Dursun Ali Küçük: Tertele Dersimi-Roza Şaye Kürdistan’da devam ediyor

Tertele Dersimi-Roza Şaye Kürdistan’da devam ediyor

Dersim soykırımı kararı TC bakanlar kurlu tarafından 4 mayıs 1937 alındı. Tunceli kanunu ise 1935 yılında çıkarıldı. Abdullah Alp Doğan genel vali-müfettiş olarak atanmıştı.

Dursun Ali Küçük

03.05.2016, Sal | 21:59

Tertele Dersimi-Roza Şaye Kürdistan’da devam ediyor
Makaleyi Paylaş

TC sömürgeciliği Dersim e yönelik soykırımı yapmak için önceden hazırlığa başlamıştı. Dersim soykırımı başladığında Mustafa Kemal Trabzon’a gelmişti. Oradan soykırımı takip ediyordu.

4Mayıs 1937 Roza Şaye, Dersim soykırımının anma günü olarak gerçekleştiriliyor.

Topluma mal edilmesi ve bu günün her yıl 4 Mayısla gündemde tutulması, hafızaları canlı tutmak, TC’nin soykırımcı yüzünü dünyaya anlatmak açısından önem taşıyor.

O zamanı ben anlatmayacağım ve yazmayacağım.

Yumoş Bakıray o dönemi canlı yaşamış ve anlatıyor;

" Geldiler…. Üç gün üç gece geldiler. Ordular, Mazgirt köprüsünden, bizim köye, Robaik’e kadar her tarafta çadır kurdular. İnsanlara, ‘Bu dağın başında ne yapıyorsunuz. Gelin sizi güzel yerlere göndereceğiz. Toprak vereceğiz’ dediler. Köyden köye, mezradan mezraya gezdiler. Her tarafı ezberlediler.

“Önce Dersim Ağalarını Topladılar”

Dersim ağalarına haber salarak, bütün silahları topladılar. Kimsede bir bıçak dahi bırakmadılar. Herkes silahlarını teslim etti. Birkaç gün aradan geçti geçmedi, bu defa silah sahiplerini çağırdılar. Sizi güzel yerlere göndereceğiz, toprak vereceğiz dediler. İnsanları toplamaya başladılar. Yüzlerce kişiyi kalın zincirlerle bir birine bağladılar. Önüne kattılar, Xeç köyünün arkasındaki büyük beyaz dağa götürdüler. Orada onları ağır makinelilerle öldürdüler.

“Silah Sahiplerini Öldürdüler”

Silah sahipleri ve ağalardan birkaç gün sonra bu defa köylerde kalan halkı muhtarlar aracılığı ile çağırdılar. Muhtarlar, ‘Bizi sürgüne göndereceklerini, toprak vereceklerini söylüyorlar’ dedi. Babam “Tamam, kapımızı kapatalım, anahtarları da götürün atın alay komutanın önüne. Bizi iyi yerlere göndersin” dedi. Annem biraz akıllıydı. Dedi ki “Yok. Sen delisin. Bak silah sahiplerini götürüp hepsini öldürdüler. Bizi mi öldürmeyecekler”. Anam gitmek istemeyince babam ikna oldu. Ben, anam, babam ve küçük kardeşim ormana kaçtık. Çünkü asker o zaman ormana giremiyordu.

“Kadınları Ve Erkekleri Ayırdılar”

Diğer köylüler gitti. Bize bir tepede bulunan meşelikte saklandık, izliyorduk. Kendi gözümle gördüm. Herkesi topladılar. Yüzlerce kişi bir aradaydı. Kadın ve erkekleri ayırdılar. Erkekleri güneşin altında düz bir yerde bekletiyorlardı. Karşılarında ağır makineli kurmuşlardı. Komutanlarının işaret vermesi ile taramaya başladılar. Silah sesi ve bağrışma sesleri göklere yükseliyordu. Dakikalarca süren taramadan sonra erkekler üst üste yığılmıştı.

“Kadınların İçine Askerleri Saldılar”

Sonra sıra kadınlara geldi. Kadınlara ateş açmadılar. Orda olan ne kadar asker varsa, o askerlerin hepsini kadınların içine saldılar. Askerler kadınları tecavüzle, süngülerle parçalayarak öldürdü. Kadınların çığlığı her tarafı sarmıştı. Tam bir katliam yaşanıyordu. Saatler sonra sadece askerler ayaktaydı. Kadınlar yerde cansız yatıyordu.

