Ahmet Önal: Kültür ve Siyasette Irkçılık ve Kürt İşçilerinin Linç Edilmesi!

Kültür ve Siyasette Irkçılık ve Kürt İşçilerinin Linç Edilmesi!

Örneğin bu egemen devletlerin siyaseti sonucu, eğemen milletlerde de karşılığı oluşturulan, “Dengesiz Zenci” ile “Kafasız Kürt” ya da “Laz kafası” söylemi arasında benzerlik vardır. Fransızların; “Arap eleştiriden azadedir, Çünkü değişmez bir aklı vardır!” söylemi ile “Kürt inadı ile eşeğin inadı aynıdır, sözden anlamaz!” söylemi aynıdır.

Ahmet Önal

22.07.2020, Çar | 17:14

Kültür ve Siyasette Irkçılık ve Kürt İşçilerinin Linç Edilmesi!
Makaleyi Paylaş

Irkçılık; salt ideoloji değil, aynı zamanda kültürdür. Bu hususta sosyal psikolog olan Frantz Fanon şöyle der:

“Sömürgeleştirilmiş insanların kartikal bütünlükten yoksun olduğuna ilişkin modern teori, söz konusu öğretinin anatomik – psikolojik bir parçasıdır.  …. ırkçılık ve kültür ilişkisi üzerine kafa yormak, bunların karşılıklı hareketlerine dair bazı soru işaretlerinin doğmasına yol açar. Eğer kültür, insanın doğayla ve  başka insanlarla karşılaşmasından doğan motor ve zihinsel davranış örüntülerinin  bir bileşimiyse, ırkçılığın aslında kültürel bir öğe olduğu söylenebilir. Dolayısı ile içerisinde, ırkçı öğelerin yer aldığı ya da almadığı kültürlerden bahis edilebilir. … Irkçılık katı halde kalamaz. Kendini yenilemek, uyarlamak, görüntüsünü değiştirmek zorundadır.” (Frantz Fanon,  Seçme yazılar, Dipnot yayınları, Ankara-2016, s.64)

Bütün bunları unutmadan Kürtleri, Ermenileri, Lazları, Rumları , Gayri Müslimleri   düşündüğümüzde, Fransız ve İngilizlerin Yada ABD’de  Zencilere ve sömürge toplumlarına karşı izlediği politik – kültürel tutumlarındaki benzerliği, Yakın Doğu’da, devletli milletlerin,  devletsiz halklara ve milletlere karşı benzer şekilde tezahür ettiğini gözlemleriz. Türk, Arap ve Fars devletlerinin kendi milletlerinden aldıkları destek ile kendi millet ve dinlerinde olmayanlara karşı tavırlarında, İsmail Beşikci’nin deyimi ile “Daha şiddetli ve daha ağır bir ırkçılığın yaşatıldığını” görürüz.

Örneğin bu egemen devletlerin siyaseti sonucu, eğemen   milletlerde de karşılığı oluşturulan, “Dengesiz Zenci” ile “Kafasız Kürt” ya da “Laz kafası” söylemi arasında benzerlik vardır. Fransızların; “Arap eleştiriden azadedir, Çünkü değişmez bir aklı vardır!” söylemi ile “Kürt inadı ile eşeğin inadı aynıdır, sözden anlamaz!” söylemi aynıdır. Almanların, Yahudi Holokostu döneminde  ettikleri, “Yahudiler kalıtsal olarak suçludur” söylemiyle, “İçinde Türk kanı taşımayan hainler” söylemi aynı kültürel ırkçılığın kotlarından beslenmektedir.  Yine “Türk Film ve Tiyatrosu”na yansıyan, diğer halkları(- özellikle Kürtler ve Lazlar)’ın  dili ile  alay eden, onları “ilkel,  geri ve kafası çalışmayan mahluklar” olarak işlemeleri ile “Onları ya Türklük üzerinde medenileştirip adam edeceğiz, ya da çürütüp tasfiye edeceğiz!” diyerek, siyasal, sosyal  ve kültürel bir işleyişin olduğunu açığa vurmaktadırlar.

