Aziz Yağan: FİLİZ KORKMAZ’ın anısına

FİLİZ KORKMAZ’ın anısına

Hastalıktan çok çeken Filiz’in hissettiğimiz çilesine, bu tür bir defin de dahil oldu. Hem Filiz’i kaybetti insanlar, yetmedi bir de cenaze törenine katılamadı. Bu topraklar bir trajediye daha tanık oldu. Dostları ve Filiz hakkında sonradan araştırma yapmak isteyecekler bu yazıyla karşılaşacak, öylesi bir törene kimler ve neden sebep oldu diyecek, yanıt bekleyecek, yanıt arayacaklar.

Aziz Yağan

05.06.2015, Cum | 13:24

FİLİZ KORKMAZ’ın anısına
Makaleyi Paylaş
Diyarbakır dut kentidir, tıpkı Antep gibi. Kentin her yanında dut kokusunu hissetmek harika bir duygudur. 100 yıl önce Osmanlı’nın en büyük ekonomilerinden birine sahip olan bu kentte bu sahipsiz dut ağaçlarının yaprakları o zamanlar ipek böceklerini beslermiş. Tıpkı tüm Antep yolları gibi, Diyarbakır’ın yolları da dut ağaçlarıyla doludur.

Geçen Cumartesi, Antep’te Héjo ve Henna ile bir parkta dut ağaçlarının altında belli bir konu üzerine tartışıyorduk. Henna’nın bu kadar dertli ve sayısız örneği olduğunu görünce; dikkatine, yoğunluğuna, anlatımındaki cesarete şaşırmış ama bazılarının altından kalkamadığını ve kendisinde problem haline geldiğini fark edince çok üzülmüştüm. Bakışlarını, sorunlarını ve eleştirilerini ifade etmekte çekinmeyen iki yiğit insanla sohbet etmekte olduğumu fark ettiğimde çok sevinmiştim. Kaybetmek istemediklerimize karşı şiddeti reddedip, susma kaçışlarına saklanmadan, içinde biriktirmeden anlamayı anlatmayı önceleyen insan bizdendir. Tam da o sırada geldi Filiz’in haberi. Bu dut mevsiminde, Filiz Korkmaz sesini, delikanlılığını, dostçalığını, cinsiyetsizliğini, samimiyetini, yiğitliğini almış da gitmiş; bir daha dönmemek üzere. Ne yazık ki, Héjo ve Henna Filiz’le tanışamadılar, onu tanıyamadılar. Filiz biraz iyileşebilseydi.. Kanseri içeren bir yazı yazdığımda nasıl da sevinmişti ve teşekkür etmişti içeriğine.

Sorarsanız eğer etrafınızdakilere, size Filiz’i anlatacak çok kişi bulacaksınız. Eğer Filiz’i tanıyanları bile tanımıyorsanız tanıdık çevrenizi biraz değiştirip genişletmenizi öneririm. Filiz’in işinde ya da iş dışında insanlara hayati önemde nasıl da yardımcı olduğunu dinlerseniz, onu hiç görmemiş olsanız da ona saygı duyarsınız. Filiz Korkmaz’dan bahsediyoruz!

Gelen haber Ankara’dan getirildiğine ve ertesi gün öğlen vaktinde Yeni Köy mezarlığına defnedileceğine dairdi. Gece yarısı Antep’ten ayrılıp Filiz için Diyarbakır’a gittim. Hem kendim veda edecektim hem de Berlin’den bir abimin selamını fısıldayacaktım Filiz’e. Öğlen mezarlığa gittiğimde kimseler yoktu, görevlilere sordum, ‘saat 16’da defnedilecek’ dediler. Ayrıldım, Dağkapı’ya gittim. Saat 15’e doğru yola çıktım ve saat 15 gibi mezarlığa ulaştığımda biraz ileride bir defin töreni gördüm. Yaklaşınca Filiz’inki olduğunu anladım. Selamı ilettim, vedalaştım.

İnsanlara ve görevlilere defin için saat 16’yı verenler, Filiz’i neden duyurulan saatten önce defnetti? Fazla bir seçeneğiniz yok yanıtlar arasında! Herkes birbirini tanıyor az çok! Kim neyi neden yapıyor sır değil, bilinmez değil çoğu zaman. Sayısız insan 16’da mezarlığa geldiğinde kahroldu, çünkü mezarlıkta ailesi dahil kimse kalmamıştı. Şafi Kürtler yakınları vefat eder etmez, istisnalar hariç, anında mezarlığa koşarlar ve ben buna hiç alışamadım, Gecenin ikisinde, üçünde, dördünde bile olsa projektörlerle cenaze defnedildiğini çok duydum. Ancak belirtilen saatten önce defin işlemine ilk kez ve umarım son kez tanık oldum.

Ne Filiz, ne dostları bu yapılanı hak etmedi. Duyurulan saatin öncesinde Filizimizi defnetmeye kimsenin hakkı yoktu. Mezarlığa gittiklerinde Filiz dahil kimseyi bulamayan dostlarının yüzünü ve cümlelerindeki kahrı ifade etmek çok güç. Hastalıktan çok çeken Filiz’in hissettiğimiz çilesine, bu tür bir defin de dahil oldu. Hem Filiz’i kaybetti insanlar, yetmedi bir de cenaze törenine katılamadı. Bu topraklar bir trajediye daha tanık oldu. Dostları ve Filiz hakkında sonradan araştırma yapmak isteyecekler bu yazıyla karşılaşacak, öylesi bir törene kimler ve neden sebep oldu diyecek, yanıt bekleyecek, yanıt arayacaklar.

En son görüşmemizde bana “İyileşeyim ülkemiz için beraber çok şey yapacağız” demiştin, iyileşemedin. Filizcim, iyi ki tanıdım seni, dost, içten ve cesur bilincini bilebildim. Ve bu sayede Héjo ve Henna’da senin berraklığının izlerini sezebildim.

“Doğru zaman, doğru yer” şart değildir, aslolan “doğru insanların” bir araya gelebilmesidir. Filiz, doğru insandı.

Aziz Yağan
Bu makale toplam: 8743 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:10:23
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Aziz Yağan

Yazarın Önceki Yazıları

Sıra Kürd Dili ve Kültüründe mi? Tanrı Vardır ve Adı da Petrunya’dır Kürd Temsiliyeti de Nesi? Ayrışalım (III) -Rojava Kahramanları- Ayrışalım (II) Ayrışalım SUSAMAM, rapçı Miraç, Kürd Yanılsaması Karşılıksız Aşığın Kürd Hali Kayyım Atamaları Kime Karşı: KürDlere mi, KürTlere mi, Halklara mı? İyaz bin Ganem’e karşı İlhan Diken!!! Bağlar Belediye Meclisi: Medeni Ölüm 160 TL İstanbul’da Seçmen ve Aday Uyumu Kürdler İçin de 'Her Şey Çok Güzel Olsun!' Selçuk Mızraklı, Zorbalık, Handan Ekici Cumartesi Anneleri ve Sivil Alan 24 Haziran’da ne yapmalıyız? HAMLE: Şuursuzluğa Karşı HAMLE: Ciddiyete Davet! Onur Ünlü’den ‘Gerçek Kesit: Manyak’ HAMLE: Yerel Seçimleri Kazanmak, ama Nasıl? Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek! HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x