İran’ın Goran hamlesi: Amaç Barzani’nin bağımsızlık fikrine son vermek

KBY’nin bağımsızlık girişimlerinden rahatsız olan ve her fırsatta bunu dillendiren İran son olarak tarihi müttefiki YNK ve Goran Hareketi’ni; Süleymaniye, Halepçe, Keladizê ve diğer kimi ilçelerde sokağa dökerek KDP binalarına saldırttı ve bölgede ciddi bir hükümet krizine neden oldu.

31.10.2015, Cts - 14:15

İran’ın Goran hamlesi: Amaç Barzani’nin bağımsızlık fikrine son vermek
Haberi Paylaş

Arap Baharı rüzgârını kendi lehine çeviren, Irak, Suriye ve Yemen’deki müttefikleri ile Afganistan sınırından başlayarak Aden Körfezi’ne kadar nüfuz alanını genişleten İran son olarak Suriye’de askeri operasyonlar yapan Rusya’nın desteğini alarak Ortadoğu’nun önemli bir aktörü olduğunu gösterdi. ABD’nin 2003’te Saddam Hüseyin’i devirmesi ile Irak’ta Şiilerin güç kazanmasını ve Bağdat’ı etkisi altına almayı başaran Tahran, Kürdistan Bölge Yönetimi (KBY) üzerinde de nüfuz sahibi olmaya ve Erbil’i kontrol etmeye çalışıyor. KBY’nin bağımsızlık girişimlerinden rahatsız olan ve her fırsatta bunu dillendiren İran son olarak tarihi müttefiki YNK ve Goran Hareketi’ni; Süleymaniye, Halepçe, Keladizê ve diğer kimi ilçelerde sokağa dökerek KDP binalarına saldırttı ve bölgede ciddi bir hükümet krizine neden oldu. 

KBY’nin doğal sınırlarına ulaştığı ve bağımsızlık için referandum hazırlıklarının sürdüğü bir süreçte yaşanan kriz ve saldırılar akıllara başka sorular getirirken, gelişmeleri BasHaber Gazetesi’ne değerlendiren gazeteci ve yazarlar olayların Tahran merkezli olduğuna işaret etti. IŞİD saldırıları öncesinde siyasetten Tahran’ın kontrolünde olan Bağdat Hükümeti, IŞİD saldırıları sonrasında orduyu da Tahran’ın denetimine verdi. IŞİD saldırılarını gerekçe göstererek Kudüs Ordusu’na bağlı Şii milisleri Irak ve Kerkük’e yönlendiren İran, Irak’ta Şii milislerden oluşan 280-290 binden oluşan bir milis gücüne sahip. KBY’nin sınırlarını militarize eden ve Goran Hareketi ile YNK’yi yanına çeken İran’ın son hamlesi KBY’yi karıştırarak bağımsızlık planlarını sekteye uğratmak oldu. 

“İran’ın KBY’deki parmakları” 

İran’ın Irak ve Kürdistan Bölge Yönetimi üzerindeki politikasını değerlendiren araştırmacı gazeteci Sohrab Kerimi, İran’ın Kerkük ve çevresinde 160 binin üzerinde Şii milis bulundurduğunu ve İran’ın tarihi emelinin Kerkük petrolleri olduğunu aktardı. IŞİD saldırıları ve Bağdat’ın KBY’ye bütçe göndermemesinin İran’ın KBY’nin içişlerine karışmasını kolaylaştırdığını savunan Kerimi, güç elde etmek isteyen Goran ve YNK’nin de İran ile birlikte hareket ettiklerini vurguladı. Goran ve YNK’nin siyasi çıkarları ulusal çıkarlardan daha öncelikli gördüklerini aktaran Kerimi KDP binalarına yapılan saldırılar ile ilgili de; “YNK ve Goran, İran’ın Kürdistan’daki parmağıdır. Daha önceki iç çatışmalar bunu gösterdi. Goran ve YNK, KDP’yi zayıflatmayı KBY’nin Ortadoğu’da yakalamış olduğu demokrasi imajını sonlandırmaya çalışıyorlar” dedi. 

