Ahmet Önal: İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer

İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer

Kürtlerin acılar, enfaller, katliamlar, tabuular cihanindan, karanlığı yarıp, bilime uzanmanın yol hikayesini anlamak istiyorsanız, bu yıl Ingilterede "dünyada yılın bilim insanı" seçilen, matematik profesörü Koçer Birkar'a sorun, Kürdistan'ın Merivan'ından Londra'ya  kaç Alan Kurdî'nîn yaşadığı sonucun tehlikesini geçerek, bu çıtayı yakaladığının acı hikayesini...

Ahmet Önal

12.09.2019, Per | 12:17

İnsanlığın Acısını Beynin Açısı Çözer
Makaleyi Paylaş

Her insan, kendi yaşam eforu içinde  sorunlar yumağıdır. Işi, düşündükleri, duyguları, sevgileri, eğitim ve öğrendikleri, hastalıkları, uğraşları,   ulusal ve toplumsal sorunlarıyle çatışma halindedir. Bu çatışmalı hal, çoğunlukla  insanı kalabalıklar ortasında, yanlız yaşattığı, hayatın gerçekliği değil mi? 

Sorunlar, her insanın hayatını, duygularını ve uykularını parçalamış ve bir de  bunları büyütükçe yaşamını kısaltmıyor mu? 

Ama nadir de olsa, bu makus talihe teslim olmayanlar da vardır.

Stephen Hawking'e,  "iki yıl yaşayabilirsin" deyip, ölümü biçen doktoru, ondan önce ölmüştü. Çünkü o tekrara değil, beynin değişim gücüne inanmıştı.

Bu inanışla, çağın dehalığında başa oynamayı amaç edinip, ölümü değil, yenilikleri tasarımlamıştı.

Bunu hissettikçe de nadir de olsa bazı insanlar yaşama sarılıyor. Bu, hayat sevgisiyle yoğurularak, bireyi ayrıntıları düşünmeye itiyor. Gözlemlenen belirsizlikten çıkmak uzere genellikle insanlar, kendilerini ayrıntılarda  boğmaya başlar.  Bazı insanlar ise nadir de olsa, o ayrıntıları seçmeye  vururur kendini. Bu yeni bir güç ile yeni buluşlara sürükleme azmi ve başarısından zirveye taşıyabilir  o insanı... Tıpkı kanser ile mücadele etme ciddiyeti ile savaşmaya koyulmak gibi.  Cemal Süreya, 1938'de çocuk denecek yaşta, Dersim'in Pülümür'ünden,  kara vagonlarla sürgüne sürüklenenlerin arasındadır. Genç yaşında karşılaştığı çaresizliği ile boğuşurken, 1943'de okuduğu  Dostoveyski ile tamamen  huzursuzluga süklenmezseydi, o ironi, sevgi ve gizemli şairliği   yakalamayabilirdi..  Yaşam savaşı, insanı inceltikçe, narin duygulara vesile olunduğunu, mideden düşünenler değil, beynin savaşı ile kazanılacağını kaç kişimiz bilincindeyiz. Çünkü beyin, an gelir ki, ilgilendiği şeyler ile bedenindeki amansız hastalığı unutarak, kaale almayarak, hayattı uzatan,  bedeni ölmüş, beyni ile  yaşamayı başaran, sadece yaşayan da değil, tarihe geçen bilim insanına örnekler de yaratır, tipki  Stephen Hawking gibi. Acaba, poker masasında yerçekimi kanununun mucidi Isaac Newton'u hangi travmatik çatışmalar ile bu buluşunu gerçekleştirmiş oldu?  Insanlığın "deli" diye alay ettiği   Albert Einstein, nasıl bir yaşam sürecinin ardında atomu parçalayarak, dinin tabularıni yerle yeksan ederek, insanları önyanılgılariyla başbaşa bırakarak, geleceğe iz bırakarak gitti? Ya Galile "dünya yuvarlaktır" dediği için asılmadan önce, neleri yıkarak geldi? Oysaki o, daha o karanlık delhizlerde  nice olguları ışık tutabilirdi ki biz tüm insanlık için yaşaması gereken bir dahiyi  orada giyotine vermediler mi? Peki bilimin ışığı olan onca insan, illahi bu kadar acıyı yaşamak zorunda mıydı? Kürtlerin acılar, enfaller, katliamlar, tabuular cihanindan, karanlığı yarıp, bilime uzanmanın yol hikayesini anlamak istiyorsanız, bu yıl Ingilterede "dünyada yılın bilim insanı" seçilen, matematik profesörü Koçer Birkar'a sorun, Kürdistan'ın Merivan'ından Londra'ya  kaç Alan Kurdî'nîn yaşadığı sonucun tehlikesini geçerek, bu çıtayı yakaladığının acı hikayesini bir anlatabilse! Şu anti-Kürt çemberi yarıp, altmış yıldır, "Türk Tarih Tezi"ni deşifre ederek, Ittihat ve Terakkî'nin Kürt ulus gerçekliğini imha siyasetini deşifre eden  İsmail Beşikci'nin kılı kırk yararak, aydın onurunu bilim dünyasında nasıl koruduğunu, iliklerimizde hissederek bir çözebilsek!

