Sayın Tayyip Erdoğan'a Açık Çağrımdır...

Barış ve huzur dolu yarınları görmek istiyorsanız Kürt sorununun çözümünde vicdanlı olun. Vede sizi üç gün Kürt olmaya, üç gün Sur'da, Cizre'de, Amed'te, Bazid'te, Derik'te kısacası Kürdistan'da yaşamaya davet ediyorum.

Azad Yaşar

03.03.2016 | 20:37

Sayın Tayyip Erdoğan'a Açık Çağrımdır...
Makaleyi Paylaş

Sayın Erdoğan zatı alilerinize Sayın Cumhurbaşkanım diye hitap etmeyi isterdim, ne yazık ki başında bulunduğunuz Türkiye Cumhuriyeti devleti aylardır biz Kürtlere adeta kan kusturdu öncelikle şahsınıza bu konudaki sitemlerimi belirtmek isterim.

Sayın Erdoğan şahsınızı İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığından bilir kısmen de tanıdığımı zan ediyordum. Sizde biz Kürtler gibi bir dönemler Cumhuriyet rejiminin gazabına uğramış, Kemalist ideolojinin mazlum mağdurlarındandınız. Hatırlarsanız yıllar yılı bu ülkede üvey evlat muamelesi gördünüz ve yine hatırlarsanız düşüncelerinizden dolayı cezaevinde yatınız, sırf inançlarınızdan dolayı horlandınız, hakaretlere maruz kaldınız.

Bütün bu olumsuzlukları yaşarken Kürtler şahsınıza yapılanlara karşı hep yanınızda oldu. Ve yine beyaz Türklerin zulmü sürerken siz İslami referansları gösterip, hâk ve hakkaniyet kelimelerini dilinizden düşürmüyordunuz.

Oysaki bugün sizin başında bulunduğunuz Müslüman bir ülke olan Türkiye'de biz Kürtlerin yaşadığı mağduriyet ve uğradığımız zulüm ne Müslümanlığın kardeşlik hukukuna nede insan hak ve hürriyetine uygun düşmemektedir. Bu zulüm ve zorbalığı görmek içinde yeniden Kaf dağını keşf etmenin gereği yoktur.

Sayın Erdoğan sizde bilirsiniz ki Türklere Anadolu'nun kapılarını Kürtler açmıştır. Türkler Anadolu'ya yerleşirken, Kürtler bu coğrafyanın ve Mezopotamya’nın en eski kadim halklarındandı. Kürtler sadece Türklere yol yordam göstermediler, yüreklerini açtılar, gönül verdiler, omuz verdiler, iyi günde kötü günde kardeş bellediler ve gerçekten kardeşlik hukukuna sadık kaldılar.

Çanakkale'yi bilirsiniz bu destan Kürdün, Türkün, Lazın, Çerkezin, Alevinin, Sünninin kanlarıyla yazılmıştır bu destan hepimizin mirasıdır.

Ya bugün eğer ekmeğini kazanmak için dağ taş dolaşan Roboski'li Kürt bombalanıyorsa, eğer filinta Kürt gencinin öldürülmüş bedeni askeri arabanın arkasında sürükleniyorsa, eğer yedi yaşındaki masum Elif oyun oynarken kurşunların hedefi oluyorsa, eğer yetmiş yaşındaki Kürt amca bahçesinde vuruluyorsa, eğer Kürt baro başkanımız göz göre göre öldürülüyorsa, yetmedi Kürdün evi aşı başına yıkılıyorsa, bodrum katlarında yüzlerce savunmasız beçare Kürt katl ediliyorsa Allah aşkına siz hangi kardeşlikten dem vurabilirsiniz?, Hangi hâk ve hukuktan bahs edebilirsiniz.?

Zatı alilerinize sormak isterdim Kürdün Türkten ne eksiği var? Kürt halkının da ulusal haklarını savunması suç mudur? Günah mıdır.?

Siz ki Uygur Türkleri için can atıyorsunuz, siz ki Kıbrıs ile yatıp kalkıyorsunuz, siz ki Osmanlı'nın torunu olmakla övünen T.C.nin devlet başkanı olarak neden Kürt ve Kürdistan realitesine bu kadar karşısınız? Nedir sizin Kürtlere karşı husumetiniz? Anlatında bilelim.

Sayın Erdoğan amacım kanayan yaramızı deşmek değildir elbet, eğer bu ülkede kan ve göz yaşı görmek istemiyorsanız, eğer bu ülkede kardeş kavgası istemiyorsanız, eğer bu ülkede insan hâk ve hürriyetine saygılı bir yaşam istiyorsanız, eğer bu ülkede Beyaz Türlerin üstünlüğünü istemiyorsanız, eğer bu ülkede bütün etnisitelere ve inançlara hoş görü göstermek istiyorsanız ve eğer bu ülkede barış ve huzur dolu yarınları görmek istiyorsanız Kürt sorununun çözümünde vicdanlı olun. Vede sizi üç gün Kürt olmaya, üç gün Sur'da, Cizre'de, Amed'te, Bazid'te, Derik'te kısacası Kürdistan'da yaşamaya davet ediyorum.

Sayın Erdoğan şahsınızdan ricam ediyorum bu coğrafyada devlet eli ve derin güçlerle birlikte estirilen bu savaşı ve şiddeti durdurun bu şiddetin mağdurları öncelikle Kürtlerdir dolaysıyla sebebi ne olursa olsun ve kimden gelirse gelsin bu şiddet sarmalına karşı birlikte duralım.

Bu ülkede bu yara kanadıkça hiç birimiz gerçek huzuru bulamayacağız bu nedenle de sorunlarımızı oturup düşünerek, konuşarak hal edebiliriz yeterki birbirimize silâh doğrultmayalım, karşılıklı biraz itina ve hoş görüyle çözemeyeceğimiz sorun yoktur.

Yüzünüzü döndüğünüz kıble aşkına sizden istirham ediyorum bu savaşı durdurun bitsin bu zulüm bitsin.

Asil bir barışın yaşandığı yarınları görmek umuduyla selâm ve saygılarımı iletiyorum.

Bu makale toplam: 7719 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:09:42:32
Etiketler: Azad Yaşar
2 Yorum
Nerina Azad
x