Aziz Yağan: KürT aydını ile KürD aydını

KürT aydını ile KürD aydını

Bölgesinde yaşasın yaşamasın Kürdler homojen bir toplum değildir. Kürdleri tek bir ideolojik alana yönlendirmek akla tek parti dönemini getirmektedir. Bu eziyeti, acıyı en çok da günümüz Kürt aydınlarının ataları bilir.

Aziz Yağan

21.05.2020, Per | 20:24

KürT aydını ile KürD aydını
Makaleyi Paylaş

Bir Türkün Türklük Sözleşmesinin ne kadar etkisinde olduğunu fark etmek pek de zor değildir. Dahası, sözleşmenin kimi Kürdlerde kökleştiğini, sahiplenildiğini anlamak da o derecede zor değildir. Bir Kürdün “Kürtler neden Türkiye’yi kurtaramıyor?” sorusu ile bu akla geliş kaçınılmazdır.

Kürd temsiliyetini reddeden bir partiyi ısrarla Kürd temsilcisi ve dahası Kürd partisi olarak hayal etmek, bu hayalle o partiyi değişime, dönüşüme zorlamak, bunun için çırpınmak da tuhaf bir yaklaşımdır. Kendisini program ve tüzüğü ile açıkça Kürd partisi olarak deklare etmiş partilerin kitleselleşme ve nefes alma sorunu üzerine kafa yormaktansa; Kürd partisi olmadığını yazılı ve sözlü olarak açıkça ve ısrarla ifade eden bir partiye emek harcamak tartışılması gerekendir.

Sorunun ardından ortaya konan argümanları, Kürdler içi/Kürdler adına politika yapanların bir kısmının da desteklediği görülmektedir. Bu da, Kürd meselesinin çoğu kesim tarafından yeterince irdelenmediğini ve tartışılmadığını düşündürmektedir.

Bir siyasi partinin 6-8 Ekim ve hendeklerdeki durduğu yeri görmezden gelmek, bu yeri suç saymamak, özeleştiri istememek o siyasi partiyi aklamaya çalışmaktan öte, tekrarlanmasından rahatsızlık duyulmayacağı anlamına gelir ve tüm bunlar da Türklük Sözleşmesinin içselleştirilmesi nedeniyle olabilir. Türkiye’yi kurtarmaları için Kürdlerin sağa ya da sola yönelmesini önerecekseniz, referansları da belirtmek zorundasınız. Örneğin, Madımak önündeki kalabalığı ve onları savunanları mı, 38 Dersim’in faillerini ve halen savunucuları mı, 6-8 Ekim ve hendeklerle övünenleri mi, Norşin’li Abdülkerim Çevik’e gerici diyenleri mi? Kürdler sadece dünya solu ile örtüşen ve müttefikleşen Türkiye solu ile değil; evrensel kabullere ve değerlere saygılı ve kapsayıcı koruyucu Türkiye sağı ve liberalleri de dahil, her kesimle örtüşür ve müttefikleşir; elbette farklı görüşlere sahip birer birey olan Kürdler olarak.

Kürdler “coğrafyasında yaşayan” ve “coğrafyasında yaşamayan” olarak ikiye ayrılır. Her iki toplumun kaygısı, zihin ve duygu dünyası, gelecek tahayyülü, güncel ve gelecekle ilgili dertleri farklıdır. İstanbul’da yaşayan bir Kürdle, Elazığ’da yaşayan bir Kürd her açıdan bir tutulamaz. İstanbul ya da New York’da yaşayan bir Kürd de, Silvan ya da Bingöl’de yaşayan bir Kürdle kendini bir tutmamalıdır. Eğer bir tutarsanız; bu, sorunu halen baskılama yoluyla daha da ötelediğiniz anlamına gelir.

Coğrafya ayırımı başka ayrımları da zincirleme getirir ve “aydın, parti” tanımlamasında keskin bir ayrımı da zorunlu kılar. KürT aydını/KürT partisi; önceliği Türkiye’nin demokratikleşmesi olan ve Kürt sorunuyla “da” ilgilenendir. KürD aydını/KürD partisi ise; Türkiye’nin demokratikleşmesi için de dürüstçe ve açıklıkla emek sarf eden ancak, öncelikle odağına coğrafyasındaki sorunlar ile yine coğrafyasındaki farklı dil, din, kültürdeki toplumları alandır. Bu iki ayrı küme küçücük bir alanda kesişse de; KürT aydını ile KürD aydını birbirine hasım değildir. Bu noktada, KürT aydını endişelerinin, eleştirilerinin, belirlemelerinin ve önerilerinin coğrafyası dışında yaşayan Kürdler için geçerli olduğu ayrımını koyabilmelidir. Bunu yapmazsa, koca bir coğrafyayı adıyla, tarihiyle, bugünü ve yarınıyla yutmaya çalıştığı izlenimi verir.

