Esma Akbalık: Ferînaz Xosrewani Katledildi

Ferînaz Xosrewani Katledildi

Dünya'da Kürdler gibi işgal ve sömürge statüsünde kalan uluslar yok gibidir. Kürdler, Acem, Arap ve Türk işgali altında kurtulmadıkları sürece kadınları tecavüzden kurtulmayacaklar. Şengal, Ezidi Kürdlerin katliamı binlerce Ezidi Kürd kızlarının dramı, Roboskiler, Paris katliamların sonu gelmeyecektir.

Esma Akbalık

14.05.2015, Per | 10:51

Ferînaz Xosrewani Katledildi
Makaleyi Paylaş
25 Yaşında ki Ferînaz Xosrawani, Doğu Kürdistan'ın Mahabad kentinde Tara Hotelinde İran İstihbarat Teşkilatı elemanlarının şiddet ve cinsel tecavüzünden kaçmak ve onurunu korumak için kendini otelin dördüncü katında atarak yaşamına son verdi. Elbette bu katliamın sorumlusu İran Molla rejimin başı Hasan Ruhani ve çağ- dışı faşist yönetimidir.

Ferînaz'ın ölüm haberini duyan Mahabad halkı, aynı akşam toplanarak Tara hotelini ateşe verdi. Serhildana kalkan halk işgalci tecavüzcülerden hesap sormak için sokaklara döküldü. Gerici sömürgeci İran Molla rejimi Mahabad ve diğer Kürd şehirlerinde ayaklanan halka çok şiddetli ve alçakça saldırdı.

Resmi bilgilere göre iki kişi katledildi, çok sayıda yaralı var, yüzlercesi gözaltına alındı, tutuklandı, telefon ve diğer sosyal medya, ulaşım araçları etkisiz hale getirildi, haberleşme engellendi. Mahabad gibi Doğu Kürdisan'ın belli şehirlerinde olağan üstü hal ilan edildi. Totaliter İran Molla rejimi kendi tecavüzcü katillerini temize çıkarmak, korumak için düzmece bilgilerin arkasına sığınmaya devam etti.

Doğu Kürdistan'da Kürdlere her türlü zulmü reva gören gerici Molla rejimi başkaldıran hak arayan Yurtsever Kürdleri zindanlarda keyfi işkencelere tabii tutmakta ve teslim alamadığını çağ dışı yöntemlerle işkence ederek, acı çektirerek ve en barbar yöntemlerle darağaçlarında katletmektedir. Böyle bir din, kuran ve İslam inancı insana acı çektirmekten ve insanı köreltmekten başka bir özellik taşımaz.

Dünya'da Kürdler gibi işgal ve sömürge statüsünde kalan uluslar yok gibidir. Kürdler, Acem, Arap ve Türk işgali altında kurtulmadıkları sürece kadınları tecavüzden kurtulmayacaklar. Şengal, Ezidi Kürdlerin katliamı binlerce Ezidi Kürd kızlarının dramı, Roboskiler, Paris katliamların sonu gelmeyecektir. Kolları kırılan Kürd çocukları korkutularak büyüyecekler. İşgal ve sömürge altında yaşayan hiç bir Kürd normal bir psikoloji, normal bir insanın ruh haliyle yaşamayacaktır.

Yaşanılan haksızlıkları önlemenin yolu kesintisiz sömürgeciliğe karşı mücadeledir. İşgalcilerin kadın ve çocuklara yönelmesi rast gele seçilmiş bir hedef olarak değerlendirilmemelidir.
İslam dini kadına hiç bir hak tanımamakta, erkek egemenlikli sistemde, kadın sadece erkeklerin himayesinde var olabilir. İran İslamcı Molla rejimi, insan haklarının olmadığı ortaçağ sistemlerinin devamıdır. Bu sistem her şeyden önce kadın düşmanıdır. Fuhuşu teşvik etmektedir, kadını erkeklerin kullanacağı bir obje, seks aracı olarak görmektedir. Kadın kara çarşaflar içine hapsedilerek köreltilmektedir.

Zaten iradesi elinden alınmış kadınlar, hiçbir söz ve yetki sahibi değildir. Kadına şiddet tecavüz ve kadın cinayetlerinin en çok yaşandığı ülkelerin başında İran, Türkiye ve Afganistan gelmektedir.
Bu köhne rejimlerde, Kendisine zorla tecavüz eden tecavüzcüsünü öldürmek zorunda kalan kadınlar suçlu görülmekte, idam, müebbet gibi en ağır cezalara mahkum edilmeleri bir insanlık utancıdır.

