Esma Akbalık: Ayrı Durmak Fakat Aynı Düşünmek!

Ayrı Durmak Fakat Aynı Düşünmek!

KCK ve HDP'in Türkiyelileşme stratejisi, Kürdleri Kemalist rejime boyun egen, laf dinleyen, uysal, Türklere hizmet eden siyasetle Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesinden uzaklaştırmıştır.

Esma Akbalık

28.04.2015, Sal | 10:41

Ayrı Durmak Fakat Aynı Düşünmek!
Makaleyi Paylaş
Toplumlardaki sınıfların ortak çıkarları siyasal yapılarına tekabül eder. Bazı hallerde ayrı gibi görünen bu sınıfların ortak özelliği birbiriyle çelişkili ve çatışmalı davranışları onları aynı yelpazede birleştirir. Ayrı durmak fakat aynı düşünmek bu yapıların karakteristik özelliklerindendir. Seçim süreci «barış» sürecini gölgede bırakmış gibi görünse de, Kürdlükten uzaklaştırılma projesi AKP hükümetinin planlandığı gibi uygulanmaya konulmuş durumdadır.

21 Mart 2015 Newroz’unda verilen İmralı mesajından anlaşılacağı gibi, Kürdlere dayatılan uysal boyun egen, Eşme ruhlu siyasal perspektifle güçlü Türkiye yaratılmaya çalışılıyor. Bu anlayışı biraz irdelemek gerekiyor. Bu açıklama TC. Yetkililerini ve tüm Kemalistleri mutlu etmiştir. Fakat en çarpıcı olanı ise kendine aydın, devrimci, komünist ve enternasyonalist diyenleri daha çok mutlu etmiştir.

1984 yılından 1999'a kadar geçen silahlı mücadelenin en şiddetli dönemlerinde Türk devleti tüm gücüyle Kürdistan'a seferberlik ilan etmiş, kelimenin tam anlamıyla Kürdleri tümden imha etmek için her türlü barbarlık ve vahşet uygulamıştı. Bu süreç çok kanlı geçti. Kürdlerin toplu olarak yaşadığı işkenceler, katliamlar, göçertmeler, zindanlar, meydanlarda bok yedirmelere varana kadar her türlü zulüm yapıldı. Söz konusu dönemde Kürdlerin çığlığını duymayanlar, Kürdlere bölücü, Gerillaya terörist diyenler, hiçbir özeleştiri yapmadan Kürdlerle dayanışma adı altında Kürdlerin devrimci dinamiklerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyorlar. Çünkü Kürdleri hamal olarak görüyorlar.

Kürdler kendisi olmak için, kendi bağımsızlığı için mücadele edince terörist, bölücü, hain, ilkel milliyetçi olmakla suçlanıyorlar. Fakat Türk solcuları, kendi hakim sınıflarıyla aynı cephede yer alarak, Kemalist ideolojiyi savunuyorlar. KCK ve HDP'in Türkiyelileşme stratejisi, Kürdleri Kemalist rejime boyun egen, laf dinleyen, uysal, Türklere hizmet eden siyasetle Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesinden uzaklaştırmıştır.

Ağır bedeller ödeyen Kürdlerin emek ve çabası üzerinden rant sağlayanlar, çeşitli mevkilerde yer almak, bir biçimde Kürdlere akıldanelik yapmaya çalışan, Kürdlükten uzak bu kesimlere sormak gerekiyor, bedel ödendiğinde neredeydiler? Kendilerini devrimci, sosyalist olarak tanımlayanlar Kürdlerle enternasyonalist dayanışma temelinde ne yaptılar?
Gelinen aşamada Kürdlerin emeğiyle elde edilen kazanımları sömürerek düşmanlık yapmıyorlar mı?

Ne yazık ki, HDP Türkiyelileşme politikasıyla Kürdlerin kendi iradesiyle geleceğini belirleme hakkını çiğniyor. Meydanlarda yapılan seçim mitinglerinde Kürd ve Kürdistan'a ait hiç birşey yok, bu vahim durum, HDP 'nin gerçek misyonunu yerine getirmede bir haylice saflarını belirlediğini göstermiştir. Türk parlamentosuna girmek için harcanan enerji ve sarf edilen efor Kürd ulusal birliği ve özgürlüğü için yapılmıyor.


Çünkü Kürd ulusal siyasetinden ziyade, Türkiye’nin bir partisi olma yolunda yönlendiriliyor. Şayet Türk olsaydım HDP'e oyumu verirdim, lakin bir Kürd olarak degil. Tüm Türkiye partilerinin Kürdler konusunda tavrı aynı, HDP'de aynı güzergahta hızla ilerliyor, dolayısıyla Kürdler saf dışıdır. Açıkçası Kürd ulusal meselesinin çözümüne ilişkin Türk tarafından olumlu bir gelişme yaşanmadı.

Herkes olduğu yerde duruyor, sadece HDP ve akıl hocaları saf değiştirdi. HDP'in Öcalan ve Qandil'in yanlış politikalarını uygulaması doğru değildir. Çünkü Öcalan'ın yanlış politik yönlendirmeleriyle önleri kesiliyor. Öcalan'dan alıntılar yapılarak önleri kesiliyor ve istedikleri politikaları savunmaları isteniyor. Zaten Öcalan'a göre Kürd sorunu yoktur. Türk sömürgecilerine göre ise hiçbir zaman Kürd sorunu olmadı. Her nasıl olmuşsa sorunu olmayan bir millet yıllarca ulusal kurtuluş mücadelesi veriyor. Nasıl olur işgal altında olan bir millet kendi kimliğini değil, sömürgecilerin, ezen ulusun kimliğine sahip olmak için mücadele eder ! Mevcut durumda HDP'yi Kurd sorununda, diğer Türk partilerinden ayıran hiçbir özellik yoktur. Kürdler bu açmazı görmelidir.

Yönümüz Kürdistan olmalıdır. Kim bilir belki HDP Kürdlerin çıkarları temelinde seçimlere girseydi bu kadar aday izdihamı yaşanmazdı, hatta bu kesimin hedefi olacaktı. Anlayacağınız kimse sizin yanınızda değil, sizler saf değiştirdiniz onların yanına gittiniz. Birlik olacaksa Kürdlerin birliği olmalıdır, Kürdlerin umutları boşa çıkarılmamalıdır. Kürdler bu büyük oyun içinde kendisine biçilen piyon rolünü görmeli ve kendisini kullananlara karşı Kürd Milli çıkarları temelinde tavır almalıdır.

[email protected]
28 Nisan 2015
Bu makale toplam: 6470 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:07:19
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x