“Amaç bağımsızlık fikrine son vermektir” 

Kerimi, İran’ın KBY’nin içişlerine müdahil olmasının diğer bir nedeninin de siyasi olduğunu savunarak KBY’nin bağımsızlık referandumu için hazırlıklar yaptığını, bağımsızlığın Doğu Kürdistan başta olmak üzere Kürdistan’ın diğer parçalarını da etkileyeceğini ve İran’ın bunu görerek KBY’de kriz çıkardığını aktardı. KBY Başkanı Mesud Barzani’nin bağımsızlık yanlısı politikasının İran, Goran ve YNK üçlü ittifakı için kabul edilebilir bir durum olmadığını da belirten Kerimi, şunları söyledi: “Goran ve YNK’nin asıl amaçları Mesud Barzani’nin bağımsızlık fikrine son vermektir. Barzani’nin şahsında KDP’ye saldırılar yapılıyor. Barzani Kürdleri tarihi hayaline Kürdistan’a yakınlaştırdı. Sorunlar ekonomik sorunlardan kaynaklı değil. Ekonomi 6 ay önce de kötüydü. Saldırıların temel amacı bağımsızlık fikrine, Barzani’in siyasi hayatına PDK’nin tarihi mirasına son vermektir.” 

“HDK-PDKİ’ye de saldırıyorlar” 

Doğu Kürdistan’daki PDKİ ve HDK Peşmergeleri’nin, Rojava’daki Kürd güçlerinin KDP ve Mesud Barzani’den büyük destek aldıklarını, Barzani’nin Kürdleri birbirlerine yakınlaştıran tavrına son vermek isteyen İran’ın Goran ve YNK ile işbirliğine gittiğini ve IŞİD saldırıları sonrası birbirlerine yakınlaşan Kürdleri çatıştırmaya çalıştırdıklarını kaydetti. PDKİ-HDK Peşmergeleri’nin bile zaman zaman YNK ve Goran saldırılarına maruz kaldığını açıklayan Kerimi, Goran ve YNK’nin Doğu Kürdistan’daki siyasi partilere yönelik tavırları için de “YNK zaman zaman PDKİ’ye de saldırıyor. Daha öncesinde Doğu Kürdistanlı onlarca Peşmerge’yi İran’a teslim ettiler. Geçen sene PDKİ- HDK kampına saldırdılar. Barzani’nin PDKİ ve HDK’e verdiği desteği İran’a anında haber veriyorlar” dedi. 

“KDP sağduyulu” 

Araştırmacı yazar Dr. Omid Nasseri de İran-Goran-YNK’nin son haftalarda KBY’nde çıkardıkları kriz ile ilgili İran’ın Kerkük ve Süleymaniye’de askeri üsse sahip olduğunu ve bu üssün yıllardır Kürdistan kamuoyundan gizli tutulduğunu söyledi. İran Devrim Muhafızları Kudüs Komutanı Kasım Süleymani’nin Süleymaniye’de karargah kurduğunu da aktaran Nasseri İran’ın Kürdistan’ın iki idareli yönetim biçimine sokmaya çalıştığını söyledi. Kürd güçlerinin IŞİD saldırıları sonrası doğal sınırlarına kavuşmasının akabinde KDP’nin binalarına yapılan saldırıların manidar olduğunu belirten Nasseri, Goran Hareketi taraftarlarının iç çatışmayı körüklediğini, KDP ve Mesud Barzani’nin bu olaylar karşısında sağduyulu açıklamalar yaptıklarını söyledi. 

“Barzani Kürdlerin temsilcisidir” 

YNK’nin Celalal Talabani’nin hastalığı sonrasında, siyasi kriz ve iktidar sorunu yaşadığını, Kürdistan’ın çıkarlarını gözetecek politikalar üretmediğini de belirten Nasseri, YNK’nin strateji ve politikasının İran tarafından belirlendiğini İran’ın da Kürdistan’ın bağımsızlığı karşısında durduğunu ve YNK’yi de buna zorladığını ifade etti. Nasseri, ayrıca Mesud Barzani’nin başkanlığındaki KBY’nin uluslararası kabul gördüğünü, AB, ABD ve bölge ülkelerinin Erbil’de konsolosluk açarak KBY’yi ve yöneticilerini Kürdlerin temsilcileri olarak gördüklerini Goran ve YNK’nin çıkardığı kaosun bu durumu tehlikeye sokabilecek boyutlar taşıdığını vurguladı. KDP'ye yönelik yapılan saldırıların Bağdat ve Tahran’sız düşünülemeyeceğini ifade eden Nasseri, “Bağdat bütçe göndermeyerek Kürdleri sınıyor. Yeni Bağdat Hükümeti’nin Maliki’nin hükümetinden bir farkı yok. Bağdat, Tahran’ın denetimindedir. Kürdleri kendilerine mecbur bırakmaya çalışıyorlar” dedi.

Bashaber
Bu haber toplam: 8313 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:20:41:05
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x