27 yaşında Ferhunde Muhamed Mart 2015'de Afganistan'ın başkenti Kabil'de, insanlık dışı yöntemlerle katledilmesi aynı zihniyetin farklı bir gerekçe ile dışa vurumudur. Ferhunde'nin kuranı yaktığı yalanıyla cahil erkek sürülerini galeyana getiren bir camii hocası suçsuz kadını polislerin gözleri önünde çevrede biriken kalabalığa linç ettirildikten sonra yüksek bir yerde atarak yaşamına son verilir ve bununla da yetinmeyerek cesedinin üstünden arabayla geçilir ve daha sonra da yakılır. Ne yazıktır ki, bu vahşet ve barbarlık sadece kendine Müslüman diyen İslam ülkelerde görülmektedir.
İran'da 26 yaşında Reyhaneh Jabbari Ekim 2014'de asılarak idam edildi. Suçu ise kendisine tecavüz etmek isteyen, tecavüzcüsünü öldürme iddiası. Tecavüzcü ise İran Molla rejimin özel istihbaratında görev yapmış bir katildi. Adalet ve hukuka dayalı hiç bir kriter tanımayan İran faşist molla rejimi, uluslararası insan hakları örgütlerin bütün girişimlerine rağmen infazı gerçekleştirdi. İnsan hakları örgütleri, politik hareketler kadına yapılan şiddete sesiz kalmamalılar. Reyhaneh Jabbari'nin annesine yazdığı hüzün dolu mektubu ve acı gerçekleri unutmamak İran İslam devletine baskı yapılmalı ve insan haklarının uygulanması için yaptırımlara gidilmelidir.
Şükran Cezaevinde tecavüze uğrayan çocuk, hamile kadın mahkumlara uygulanan işkenceler
unutulmamalıdır.

Diğer bir ibretlik olay, 13 yaşında bir kız çocuğu onlarca erkek tarafından tecavüze uğruyor, bu psikopatların hepsi devletin çeşitli kademelerinde görev yapmaktadır, devletin savcısı kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini açıklayarak tecavüzcüleri korumuştur. Yani hak tecavüzü yapan devlet ve savcısı olmuştur.

Keza yine kayıp iki kız çocuğu Siirt emniyet müdürlüğünde çalışan polisler tarafından zor ve şiddetle cinsel taciz ve tecavüze uğruyorlar. Mevcut sömürgeci devlet güçlerinin sistematik olarak yaptığı barbarlıklar Kürdistan'da veya Kürd kadınlarına yönelik olması dikkat çekicidir.
Aslında mağdurların ezici çoğunluğunun Kürdlerden seçilmesi bir devlet politikasıdır. Keza
Özgecan Arslan ve daha nice kadınlar aynı akıbetin kurbanları olmuştur.

Özellikle ezen uluslara bağlı toplumsal katmanların kadına ilişkin yaşanan şiddete karşı gereken reaksiyonu vermemesi ürkütücü bir durumdur. Zaten yöneticilerine benzeyen ve kadına karşı devletin kirli geleneği, ırkçı, cinsiyetçi, ayrımcı eğitim sisteminin devamı kadın katliamın fermanıdır. Sistem erkek hegemon sistemidir. Erkeklere tanınan hak kadına tanınmazsa durum yaşananlardan daha iyi olmayacaktır.

Çünkü demokrasi, hukuk ve adaletle yönetemeyen rejimler şiddetle yönetirler. Dolayısıyla erkek egemen toplumun tolere ettiği yönetme zihniyeti bütün kabalığıyla kadın cinsine sürekli bir şiddet biçiminde yansımaktadır. Özellikle Müslümanlığı savunan devletlerin oluşum teorisinde, pratik erkinde ve gelecek projesinde kadına yer yok. Kadını koruyan veya koruyacak hiçbir yasal hak da bulunmuyor. Keza devlete sığınan kadınlar, devletin başbakanından, savcısından, polisinden, gardiyanından hakaret, taciz ve veya tecavüze uğruyorlar.

Bu vesile ile Ferînaz, İran Molla rejimin kadını köle gören ve istendiği zaman tecavüz edilerek susturulan, korkutulan ve sindirilen bütün kadınların dünya kamuoyuna duyurulan sesi ve nefesi oldu. Bu insanlık dışı uygulamalara sesiz kalmayan Kürd toplumu İran, Türk ve Arap sömürgecilerin baskı zulüm ve tecavüzcü sistemlerini bulunduğu her yerde protesto etti /ediyor.

Gewer halkı İran sınırına yürüdü, Kuzey, Batı ve Güney Kürdistan halkı Mahabad halkıyla aynı acıyı yaşadı, Ferînaz'a yapılan zulüm bütün insanlığa yapılmıştır. Onur sahibi her insan Kürdlerle birlikte bu barbarlığa karşı durmalı ve Kürdlerin özgürlük direnişine sahip çıkmalıdır.

Asırlardır diktatör İslamist ideolojilerle yöneten işgalci devletler, irili, ufaklı zibil gibi terör örgütleri oluşturarak Ortadoğu’yu yaşanmaz hale getirmişler. Kadınların hiç bir hakkının bulunmadığı, tamamıyla savunmasız durumda kaldığı ve artık tecavüzde kurtulmak için intiharı seçmişse orada normal bir devletin hukuku ve adaleti yok demektir.

[email protected]
Bu makale toplam: 6979 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:02:11:24
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x