Ya da Kürtçe konuşanların nasıl şiddete uğradığını günlük yaşayışımızda karşılaşırız. Misal, Kürtçeye tepkinin yanı sıra, özellikle Kürtçe kitap ve günlük basını izleyenlerin diline yansıyan ve daha düzgün  Kürtçe kullananların daha da hedef gösterildiği ile karşılaşmaktayız. Misal, Kürt dilinin var olduğu ve kullanıldığından beri, “Günaydın” ya da “İyi günler” kavramının Kürtçedeki karşılığı; “Roj baş” olduğu bilinirken. “Bu kavramı kullanan, PKK’lı Teröristtir” denilerek, hedef gösterildiği ile karşılaşıldığını görüyoruz.

 

Ayrıca belirtmek gerekir ve burada görülmektedir ki; Irkçılığın hedefi, tek tek bireyler ya da bir parti ve örgüt değildir, belli bir varoluştur, aidiyetir ve ulusun tamamıdır. Hatta kökleri  Türk ve Müslüman olmayanların, yani Kürtlerin, Lazların, Ermenilerin, Rumların, Hıristiyanların, Rêya Heqîyê, Êzidi, Yahudi, Süryanilerin vs. hedef durumuna konulduğu siyasal-kültürel bir genel refleks oluşturulmuştur. Bu ırkçılık esasında Türk, Fars, Arap milliyetçiliği şeklinde her biri kendi devlet egemenliği altında oluşturulmuş bir kültürel alt yapı olarak işletilmektedir. Bu ırkçılık en uç noktada kültürel  mesajlar ile biçimlerle belli terimlere baş vurur. Misal “Ya sev ya terk et!” gibi.

Egemen devletin ırkçı siyasetinden cesaret alan, o ırkçı kültürel kodlar, siyaset ile harekete geçerek, zemin bulduğunda, hemen linç kültürü ve siyasetinin birleştiği noktada, eyleme dönüşür.

Fındık, narenciye, çay, pamuk vs. gurupça  toplamaya gidip çalışmaya koyulan kadın, erkek, çocuk Kürt işçiler, linç olaylarına tabii tutulurken; “Her bakımdan  güçlüyüz,  egemeniz ve adaletliyiz!” diye böbürlenmesi ile ortada caka atan sistem sözcüleri, bu linç olayları karşısında müdahalesiz(!) kalarak, adeta teşvik edercesine; “Biz devlet olarak, Doğu’da getirilen bu insanların can güvenliğini koruyamayız!” diyerek, aslında Kürt işçilerinin toplumdan izole edilmelerine, aşağılanmalarına, çalışmalarının engellenerek açlığa mahkum olmalarına ve linç  edilmelerine vs. vize  çıkarmaktadırlar. Bu durum, linç kültürü ile linç siyasetinin buluştuğu ve Kürt halkı üzerinde tatbik edilen ırkçı ve bir terörist yaklaşımın bariz  halidir.

Burada merak edilmesi gereken yan, bu siyaset ve kültür nasıl oluştu, buluştu ve iç içe işlevli oldu?

Elbette ki bu soruya cevap vermek için,  tarih bilgisi ve tarih bilincini aktive etmek gerekiyor. Zira sorunun kendisi tarihi bir soru olduğu için, tarihi cevaplar ile karşılık vermek zorunlu oluyor!

Burada Osmanlı ve Türk devletlerinin şekillenmesi, Türk ulus ve kültürünün oluşturulması süreçlerini incelemek ile cevap hasıl olur. Bu hususta 1926’da devletin ortaya koyduğu “Şark Islahat Planı”, 1935 İsmet İnönü’nün “Şark Seyahati Raporu” konuyu anlamak için resmi ve önemli verilerdir, belgelerdir:

…….

 

İsmet İnönü'nün Şark Seyahati Raporu’ndan:

"Erzincan Kürt merkezi olursa Kürdistan'ın kurulmasından korkarım. Van ve Erzincan'da acele olarak, Muş ovasında tedricen ve Elazığ ovasında kuvvetli Türk kitleleri vücuda getirmek zorundayız. Kürtleri Türkleştirmenin en etkili yolu, Türklerle Kürtlerin aynı okullarda okutulmasıdır. Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz olgunluktadır. Dersim vilâyetinin teşkili ile askerî bir idare kurulması ve Dersim ıslahının programa bağlanması lâzımdır. Erzurum'un içeride Kürtlüğe karşı sağlam bir Türk merkezi haline getirilmesi gerekli, ki, boşaltılan Ermeni köylerine Kürtlerin yerleştirilmesinin engellenmesi de ayrıca gereklidir'...