“Direnen Kadını Ağaca Bağladılar…”

Bir tane kadın hiç unutmam. O güçlüydü, direnmişti. Askerler en son onu çıkardılar aradan. Bir ağaca bağladılar. Bacaklarına ip bağlayıp ayıracak şekilde ağaca başladılar. O kadına tecavüz ede ede öldürdüler. Asker çekildikten sonra gittik oraya. Kendi gözümle gördüm. Kadının içi dışarıya çıkmıştı. İç organları parçalanarak dışarıya çıkmıştı. Gözlerimin önünden hiçbir zaman bu görüntü gitmedi. Hala aklımda.

“Aynı Saatte Her Yerden Dumanlar Yükseldi”

Herkesi aynı anda öldürdüler. Dersim, Kutu deresi, Demirkapı (Heç), Hozat, Nazmiye her tarafta aynı anda dumanlar yükseldi. Bir saatte topladılar. Aynı saatte taradılar. Aynı saatte köyleri yaktılar. Diğer yerler kaçmasın diye köy yakmaları aynı anda yapıldı.

“400 Kişiyi Değirmene Kapatıp Öldürdüler”

Dinar deresinde, Munzur’un yanında büyük bir değirmen vardı. Altından da Munzur geçiyordu. Turşmek’ten 400 kişiyi alıp götürüp o değirmene yerleştirdiler. Kapıya ağır makineliyi kurdular. Hepsini değirmende katledip, teker teker Munzur’a attılar. Cesetlerin atıldığı kenarda çalı çırpı vardı. Hepsi orada çalıların arasına yığılmıştı. O çalı çırpı içine yığılan cesetlerin üzerine kum taş attılar. Baraj gelmeden, hepsinin kemikleri o çalı çırpının içinde çıkıyordu. Taşların altına kemikleri çıkıyordu.”

*Dersim tertelesini büyüklerimiz başlarda korkarak anlatıyorlardı.

Biz hep bu hikâyeleri duyarak büyüdük. Ben çocuk yaşlarından bu hikâyeleri duyduğumdan dolayı askerler köyümüze geldiğinde diğer çocuklarla birlikte askere görünmek istemezdik. Saklanırdık. Asker bizim için korkutucu bir simgeydi.

Okula gidene kadar Türkçe bilmiyordum. Okulda bize Türkçe ve büyük soykırımcı ve yalancı Türk tarihini anlatmaya başladılar. Nedense tarih dersini sevmezdim. Pozitif bilimlerle ilgili derslerde daha başarılıydım. Çocukluğumda, ortaokula giderken kızıl derili filmlerini izlemeye gittim. Bayazaların Kızıl derililerle üstünlüğü ile bitiyordu. Oysa ben çocuk halimle Kızılderilileri tutardım. Kendimizi ve atalarımızı Kızılderililere benzetiyordum.

*Dersim Soykırımı bizim tarihi hafızamız ve bugün yaşanılanları da izah ediyor.

Kürdistan’da TC ile birlikte bütün yaşadığımız topraklara ve hücrelerine kadar parça parça girdiler.

En son safha Dersim’len tamamlanmıştı. Uzun bir sezsizlikle kültürel ve beyaz soykırım süregeldi. Ne zamanki Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi başladı, işte ozaman soykırımı parça parça her yönüyle uygyulamaya koydular.

Nüfus başaltılmaya başlatıldı. Köyler ve yerleşim yerleri boşaldı.

Dersim’de uygulan bu gün şehirlerde uygulanıyor. Şehirler yerle bir ediliyor. Viraneye çevriliyor ve insalarımız ortaya bırakılıyor, mallarına ve mülklerine el konuyor.

Dersim Soykırımını unutursak bugün ki soykırımı da unuturuz.

Her yapılan soykırımın bir anma günü olmalıdır.

*Kürdistan’tanın önemli soykırım günlerini mutlaka ve mutlaka anmalıyız.

Dersim soykırımı için anma toplantıları bu uygulanmanın başlangıcı olsun.

Dersimliler Beşikçi’nin deyişi ile Kerbelada katledilen 72 insan için her gün yas tutuyor, 12 gün oruç tutuyor, ama dersim soykımınıda öldürülen 72.000 ataları , babaları, anaları ve halkı için aynı yası tutmuyor.

Yine Xarpet-Çevlik- Amed’de yakılan yıkılan köyleri, soykırıma uğrayan halkımız için ortak anacağığımız ve tarihi hafızamıza yer edecek bir gün bulunmuyor.

Ağrı ve Geliya Zilan içinde aynı şeyi vurgulamak mümkündür.

Şimdi AKP ve TC’ni halkımıza yaptığı da bir soykırımdır. Bununda bir gününü belirleyip tavırlarımızı almalıyız.

