Edward Snowden, 'IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı var'

ABD'nin gizli bilgilerini sızdırdığı için kaçarak Rusya'ya sığınan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Dairesi eski mensubu ünlü ajan Edward Snowden çok önemli açıklamalar yaptı. "Irak'ta kaosa neden olan IŞİD'in arkasında ABD.

17.08.2014, Paz - 14:41

Edward Snowden, 'IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı var'
Haberi Paylaş
ABD'nin gizli bilgilerini sızdırdığı için kaçarak Rusya'ya sığınan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Dairesi eski mensubu ünlü ajan Edward Snowden çok önemli açıklamalar yaptı. "Irak'ta kaosa neden olan IŞİD'in arkasında ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratı var." dedi
Edward Snowden, Irak ve Suriye'de terör estiren IŞİD'in ABD, İsrail ve İngiltere istihbaratı tarafından eğitilip desteklendiğini açıkladı. İŞİD'in bölgede İsrail'in güvenliğini tesis ettiğini söyleyen Snowden'a göre ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratları dünyadaki bütün terörü "eşek arısı yuvası" adlı bir strateji ile bir araya getirmeye çalışıyor. Eski ajan Snowden, İsrail'i korumak için, Ortadoğu 'da İsrail'e karşı olan grupların kendi içlerinde savaştırıldığını ileri sürdü. Daha önce de IŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi'nin bir yıl boyunca MOSSAD tarafından yoğun bir askeri eğitim, dini kurslar ve konuşma becerisi kursları aldığı iddia edilmişti. Ayrıca Bağdadi'nin Washington'daki bir görüşmede eski senatör John MC Cain ile aynı fotoğraf karesinde yer aldığı ileri sürülmüştü.
IŞİD NEDİR?
Cema'at el-Tevhid vel-Cihad (Arapça: جمعة التوحيد والجهاد ) Ebu Musab Zerkāvî tarafından kuruldu. Yerli ve yabancı İslâmcılardan oluşuyordu. Ürdünlü bir selefî olan Zerkāvî, Sovyet-Afgan Savaşı'na katılmak için Afganistan'a seyahat etmiş, fakat Sovyetlerin askerlerini çekmesiyle o da ülkesine geri dönmüştü. Daha sonra tekrar Afganistan'a geri dönen Zerkāvî, Herat yakınlarında İslâmî militan bir kamp kurarak eğitim vermeye başladı. Başlangıçta gerçek anlamda Müslüman olmadığını düşündüğü Ürdün Krallığı'nı yıkma amaçlı çıktığı yolda başka ülkelere de yayılan bütün bir ağını bu düşünce ve ideal üzerine kurdu. İçinde bulunduğu şebekenin 1999 yılında milenyum saldırılarının da sorumlusu olduğu iddia edilmekte. 2002 yılında Ürdün'de öldürülen ABD'li bir diplomatın da sorumluluğunu örgütü üstlendi. ABD'nin Afganistan'ı işgaliyle Zerkāvî Irak'a gitti. Burada yara aldığı ayağı için tıbbi destek aldı. Irak'ın kuzeydoğusunda etkin Kürt İslâmcı militan bir grup olan Ansar al-İslâm ile geniş bir ilişki ağı kurdu. Ansar örgütünün Irak istihbaratı ile birlikte çalıştığı, Saddam Hüseyin'in bu grubu Kürdistan'ın bağımsızlığı için savaşan seküler Kürt gruplara karşı kullandığı da iddia edilir. Ocak 2003'te Ansar'ın kurucusu Molla Krekar Saddam Hüseyin rejimiyle herhangi bir bağlantıları olmadığını açıkladı. İstihbarat birimlerinin raporlarına göre Zerkāvî ve Saddam arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığı, Saddam'ın Ansar grubunu rejime bir tehdit olarak gördüğü ve bu yüzden örgüt içine istihbaratın sızmış olabileceği öne sürüldü. ABD senatosunun 2006 yılında hazırladığı Irak raporunda "savaş sonrası edinilen bilgiye göre Saddam Hüseyin Zerkāvî'yi yakalamaya çalıştı, fakat bunda başarısız oldu" denildi. ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra Cema'at el-Tevhid vel-Cihad al-Ansar ve diğer yabancı örgüt üyelerini de içine katarak ağın daha da genişletti ve Irak işgaline katılan güçlere karşı mücadeleye girişti. Irak'a savaşmak için giden pek çok savaşçı bir şekilde Zerkāvî grubunun içinde kendini buldu. Mayıs 2004'te Cema'at el-Tevhid vel-Cihad bir başka aşırı İslâmist militan grup olan Salafiah al-Mujahidiah ile birleşti.
IŞİD'İN AMACI NE?
Cema'at el-Tevhid vel-Cihad grubunun amacı Irak'taki koalisyon güçlerinin geri çekilmesini sağlamak, Irak hükumetini düşürmek, işgal kuvvetleriyle birlikte çalışanları öldürmek, Şia nüfusu marjinalize edip askerî gücünü kırmak ve tamamen şeriat kanunlarıyla yönetilen bir İslâm devleti kurmak. Cema'at el-Tevhid vel-Cihad'ı Irak'taki diğer isyancı gruplardan ayıran en önemli özellik taktikleriydi. ABD ve koalisyon güçlerine karşı alışılagelmiş silahlarla ve gerilla taktikleriyle saldırmak yerine daha çok bomba yüklü araçlar kullanılarak gerçekleştirilen intihar bombası eylemlerini yaptılar. Grubun ruhânî önder kabul ettiği ve genel başkan yardımcılığı da yapmış olan Filistinli imam Ebu Enes el-Şâmî taktiklerinin ve yöntemlerinin Kur'an ve sünnet kaynaklı olduğunu yine bu kaynaklardan verdiği örneklerle açıklamıştır. İslâm peygamberi Muhammed'in "Her kim Allah yolunda bir Gayrimüslimi öldürürse Allah ona Cehennem'i yasak eder" sözünü ve Enfâl Suresi 12. ayette geçen "O anda Rabbin meleklere şu vahyi veriyordu: Ben sizinle beraberim. Haydi imanı sağlamlaştırın! Kâfirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, vurun onların parmaklarına!” benzeri vahiyleri temel prensiplerden biri edindi.
Nerina Azad
Bu haber toplam: 14955 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:17:35:44
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x