"Bitlis, Hizan ve Mutki arasında suni olarak daima devlet kuvveti ile vücuda getirilmiş bir Türk Merkezidir. Bitlis olmasaydı bizim onu yaratmamız gerekecekti."

• Kürtlerin şehirlere yerleşmesi engellenmelidir.

• Kürtlerin etkisini azaltmak için Karadeniz’den buraya muhacirler getirilmelidir. Örneğin Van’a yerleştirilen Karadenizli Türklerden söz ederek onların memnun edilmelerinin sağlanmasını ister. Böylece diğer muhacirlerin Kürt bölgelerine gelmeleri kolaylaştırılmalıdır.

• Türk ve Kürt şehirleri olarak ayırdığı mıntıkalar ayrı şekillerde hizmet almalıdır.

• Kürtlerin bulunduğu yerlerde henüz okul açılmamalı, açılacaksa Türkler için okul açılmalıdır, ikinci planda Kürtleşmiş fakat Türkçeyi çok daha çabuk öğrenebilecek yerlerde açılmalıdır.

• Fransız ve diğer ülkelere karşı Mardin, Urfa ve Hakkari gibi sınır bölgelerinde iyi bir idare kurulmalıdır.

• Boşaltılmış olan Ermeni köylerine Kürtlerin yerleşmesi engellenmelidir.

• Kürt bölgesi, nüfusu bakımından kalabalık olmasına rağmen, ülkeye kalabalığı oranında katkı sunmamaktadır. Bundan dolayı yeraltı zenginliklerinin (petrol, linyit) daha çok nasıl kullanılabileceği araştırılmalıdır.

• Bölgede trahom ve cüzam (sadece Kars’ta bin dolayında cüzamlı var) hastalıkları çok yaygındır.

• Kürtler asimile edilmelidir. Kürt çekim kuvvetine karşılık Türk merkezleri oluşturulmalıdır.

• Kürdistan coğrafyası şimendifer (tren) hattı ile kontrol altında tutulmalı.

• Dersim’e müdahale edilmeli.

• Kaçakçılığın önüne geçilmeli. Kürtlerin ekonomik güç elde etmeleri engellenmeli. Gerekirse bunun için vergiler indirilmeli.”

BELGE

Şark Seyahati Raporu / 21 Ağustos 1935

Bu makale toplam: 3050 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:11:04
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Ahmet Önal