Siyasi partilerde bu günleri ortaklaştırıp gündemlerine almıyorlar.

Kimi liderlerinin doğum gününü kutluyor. Ama Roza Reş için aynı duyarlılığı göstermiyor. Nedense başkalarına ağlıyoruz ve gülüyoruz.

Kutlu doğum haftasının kutlanmasıda buna örnektir.

Kendimizi sevelim, kendimizi anlatalım, kara günlerimizi ve sevinçli günelerimizi ortaklaştıralım.

Kendisi ve Kürdistan için bir şey yapmadan tali noktaları, ülkemiz, halkımız, tarihi günlerimiz vb yerine koyarsak ortak kültür, yaşam ve tarihin hakkını veremeyiz.

Başkasına ağlıyoruz. Dua ediyoruz. Ya be adam önce duanı kendine ve halkına ve ülkene yap, bunlar için ağla ve sevin.

Jar u Diyarlarımız işgal altındadır. Kutsal saydığımız yerler işgal altındadır.

Türk, Arap ve Far sömürgecileri sizler için ağlamıyor. Sizin için sevinç duymuyor. Hakaret ve tecavüze uğruyoruz. Bütün değerlerimizi ayaklar altına alıyorlar.

Buna öfke duyalım. Buna karşı direnelim. Kendimize ve birbirimize sahiplenelim.

Sevgili Dersimliler ve Kürdistanlılar Xude, Haq- Xızır, Melek e Tavus-Yezdan ve başka neye inanıyorsanız hepsi sizinle birlikte olsun. Yardımcınız olsun.

Türk-Arap ve farslar kendi penceresinden Tanrıya ve dünyaya bakıyorlar.

Kürlerde Kendi pencerelerinden baksın.

Dersim soykırımına uğrayanları saygıyla anıyorum.

Seyit Rıza: “Sizin hilelerinize kandım bu bana dert oldu.

Bende sizin önünüzde diz çökmedim bu da size dert olsun”

Bu makale toplam: 6327 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:01:25:08
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Yazarın Önceki Yazıları