Bir partinin Kürd seçmenlerin çoğunluğunun oyunu alması onun Kürd partisi olduğu anlamına gelmemektedir. Kürd temsiliyeti demek coğrafi temsiliyet demektir, daha doğrusu coğrafyasının her bileşeniyle temsiliyeti demektir. Kürt aydınları da temsiliyetin bu çerçevesinden ve içeriğinden ödün vermemelidir. Eğer, buna karşı çıkıyorsa o bir Kürd ya da Kürt aydını değil Fanon’un, Bico’nun, Beşikci’nin, Ünlü’nün de yerdiği; devraldığı paradigmayı bir de kendi zihni ve eli yardımıyla, bilinçle devam ettirmek isteyen bir yerel entellektüeldir.

Coğrafyası dışında yaşayan Kürtler eğer isterlerse Kürt partisi de kurabilirler ancak yaşadıkları kentlerde bunun pek anlamlı olacağını düşünmemekteyim. Bunun yerine, yerel ve genel seçimlerden önce tüm partilerin “Kürtlerin taleplerini programlarına almaları ve geliştirmeleri” üzerine söz ve yazılı tartışmalar yapılabilir. Verilen oyun karşılığında seçim sonrasında ele geçenlerin muhasebesi yapılırken, taleplerin akıbetine de tartışmalarda öncelik vermek daha makuldür.

Bölgesinde yaşasın yaşamasın Kürdler homojen bir toplum değildir. Kürdleri tek bir ideolojik alana yönlendirmek akla tek parti dönemini getirmektedir. Bu eziyeti, acıyı en çok da günümüz Kürt aydınlarının ataları bilir. Coğrafyası dışında yaşayan Kürd toplumu siyasi, sosyal, kültürel farklara, reflekslere yani çoğulluğa sahiptir. Bir topluma sadece faşizme karşı değil toptan tüm sağa karşı saf tutmayı önermek gerçekçi, sağlıklı ya da koruyucu değildir; çağcıl da değildir. Bu öneri, “Kürdlere zaten hamalsınız, bari solun hamalı olun” demekten başka anlam taşımaz. Türkiye’de “sol” denilenin iktidara gelememesinin nedeni sosyal demokrasiyi ya da sosyalizmi topluma anlatmakta yaşanan güçlük, engeller değildir; sorun, Türkiye toplumunun dokusunu olduğu gibi tanımlamak ve tanımak yerine istendik dizayn çabasıdır. Bunun nedenini ve sonuçlarını en iyi sosyologlar, siyaset bilimciler bilir.

Geçmişinde ve şimdi Kürd varlığına yaklaşımıyla yüzleşmemiş, hesaplaşmamış ve arınmamış; Kürdlerden özür dilememiş; Kürdleri coğrafyasında yaşayan/yaşamayan diye ayırmamış ve bu ayırıma uygun akacak hayata saygı duyacağını beyan etmemiş bir “sağ” ya da “soldan” yani sözleşmeye uygun tutum almış kesimlerden sadece Kürdlerin değil, Türkiye’deki tüm farklılıkların bir beklentisi olamaz.

Türkiyeli bir siyaset yapabilmek için bir Kürd partisi olmak gerekmiyor. Türkiye’de Kürd temsiliyetinin “de” partisi olmak iktidardaki partinin, iktidardaki ittifakın, muhalefet partilerinin de söylemidir.

Coğrafyasında yaşayan Kürd temsiliyetinin partisi olmak ise, Türkiye yasaları ve değerlerine saygı çerçevesinde yerine getirilecektir. Bu temsiliyeti de; karakterini ve kişiliğini coğrafyasıyla tanıyan, tanımlayan, saygı duyan, savunan, korumaya ve güçlendirmeye çalışan Kürdler sağlayabilir.

Bu makale toplam: 4755 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:00:51:19
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Osman Baydemir Apocu mu, değil mi! Öcalan, Aidan James, PKK PKK’yi Terk Edemeyenler ''Benim Ülkem Dilim'': Topraksız ve Statüsüz Çerçeve (I): Kangren Kulp’ta Beş Kürd Daha Parçalandı Şeyh Abdulkerim Çevik’i Öldürmeyeceksin! Uygur Türkleri, Kürdlerin Yaklaşımı ve Dünyanın Geri Kalanı Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x