Kim Ağa?, Kim Xulam?, Kim Kahraman?

Kürdistan 'da işgalci devletlere karşı yapılan ve korkunç bedeller ödenerek bugünlere kadar gelinen isyan ateşini iyi okumak gerekir. Botan'dan Behdinan'a, Hewler'den Mahabad'a, Diyarbekir'den Dersim'e, Serhat'a kadar yaşamış onurlu Kürt mücadelesini bir film şeridi gibi göz önünde bulundurarak kimler üzerinden şekillendiğini ve dayandığı sosyolojik tabakayı çok net görebiliriz.

Azad Yaşar

19.06.2016 | 11:31

Kim Ağa?, Kim Xulam?, Kim Kahraman?
Makaleyi Paylaş

Geçenler de zatı alleri biz Kürtlerde yaşanan xulam, ağa sosyolojik realitesini kaleme alan sayın Kahraman'ın varmak istediği sonuç, Kürt toplumuna ve siyasetine vermek istediği mesajları itibarıyla yazısını hayretler içerisinde okudum. 

Dağ fare doğurmuş ta haberimiz yokmuş meğer.

Doğrudur Kürtlerde gelenekçi tarihi dokularını muhafaza eden aşiretlerde, ailelerde hiyerarşik yapı içerisinde ağa xulam vakası yaşanmıştır, bu alt üst yaşanmışlığın beraberinde getirdiği bir sürü handikap ve toplumsal çelişkiler de su yüzüne çıkmıştır bunu inkâr edemeyiz.

Bütün olumsuzluklara rağmen aslolan şudur ki, eğer bizler Kürdistan tarihinde kökleri çok eskilere dayanan, Kurdivari bilincin şekillenmesinde vede Kurdî asl û asaletin bugünlere kadar gelmesinde ciddi katkıları olan gelenekçi aristokratik aileleri doğru tanımlamasak, ağa xulam çelişkisi üzerinden buhranlı Kürt siyasetine vereceğimiz hiçbir mesajın anlamı ve doğruluk payı yoktur.

19.cu ve 20.ci yüz yıldan itibaren dört parça Kurdistan'a baktığımız da ulusal nitelikli bütün ayaklanmaların, baş kaldırıların merkezinde muhafazakâr dokularını koruyan geniş kesimlere hitap eden, kendi toprağının ağası aşıyla, ekmeğiyle, sofrasıyla yüzleri doyuran sahip çıkan dahası komşusunun, mirêbesinin namusunu namusu sayan sahiplenen lokal düzeydeki organik ilişkilere en üst düzeyde katılım gösteren bu insanların asil Kürt kişiliklerini ve duruşlarını görmezden gelerek çelişkiler yumağına dönmüş Kürt siyasetinin çamuruna batırmanın bir anlamı yoktur.

Özelliklede birinci dünya savaşından sonra Kürdistan 'da işgalci devletlere karşı yapılan ve korkunç bedeller ödenerek bugünlere kadar gelinen isyan ateşini iyi okumak gerekir. Botan'dan Behdinan'a, Hewler'den Mahabad'a, Diyarbekir'den Dersim'e, Serhat'a kadar yaşamış onurlu Kürt mücadelesini bir film şeridi gibi göz önünde bulundurarak kimler üzerinden şekillendiğini ve dayandığı sosyolojik tabakayı çok net görebiliriz. 

Kuzey Kürdistan 'da altmışlardan itibaren sol marxist söylem üzerinden Kürt siyasal yaşamına yeni bir soluk katmak isteyen kuşağın beslendiği korunduğu vede gizlendiği nokta neresidir? Batı metropollerinde Kürt gençlerinin okumasına olanak sağlayan, sahiplenen saygınlık kazandıranlar kimlerdi? Ve yine toplumun sindirildiği, düşünmenin suç sayıldığı günlerde kendi evinde konağında sofrasında Kurdî direnişi ve ideolojileri tartışanlar kimlerdi? Yada Kürtçe stranların yasaklı olduğu zemheri vakitlerde Kawus ağayı, Mihmed Arif Cizrevî'yi, Tahsin Taha'yı Reso'yu, Şıvan'ı dinleyen dinleten vede düşlerimizde Kürtlük sevdasının bilincini yaratanlar kimlerdi.?

Bugün bu değerlere pejoratif bir yaklaşımla saldırarak ucuz kahramanlık yapmanın manası yoktur.

Sayın Altan Tan üzerinden bu geleneğe fütursuzca dil uzatmanın ahlâki bir yanıda yoktur.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da siyasetin bu kadar çetrefilli olduğu günümüzde hiç olmasa sayın Tan yanlış yada doğru, az yada çok düşüncesini dile getirebiliyor, hiç olmasa Gezi felaketiyle başlayan ve Kürdistan'da taş üstünde taş bıraktırmayan danışıklı hendek çukur savaşının eleştirisini yapabiliyor ya siz sayın Kah-ra-man? Yerinden yurdundan edilip kenar mahalle köşelerine sığınan binlerce mağdur Kürdü gördünüz mü? Yada Kürdistan fikrini tarihin çöp sepetine attık diyenleri, Kürt ulus devletini savunmanın gericilik olduğunu söyleyenleri hiç kahramanca eleştirdiniz mi?

Bugün Kuzey de Kürt ulusal mücadelesi enaz elli yıl gerilerken vede vesayet siyasetinin onayı olmadan sivil bir toplantıya rahatlıkla katılma dirayetinden yoksun biri olarak iradenizi ve özgürlüğünüzü yitirdiğiniz konularda cesurca iki satır yazabildiniz mi.?

Demem oki her dâr li ser koka xwe heşîn dibi, ayaktan baş, baştan ayak olmaz sayın Kah-ra-man... 

Bu makale toplam: 6930 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:04:55:15
Etiketler: azad yaşar
1 Yorum
Nerina Azad
x