İntihar ve Yaşam Çizgisinde 'NÇ Olayı' Kürtler; 'Evet'- 'Hayır' ve 'Boykot' için neden birbirinize giriyorsunuz? Sanki Kürt Anayasasını tartışıyorlar... Bağımsızlık Bildirgesi HDP’yi kapatma; 'Şiddet ve Şefkat' -1 PKK ve KDP; Kardeş Kavgalarının Derin Travmaları!... Karlov suikastının düşündürdükleri Kürdistan Federasyonunda Bağımsızlık Düğümü Rojava Nasıl Kurtulur ve Geleceği Nedir? Sevgili Müslüman Kürt Kardeşlerim! “Ölünüzü Dirinizi İstemiyoruz”!... Başkan M. Barzani’nin Açıklaması ve Bakur, Başur, Rojava’da Son Gelişmeler! KCK Lideri Öcalan’ın Projeleri Çöktü mü? Evet direnelim ama Kürdistani bir siyaset ile… Bu kaçıncı: Türk Askerleri Tarafından infaz edilen İki Kadın Gerilla Doktor Süleyman (Sait Çürükkaya) için Nöbetteyiz! Hepimiz Kürdistan’layız, Musul’layız! Suriye ve Rojava Kürdistan’ındaki Siyasi Denklemler ve Türk İşgali!.. Kürdistan Devletler Sistemi İçinde Nasıl Yer Alacak? 'Rojava’yı kaldıralım ve Qamışlo Kürt şehri değildir'e Cevap TC İç İktidar Savaşında Dik Duran Kürtler Kazanacak!... Darbe kötü, Türk–İslam sentezcisi AKP mi iyi? Kürtleri Bekleyen Tehlikeler!... Kerkük’ü Kaça Satalım? Kürdistan Aydın İnisiyatifi Brüksel’de Bağımsızlık dedi Kürt Milliyetçiliğini asalım mı? Aydın çalışmasına genel bir bakış KCK-PKK’nin müzmin ‘muhalifleri’! Korkunç Plan! Kuzey Kürdleri Kurban mı Ediliyor? Batı Kürdistan federasyonu: Düşman ve dost aynalardan görünenler Aydınlar Kürdistan’a bağlıdır… KCK; Ne savaşı savaş ne de barışı barış Ankara saldırısını 'YPG yapmıştır'! Azez ve Cerablus IŞİD'in elindedir.TC IŞİD, IŞİD TC için savaşıyor! Akdeniz’in sıcaklığı ve Kürdistan’ın yükselişi! Kuzeyin kaderi Rojava ve Güney Kürdistan’da belirlenecek! Düşmanları ile barışık, Kürtlere 'düşman' örgütler... PKK bağımsız Kürdistan amacına döner mi? Ters ilişkiler, ters partiler ve ters cepheler Ön kapı yasak, arka kapıdan girin! Yeni konsepte karşı inadına Kürdistan! 'Hendek'e düşmek mi, hendek atlamak mı? KDP, KCK, YNK, Goran, PYD, Kürdistani partiler ne yapıyorsunuz? Devletsizlik çı halo daye? Suçlu ayağa kalk: KCK ve Şengal Kurtuluyor Türkiye'de Türk miliyetçiliği - Kürdistan'da Kürtlerin kimliği kazandı Kürt devleti yakın ve seçim İktidar sancısı ve Kürdistan ağrısı ölümcüldür Kürtler ulusal bilincin neresinde Savaş tekrar, amaçsız ve “Özyönetim” iktidarsızsa ne olur? Kürtlere ve HDP’ye saldırıların derinliği! Kürdistan Federasyonuna Başkan Aranıyor!... Kürtler Birbirine Taviz Vermez!... Rojava'ya dikkat, Kuzeyde gerginlik tırmanıyor! Suruç gençlik katliamı, Kürdistan'a karşı katliam girişimidir Hizbullah vur vur, PKK'ye vur! HDP Amed Mitingine yapılan bombalı saldırının düşündürdükleri! Dersim soykırımını ANMA günü (4 Mayıs 1938) Kürdistan’da KCK kötü, diğer Kürt muhalefeti iyi mi? Ermeni soykırımını tanımak için kaç soykırım daha lazım? Kürdistan için kısa notlar Türkiye’ye 'Türk türü' şeriat geliyor! İran; Kürdistan için büyük tehlikedir!... KCK Silahlı Mücadeleyi Terkediyor mu? AKP çözmüyor; çözüyor Bağımsızlık istiyorsan buna göre oynayacaksın! TC, Kürdistan ve Kürtleri silahsızlandırmak istiyor! Kürdistan Başkanı bir Ağa ve Amerikan uşaklarının bağımsızlık çıkışı(!...) Kuzey ve Güney Kürdistan (PKK-KCK ve KDP) Sakine-Fidan ve Leyla’nın Hesabını Doğru Sormak Farklılıkları ve Renkleri Tanımak 19. ve 20. Yüzyılın Siyaset Anlayışıdır. Ezidilerin kurtuluşu Kürdistan’ın kurtuluşudur Kürdistan TC lokomotifine vagon mu? Çözüm Sürecini yüzdük Kuyruğa Geldik PKK’limisin? Kürdistan’da kritik aşama:ya geçeriz ya kalırız Kürdistan’ın birliği için önemli 6 konu Türk-Arap ve Farslar; Kürtleri hep yalnız görmek isterler Dünyanın kapıları Kürdistan ve Kürtlere açılıyor TC’nin imdadına koşmak bize mi kalmış? Sahi Ergenekon gitmiş miydi? Yeşil Ergenekon geldi Ortadoğu savaşı Kürtler üzerinden yürütülüyor Şengal kurtarılacak, Kobane düşmemeli Kürt ve Arap Savaşı -1- Musul Düşürülmeli!. Kürdistan’a bağımsızlık ANI gelmiştir Güney Kürdistan 3. Kurtuluşu yaşıyor Birlik neyimize! HDP Eleştirisi-3 HDP: Kürdistan için ihtiyaç değildir(2) HDP:ABD üsleri Türkiye’den kalksın, Türk ordusu Kürdistan’da kalsın Oy dumanlı seçimler!... Türk toplumu suçludur, soykırımcıdır Türkler Kürdistan’ı tanıyor: bu kadarı da olur mu? TC’den davacıyım!... Kürdistan "çöp sepeti" midir? Ve Bildirici’ye tehdit! İktidar kavgasında birini desteklemek sömürgeciliği onaylamaktır(3) Türkiye’nin siyasal İslamını tanımak istiyorsanız Kürdistan ve Suriye’ye bakınız (2) Siyasi İslam'ın Savaşları(1) Sakine, Sen Daha Çok Konuşulacaksın!.. Beşikçi’ye “Kürt düşmanı” diyen Türk dostu Bakan görür; bakıpta görmeyen kördür Gülen-Erdoğan ve Kürdistan KDP-PYD-KCK: Anlaşmak her koşulda iyidir İskoçya bağımsızlık referandumuna gidiyor Kürdistan Federasyonu ve Rojava Kürdistan'ı bizim
x