Aziz Yağan: Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin!

Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin!

Taziyelerimiz, düğünlerimiz ve hakemlik bizi biz yapan, hem de bizi diğer toplumlardan ayıran üç kurumsal yapımızdır. Toplumumuzu en az beş bin yıldır muhafaza eden, güçlendiren, ilerici, güven ve güvence veren bu üç kurum sağlam ve sağlıklıdır. Sadece bize değil, içimizde yaşayan diğer toplumlara ve komşu toplumlara da güven veren geleneklerdir.

Aziz Yağan

28.01.2020, Sal | 11:33

Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin!
Makaleyi Paylaş

Hakem olması ya da hakem heyetinde yer alması için davet edilen kişinin milliyeti, dini, mesleği, cinsiyeti, yaşı, maddi durumu ölçüt değildir. Önemli olan o kişinin toplumunu tanıyan, adil, tarafsız, ılımlı, tutarlı, dikkatli, hassasiyetleri gözeten biri olabilmesidir.

Şeyh Abdulkerim Çevik de sakin kişiliği, mütevaziliği, nezaketi, öngörülü ve yapıcılığı ile bilinen biriydi. Dedelerinin Said-i Kurdi’yi yetiştirmiş olmasından ya da kendisinin de iyi bir müderris olmasından ziyade; o iyi bir insandı. Bir aile içindeki anlaşmazlığı gidermesi için aynı ailenin üyelerince tavsiyesine başvurulan Norşin’li Şeyh Abdulkerim Çevik, 19 Ocak 2020 günü, tavsiyesini kabul etmeyen kişi tarafından Norşin’de ders esnasında öldürüldü.

Pişta wan dane dinyayê û bere wan dane xwe..

Şeyh Abdülkerim Çevik, hakem görüntüsü altında meseleye bir tarafın lehine ya da bir taraf zarar görsün ya da zarar görmesin diye dahil olmamıştır. O deneyimlerle emin olunmuş tarafsızlığı, kurallara uygun ve vicdanları gözeten tavsiyeleri nedeniyle davet edilmiştir ve o da davete icabet etmiştir. Bir kişi bir meselede hakem olduğu zaman dokunulmazlığı da kabul edilmiş demektir. O, dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir hakem gibi; tarafların silahlandığını bile bile, doğrulmuş silahların tam ortasına yerleştiğini bile bile, parmakların tetikte hazır olduğunu bile bile meseleyi çözmeyi kabul etmiştir. Ayrıca, bir hakemin ya da arabulucunun tavsiyesi tartışılmaz, mutlak değildir. Bir hakemin tavsiyesi benimsenmezse bir başka hakeme başvurmak da bilinen bir yöntemdir. Ama hakemin öldürülmesi rastlanmış bir durum değildir.

Abdulkerim Çevik’in katledilmesi, kendini kaybetmiş birinin neden olduğu bir kıyamettir. Basına yansıyan ifadesinde ‘terör örgütüne destek verdiği için şeyhi öldürdüğünü’ belirtiyor ancak bu sözlere inanmak mümkün değil (https://www.cnnturk.com/turkiye/naksibendi-seyhinin-olumun-ardindaki-sir-perdesi-aralandi).

Kim olursa olsun cinayete komplo teorileriyle yaklaşanları da ciddiye almamak gerekiyor. Cinayetin nedenini ve sonucunu çarpıtarak, herhangi bir toplumda, toplulukta olduğu gibi bizim kültürümüzün de bir parçası olan hakemliği farklı statü gibi, hegamonik tezahür gibi göstererek bazı dini cemaatlerimize kayyım atanmasını talep eden, her meseleyi toplumumuz aleyhine fırsata çevirmek isteyenler de olacaktır (https://www.dikgazete.com/cubbeli-konustu-bitlis-guroymak-ta-naksi-kurt-seyhi-olduruldu-makale,2083.html). Bu yaklaşım zihnimizi meşgul etmemelidir, bu zaman kaybıdır, çünkü Abdulkerim Çevik, yüzlerce yıldır dinsel yaşamla yoğrulan ve siyasallaşmamış bir çevrenin siyasallaşmamış bir üyesidir.

Sol militarizm ve siyasal İslam mevcut geleneksel kültürümüze zarar verdi ancak yok edemedi, yıkamadı. Bir zamanlar feodalite, şeyhlik sistemi, bağımsız medrese, bağımsız cemevi karşıtlığı ya da dönüştürülmesi adı altında toplumsal yapılanmamıza, geleneklerimize, değerlerimize yapılan saygısızlıklar, şiddetli saldırılarla dejenerasyon, toprak terkleri, asimilasyon, kriminalleşme bir başka koldan arttı. Bu girişimlere kapılan kimi insanlarımızın zihin ve duygu dünyası çarpıklaştı, ve nihayetinde kendi toplumuna yabancılaştı, düşmanlaştı.

Biz Elegez’de, Hakkari’de nasıl yaşıyorsak Adana’da, İzmir’de, Berlin’de, New York’ta da öyle yaşarız. Gericiliğe, ırkçılığa, ayrımcılığa karşı olan toplumumuz geleneksel kurumlarımızı, bu kurumların temsilcilerini dışlamadan modern yapılanmasını sürdürmektedir.

Zihnimizi meşgul etmesi gereken, bu cinayetin toplumumuzda devam eden çürümenin, yozlaşmanın, değerlerin yitiminin yeni bir aşamaya geçişinin delili olmasıdır. Kendimizi tartışmanın, kabullenmenin zamanıdır. Topraklarımızın terk edilmesi, ettirilmesi bir çözüm, bir ceza olarak benimsenmemelidir. Toplumumuz kendi sorunlarını kendi içinde çözebilmeli; utanmayı, yüzleşmeyi ve arınmayı bölgemiz içinde sağlayabilmelidir.

Toplumumuzun binlerce yıllık emeği olan taziye, düğün ve hakemlik kurumlarının sahiplenilmesi, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi hepimizin sorumluluğudur.

Hakem öldürmek yazılı olmayan kurallarımızın, örfi adetlerimizin değersizleştirilmesidir. Hakem öldürmek kıyamettir, tarihimizde ilk ve son olmalıdır. Basit bir olay denilerek geçiştirilirse, önlenemez yıkımlara yol açar.

Sadece bir sivilin yine bir sivil hakemi öldürmesi değil, herhangi bir sivilin sivili öldürmesi de kıyamettir. İnsanlarımız çocuklarına, torunlarına, kardeşlerine, etrafındakilere, öğrencilere şunu belletmeli, her fırsatta anımsatmalıdır: (meşru müdafa hariç) kimseyi ÖLDÜRMEYECEKSİN!

 

Abdulkerim Çevik’leri öldürmeyeceksin!

Bu makale toplam: 14619 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:19:08:39
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Leyla Güven’in Kürdlüğü, Berberoğlu’nun Türklüğü Osman Baydemir Apocu mu, değil mi! KürT aydını ile KürD aydını Öcalan, Aidan James, PKK PKK’yi Terk Edemeyenler ''Benim Ülkem Dilim'': Topraksız ve Statüsüz Çerçeve (I): Kangren Kulp’ta Beş Kürd Daha Parçalandı Uygur Türkleri, Kürdlerin Yaklaşımı ve Dünyanın Geri Kalanı Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x