O acılar yaşanmadan da güzel icatlar, keşifler, tezler, sözler yaratılamaz mıydı?

Hangi toplumsal acıların bilinci ile Lev Tolstoy, bir edebiyat devi olarak, duvarın dibine kendini  yığarak terk etti yaşamı ve okurlarını? Sevgi, aşk, bilinç ve despotizmin  acıları değil miydi ki o dev aristokrat çocuğunu insanlıktan alan?

Galiba, J. J. Rousseou'nun dedigine gelecegiz. En büyük acı toplumsal sözleşmenin marazı hal kazanmasından gelir ki, kanserden beterdir. Hangi hastalıklı  akıl, dev kitleleri Beyoğlun'da 6-7 Eylül 1955'de, işinde, gücünde, sanatında, üretiminde olan o toprağın  insanlarına saldırtıp varlıklarını talan ettirdi?

Hakikaten, dünyada Yahuduleri, bilimde , sanatta, ticarette, siyasette, diplomaside, felsefede, matematikte, fizikte, teknolojide, iletisimde ve üretimde başat kılan şey ne idi? Ancak, bilimin, sevginin, aşkın gücü çileli kanser kadar insanı düşündürür, ama güzel şeyler de bırakan kişilerle, geleceği yakalayarak, o gerici toplumun yüzüne tükürürcesine çarpar, yıkar, geçer ve insanlığın ufkuna umut bırakarak  gider.  Beynin yaratıcılığı güçlüdür, her travmayı yenebilir...  Insanların travmalarını, hastalıklarını,  acılarını, beynin ufku ve açısı çözer.  Ancak derin izler bırakarak!  Yetet ki tutulan aklın açısını  genisletmeyi, egolara boğmadan, düşürmeden  açmayı  bilelim....

Bu makale toplam: 1960 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:23:21:30
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad

Ahmet Önal

Yazarın Önceki Yazıları

Savaşı ve Değişkenliği İzlemek Failin Suçunu, Mağdura Yığmak! Islam Şiddeti ya da 'Darül Harp'te, Mali Kaynaklar! Rêya Heqîyê inancı Mîhtra inancıdır; Müslümanlık, Kızılbaşlık, Alevilik değildir Barış Günü Kutlamaları Şöyle Geçerken, Kürt Siyaset Tarihinde Tabu ve Maraziler.. Türk Milliyetçiliğini, Kürt Milliyetçiliği ile Mukayese Etmek! Savaş Yeni Gelişmelere Gebe, Doğumu Merak Ediyorum Yanlız Kemal Kılıçdaroğlu İçin Değil Tüm Linç Girişimleri Kınanmalı! Değişim ve Özgürlük Savunma: Düşünceler sorgulanmalı, ancak emniyet ve mahkemelerde değil! Rêya Heqîyê, Alevilik ve İslam! Değişim, Zaman, Din ve Astroloji Marksizim’de Ulusal Sorun Yoktur? Dêrsim’de Koçgiri 1919-1922 ve Sonrası!.. 1968-1978’de Birleşen-Ayrışan Sancılar, Türki(y)e Solu ve Kürt Milli Hareketi!.. Devşirmeler ve Devletsizler... Kendine Düşmek Yerine, Özgürlüğü ve Bağımsızlığı Düşünmek! İttihat ve Terakki Cemiyeti (İT-C) Haşdi Şabi ve Irak’ın 'Kerkük seferi' ne idi ne değildi? Kerkük’ün tarihine bir değinme Bağımsızlık Meşru Haktır, Olmadan Olmaz! Güney Kürdistan'da Bağımsızlık Referandumu ve Tercih! Egemenin Savaş-Barış ve Silahlanma-Silahsızlandırma Siyaseti 'Stratejik Derinlik', Mursi ile battı, Suriye ile çöktü Raqqa - Musul Operasyonu ve Sonrası III. Dünya Savaşı Uzun Sürecek 'Bağımsızlık Hedefi İle Kürdler Özgürleşecek!' 4 Mayıs 1937 Bakanlar Kurulu Kararı ve Dersim Tertelesi! Kürt Sorununun Ağırlığı ve Aciliyeti! Kontrollü Darbe III. Dünya Savaşı, Rakka ve Musul'a Dayandı, Abd - Rusya Anlaşarak Çözüme Gidiyor! Kürtler Ne Yapar? Kürt Bayrağı 16 Nisan Referandumu Irkçılık Çekişmesinde İnsani Kişilik, Aidiyet-Kimlik Bilinci ile Şekillenir Ulusal Birlik ve Kongre hakkında düşüncelerim İttihat Ve Terakkinin Devamı, Kuvva-i Milli Teşkilatı Sevdalısı; Nazım Hikmet Ran Memur Toplum Değil, Kendisi İçin Üreten Toplum Kazanır Yalanın Egemenliği, Doğrunun ‘Marjinal’liği! Türkçe Dışındaki Dillere Karşı, 140 Yıldır Uzun Sürece Yayılan Bir Savaş Sürdürülüyor! Ali Rıza Koşar: 38 yıldır içimde bir acı olarak kaldı Tekoşîna Dıjwar! 3. Dünya savaşında ABD–Rusya, Türk-İran konumlanması özgür Kürdistan'a kapı aralıyor Tehlikeli İnsan, Tehlikeli Aydın, Tehlikeli Yazı, Tehlikeli Düşün ve Tehlikeliler Deyip Yaktılar! Kobanê Kürdistan'da Özeldir! T.C Cumhurbaşkanı RTE Uçtu! Kadın, Kürt, Kürdistan ile Bastırılmış Kimlikler Diktatörleşen AKP ve Çözemiyeceği Kürt Sorunu Diaspora, Kanton ve Bağımsızlık ''Silahları Bırakın'' Diyorlar Şengal, Celawle, Kobani’ye DAİŞ/IŞİD Saldırıları ve Kürdistan’da Serhildan! Kürdleri Kürdistan’la Büyütmek yerine, Türkiye’yi Kürdlerle Büyütmek!!! Yahudilik; Hiristiyanlık Çözülmüştü, Sıra Siyasal İslamda! Kürt Romanı ile yüksek Kürt bilincine Kavramları Çarpıtarak, Kürdü Çarpmak! Kürdistan, Türkiye Ve İşid konuşlanması Kürt ulusal özgürlük mücadelesi ile HEP'e, tutsaklaşarak Türkiyelileşen HDP'ye İnkar, iskan, imha kurtuluşmu? Toprak İle Samimiyet(sizliğ)imiz! Kürt soykırımına karşı Kürdistan'ın bağımsızlık hayali
x