Cockburn Menbic'i yazdı: Kent hayatta kalmakta zorlanacak!

YPG'nin kontrol ettiği, Amerikan özel kuvvetlerinin görev yaptığı ve Türkiye ile ABD arasında gerilim yaratan Suriye kenti Menbic'de neler yaşanıyor? The Independent gazetesinin yazarlarından Patrick Cockburn Menbic'e girdi ve kentte yaşananları aktardı...

03.03.2018, Cts - 17:54

Cockburn Menbic'i yazdı: Kent hayatta kalmakta zorlanacak!
Haberi Paylaş

 İngiliz gazetesi The Independent’ın deneyimli Ortadoğu yazarlarından Patrick Cockburn, Türkiye ile ABD arasında gerilim yaratan Suriye kenti Menbic’e girdi. Cockburn, Menbic’in YPG kontrolüne geçtikten sonra Suriye’deki iç bölünmelerden faydalandığını, bu sayede bir ticaret kenti olarak canlandığını yazdı. Halepli işadamlarının kente akın ettiğini yazan Cockburn, “Türk tehdidine rağmen Menbic, Suriyelilerin büyük çoğunluğunu harap eden kronik siyasi bölünme ve istikrarsızlık sayesinde hızla gelişen bir şehir halinde gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

Cockburn yazısına şu cümlelerle son verdi: “Menbic gibi bir kent Suriye’deki siyasi bölünmeden kısa süreliğine faydalanabilir ama çok fazla sayıdaki cepheye çok yakın ve hayatta kalmakta zorlanacaktır. Aynısı, bir bütün olarak Suriye için söylenebilir.”

‘Türkiye İle ABD Arasında Gerçek Savaş Riski’

Makalenin tercümesi şöyle:

“Menbic, Suriye’nin şu an bölünmüş olduğu rakip derebeyliklerin yol açtığı yap-bozu ve ülkeyi parçalayan çoklu savaşların niçin birkaç yıl daha devam edeceğinin sebeplerini anlamak için iyi bir yer. 300 bin nüfusuyla büyük ölçüde bir Arap şehri olan Menbic, Halep’in doğusunda ve Fırat Nehri’nin batısında bulunuyor fakat fiilen, uzun bir kuşatmadan sonra kenti 2016’da IŞİD’den alan Kürtlerin kontrolünde.

Türkiye bu Kürt varlığına son vermek için tekrar tekrar tehditlerde bulunurken, Kürtler de kendi adlarına artık kontrol sahibi olmadıklarını, iktidarı Menbic Askeri Konseyi adlı yerel bir organa devrettiklerini söylüyor. Türkler bunun, Kürtlerin üniforma değiştirmesinden başka bir anlamı olmadığını savunuyor. Fakat yaklaşık 5 bin savaşçısı bulunan konsey Amerikan askerleriyle birlikte çalışıyor. Dolayısıyla Türk askerleri ve birlikte hareket ettikleri yerel milisler ilerlerse, ABD’yle gerçek bir savaş riski var.

‘Amerikan Askerleri Kasten Görünür Durumda’

Menbic’deki Amerikalılar kesinlikle çok görünür halde ve bunun kasıtlı olduğu düşünülebilir. Beş zırhlı araçtan oluşan -ki en öndeki Amerikan bayrağı taşıyordu- bir konvoyun, Fırat üzerindeki bir köprüden hızla Menbic’e doğru gittiğini gördük. Menbic Askeri Konseyi’nin lideri Muhammed Ebu Adil, Amerikan askerlerinin kentin içine hiç girmediğini ‘ama cephede çok aktif olduklarını’ söylüyor.

Yedi yıl süren savaştan sonra, Suriyeliler daimi bir kriz halinde yaşamaya alışmış durumda, dolayısıyla bir Türk saldırısı ihtimalinin etkisi sınırlı. Kenti yöneten konseyin eş başkanı İbrahim Kaftan, Türkiye yakındaki Kürt bölgesi Afrin’i 20 Ocak’ta istila ettiğinde, “Buradaki halkın yüzde 80’i Türklerin bize saldıracağını düşündü ama şu an daha iyimserler” diyor.

‘Dükkanlar Dolu’

Menbic Türk ordusunun ve milis mütetfiklerinin ilgi alanında olabilir ama buna rağmen şaşırtıcı biçimde canlı bir yer. Sokaklar kalabalık ve dükkanlar portakaldan tekerlekli sandalyeye kadar her şeyle ağzına kadar dolu. Kent kuşatma altındayken IŞİD’i hedef alan Amerikan uçakları tarafından birkaç bina yerle bir olmuş ama Fırat’ın öbür yakasındaki Kürt kenti Kobani’de gördüğünüz yıkımdan eser yok. IŞİD varlığının en çarpıcı işareti ise Menbic kent merkezinde bulunan, örgütün militanlarının putperestlik saydığı için tüm mezar taşlarını yıktığı büyük bir mezarlık.

