Ahmet Önal: Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır

Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır

12 Eylül 1980'den sonra Kürt kazanımları en dibe çekildi, Diyarbakır, Elazığ, Malatya ve umumi zindanlarında hawarımız, sesimiz boğulmak istendi. Ama beceremediler. Şimdi becermeye çalışıyorlar. Kazanılmış haklara ve insanı yaşama teamül edilmiyor, dağıtmak istiyorlar. Ekonomik olarak bitirmek istiyorlar.

Ahmet Önal

09.02.2017, Per | 16:35

Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır
Makaleyi Paylaş

Türkiye'de Memurluktan atılan, işi olmayan Kürt ve devrimci demokrat arkadaşlara!...

Siz memur oldunuz, ama sizin köylerinizi şehirlerinizi yıktılar, yaktılar. Hakkınızı ve halkınızı ayaklar altına aldılar.

Siz KPSS sınavlarına hazırlanırken, sizin memur olmak istediğiniz devlet sizin köklerinizi kurutmaya hazırlanıyordu.

Yaylalarınızı, ormanlarınızı ateşe veriyordu...

Yeşil alanlarınızı yakıp çöle çeviriyor, çırıl çıplak ediyordu. Bu sanki annelerinizin, kardeşlerinizin çırıl çıplak, üryan edilip ortaya bırakmak gibi geliyordu bizlere!

Ama memurlar ve memur olmak isteyenler, bu halı "ekmeğimden olmayayım" diye görmek istemedi, görmedi, devletin kapısında kalmaya ve suskun vıdı vıdı pıtı pıtı etmenin ötesine geçmedi, şimdi devlet vıdı vıdı pıtı pıtı edeni, "Ben Kürdüm, insanda ıhsan olsun!" diyen memuru bile kapısında istemiyor, Niye istesin. Devlete sadık, onun icraatlarını yerine getiren, icabet eden memur lazım. Biz bu lazıma uygun değiliz. Köylerimizi yakıp, evlerimizden attıkları gibi devlet kendi kapısına "şüpheli Kürd"ü bile bırakmıyor ve atıyor. Bu atma, evi yıkıp, insanları baba, dede ocaklarından atmaktan daha kötü değildir.

12 Eylül 1980'den sonra Kürt kazanımları en dibe çekildi, Diyarbakır, Elazığ, Malatya ve umumi zindanlarında hawarımız, sesimiz boğulmak istendi. Ama beceremediler. Şimdi becermeye çalışıyorlar. Kazanılmış haklara ve insanı yaşama teamül edilmiyor, dağıtmak istiyorlar. Ekonomik olarak bitirmek istiyorlar.

12 Eylül 1980'den sonra Kürt kazanımları en dibe çekildi,

Diyarbakır, Elazığ, Malatya ve umumi zindanlarında hawarımız, sesimiz boğulmak istendi. Ama beceremediler. Şimdi becermeye çalışıyorlar, kazanılmış haklara ve insanı yaşama teamül edilmiyor, dağıtmak istiyorlar. Ekonomik olarak bitirmek istiyorlar.

Ama biz söndüren ocaklarımızı, kıraç olan tarlamızı, virane olan memleketimizin yeniden canlandıramazsak, yurtsuz yuvasız, ülkesiz kuşa döneriz. Dede baba ocaklarımızı çiftlik, tarlalarımızı bağ, agıllarımızı besi, süt hayvanları ile doldurabiliriz. Tavuklarımız, arılarımız, yaygın olan obezite hastalığımıza derman olabilir. Böylece Köylerimizi canlandırabiliriz.

Bizi açlıkla terbiye etmek istiyorlar, biz üreterek ve kendimize sahip çıkacak binlerce yol bularak açlıktan ve devletin memurluğundan da kurtularak yapabiliriz. Yeter ki düşün durgunluğumuzu, asalak ruhumuzu yenmeyi, uyarmayı bilelim. En kralından ticaret de yapabiliriz. Dünyanın her tarafında ekonomik ve diplomatik girişimler geliştirebiliriz. Yeter ki şu ölü toprağını üstümüzden atalım, modern toplum olmayı becerelim, kendimize, evimize, yaylamıza, köyümüze, kıt olanaklarla kendimize sahip olmaya kararlı olalım. Gerisi gelir.

Kardeşiniz, amcalarınız, babanız, yakınlarınız öldü, öldürüldü. Şimdi tüm yaşananlardan sonra dirilmenin var olmanın vesilesi olarak, memur olmak için okumayalım!

Aydın olmak için, kendimiz olmak için, toplumumuzu aydınlık geleceğe hazırlamak için okuyalım.

Dostu ve dost olmayanın farkındalığında olmak için okuyalım.

Dünyadaki insanlık değerlerini algılamak için okuyalım.

Bilinçli toplum, geleceğini planlayan toplumdur.

Bilinçli toplum, istibdada dilenmez, yalvarmaz ve geleceğini kendisi planlar, yaşar ve kazanır.