Yazarın Önceki Yazıları

Uygarlık, Mitoloji ve Din! Din, Siyaset ve Bilim Doğu Akdeniz'de Devlet Konumlanmaları Kendime Soruları, Siz de Düşünüyor musunuz? Komik Olmayın Ulus; Siyasal Birliği ve Dili ile Vardır! Irkçılık; Hastalık Değil, İnsanlık Suçudur! Tuzu bile Bozan Lümpen ve Cahiller ile Aydınlar! Ayasofya’ya Kayyumu (1453) Ayasofya Kilisesi-camii, Müslüman ibadeti ve Cennet yalanı Öteki Olarak, Aidiyat,Hukuk ve Eşitliğe Tutunmak! Eğitimde; Hak-Haksızlık, Etik ve Suç Hak Yolunda Hakikat 'Alevilik' Mi, Rêya Heqiyê Mi?! 'Alevi' Şaşkınlığı Alfabe ve Îmla İttihat ve Terakki ile Devamında Çerkeslerden Bazı Şahsiyetler MUSTAFA KEMAL ve NUTUK İran İslam Despotizmi ve Mustafa Selimı'nin İdamı Mihtra Înancı ve Hîyerarşi Kadın ve Savaş Eleştiride; Pasif, Aşırı ve Zorlama Yorum Olmaz! 'Kızılbaşlık': Osmanlı İle Safevi Çekişmesinde Çıkan Bir Kavram Kürt Siyasetinde Aşılmayan Gelenek; “Kürt Aşiretlerinde ‘Alan Koruma” Kürtlerin Guernica’ları çok, Picasso’ları var mı? Daraldıkça Dersim’den Kopmak ve Kötülük Yapmak! Kürd Aşiretlerinde Alan Koruma Musa ve Kitabı Tevrat Yenilik ve Yenilenme! Alan Tutma Yetmez Davut Kurun ve Anıları... Geçmişten Geleceğe Tecrübe Sunuyor Savaşı ve Değişkenliği İzlemek Failin Suçunu, Mağdura Yığmak! Islam Şiddeti ya da 'Darül Harp'te, Mali Kaynaklar! İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer Rêya Heqîyê inancı Mîhtra inancıdır; Müslümanlık, Kızılbaşlık, Alevilik değildir Barış Günü Kutlamaları Şöyle Geçerken, Kürt Siyaset Tarihinde Tabu ve Maraziler.. Türk Milliyetçiliğini, Kürt Milliyetçiliği ile Mukayese Etmek! Savaş Yeni Gelişmelere Gebe, Doğumu Merak Ediyorum Yanlız Kemal Kılıçdaroğlu İçin Değil Tüm Linç Girişimleri Kınanmalı! Değişim ve Özgürlük Savunma: Düşünceler sorgulanmalı, ancak emniyet ve mahkemelerde değil! Rêya Heqîyê, Alevilik ve İslam! Değişim, Zaman, Din ve Astroloji Marksizim’de Ulusal Sorun Yoktur? Dêrsim’de Koçgiri 1919-1922 ve Sonrası!.. 1968-1978’de Birleşen-Ayrışan Sancılar, Türki(y)e Solu ve Kürt Milli Hareketi!.. Devşirmeler ve Devletsizler... Kendine Düşmek Yerine, Özgürlüğü ve Bağımsızlığı Düşünmek! İttihat ve Terakki Cemiyeti (İT-C) Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi? Kerkük’ün tarihine bir değinme Bağımsızlık Meşru Haktır, Olmadan Olmaz! Güney Kürdistan'da Bağımsızlık Referandumu ve Tercih! Egemenin Savaş-Barış ve Silahlanma-Silahsızlandırma Siyaseti 'Stratejik Derinlik', Mursi ile battı, Suriye ile çöktü Raqqa - Musul Operasyonu ve Sonrası III. Dünya Savaşı Uzun Sürecek 'Bağımsızlık Hedefi İle Kürdler Özgürleşecek!' 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı ve Dersim Tertelesi! Kürt Sorununun Ağırlığı ve Aciliyeti! Kontrollü Darbe III. Dünya Savaşı, Rakka ve Musul'a Dayandı, Abd - Rusya Anlaşarak Çözüme Gidiyor! Kürtler Ne Yapar? Kürt Bayrağı 16 Nisan Referandumu Irkçılık Çekişmesinde İnsani Kişilik, Aidiyet-Kimlik Bilinci ile Şekillenir Ulusal Birlik ve Kongre hakkında düşüncelerim İttihat Ve Terakkinin Devamı, Kuvva-i Milli Teşkilatı Sevdalısı; Nazım Hikmet Ran Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır Yalanın Egemenliği, Doğrunun ‘Marjinal’liği! Türkçe Dışındaki Dillere Karşı, 140 Yıldır Uzun Sürece Yayılan Bir Savaş Sürdürülüyor! Ali Rıza Koşar: 38 yıldır içimde bir acı olarak kaldı Tekoşîna Dıjwar! 3. Dünya savaşında ABD–Rusya, Türk-İran konumlanması özgür Kürdistan'a kapı aralıyor Tehlikeli İnsan, Tehlikeli Aydın, Tehlikeli Yazı, Tehlikeli Düşün ve Tehlikeliler Deyip Yaktılar! Kobanê Kürdistan'da Özeldir! T.C Cumhurbaşkanı RTE Uçtu! Kadın, Kürt, Kürdistan ile Bastırılmış Kimlikler Diktatörleşen AKP ve Çözemiyeceği Kürt Sorunu Diaspora, Kanton ve Bağımsızlık ''Silahları Bırakın'' Diyorlar Şengal, Celawle, Kobani’ye DAİŞ/IŞİD Saldırıları ve Kürdistan’da Serhildan! Kürdleri Kürdistan’la Büyütmek yerine, Türkiye’yi Kürdlerle Büyütmek!!! Yahudilik; Hiristiyanlık Çözülmüştü, Sıra Siyasal İslamda! Kürt Romanı ile yüksek Kürt bilincine Kavramları Çarpıtarak, Kürdü Çarpmak! Kürdistan, Türkiye Ve İşid konuşlanması Kürt ulusal özgürlük mücadelesi ile HEP'e, tutsaklaşarak Türkiyelileşen HDP'ye İnkar, iskan, imha kurtuluşmu? Toprak İle Samimiyet(sizliğ)imiz! Kürt soykırımına karşı Kürdistan'ın bağımsızlık hayali
x