Türk tehdidine rağmen Menbic, Suriyelilerin büyük çoğunluğunu harap eden kronik siyasi bölünme ve istikrarsızlık sayesinde hızla gelişen bir şehir halinde gelmiş durumda. Şu an ülkenin doğusundaki ana otoban üzerinde refah içindeki bir ticaret kenti olan Menbic, Suriye’nin birleşik olduğu 2011’den önceki dönemde büyük bir avantaja sahip değildi. Fakat bugün, YPG’nin 2015’ten bu yana Amerikan hava desteğiyle Fırat’ın doğusunda IŞİD’den aldığı geniş toprakların girişinde konumlanmak gibi eşsiz bir ayrıcalığı var. Halep’ten işadamlarının, Suriye’nin bugün Kürtler tarafından kontrol edilen yüzde 30’luk bölümüyle ticaretten kâr elde etmek için Menbic’e akın ettiğini anlatan Kaftan, “Biz Kürtlere açılan tek kapıyız” diyor.

‘Suriye Ortaçağ İtalya’sı Gibi’

Suriye yapbozu, farklı tarafların zıt renklerle belirgin biçimde gösterildiği televizyonlarda haritalarındakinden çok daha karmaşık. Ülkenin bir bölümünde birbirlerine karşı savaşan gruplar, bir diğer bölümünde aynı safta savaşıyor. Ülkede, her kentin ve kasabanın kendi ayrı siyaseti olduğu, yabancı ve kuvvetli bir güç tarafından desteklendiği Ortaçağ İtalya’sını andırıyor.

Rakip otoritelerin bulunduğu bir dünyada yaşamaya hızla alışıyorsunuz. Söz gelimi, Kürtlerin fiili başkenti Kamışlı’yı sabahın erken saatlerinde terk ettik ama ana otobana varmak için virajlı bir kır yolundan indik. Bunun sebebi, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın güçlerinin karşılıklı olarak fayda getiren bir anlaşma kapsamında hâlâ kontrol ettiği Kamışlı Havalimanı’nın yanından geçen eski bağlantı yolundan geçmek istemiyor olmamızdı. Esad Suriye’nin kuzeydoğusunda varlığını sürdürmek istiyor ve Kürtler de, tecrit edilmeleri halinde Şam’a uçabilme seçeneğine sahip olmak istiyor.

‘ABD Kürtleri Kısa Vadede Terk Etmeyecek’

Suriye’deki Kürtler için sorun şu ki, askeri açıdan aşırı başarılı oldular. Bir zamanlar dışlanan bir azınlık olarak, son üç yılda IŞİD’in yenilgiye uğratılmasında ABD’nin ana müttefiki haline geldiler. YPG kendini adamış ve deneyimli birliklerden oluşuyor ama onlara IŞİD’e karşı ezici avantajı sağlayan şey, Amerikan Hava Kuvvetleri’nin yıkıcı kuvvetiydi.

Fiili bir Kürt devletinin gelişmesi Türkleri ve Şam’daki hükümeti küplere bindirdi. Kürtler kazanımlarının en azından bir kısmına tutunabilmek için Amerikan desteğinin sürmesine ihtiyaç duyuyor fakat IŞİD yenilgiye uğratıldı ve bu durum Washington’ın uzun vadeli desteğini belirsiz kılıyor. ABD muhtemelen Kürtleri bırakmayacak çünkü onlar en azından kısa vadede terk etmekten utanç duyacaktır. Onları çok hızlı terk etmek, Ortadoğu’daki diğer potansiyel Amerikan müttefiklerini de caydıracaktır.

Menbic konusunda ilginç ve belki de kaygı verici olan şey şu ki, bu küçük kent Amerikan ve Türk askerlerinin birbirlerine ateş açmasına yol açabilecek bir mesele haline geldi. Aynı şablon, Suriye hükümetinin Doğu Guta’yı teslimiyete zorlama girişimi gibi sert yerel anlaşmazlıkların uluslararası ihtilafa dönüştüğü yerlerde de görülüyor.

‘Esad Kararı Verildi’

Bununla birlikte, Suriye’deki savaşlar o kadar uzun zamandır devam ediyor ki, bunlara son verilmesi neredeyse imkânsız. Bazı konularda karar verildi: Esad Şam’da iktidarda kalacak ama iktidarı bütün ülkeye yayılmayacak. Düşmanlarının sadece sayısının bile altında ezilen IŞİD yenilgiye uğratıldı. Fakat Rusya, ABD, Türkiye ve İran Suriye’ye öylesine gömülmüş durumda ki, yerel müttefiklerinin ve maşalarının yok edilmesini kaldıramazlar.

Kürtlerin son üç yılda fethettiği, yağmurdan sırılsıklam olmuş yaylalarda arabayla giderken, insan bu yaylaların alabildiğine uzanması ama böylesine kırılgan olması karşısında şaşırıyor. Menbic gibi bir kent Suriye’deki siyasi bölünmeden kısa süreliğine faydalanabilir ama çok fazla sayıdaki cepheye çok yakın ve hayatta kalmakta zorlanacaktır. Aynısı, bir bütün olarak Suriye için söylenebilir.”

 

Çeviri: Duvar
Bu haber toplam: 14775 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:01:04:40
Etiketler: menbic, rojava, tsk, ypg, abd, türkiye
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x