Bilinçli birey sevmediği devletin kapısında memur olmayı değil, kendi kapısında hamal olmayı seçer.

Ben böyle düşünüyorum ve sözümü Seyid Riza'nın oğlu Şêx Hesen'e yaptığı nasihat ile bağlamak istiyorum:

"Oğlum, devletin kapısında, onun ekmeği ile beslenenlerin yürekleri boş zihinleri zehirlidir!" der.

(Lajcê min kamu ki çeverê hukumatî de nonî di boro, vijdanî dina talo, fikrî dîna jî zehîro)

Bu sistemin Kürt'ü istihdam etme derdi yoktur, Kürt'ü bitirme derdi vardır. Bunu anlamak bu kadar mı zor!

Memur toplum değil, kendisi için çalışan toplum kazanır.

Bu makale toplam: 3160 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:18:59:09
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Ahmet Önal

Yazarın Önceki Yazıları

Türk Milliyetçiliğini, Kürt Milliyetçiliği ile Mukayese Etmek! Savaş Yeni Gelişmelere Gebe, Doğumu Merak Ediyorum Yanlız Kemal Kılıçdaroğlu İçin Değil Tüm Linç Girişimleri Kınanmalı! Değişim ve Özgürlük Savunma: Düşünceler sorgulanmalı, ancak emniyet ve mahkemelerde değil! Rêya Heqîyê, Alevilik ve İslam! Değişim, Zaman, Din ve Astroloji Marksizim’de Ulusal Sorun Yoktur? Dêrsim’de Koçgiri 1919-1922 ve Sonrası!.. 1968-1978’de Birleşen-Ayrışan Sancılar, Türki(y)e Solu ve Kürt Milli Hareketi!.. Devşirmeler ve Devletsizler... Kendine Düşmek Yerine, Özgürlüğü ve Bağımsızlığı Düşünmek! İttihat ve Terakki Cemiyeti (İT-C) Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi? Kerkük’ün tarihine bir değinme Bağımsızlık Meşru Haktır, Olmadan Olmaz! Güney Kürdistan'da Bağımsızlık Referandumu ve Tercih! Egemenin Savaş-Barış ve Silahlanma-Silahsızlandırma Siyaseti 'Stratejik Derinlik', Mursi ile battı, Suriye ile çöktü Raqqa - Musul Operasyonu ve Sonrası III. Dünya Savaşı Uzun Sürecek 'Bağımsızlık Hedefi İle Kürdler Özgürleşecek!' 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı ve Dersim Tertelesi! Kürt Sorununun Ağırlığı ve Aciliyeti! Kontrollü Darbe III. Dünya Savaşı, Rakka ve Musul'a Dayandı, Abd - Rusya Anlaşarak Çözüme Gidiyor! Kürtler Ne Yapar? Kürt Bayrağı 16 Nisan Referandumu Irkçılık Çekişmesinde İnsani Kişilik, Aidiyet-Kimlik Bilinci ile Şekillenir Ulusal Birlik ve Kongre hakkında düşüncelerim İttihat Ve Terakkinin Devamı, Kuvva-i Milli Teşkilatı Sevdalısı; Nazım Hikmet Ran Yalanın Egemenliği, Doğrunun ‘Marjinal’liği! Türkçe Dışındaki Dillere Karşı, 140 Yıldır Uzun Sürece Yayılan Bir Savaş Sürdürülüyor! Ali Rıza Koşar: 38 yıldır içimde bir acı olarak kaldı Tekoşîna Dıjwar! 3. Dünya savaşında ABD–Rusya, Türk-İran konumlanması özgür Kürdistan'a kapı aralıyor Tehlikeli İnsan, Tehlikeli Aydın, Tehlikeli Yazı, Tehlikeli Düşün ve Tehlikeliler Deyip Yaktılar! Kobanê Kürdistan'da Özeldir! T.C Cumhurbaşkanı RTE Uçtu! Kadın, Kürt, Kürdistan ile Bastırılmış Kimlikler Diktatörleşen AKP ve Çözemiyeceği Kürt Sorunu Diaspora, Kanton ve Bağımsızlık ''Silahları Bırakın'' Diyorlar Şengal, Celawle, Kobani’ye DAİŞ/IŞİD Saldırıları ve Kürdistan’da Serhildan! Kürdleri Kürdistan’la Büyütmek yerine, Türkiye’yi Kürdlerle Büyütmek!!! Yahudilik; Hiristiyanlık Çözülmüştü, Sıra Siyasal İslamda! Kürt Romanı ile yüksek Kürt bilincine Kavramları Çarpıtarak, Kürdü Çarpmak! Kürdistan, Türkiye Ve İşid konuşlanması Kürt ulusal özgürlük mücadelesi ile HEP'e, tutsaklaşarak Türkiyelileşen HDP'ye İnkar, iskan, imha kurtuluşmu? Toprak İle Samimiyet(sizliğ)imiz! Kürt soykırımına karşı Kürdistan'ın bağımsızlık hayali
x