Azad Yaşar: Ölmek yada Yaşamak Biz Kürdlerin Seferberliği...

Ölmek yada Yaşamak Biz Kürdlerin Seferberliği...

Öyleyse biz Kürdler ne yapmalıyız.? Öncelikle hayal mahsulü halkların kardeşliğinden, kantonlardan, kadını objeleştiren afaki söylemlerden vaz geçip kendi gerçeğimizi vede düşmanımızın adını koyarak yani Türk devleti ve Kürdlerin birlikteliğine karşıt olanları göz önünde bulundurarak Kürd davasına inanan onurlu Kürdlerin Kurdîstanî cephede yer alması bir zorunluluktur.

Azad Yaşar

13.10.2019, Paz | 14:41

Ölmek yada Yaşamak Biz Kürdlerin Seferberliği...
Makaleyi Paylaş

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı günlerden geçiyoruz, kemalist cumhuriyet Türkiye’sinin kuruluşundan bugüne biz Kürdler defalarca ölümle, sürgünlerle, dile gelmez acılarla sınandık yetmedi şuursuz bir biçimde düşmanımızdan merhamet, adalet, kardeşlik bekledik. Gerçek olan şu ki her seferinde de hayal kırıklığına uğrayan, ağıdı, acısı taşı toprağı dile getiren yine biz Kürdler olduk.

Seksen ihtilalini hayal meyal hatırlıyorum Türk müfrezesinin yaptıkları ev baskınlarını, çalıp çırptıklarını, köy meydanında beçare Kürdleri toplayıp yaptıkları hakaretleri unutmadım o günden bugüne değişen ne oldu.? Kuzey Kurdîstan’da hiçbir şey iyiye gitmedi, devletin eliyle Kürdler biribirine düşürüldü, psikolojik sosyal ve toplumsal şiddet ile Kürd sosyolojisi tar û mar edildi.

Gelinen noktada devlet siyasal piyonlar üzerinden Kürdü özünden uzaklaştırıp ipe sapa gelmez Türkiyelilik kavramıyla Kürdleri Türkleştirdi.

Türkiyeleşme Kuzey Kürdlerinin de bitiş noktası oldu. Kürd nasyonalizminin gericilik, Kürd aidiyetinin yerlerde sürüklendiği korkunç bir zaman diliminden geçiyoruz.

Yeter bunca yalana dolana yeter.!

Yeter halkların kardeşliği yalanına yeter.!

Yeter din ve ümmetin kardeşliği hikayesine yeter.!

Kendimizi kandırmayalım Türkiye’de mevcut Kürd siyaseti bugüne kadar biz Kürdlere süslü püslü hayallerle, ajitatif sloganlarla yalan söyledi, bizleri kandıra kandıra bugünlere kadar gelindi. 

Evet kral çıplak vede dağ fare doğurdu bu masalların hiçbiri gerçeği yansıtmıyor, gerçek olan söz konusu Türk devleti ve Kürd düşmanlığı olunca itindin mitine, dindarından dinsizine, sağcısından solcusuna, zengininden fakirine, iffetlisinden iffetsizine yediden yetmişe bir bütün Türkler şer cephesinde Kürdlere karşı birleşirler vede bu türk milliyetçiliğinin Kürdler açısından sonucu yıkımdır, kandır, göz yaşıdır kocaman bir hüsrandır.

Öyleyse biz Kürdler ne yapmalıyız.? Öncelikle hayal mahsulü halkların kardeşliğinden, kantonlardan, kadını objeleştiren afaki söylemlerden vaz geçip kendi gerçeğimizi vede düşmanımızın adını koyarak yani Türk devleti ve Kürdlerin birlikteliğine karşıt olanları göz önünde bulundurarak Kürd davasına inanan onurlu Kürdlerin Kurdîstanî cephede yer alması bir zorunluluktur.

Nerden başlamalı.? Hiç şüphesiz Kürd Türk ayrışımına gidilmeli, Kürdler/Türkler arasındaki birleştirici fay hatları kırılmalıdır.

Kürdler maddi manevi elini eteğini Türkiye’den çekmeli terk ettiği Kürd coğrafyasına geri dönüş yapmalıdır.

Zor olanı başarmak zorundayız açlıktan sefaletten kırılalım amenna yanlız kendi torağımıza, axımıza, ecdadımıza dönebilelim.

Eğer Kürd coğrafyasında demografik doku Türklerin eliyle Arap koridoru üzerinden şekillenirse bu Kürdlerin asırlık hayallerinin yani Kürdün kalbinin ortadan ikiye bölünmesi demektir, bu tarihi tehdidi görmezden gelmek hangi onurlu Kürdün vicdanına sığabilir.?

Kurdîstan bağımsızlık referandumunda, Kobanî’de, Efrîn’de Kürdler yek vücut olabildi bugün de Türk devleti ve ordusunun Rojava Kurdîstan’ına saldırısına karşılık biz Kürdlerin sadece ve sadece Kürd bilinci ve aidiyetiyle askeri, siyasi vede diplomatik sahada birlikte mücadele vermesi, omuz omuza durması, ulusal bir duruş aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur.

DOLAYISIYLA ÖLMEK YADA YAŞAMAK BİZ KÜRDLERİN ULUSAL SEFERBERLİĞİNE BAĞLIDIR...

 

Bu makale toplam: 8304 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:20:03:49
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Azad Yaşar

Yazarın Önceki Yazıları

Sözün Özü: İslamcı Kemalist Türkiye’nin Kürdlere Darbesi... Türkiye ve Kürd Siyasetinde Yeni Arayışlar ve Yeni Söylem Mümkün müdür? Nupelda ve Ayaz’dan Alan Kurdî’ye... Aşiretten Demokratik Devlete: Başur... Yerel Seçimlerin Öğretisi... EĞER Kürd Sorununda Zamanın Öğretisi... Manüplatif Siyaseten Dağınık Kürd Ahalisine... Türkiye’de yeni sistem, Kürdlerde yeni söylem… Türkiye'leşen HDP'den Kürt ittifağına Bu toprakların dili olsa... Kerkük’ten Efrîn’e... Kürdün Vicdanı ve İhaneti... Bulutların Fragmanı Kuzey Kürd Siyasetinde Eksen Kayması Ey Türkiye'li, Irak'lı, İran'lı, Suriye'li Komşum... Adalet Ararken Adaletsiz Olmak... Kayıp zamanlar... Altmışlı Yıllardan Günümüze Kürd Profilli... Ey Hayat... Kürt Penceresinden Neden Evet/Hayır Yada Neden Boykot... Yeni Oluşumun Ana Parametreleri... Kürdün Kürde Güç Kullanma Hakkı ve Lüksü Yoktur... Kürt siyasetinin açmazları... Bir Sürecin Bilançosu... Susma Düşün... El İnsaf... Kürt Toplumunun Vicdanı Kim Ağa?, Kim Xulam?, Kim Kahraman? Kürt Aydınına Analitik Bakış Demokratik Cumhuriyetçiler Kimdir Kürt aydını? Biz Kürt Tarafıyız... Kürt siyasetinin toplumsal tahribatları Bireyini Öldüren Halk: Kürtler Sayın Tayyip Erdoğan'a Açık Çağrımdır... Hazan Vakitler... İz... Kürtlerin Terörize Edilmesi... Korku İmparatorluğu ve Emine Ayna... HDP’nin Kürt Damarı ve Rasyonel Siyaset Özür Bekliyoruz! Üzgünüz! Devrim Çocukları Ne de olsa Kardeşiz, Kardeş! Beş Ortak Neden... Rutin Savaş ve Olağan Yaşam
x