme” Türkiye'de Sendikalist Örgütlenmenin Çirkin Yüzü Kavramlar Neyi Temsil Eder? Demogojinin İflası ve Politik Aklın Bunalımı Kürd Siyasetinin Açmazları Mitleşen “Türkiyelileşme” ve Araçsallaşan Kürdistan Türk Demokrasisinde Kökkazıcılık Dindar Kürdlerde Dini, Demokratik ve Kürdistani Söylem (IV) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( III ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir ( II ) Devletsizlik; Toplumsal, Ekonomik ve Politik Bir Kriz Hâlidir (I Jeopolitik Dalgalanma ve Kürt Siyaseti Millileşmek İçin Devleti Savunmak Ulusal Birlik, Ortak Tutum ve Kürt Siyasal Aklı Bölünmüş Benlik ve Tarih Bilinci Arasında Kürdlük
x